Sağlık
4 ADIMDA YAZ MEVSİMİNİ SAĞLIKLI GEÇİRİN
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Nilüfer Sağlık Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Tuğçe Ünal, yaz mevsiminde su tüketiminin önemi, sağlıklı beslenme ve sağlıklı pişirme yöntemleri ile gıda güvenliği hakkında açıklamalarda bulundu.
Sağlıklı beslenmenin en önemli faktörlerinden birinin su tüketimi olduğunu dile getiren Diyetisyen Ünal, “Yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte vücudumuzda ciddi miktarda sıvı ve mineral kayıpları olmaktadır. Dolayısıyla yetişkin bireylerde günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimini öneriyoruz. Tabii ki bu kişisel farklılıklarımızdan etkilenebilir. Kişi eğer dışarıda çalışıyorsa, çok terliyorsa veya spor yapıyorsa bu rakamlar bir miktar arttırılabilir. Sıvı tüketimimizi desteklemek adına şekersiz yapılmış kompostolar, ayran, maden suyu tüketimi yine doğru birer alternatif olacaktır. Ancak gazlı içeceklerin sağlıklı beslenmede yeri yoktur ve kesinlikle su yerine geçmezler.” dedi.
Sağlıklı beslenme için ‘4 yapraklı yonca’ modelini önerdiklerini ve her bir yaprağın farklı bir besin grubunu temsil ettiğine işaret eden Ünal, “Bu besin grupları; et grubu, tahıllar, süt ve süt ürünleri ile sebze ve meyvelerden oluşan gruplardır. Eğer biz tabağımızda her öğünde bu dört yapraklı yoncanın en az üç yaprağından oluşan besin gruplarını bulundurabiliyorsak sağlıklı beslenmeden söz edebiliriz. Ancak yaz aylarında sık yapılan beslenme hatalarından bir tanesi de sadece meyve gibi bir tabakla öğün geçiştirilmesidir. Bu bizim dört yapraklı yonca modeline uymuyor ve tekdüze bir beslenmedir. Eğer aşırı meyve tüketimi yapılıyorsa bu bizim kan şekerimizin hızlı yükselip hızlı düşmesine, yani kan şekerimizdeki dalgalanmaların olmasına, aynı zamanda kilo artışımızın da hızlı bir şekilde olmasına sebebiyet verebilir.” şeklinde konuştu.
Diyetisyen Ünal ayrıca hafif beslenme uygulanmak istenirken bazen protein ihtiyacının göz ardı edildiğini vurgulayarak, proteinin yeterli miktarda tabakta yer almamasının sonucunda kas kaybı olabileceğinin altını çizdi.
Zehirlenmelere dikkat!
Yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte gıda zehirlenmesi vakalarında da artışların olabileceğine değinen Ünal, “Açıkta satılan, hijyeninden emin olmadığımız gıdalar ile soğuk zincirinin korunduğundan emin olmadığımız gıdaları tüketmemeliyiz. Tüketici olarak marketten buz dolaplarından aldığımız ürünleri evimizdeki buzdolabına taşıyıncaya kadar olan süreç içerisinde de yine dikkatli olmamızda fayda var. Sıcak yaz aylarında, marketlerin soğuk dolaplarından aldığımız ürünü en geç 1 saat içerisinde buzdolabımızda muhafaza edebiliyor olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Doğru şekilde muhafaza edin
Pişirme ve muhafaza yöntemlerinden de bahseden Ünal, yağda kızartma yerine fırınlama, ızgara, buharda pişirme gibi yöntemlerin çok daha doğru bir pişirme yöntemi olacağını belirtti. Ünal ayrıca, “Yemeklerin günlük ve taze olarak pişirilmesini tavsiye ediyoruz. Eğer günlük tüketebileceğimiz miktarın üzerinde bir yemek pişirmiş isek bunu, tenceremiz oda ısısına geldikten sonraki en geç yarım saat içerisinde yine buzdolabına kaldırarak orada muhafaza edilmesini tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.
Ünal son olarak, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Bursa’daki 14 sağlıklı hayat merkezinde diyetisyen danışmanlığı başta olmak üzere; fizyoterapist, psikolog, kanser taraması gibi hizmetlerden vatandaşların ücretsiz yararlanabileceğini sözlerine ekledi.
Sağlık
BASİT ÖNLEMLERLE SICAK ÇARPMASINDAN KORUNUN!
Sıcak çarpmasının erken müdahale edilmediğinde hayati tehlikeye yol açabilen ciddi bir acil sağlık sorunu olduğunu dile getiren bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Acil Tıp Uzmanı Dr. Ebru Adalı, alınacak basit tedbirlerin sıcak çarpmasının önlenmesinde büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Sıcak çarpmasının belirtileri ve alınacak önlemler hakkında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Adalı, güneş ışınlarının en etkili olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğinin altını çizdi. Bebeklerin, çocukların, gebelerin, kronik hastaların, 65 yaş ve üzerindeki bireylerin ve açık alanda çalışan vatandaşların risk altında olduğunu belirten Uzm. Dr. Adalı, gün içerisinde yeterli miktarda su tüketilmesi ve susamayı beklemeden düzenli aralıklarla sıvı alınması gerektiğinin üzerinde durdu.
