Connect with us

Genel

KARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ

TRT Ankara Radyosu keman virtüözü Karacabeyli usta sanatçı Şenol Dinleyen, yaşamını yitirdi. 15 Ağustos 1961 yılında Ankara’da dünyaya gelmesine karşın yaşamının en güzel anlarını Karacabey’de geçiren usta sanatçı, yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek, 16 Eylül 2023 tarihinde tedavi gördüğü Bursa Şehir Hastanesi’nde hayata veda etti. Şenol Dinleyen evli iki çocuk babasıydı. Oğlu TRT Ankara Radyosu Viyolensel ve Çello Sanatçısı Ahmet Dinleyen, kızı ev hanımı Meryem Dinleyen’dir.

Ayrıca müzisyen bir aileden gelen Şenol Dinleyen’ın babası keman sanatçısı Merhum Halil Dinleyen, ağabeyleri TRT Ankara Radyosu keman sanatçısı Mehmet Dinleyen, Ankara Devlet Korosu Ud Sanatçısı Neşet Dinleyen ve Ankara Devlet Korosu kanun sanatçısı Ahmet Dinleyen’dir.

İlk müzik eğitimlerini henüz okuma yazma öğrenmeden çocuk yaşlarında ailesinden alan Şenol Dinleyen, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Ortaokul eğitiminden sonra elinde kemanı ile çalışma hayatına atıldı. İlk önce küçük restoranlarda keman çalmaya başladı. Bir süre sonra yeteneği farkedilen genç kemancı, aile gazinolarının saz heyetlerinde ve solist arkasında keman çaldı. Efendi, hoşgörülü ve mütevazi kişiliği yeteneği ile birleşince dönemin büyük solistlerinin tercih ettiği müzisyenler arasında ismi zikredilmeye başlandı. İsmail Akdeniz, İsmail Oytun, Yüksel Kip, Ziya Taşkent gibi çok kıymetli hocalardan eğitim aldı. Ve bir gün kendini Bülent Ersoy’un maestrosu olarak buluverdi. Bu görevden sonra artık tüm sanat camiasında tanınan bir Şenol Dinleyen vardı. TRT Ankara Radyosu’nun sınavlarını kazandığı 1979 yılına kadar birçok ünlü isme maestroluk yaptı. 1981 yılında TRT Ankara Radyosu’nun kadrolu asil sanatçısı oldu.

Askerlik görevini 1982 yılında Ankara’da Armoni Mızıka Komutanlığı’nda tamamlayan Şenol Dinleyen, Genel Kurmay Başkanlığı emri ile “Lokomotif Saz Mı Caz Mı” isimli orkestrayı vatani görevini yapan arkadaşlarıyla kurarak komutanlara ve Mehmetçiğe konserler verdi. Askerliğini tamamladıktan sonra tekrar TRT kurumuna döndü. 1993 yılında 1. Maestro ve 1995 yılında Koro Şefi unvanlarını aldı. 1997 yılında Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’ndan Fahri Profesörlük unvanı kendisine verildi.

TRT’de açılan birçok sınavda komisyonda yer alan Dinleyen, jüri üyeliği yaptı ve çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Bu öğrencilerinin büyük bir kısmı devlet konservatuarlarında Şenol Dinleyen’in taksimleri ile yetişen insanlardı. Günümüzde hala devlet konservatuarları ve üniversitelerde Şenol Dinleyen’in keman taksimleri ile eğitim verilmektedir.

Şenol Dinleyen, çeşitli ünlü solistlerle birçok yurtdışı konserlerine de katıldı. Bunlardan en uzunu ise Amerika’daki solo konserleridir. Türk Halk Müziği ve Tasavvuf Müziği’nin ünlü solistlerinin,  Neşet Ertaş da dahil olmak üzere birçok sanatçının yüzlerce albümünün arenjesini ve yönetmenliğini üstlendi.

2003 yılında geç kalan bir teşhisle şeker hastası olduğunu öğrendi ve bu hastalıkla mücadeleye başlayarak hayatını sürdürdü. Karacabey kütüğüne kayıtlı olan Şenol Dinleyen, çocukluğundan beri dünya evine girdikten sonra da kendisi gibi Karacabeyli olan eşi Şennur Dinleyen ile hemen hemen her ay 1-2 günlüğüne de olsa Karacabey’e gelerek babasının doğduğu, çocukluğunda mutlu anılar kazandığı, bağını hiç koparmadığı memleketine gelerek ziyaretlerde bulundu.

Sanat hayatı boyunca Zeki Müren, Safiye Ayla, Hamiyet Yüceses, Emel Sayın, Gönül Yazar, Samime Sanay, Bülent Ersoy, Müzeyyen Şen Sancakoğlu, Mustafa Sağyaşar, Mustafa Keser, Ahmet Özhan, Müzeyyen Senar, Neşe Karaböcek, Abdullah Yüce, Sibel Can, Zekai Tunca gibi Türk müziğinin dev isimleri ile çalıştı.

