Genel
SARIBAL: “İKTİDARIN GÖREVİ FELAKET YARATMAK”
CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 6 Şubat Depremi’nin yıldönümünde düzenlediği basın toplantısında depremzede vatandaşların sorunlarının çözülmediğini, aksine bu sorunların artarak devam ettiğini ileri sürdü. Sarıbal, “Her yıkım sonrası bunu bir kadere, öbür dünyaya havale eden inançlar üzerinden kader meselesine dönüştürerek durumu savuşturuyorlar ama öbür taraftan da yeni imar alanları açmaya çalışarak aslında doğa gerçeği olan depremi felakete döndürme görevini, sorumluluklarını adeta yerine getirmiş gibi bir tutum içerisindeler. Yani adeta deprem bilerek ve istenerek felakete dönüşsün diye iktidar yıllarca böyle açık bir politika ve tutum izlemiş durumdadır.” dedi.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de yaptığı dikkat çeken açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Aslında deprem bir siyasi, bir politik mesele olarak çok net bir şekilde karşımızda durmaktadır. Elbette sonuçlarını herkes söylüyor, herkes anlatıyor ama bizi bu sonuçlara iten, alınmayan tedbirleri almayanlarla ve bunların ortaya koymuş olduklarıyladır. Yöntemlerle, yönetim biçimleriyle gerçekten yüzleşmemek, bunları konuşmamak çok acı. Bugün yaşadığımız süreç, o günün çevre ve iklim sorumluluğu içerisinde olan Bakan’ın bugün çıkıp 50 bin civarında yaşamını yitiren insanlardan bahsederken, bugün 130.000 insanımızın yaşamını yitirdiğini söylüyor olması önemli bir iş. İnsanlar söyledi, doğa söyledi, aileler söyledi ama onlar, bizim kayıtlarımız böyle, 50.000 insanımız hayatını yitirdi dediler. Oysa aynı görevde bulunan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı bugün belediye başkan adaylığı sürecinde bir açıklama yaparak, 130 bin insanımızın hayatını kaybettiğini söylüyor.
İzmir depremi sonrasıydı. İzmir depremi sonrası Temmuz 2021 tarihinde bir rapor açıklandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurduğu Araştırma Deprem Araştırma Komisyonu bir rapor sundu. Bu raporda 6-7 milyon civarında, -ki daha da fazla- riskli bina var denildi. Yani bu 7 milyon binanın acilen kentsel yenileme veya dönüşüm nedeniyle güçlendirilmesi ve depreme hazır hale getirilmesi gerektiğini söylediler. Aynı şekilde 6 Şubat 2023 Maraş depreminden sonra yine meclis hazırlamış olduğu raporda, 238 bin civarında ülkede riskli binanın yenilendiği söylendi. 7 milyon nere 238 bin nere? 11 yılda yenilenen bina sayısının 238 bin olduğunu söylediler.
Peki gerçekleşebilir mi? Bu anlayışla gerçekleşemez.
Enflasyonun 3 yılda % 300 – % 400 arttığı bir ülkede bir iktidar, 21 yılda 2 buçuk trilyon dolar para harcıyor ve günün sonunda üst üste ekonomik krizler, merkez bankasından satılan paralar karşılığında enflasyon, kur ve faiz sorunu çözülmemişken, bugün emekli maaşı 10.000 TL iken, artık ortalama gelir haline dönmüş 17.000 liralık asgari ücretle, açlık sınırının 19.000 TL, yoksulluk sınırının 50.000 TL aylık gelirle açıklanabildiği bu ülkede depreme karşı sağlıklı güçlü bina yapılma şansının olmadığını hepimiz biliyoruz. Ama işte bu iktidar inşaatı seviyor, inşaat rantını seviyor, inşaatı ekonominin lokomotifi yapma konusunda yıllardır bir çaba sarf ediyor. Üst üste imar afları, üst üste yeni alanların yaratılması, inşaatla ilgili her defasında inşaat sektörüyle ilgili yıllarca çeşitli açıklamalar yapılması, yeni rezerv alanlarının açılarak kentteki nefes alma alanlarının da tamamen konuta, ranta dönüştürülmesi, deprem bölgesinin dışına rezerv alanlarının, özellikle İstanbul’da değişik büyük kentlerde, artık yeni bir inşaat sektörü biçimine dönüştürülmesi ne yazık ki inşaatların, konutların, güçlü kentlerin yapılması konusunda iktidarın ne kadar geride durduğunu ortaya koyan bir gerçek.
