Connect with us

Politika

KARACABEY BELEDİYESİ TAŞINMAZ SATIŞLARINDAN BEKLENTİSİNİ AÇIKLAMALI!

CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Karacabey Belediyesi’nin satışa çıkardığı 166 taşınmazla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Toplam muhammen bedeli 1 milyar 98 milyon 58 bin TL’yi bulan satış sürecinin şeffaf yürütülmediğini savunan Utku, elde edilecek kaynağın ilçeye nasıl kazandırılacağı konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

Utku’nun yazılı açıklaması şu şekilde

“Başkan, biraz daha satacak yer bulursa, Victor Osimhen’in bonservisini bile karşılayacak tutara ulaşacak gibi görünüyor.”

Karacabey Belediyesi’nin satışa çıkardığı taşınmazların toplam muhammen bedeli 1 milyar 98 milyon 58 bin TL’ye (güncel kurla yaklaşık 22,65 milyon Euro) ulaşıyor. Bu kadar büyük bir kaynağın nasıl kullanılacağı, hangi yatırımlara aktarılacağı ve Karacabey’e ne katacağı kamuoyuna açıkça anlatılmak zorundadır.

Üstelik bu satışların bir kısmı daha önce belediye meclisinde gündeme geldiğinde hayır oyu verenler, başkan siyasi parti değiştirdikten sonra bu kararlara destek vermeye başladı. Soruyoruz: Karacabey’in değerlerinin satışına önce “hayır” diyenler bugün neden sessiz? Karacabey halkı bu sessizliğe razı mı olacak?

Osimhen Karacabey’e gelebilir mi?

Futbol transfer döneminde İstanbul takımlarının yıldız isimleri için konuşulan rakamları, Karacabey’in arazilerinin satışında duymak açıkçası bizi şaşırttı. Sayın Başkan, biraz daha dip bucak araştırıp satabilecek biraz daha yer bulursa, Victor Osimhen’in bonservisini bile karşılayacak tutara ulaşacak gibi görünüyor.

Sayın Başkan, siyasi partisini değiştirdiği gibi, eleştirdiği uygulamalardaki tavrını da değiştirip eski yönetimleri eleştirdiği yöntemleri sürdürmeye devam mı edecek?

• Bu 1 milyar liralık satıştan elde edilecek gelir nereye harcanacak?

• İlçemizin hangi sorunlarını çözecek, hangi projeleri hayata geçirecek?

• Bu karar alınırken köylerimiz, muhtarlarımız, mahalle sakinlerimiz ve diğer siyasi partiler bilgilendirildi mi?

• Kentimizin uzun vadeli ihtiyaçları gözetildi mi, yoksa günü kurtaran bir adım mı atılıyor?

• Bu konuyla ilgili daha önce mecliste sunulan amatör sunum dosyasını değil projelendirilmiş planlar kamuoyuyla paylaşılacak mı?

Karacabey’in geleceğini ilgilendiren bu kadar kritik bir adım, ancak şeffaf bir süreçle meşruiyet kazanabilir. Böylesine büyük bir satışta asıl ihtiyaç, kentin ortak aklının ve vicdanının sürece dahil edilmesidir.

Biz, Karacabey’in değerlerinin günübirlik planlara değil, uzun vadeli ve halkın yararına yatırımlara yönlendirilmesini istiyoruz. Bu nedenle belediyeyi; satışların gerekçelerini, bu satışlardan elde edilecek gelirin kullanım planını ve bu kararların hangi ihtiyaçlara dayanarak alındığını net biçimde açıklamaya davet ediyoruz.

Karacabey’in bugünkü sorunlarını çözerken yarınki ihtiyaçlarını göz ardı edemeyiz. Bu satışların sonucunda geri dönülmez kayıplar yaşanmaması için süreci yakından takip edecek, hemşehrilerimizin söz hakkını sonuna kadar savunacağız.