Bu arada torunlarına ilk müzik derslerini de bizzat kendisi verdi. Oğlu TRT Ankara Radyosu viyolensel ve çello sanatçısı Ahmet Dinleyen’den olan torunu Şenol Dinleyen, Ankara Güzel Sanatlar Lisesi Viyolensel öğrencisidir ve aynı zamanda babası ve dedesi gibi TRT Ankara Radyosu sözleşmeli viyolensel sanatçısıdır. Kızı Meryem Dinleyen’den olan torunu Hüseyin Turna ise, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı keman öğrencisidir, aynı zamanda Azerbaycan’da yapılan Liseler Arası Müzik Yarışması’nda ülkemizi temsil ederek keman dalında birinci olmuştur.

Yoğun, hararetli, yorucu ve başarılarla dolu aktif çalışma hayatını yavaşlatma düşüncesiyle 2018 yılında TRT Ankara Radyosu’ndan emekliye ayrılan Dinleyen, biraz sıla özlemi, biraz şeker hastalığı sebebiyle yüklendiği yılların yorgunluğunu atmak için memleketi Karacabey’de inzivaya çekildi. Başarılarla dolu hayatını oğlu ve torunları örnek alarak izinden gittiler. Fakat bu arada daha önce çalıştığı, hatırlarını kıramadığı büyük solistlerden gelen teklifleri kabul ederek konserlerine katıldı. Bursa Musiki Cemiyeti’nde ve Çınarcık Halk Eğitimi Merkezi’nde müzik derslerine katıldı.

Son dönemde ise eski dostları Karacabey Musiki Derneği Başkanı Güray Kırlı ve çocukluk arkadaşı Karacabey Musiki Derneği Başkan Yardımcısı Cengiz Kaçmaz ile bir araya gelerek memleketi Karacabey’de müziğin gelişmesi adına bilgisini, yeteneğini, emeğini, müzik disiplinini ve emekli olduğu TRT Kurumu’nun kültürünü ortaya koyarken, Karacabey Musiki Derneği’nde rol model oldu. 2022 yılında Karacabey Musiki Derneği üyelerinden oluşan koro eşliğinde 14 Eylül Kurtuluş Konseri ve 29 Ekim Cumhuriyet Konseri’nin maestroluğunu yaparak Karacabeyli müzikseverlere mükemmel anlar yaşattı.

23 Temmuz 2023 tarihinde rahatsızlığı artan usta sanatçımız Şenol Dinleyen, Bursa Şehir Hastanesine kaldırıldı ve 16 Eylül 2023 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Vefatı büyük üzüntüyle karşılanan Şenol Dinleyen, 17 Eylül’de ikindi sonrası Saadet Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından sevenlerinin gözyaşları arasında Karacabey 1 Nolu Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi. Şenol Dinleyen’i bu son yolculuğunda çeşitli il ve ilçelerden gelen müzik camiasının isimleri ve Karacabeyli hemşehrileri yalnız bırakmadı. 

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

ORFEY SAVUNMA SANAYİ A.Ş YÖNETİM KURULU BAŞKANI VEDAT UĞUR’DAN KARACABEY EMNİYET MÜDÜRÜ ABDULLAH TOMAR’A ZİYARET

Vedat Uğur Karacabey İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Tomar'ı makamında ziyaret etti.

BURSA / KARACABEY – Orfey Savunma Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Karacabeyli İş İnsanı Vedat Uğur, Karacabey İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Tomar’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede yerli savunma sanayisindeki gelişmeler, kamu-özel sektör iş birliği ve güvenlik alanındaki çalışmalar ele alındı.

Yerli savunma sanayisi ve kurumlar arası iş birliği değerlendirildi

Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayisinde kaydettiği gelişmeler ile kamu kurumları ve özel sektör arasındaki iş birliğinin önemi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede ayrıca emniyet teşkilatının kamu düzeninin sağlanması ve toplumun huzurunun korunmasındaki rolü de değerlendirildi.

Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Orfey Savunma Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Uğur, Türk Polis Teşkilatı’nın üstlendiği görevin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşlarımızın huzuru, güvenliği ve devletimizin bekası için gece gündüz demeden fedakârca görev yapan Türk Polis Teşkilatı ile gurur duyuyoruz. Kurumlar arasındaki güçlü iletişim ve iş birliği, toplumsal dayanışmayı daha da güçlendirmektedir. Orfey Savunma Sanayi olarak Emniyet Teşkilatı’nın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.”

Abdullah Tomar’dan teşekkür

Karacabey İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Tomar ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayisinde elde ettiği başarıları yakından takip ettiklerini ifade etti. Tomar, nazik ziyaretleri ve iyi dilekleri dolayısıyla Vedat Uğur’a teşekkür etti.

Hatıra fotoğrafıyla sona erdi

Karşılıklı iyi dileklerin paylaşıldığı ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Gerçekleşen buluşmanın, Karacabey’de kamu kurumları ile yerli savunma sanayisi temsilcileri arasındaki iletişim ve iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlaması temennisinde bulunuldu.

Continue Reading

Genel

TAT GIDA, TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN SOMUT KAZANIMLARINI PAYLAŞTI

Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda’nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa’nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü’nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi.