Kaldı ki, 6 Şubat depreminde bölgede yıkılan binaların bir kısmının kentsel yenileme ve kentsel dönüşüm sonrası da yıkıldığını gösteriyor. Yani yapılan kentsel yenileme ve kentsel dönüşümün de ne kadar depreme dayanıklı olduğu konusunda birçok soruyla karşı karşıya olduğunu gösteren bir durum. Bugün geldiğimiz bu durumda, inşaatın iktidar tarafından sevilir olmasının yaman bir çelişkisi de var. Bir taraftan deprem bölgesinde 650 bin binanın hasar gördüğünü, bunların en kısa süre içerisinde yapılacağını söylediler. Ekim 2023’te açıklama yaparak yıl sonuna kadar 41 bin konutun teslim olacağını ifade ettiler. Toplamda 250 bin binanın üzerinde bir yıl içerisinde yapıp teslim edeceklerini net bir şekilde ortaya koydular, bunu sonra 319 bin binaya çıkardılar ama şimdi Şubat ayında bu 11 ilde ağırlıklı olarak Maraş-Hatay olmak üzere 41 bin civarında binanın kurasını çekeceğiz diyorlar.
Vaatlerle geçen 1 yıl
Her yıkım sonrası bunu bir kadere, bunu öbür dünyaya havale eden inançlar üzerinden kader meselesine dönüştürerek durumu savuştururken, öbür taraftan da yeni imar alanları açmaya çalışarak aslında doğa gerçeği olan depremi felakete döndürme görevini, sorumluluklarını adeta yerine getirmiş gibi bir tutum içerisindeler. Yani adeta deprem bilerek ve istenerek felakete dönüşsün diye iktidar yıllarca böyle açık bir politika ve tutum izlemiş durumda. Evet, başta Cumhurbaşkanı, şu anda belediye başkan adayı olan İstanbul’da Murat Kurum, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlu en çok konuşan isimler. Ve tabii ki de Cumhurbaşkanı… Bu alanlarla ilgili en çok bunlar konuşmuş. Yani koca bir yılı biz bunların vaatleriyle geçirdik.
Oysa bölgede durum ne? Oysa bölgede durum gerçekten içler acısı. Göç en yüksek oranda gerçekleşti. Sorunları bitti mi? Hayır. Gittikleri yerlerde işsizlik, gittikleri yerlerde yeni barınma sorunları, gittikleri yerlerde yoksulluk, gittikleri yerlerde adaptasyon. Ama yürekleri ve gönülleri ayrıldıkları yerdeydi. O enkazların altında eşlerini, çocuklarını, ailelerini, akrabalarını bırakmışlardı.. Yani onların sorunları elbette hâlâ devam ediyor ve bu sorunlarla baş başa kaldılar.
“Çocuklar artık çocuk değil”
Peki bölge? Bölgede dram yaşanmaya devam ediyor. Çocukların eğitim sorunları çözüldü mü? Sadece saat değişiklikleriyle gün saati üzerinden yapılan işlerle yaşam devam etti. Çocukların çocuklukları yok oldu. Onlar birer çocuk ama çok büyük acılarla yaşamları boyunca o travmanın etkisinde kalacaklar. Gençler, çocuklar olarak yaşama tutunmaya çalışacaklar. Yani eğitim saatleriyle oynamanın dışında eğitimin içeriği, niceliği, kalitesi, eğitimin yaşandığı fiziki koşullar, binaların hiçbiri yok!
Sadece o mu? Yıkımı fırsat bilerek zeytinlikler, tarım toprakları her tarafı araç olmaya başlandı. Son zamanlarda çıkarılan rezerv yasasıyla adeta daha da bu iş üst noktalara çıktı. Çünkü sadece deprem bölgesinde değil, deprem bölgesi olmayan bütün ülkede yeni rezerv alanları dedikleri kentin en önemli yerlerini yeni inşaat rant, talan, yağma sürecinin bir parçasına dönüştürmeye devam ettiler.
“Doğduğumuza pişman olduk”
Evet kadınlar çocuklarını yitirdiler, kardeşlerini, anne babalarını. Bunların travması bambaşka. Evleri yoktu, suları da… Çadırda yeni sorunlarla karşılaştılar. Sel, rüzgar, fırtına, konteyner… Çamurlar içerisinde kaldılar ve onların travmaları hâlâ biraz önce söylediğimiz rakamlar üzerinden hâlâ en derinden devam ediyor.