Üstelik uzun zamandır belediyenin ihalelere doğru yöntemlerle çıkamaması, EKAP üzerinden gelen iptaller, zaten profesyonel ve liyakatli bir yönetimden uzaklaşıldığını gösteriyordu. Bu kadar büyük bir tutarı bu amatör ve liyakatsiz ekibin şeffaf, adil ve hakkaniyetli şekilde yönetebileceğine inanmıyoruz.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Politika

UTKU: “ÖRGÜTÜN İRADESİ ATAMALARLA YOK SAYILAMAZ”

CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Bursa İl Örgütü’nde yaşanan son gelişmelere ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Utku, “mutlak butlan” kararı sonrasında oluşturulan il yönetimini tanımadıklarını belirterek, Cumhuriyet Halk Partisi’nde meşruiyetin kaynağının üyelerin sandıkta ortaya koyduğu irade olduğunu vurguladı. Örgütün demokratik tercihinin yok sayılamayacağını ifade eden Utku, seçilmiş yöneticilerle birlikte partinin köklü geleneklerini ve örgüt iradesini sonuna kadar savunacaklarını dile getirdi.

Utku’ yazılı basın açıklamasında şu ifadeler yer verdi;

“Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Örgütü’nün iradesi mahkeme koridorlarından çıkan butlan çetesinin atamaları ile değil, sandıkta tecelli etmiştir. Bugün “mutlak butlan” kisvesi altında oluşturulmaya çalışılan atama il yönetimini siyasi ve örgütsel açıdan tanımıyoruz.

Bursa’da örgütün iradesini yok sayarak oluşturulan bu yapının, Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş kadrolarını temsil etme kabiliyeti bulunmamaktadır. Listeye bakıldığında ise üyelerimiz ve vatandaşlarımız tarafından adeta karikatürize edilmiş, varlığı kendinden menkul, temsil kabiliyeti olmayan isimlerin il yöneticisi sıfatıyla örgütümüze dayatılmaya çalışıldığı görülmektedir. Yıllardır örgütlerden karşılık bulamayan, siyasi olarak tükenmiş, üyelerimizin güvenini kazanamamış bu anlayışın sandıkta elde edemediği meşruiyeti masa başında üretme çabası beyhudedir.

Atanan mutlak butlan temsilcisinin siyasi geçmişi de bu tablonun en açık özetidir. Siyasi hayatı boyunca Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün karşısına çıkıp başkan olarak tek bir kongre dahi kazanamamış bu anlayış, bugün atamalarla meşruiyet devşirmeye çalışmaktadır. Daha da vahimi, meslek odası seçimlerinde AK Parti’ye yakın isimlerden oluşan listelerde yer almış bir ismin bugün Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Örgütü’nü temsil etmeye kalkışması, örgütümüz adına kabul edilemez bir çelişkidir. Kendi örgütünden destek alamayanların, siyasi meşruiyetini başka adreslerde arayanların bugün Cumhuriyet Halk Partisi adına söz söylemeye çalışması ne üyelerimiz ne de Bursa kamuoyu nezdinde karşılık bulacaktır.

Bizler seçilmiş ilçe başkanlarımız seçilmiş belediye başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz ve örgütümüzün her kademesinde görev yapan yol arkadaşlarımızla birlikte tarihin doğru tarafındayız. Meşruiyetimizi atamalardan değil, üyelerimizin özgür iradesinden alıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek gücü de tam olarak buradadır.

Buradan üyelerimize de açık bir çağrıda bulunuyoruz. Örgütün iradesini yok sayan, üyelerimizin tercihini hiçe sayan bu anlayışın ilçelerde uzantısı olmayı kabul edenler, yalnızca bir görevi kabul etmiş olmayacak; aynı zamanda örgütün demokratik iradesine karşı sorumluluk üstlenmiş olacaktır. Hiç kimse bu tercihin siyasi sonuçlarından bağımsız değildir. Üyelerimizin iradesine rağmen görev kabul edenler, bunun hesabını örgüte ve parti tarihine vermek zorunda kalacaktır. İlk sandıkta ve ilk örgüt denetiminde bu tercihlerin siyasi bedeli mutlaka ortaya çıkacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi; atamalarla, dayatmalarla ve yargı eliyle dizayn edilecek bir parti değildir. Bu parti, iradesini sandıkta ortaya koyan üyelerinin partisidir. Bursa örgütü dün olduğu gibi bugün de üyeleriyle, seçilmiş yöneticileriyle ve vatandaşlarımızla birlikte sahadadır. Atamalarla yaratılmaya çalışılan yapay meşruiyetlere teslim olmayacağız. Örgütümüzün iradesini, demokrasiyi ve partimizin köklü geleneklerini sonuna kadar savunacağız.