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı.

BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi.

“Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz”

Tat Gıda’nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı’nın bugün Türkiye’de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400’ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti.

Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500’ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı.

Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti.

“Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı”

Tat Gıda’nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı.

Türkiye’de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı.

Tat Gıda’nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi.

Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi’nin Türkiye’deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti.

“Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak”

Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı.

Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti.

9. Dijital Tarla Günü’nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: “Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz.”

Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu

Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda’nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti.

Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik” panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı.

Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti.

Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda’nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

Continue Reading

Genel

GELECEK ÇOCUKLARIMIZA EMANET

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yılı, tüm yurtta olduğu gibi dün Karacabey’de de büyük bir coşkuyla kutlandı. Türkiye’nin geleceğinin emin ellerde olduğuna dikkat çeken öğrenciler, “Bizlere güvenin. Atatürk çocukları olarak onun çizdiği çağdaş medeniyet yolunda hiç durmadan ilerleyeceğiz.” mesajını verdi.

23 Nisan kutlamaları ilk olarak Atatürk Anıtı’na İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir tarafından çelenk sunulmasıyla başladı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Kaymakamlık koordinesinde Atatürk İlkokulu tarafından hazırlanan resmi kutlama programı gerçekleştirildi.

23 Nisan kutlama programına Kaymakam Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Tomar, İlçe Jandarma Komutanı J. Bnb. Mahir Yağmur, siyasiler, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ile çok sayıda veli ve vatandaş katıldı.

Karacabey Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Atatürk Spor Salonu’nda devam eden coşkulu program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Programın açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir, tüm dünya çocuklarının bayramını kutladı. Erbir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün burada, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik yolunda attığı en büyük adımlardan birinin yıl dönümünü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşku ile kutlamak üzere bir araya geldik.

23 Nisan, sadece bir tarih değil; milletimizin kendi kaderine sahip çıktığı, iradesini hiçbir gücün üstünde görmediğini dünyaya ilan ettiği bir dönüm noktasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu tüm dünyaya ilan edilmiş, milletimizin bağımsızlık mücadelesi yeni bir safhaya ulaşmıştır. Bu yönüyle 23 Nisan; özgürlüğün, birlik ve beraberliğin, milli iradenin en güçlü sembollerinden biridir.

Bu anlamlı günün Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmesi ise ayrı bir derinlik taşımaktadır. Çünkü çocuklar; bir milletin yarını, umudu ve en büyük güvencesidir. Atatürk’ün bu emaneti, bizlere çocuklarımızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına da hazırlama sorumluluğunu yüklemektedir.

Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; çocuklarımızın milli ve manevi değerlerle donanmış, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, iletişim ve iş birliği becerileri gelişmiş, teknolojiyi etkin ve bilinçli kullanabilen bireyler olarak yetişmesini hedeflemekte ve 21. yüzyıl becerilerini kazandırmak üzere eğitim süreçlerimizde uygulanmaktadır. Bu kapsamda Karacabey’imizde de çocuklarımızın yalnızca akademik başarılarıyla değil; sanat, müzik, spor ve sosyal alanlarda da kendilerini geliştirerek çok yönlü bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz.

Kıymetli misafirler,

23 Nisan yalnızca ülkemiz çocukları için değil, tüm dünya çocukları için de bir umut ve barış çağrısıdır. Ancak ne yazık ki bugün dünyanın birçok yerinde, özellikle Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda çocuklar savaşın, yoksulluğun ve zulmün gölgesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Bizler burada bayram coşkusunu yaşarken, onların yaşadığı acıları yüreğimizde hissediyoruz. Dileğimiz; tüm dünya çocuklarının barış, güven ve sevgi dolu bir ortamda büyümesi, oyun oynayabilmesi ve hayaller kurabilmesidir.

Diğer yandan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen menfur saldırılar maarif camiamız başta olmak üzere aziz milletimizi derinden sarsmış, hepimizi yasa boğmuştur. Bu vesileyle yaralılarımıza acil şifalar diliyor, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Sevgili çocuklar,

Sizler bu milletin en kıymetli hazinesisiniz. Sizlerin iyi yetişmesi, değerlerine bağlı, çalışkan ve vicdanlı bireyler olarak büyümesi bizim en büyük hedefimizdir.

Sizlere düşen görev; çok çalışmak, öğrenmek, kendinizi geliştirmek ve bu güzel vatanı daha ileriye taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; siz değerli çocuklarımızın ve aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir’in konuşmasının ardından öğrencilerin hazırladığı birbirinden güzel ve renkli gösteriler izleyenleri adeta mest etti. Şiirlerle de süslenen gösteriler katılımcılardan tam not aldı. Etkinliklerde tüm samimiyetlerini ortaya koyan öğrenciler, Atatürk’ün izinde ilelebet yürüyeceklerinin sözünü verdi.

Program sonunda ödül töreni gerçekleştirildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri Kaymakam Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı ve Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç tarafından takdim edildi.

Continue Reading

Trending