112’yi arayın
Sıcak çarpmasının; yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, mide bulantısı, kusma, kas krampları, çarpıntı, bilinç bulanıklığı ve bayılma gibi belirtileri olabileceğini dile getiren Adalı, “Bu belirtilerin görülmesi halinde durum hafife alınmamalı, özellikle bilinç değişikliği, nöbet veya bayılma gelişmesi durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Sağlık ekiplerinden yardım istenmeli ya da en yakın acil servise başvurulmalıdır. Bunun yanı sıra sıcak çarpması geçirdiğinden şüphelenilen bir kişi öncelikle serin ve gölge bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla giysiler gevşetilmeli ve vücut sıcaklığının düşürülmesine yönelik soğuk uygulamalar yapılmalıdır. Bilinci açık olan kişilere küçük yudumlarla su verilebilir. Ancak bilinci kapalı olan kişilere kesinlikle ağızdan su veya herhangi bir sıvı verilmemelidir.” şeklinde konuştu.
Uyarıları dikkate alın
Sıcak çarpması büyük ölçüde önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu sözlerine ekleyen Adalı, bu konuda Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan uyarıların dikkate alınması gerektiğini hatırlatarak sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Güneşin etkili olduğu saatlerde dikkatli olmak, bol su tüketmek, risk grubundaki bireyleri korumak ve belirtileri ciddiye almak hem kendi sağlığımız hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.”
Sağlık
BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE BİR BAŞARI HİKAYESİ
Bağımlılıkla mücadelede kurumsal işbirliği, doğru yönlendirme, profesyonel danışmanlık ve bireysel kararlılık, Bursa’da hayata yeni bir kapı aralamaya devam ediyor. Genç yaşlarda bağımlılık ile tanışan ve bu durumun getirdiği sosyal ve kişisel zorluklarla mücadele eden 1995 doğumlu A.Z., kamu kurumlarının güçlü koordinasyonu sayesinde hayatında temiz bir sayfa açmayı başardı. Hayatında radikal bir değişim ihtiyacı hissettiği bir dönemde, ilgili kamu birimlerinin ve emniyet güçlerinin zamanında müdahalesiyle İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Sağlıklı Hayat Merkezi’ne (SHM) yönlendirilen A.Z. için bu adım, adeta hayatının dönüm noktası oldu.
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Mudanya Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yürütülen düzenli takip ve uzman danışmanlık görüşmeleri, özellikle ilk aylarda A.Z.’nin otokontrol geliştirmesinde ve sorumluluk bilincini yeniden kazanmasında büyük rol oynadı. Haftalık olarak gerçekleştirilen profesyonel danışmanlık seansları sayesinde topluma yeniden uyum sağlama özgüveni perçinlenen A.Z., arınma sürecindeki en güçlü motivasyon kaynağının ise kızı olduğunu belirtti. Sürecin kalıcı kılınmasındaki en kritik adımın ise eski çevre ve alışkanlıklarla bağların tamamen koparılması olduğunu vurgulayan A.Z. “Hayatımı iş ve ev düzeni çerçevesinde yeniden kurdum. Geçmişte olumsuz etki yaratan ortamlardan tamamen uzaklaşarak, kendime temiz ve yapıcı bir sosyal çevre oluşturdum. Sağlıklı yaşamı benimseyen insanlarla sosyalleşmek hayatımda çok büyük bir fark yarattı” dedi.
“Değişimin şifresi: Temiz bir sosyal çevre ve doğayla zaman geçirmek”
Sağlıklı yaşamı benimseyen insanlarla sosyalleşmenin hayatında çok büyük bir fark yarattığını dile getiren A.Z., iyileşme sürecinde zihinsel ve bedensel olarak toparlanmak adına doğayla zaman geçirmenin ve yürüyüşler yapmanın önemine de değindi. Benzer sorunları yaşayan bireylere ve ailelerine çağrıda bulunan A.Z., “Bağımlılık tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur; bu süreçte özellikle Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz başta olmak üzere devletimizin sunduğu profesyonel yardım imkanlarından yararlanmaktan asla çekinmeyin” dedi.