Peki psikolojileri? Bunu soran var mı? O da yok. Psikososyal yapıları? Gerçekten bu sorunlar tümüyle duruyor ve söyledikleri söz şu “Doğduğumuza pişman olduk.”
Peki bölgenin demografik yapısı? Nüfus değişikliği, kültürleri, tarihleri, gelenekleri, alışkanlıkları… Hepsi yok oldu.
Engelliler, sakat kalanlar… Bunlar ne durumda? Biliniyor mu? Hayır! Bunların sorunları tümüyle aynı şekilde devam ediyor. Başka kentlere tutunmaya gittiler, başka yaşam biçimlerine. Bulundukları yerlerde kalanlar, “Bizim yerimiz yurdumuz evimiz barkımız” bu mu diyorlar.
Gerçek sorunlar deprem bölgesinde bütün acısıyla devam ediyor. Peki hukuk, adalet var mı? İnsan hakları…? İnsana dair, yaşanan sorunlara dair bir adalet, bir hukuk, bir hakikat var mı? O da yok.
Ulus’ta Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği yaptığı açıklama, (kısa adıyla DEMAK); Hatay’da 30’u çocuk 122 kayıp. Kahramanmaraş’ta 5’i çocuk 18 kayıp. Adıyaman’da 2’si çocuk 3 kayıp. Gaziantep’te bir kayıp çocuk. Malatya’da bir kayıp olmak üzere 38’i çocuk 145 kayıp vatandaşımıza bir yıl geçmiş olmasına rağmen henüz ulaşılamadığını bildirdi.
“Nasıl cevap vereceğiz?”
Nedir bu? Hangi yürek dayanabilir ki buna? Biraz saygı, biraz empati, biraz kendimizi o insanların yerine koyduğumuzda koca koca laf eden, devlet yöneticileri. Devletleşmiş iktidar, devletleşmiş parti yöneticileri, saray, meclis, siyasetçiler hepimiz bunun cevabını nasıl vereceğiz? Biz bu insanlara ne diyeceğiz? Açlığın, yoksulluğun, sefaletin, bütün bu yaşananların yanında bu insanlara ne cevap vereceğiz biz? Kayıplar çok, cesetleri yok, mezarları da yok…
Sadece konut meselesi de olmadığını görüyoruz. Meselenin sadece “size konut yaptım hadi gelin oturun” demek de aslında o insanlara bir hakarettir. Zaten yapılmış olması lazımdı bugüne kadar. 99 depremi, eski depremler, Elazığ depremi, Erzincan depremleri, Hatay’ın bin yıl içerisinde yaşadığı büyük depremler…
İnsan dediğiniz varlık sadece bir mekana sığdırılacak bir şey değil. Sosyolojik sorunları, eğitim sorunları, sağlık sorunları, hastaneler bile inşa edilemedi. Kaldı ki yepyeni yapılmış bir hastane Maraş Pazarcık’ta adeta kullanılamaz hale geldi. Yani sadece yönetmelik, sadece kanun yetmiyor, bir eksik var ortada. Büyük eksik. Ve bunu sadece kadere, inanca bağlamanın da artık bir karşılığı yok. Herkes her şeyi yaşıyor. Evet. Sorunlar çözülecek diye bekliyoruz. Ama nasıl çözülecek?
“İnşaat inşaat diyerek…”
Konut sorunu çözülecek diye bekliyoruz. Nasıl çözülecek? İnşaat inşaat diyerek mi? İnsanları çadıra, konteynıra ve şimdi ne zaman alacakları belli olmayan konutlar üzerinden oyalıyorlar. Bu günlere geldik. İnşaatlar yapılacaksa ne zaman? Tayyip Erdoğan emir verir, yapın derse? Oradan izin çıkarsa… Depremde askerin sahaya çıkmaması gibi. Evet, depremden önce karayolu var dediler, uçak yolu var dediler, havaalanı var dediler, demiryolu var dediler, depremde baktık hiçbiri yok. Ulaşım var dediler. İletişim var dediler. Telefonlar baz istasyonları 3G’ ler 3,5G’ler, 4G’ler, 4,5 G’ler. Koca devletiz, uzaya uçuyoruz, hızlandırdık, her şeyi dediler. Baktık onlar da yokmuş. Orada da devlet ya da iktidar yoktu. Deprem oldu, deprem sonrasında yaşadığımız felakete baktık yine kimse yok. Otobanlarda kilometre derece kuyruk, yardıma gelecek insanların ulaşabilme olanakları yoktu. Ama her zaman olduğu gibi laf çoktu.”