Kimsenin kuşkusu olmasın; meşruiyetin kaynağı saray koridorlarının desteğiyle yapılan atamalar değil, örgütün özgür iradesidir.

Son olarak halkımıza şunu söylüyoruz. Bize güvenin, hep birlikte ya bir yol bulacağız ya da bir yol açacağız.

Continue Reading

Politika

ANAHTAR PARTİ KARACABEY İLÇE BAŞKANLIĞI İÇİN SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanlığı’nda bir süredir devam eden başkanlık belirsizliğinin önümüzdeki günlerde sona ermesi bekleniyor.

Siyasi kulislerden edinilen bilgilere göre, bir süredir boş bulunan ilçe başkanlığı görevi için Karacabeyli Turgay Deniz’e resmi teklif götürüldü. Deniz’in teklife olumlu yaklaştığı, atamanın ise Genel Merkez’in vereceği nihai kararın ardından resmiyet kazanacağı belirtiliyor.

Henüz Anahtar Parti tarafından konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, ilçe başkanlığına yapılacak atama kararının kısa süre içerisinde netleşmesi bekleniyor.

Continue Reading

Politika

ÖZTÜRK, “SİYASETTE EMANETE SADAKAT”

Zafer Partisi Karacabey Hukuk İşleri Başkanı Av. Yunus Emre Öztürk, seçildikten sonra siyasi parti değiştiren belediye başkanları ve seçilmiş temsilcilere ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Parti değiştirmenin hukuken mümkün olsa da siyasi etik açısından tartışmalı olduğunu vurgulayan Öztürk, seçmenin iradesine ve verilen temsil yetkisine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, parti değiştirmek isteyen seçilmişlerin görevlerinden ayrıldıktan sonra yeni siyasi kimlikleriyle yeniden milletin karşısına çıkmalarının en doğru ve meşru yöntem olacağını ifade etti.

Demokrasilerde seçimler yalnızca sandığa atılan oylardan ibaret değildir. Seçmen, oy verirken bir kişiye olduğu kadar o kişinin temsil ettiği siyasi anlayışa, ilkelere ve programa da destek vermektedir. Bu nedenle seçilmiş kişilerin, seçildikten kısa bir süre sonra farklı bir siyasi çizgiye geçmeleri yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ciddi bir siyasi etik sorunudur.

Hiç kimse düşüncelerini değiştiremeyeceğini iddia edemez. Elbette herkesin fikirlerini gözden geçirme ve yeni bir siyasi tercih yapma hakkı vardır. Ancak bu hak, milletin verdiği temsil yetkisini kişisel bir tasarruf gibi kullanma hakkını da beraberinde getirmez.

Bir belediye başkanını, belediye meclis üyesini veya herhangi bir seçilmiş temsilciyi bulunduğu makama taşıyan şey, yalnızca kendi adı değildir. Onu o göreve taşıyan; seçmenin güveni, vaat edilen ilkeler ve temsil ettiği siyasi kimliktir. Seçim sonrasında bu güveni hiçe sayarak farklı bir siyasi safa geçmek, seçmenin iradesini yok saymaktır.

Bu durum hukuken mümkün olabilir. Ancak her hukuka uygun davranış, aynı zamanda etik değildir. Siyasetin en önemli sermayesi güvendir. Güvenin zedelendiği yerde temsil de zayıflar, demokrasi de yara alır.

Seçmenin iradesi, seçimden sonra pazarlık konusu yapılabilecek bir emanet değildir. Sandıkta alınan destek; kişisel kariyer planlarının, makam hesaplarının veya siyasi konjonktürün malzemesi haline getirilemez.

Siyasetçiler unutmamalıdır ki seçmen, yalnızca kazananı değil, verilen sözü de oylamaktadır. Bu nedenle siyasi parti değişikliği yapmak isteyen seçilmişlerin en doğru ve en ahlaki yolu; önce görevlerinden ayrılmaları, ardından yeni siyasi kimlikleriyle yeniden milletin huzuruna çıkmalarıdır. Gerçek meşruiyetin kaynağı da budur.

Türk siyasetinin güvene ihtiyacı vardır. Güven ise ancak ilkeye bağlılıkla, emanete sadakatle ve seçmenin iradesine saygıyla yeniden inşa edilebilir.

Continue Reading

Trending