“Bağımlılık bir irade zayıflığı değil, tıbbi bir sağlık sorunudur”
Sürecin profesyonel ve psikososyal boyutunu değerlendiren Mudanya Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde görevli Sosyal Çalışmacı Burak Türkmenoğlu, “Bağımlılık, toplumda sanılanın aksine iradi bir seçim ya da bir kişilik zayıflığı değil, tıbbi ve sosyal boyutları olan ciddi bir sağlık sorunudur. Bizler Sağlık Bakanlığımızın ‘koruyucu sağlık hizmetlerini ön plana çıkarma’ vizyonu doğrultusunda, Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde bireyin sadece tıbbi tedavisini değil, psikososyal sağlığını da bir bütün olarak ele alıyoruz. Amacımız, kişinin hayatını yeniden organize edebilmesi, sosyal çevre ilişkilerini yapıcı bir şekilde dönüştürebilmesi ve kaybettiği özgüvenini geri kazanması için profesyonel danışmanlık mekanizmalarını devreye sokmaktır. A.Z. örneğinde de gördüğümüz gibi, bireyin iyileşme isteği ve kararlılığı en kritik unsur olmakla birlikte, sürecin gönüllülük esasıyla yürütülmesi başarının kalıcı olmasını sağlıyor; zira zorla yürütülen süreçlerin faydası ne yazık ki çok daha kısıtlı kalabiliyor” şeklinde konuştu.
Bursa’da 14 sağlıklı hayat merkezi ile kesintisiz ve ücretsiz destek
Zihninde değişim fikri uyanmış tüm bireylere kapılarının sonuna kadar açık olduğunu vurgulayan Sosyal Çalışmacı Burak Türkmenoğlu, “Henüz tam karar verememiş ancak zihninde ‘Acaba ben de başarabilir miyim, temiz bir hayata adım atabilir miyim?’ sorusu uyanmış tüm vatandaşlarımızın profesyonel mekanizmalara başvurması hayati önem taşıyor. Sağlık Bakanlığımızın her bireyin sağlıklı bir yaşam sürmesini destekleyen erişilebilir hizmet felsefesi çerçevesinde, Bursa’da bu mücadeleyi veren hastalarımız ya da yakınları, ücretsiz uzman danışmanlığı hizmeti almak için şehrimizde aktif olarak hizmet sunan 14 Sağlıklı Hayat Merkezimizden birine doğrudan başvurabilirler. Ayrıca dileyen vatandaşlarımız ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı üzerinden bilgi alabileceği gibi, arındırma merkezlerindeki tedavi ve rehabilitasyon süreçleri için de MHRS Alo 182 hattı üzerinden randevularını kolayca oluşturabilirler; unutmayın, doğru destekle bu hastalığı aşmak mümkündür” diyerek sözlerini tamamladı.
Sağlık
“HER GEBEYE BİR EBE” PROJESİ MEYVELERİNİ VERİYOR
Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, anne ve bebek sağlığını korumaya yönelik yürütülen koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. İl genelinde yürütülen saha çalışmalarının meyvelerini verdiğini belirten Uzm. Dr. Çetin, Orhaneli’de bir ebenin dikkati sayesinde olası bir sağlık sorununun önüne geçildiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığının temel hedeflerinden birinin; gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne-bebek sağlığı açısından daha verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulması olduğunu hatırlatan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Bakanlığımızın “Normal Doğum Eylem Planı” doğrultusunda ilimiz genelinde anne ve bebek sağlığını en üst seviyede korumayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda ilimizde başarı ile sürdürdüğümüz ‘Her Gebeye Bir Ebe’ projesi ile gebeliğinin son üç ayında olan tüm gebelerimizi yakın takibe alıyoruz. Bunun yanı sıra ‘Yüksek Riskli Gebelik Takibi’ uygulaması ile de risk faktörü saptanmış gebe ve lohusalarımızı birebir ve düzenli olarak izliyoruz. Bu nitelikli çalışmalarla koruyucu sağlık hizmetlerini her yuvaya ulaştırırken, normal doğumun önemini de gebelerimize tek tek anlatıyoruz. Temel amacımız, mevcut risk durumlarına en uygun yaklaşımla müdahale ederek gebelerimizin evlatlarına sağlıklı bir şekilde kavuşmalarını sağlamaktır.”
Kritik müdahalede bulunan ebeye teşekkür belgesi verildi
Projelerin sahada ne denli hayati bir rol oynadığını gösteren somut bir başarı örneğinin Orhaneli ilçesinde yaşandığını belirten Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Orhaneli Toplum Sağlığı Merkezimizde görev yapan Ebemiz Gurbet Mistik, düzenli olarak takibini sürdürdüğü bir anne adayımızın yaşadığı sağlık sorunlarını henüz çok erken bir dönemde titizlikle tespit etmiştir. Ebemizin profesyonel dikkati ve hızlı refleksi sayesinde gebemizin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluna ulaşması sağlanmıştır.
Yapılan bu zamanında müdahale ile anne ve bebeğinin göreceği olası büyük sorunların önüne geçilmiş ve bebeğin sağlıklı olarak doğmasına çok büyük bir katkı sunulmuştur. Gece gündüz demeden sahada insanımızın sağlığı için ter döken, bu projeleri sahiplenerek anne ve bebeklerimizin hayatına dokunan Ebemiz Gurbet Mistik başta olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bursa genelinde hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamak adına koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek sürdürmeye kararlıyız.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi7 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login