Genel
PARK VE BAHÇELER’DEN GÖZ DOLDURAN ÇALIŞMALAR
Karacabey Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği kapsamlı projelerle ilçenin dört bir yanında adeta yeşil bir dönüşüm başlattı. Yeniköy sahilinden kent merkezindeki refüjlere, park alanlarından okul bahçelerine kadar birçok noktada yürütülen çalışmalar kapsamında on binlerce bitki toprakla buluşturuldu, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanları modern hale getirildi. Belediye bünyesinde gerçekleştirilen bitkisel üretimle hem maliyetler düşürüldü hem de çevre dostu bir yaklaşım benimsendi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Karacabey’i daha yeşil, daha estetik ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Karacabey Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği kapsamlı çalışmalarla ilçenin çehresini değiştirmeye devam etti. Parklardan sahil düzenlemelerine, çocuk oyun alanlarından bitkisel üretime kadar geniş bir yelpazede yürütülen hizmetler, hem estetik hem de sürdürülebilir bir kent hedefinin güçlü bir yansıması oldu.

Müdürlük, yıl boyunca parklar, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ve açık yeşil alanlarda gerçekleştirdiği peyzaj düzenlemeleriyle vatandaşların daha sağlıklı ve huzurlu ortamlarda vakit geçirmesini sağladı. Çevreye duyarlı bitki üretimiyle dikkat çeken çalışmalar, aynı zamanda belediye bütçesine de katkı sundu. Özellikle Atatürk Kültür Parkı gölet çevresinde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 2 dönümlük alanda çapalama, tesviye ve aküçgül tohumu ekimi yapılarak bölge daha canlı ve estetik bir görünüme kavuşturuldu.
Yeniköy sahli yeni yüzüyle dikkat çekiyor
Yeniköy Sahil Çevre Düzenleme Projesi, 2025 yılının en dikkat çeken yatırımları arasında yer aldı. Proje kapsamında; 700 metrekare yürüyüş yolu oluşturuldu. 12 adet beton saksı yerleştirildi. 230 metreküp beton dökümü ve 150 metreküp toprak dolgu yapıldı. 49 adet palmiye ve oya ağacı dikildi. Yaklaşık 800 adet çalı ve 44 bin adet çiçek toprakla buluşturuldu. 30 metreküp ponza taşı serimi gerçekleştirildi. Sulama sistemi kuruldu. 2 adet çocuk oyun grubu hizmete alındı.

Bu çalışmalarla birlikte Yeniköy sahili, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin keyifle vakit geçirebileceği modern bir yaşam alanına dönüştü.
Kent estetiğine dokunuş
İmaret Caddesi’nde 600 metrelik refüjde gerçekleştirilen dekoratif taş uygulaması ile kentsel estetik güçlendirilirken, stadyum çevresinde ise belediye bünyesinde üretilen yaklaşık 4 bin bitkinin dikimi yapılarak bölgeye doğal bir görünüm kazandırıldı.
Kendi üretimiyle sürdürülebilir belediyecilik
Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün en önemli çalışmalarından biri de bitkisel üretim faaliyetleri oldu. 2025 yılı içerisinde toplam 26 bin 64 adet bitkinin köklendirilip saksılara dikilmesiyle, projelerde kullanılan bitkilerin büyük bir kısmı belediyenin kendi üretiminden karşılandı. Bu yaklaşım, hem maliyetleri düşürdü hem de çevre dostu bir belediyecilik anlayışını güçlendirdi.
Çocuklar için daha güvenli parklar
İlçe genelindeki çocuk oyun alanlarında bakım ve onarım çalışmaları titizlikle yürütüldü. Oyun grupları, zeminler ve park donatıları düzenli olarak kontrol edilerek yıpranan alanlar yenilendi. Böylece çocukların güvenli ortamlarda oyun oynayabilmesi sağlandı.

Yeşil alanlarda sürekli bakım
Karacabey genelinde yeşil alanların sağlıklı ve düzenli kalması amacıyla çim biçme, bitki bakımı ve çevre temizliği çalışmaları aralıksız sürdürüldü. Yapılan düzenli bakım çalışmalarıyla ilçenin doğal dokusu korunarak daha estetik bir görünüm elde edildi.
Kamu kurumlarına destek
Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik destek çalışmalarını da sürdürdü. Bu kapsamda; Dağkadı İlk ve Ortaokulu’nda oyun alanı düzenlemesi yapıldı. Cahide Kırlağaç oyun grubunda boyama ve çevre düzenlemesi gerçekleştirildi. İlçe Sağlık Müdürlüğü bahçesinde çevre düzenleme çalışmaları tamamlandı.

Başkan Karabatı: “Daha yeşil bir Karacabey için çalışıyoruz”
Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek, “İlçemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz yeşil alan düzenlemeleriyle vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre sunmayı hedefliyoruz. Kendi bitkimizi üretmemiz hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım. Karacabey’i daha yeşil, daha estetik ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.
2025 yılı boyunca ortaya konulan bu kapsamlı çalışmalar, Karacabey’in geleceğine yapılan güçlü bir yatırım olarak öne çıkarken, ilçenin yaşam kalitesini artırma hedefinde önemli bir kilometre taşı oldu.
Genel
İKİ İSİM PARTİLERİNDEN AYRILDI
Karacabey siyasetinde son günlerde dikkat çeken gelişmeler yaşanırken, İYİ Parti cephesinde beklenen istifa süreci kesinleşti. Daha önce kamuoyuna yansıyan ve belediye meclisinde “iki istifa” iddiası olarak konuşulan süreç, geçtiğimiz hafta netlik kazandı.
İYİ Parti bünyesinde Karacabey Belediye Meclisi’nde görev yapan Selçuk Çakır ve Gizem Arda’nın, 18 Mart 2026 Çarşamba günü e-Devlet üzerinden partilerinden istifa ettikleri öğrenildi.
Dikkat çeken en önemli detay ise, iki meclis üyesinin istifa işlemlerini e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirmelerine rağmen parti teşkilatına yazılı ve gerekçeli resmi bir istifa dilekçesi sunmamış olmaları oldu. Bu durum, kulislerde farklı yorumlara neden olurken, sürecin işleyişi açısından da soru işaretleri doğurdu.
Öte yandan, istifa eden iki meclis üyesinin herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındıkları ve konuyla ilgili sorulara yanıt vermek istemedikleri kaydedildi.
Hatırlanacağı üzere, İYİ Parti içinde son dönemde yaşanan gelişmeler ve istifa iddiaları, Karacabey kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyordu.
Son istifalarla birlikte söz konusu iddialar da somut bir boyut kazanmış oldu.
Karacabey kamuoyu ise şimdi, istifa eden meclis üyelerinin bundan sonraki süreçte nasıl bir tutum sergileyeceğini yakından takip ediyor.
Genel
TOSUN”18 MART MAZLUM MİLLETLER İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”
Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanı Adem Tosun, 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Tosun yapmış olduğu paylaşımında şu görüşlere yer verdi; “Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ile ilgili, 18 Mart tarihi; bir milletin sadece kahramanlık destanı yazmış olduğu bir mücadelenin değil, maneviyat ve fedakârlık sahibi bir neslin, ülkesi için şehadet şerbeti içme hususunda bir an bile tereddüt etmediği bir destanın da adıdır..
Çanakkale Zaferi, sadece imkânsızlıklarla değil, askeri açıdan da her türlü eksiklikliklere rağmen, konu vatan olduğunda gerisinin teferruat görüldüğü, bir bilinç ve şuurunun vuku bulduğu destanlık hikayesidir..
18 Mart öyle bir tarihtir ki; sadece bir imparatorluğun çöktüğüne tanık olduğumuz değil bir ulus devletin de doğuşunun ilk günlerine tanık olduğumuz bir dönüm noktasıdır. Tarihe bu yeni yüzyılın yürekli ve de bir o kadar idealist bir liderin, yine biz Türklerden çıktığını not alan pek çok batılı tarihçi gibi; muteber ve necip bir milletin bağımsız ve özgürlüğüne olan düşkünlüğü de yine diğer mazlum milletler için bir emsal teşkil etmiştir.
Sadece Türk ulusu olarak değil o zamanlar bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sayısı az olan Müslüman ülkeler için de bağımsız fitilini ateşleyen, ulusal şairimizin cephede cansiperane mücadele vermiş 15 lik gençler için “bedrin askerleri” diye atıfta bulunduğu pek mukaddes ve bir o kadar da kahramanlık dolu bir tarihin adıdır Çanakkale savaşı.
İşte bu kutsi Çanakkale’yi anmak, sadece bir ulusun şanlı tarihine onurlu bir bakış atmak olarak değil, bir ulusun; namus, ilfet, onur ve de vatanına asla bir namahrem elin dokunulmasına izin verilmeyeceğine de atılmış bir imzadır.
Yeniden Refah Partisi Karacabey ilçe teşkilatı olarak, bizler başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de bağımsızlık uğruna can vermiş olan bütün aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login