Sağlık
“HER GEBEYE BİR EBE” PROJESİ MEYVELERİNİ VERİYOR
Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, anne ve bebek sağlığını korumaya yönelik yürütülen koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. İl genelinde yürütülen saha çalışmalarının meyvelerini verdiğini belirten Uzm. Dr. Çetin, Orhaneli’de bir ebenin dikkati sayesinde olası bir sağlık sorununun önüne geçildiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığının temel hedeflerinden birinin; gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne-bebek sağlığı açısından daha verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulması olduğunu hatırlatan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Bakanlığımızın “Normal Doğum Eylem Planı” doğrultusunda ilimiz genelinde anne ve bebek sağlığını en üst seviyede korumayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda ilimizde başarı ile sürdürdüğümüz ‘Her Gebeye Bir Ebe’ projesi ile gebeliğinin son üç ayında olan tüm gebelerimizi yakın takibe alıyoruz. Bunun yanı sıra ‘Yüksek Riskli Gebelik Takibi’ uygulaması ile de risk faktörü saptanmış gebe ve lohusalarımızı birebir ve düzenli olarak izliyoruz. Bu nitelikli çalışmalarla koruyucu sağlık hizmetlerini her yuvaya ulaştırırken, normal doğumun önemini de gebelerimize tek tek anlatıyoruz. Temel amacımız, mevcut risk durumlarına en uygun yaklaşımla müdahale ederek gebelerimizin evlatlarına sağlıklı bir şekilde kavuşmalarını sağlamaktır.”
Kritik müdahalede bulunan ebeye teşekkür belgesi verildi
Projelerin sahada ne denli hayati bir rol oynadığını gösteren somut bir başarı örneğinin Orhaneli ilçesinde yaşandığını belirten Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Orhaneli Toplum Sağlığı Merkezimizde görev yapan Ebemiz Gurbet Mistik, düzenli olarak takibini sürdürdüğü bir anne adayımızın yaşadığı sağlık sorunlarını henüz çok erken bir dönemde titizlikle tespit etmiştir. Ebemizin profesyonel dikkati ve hızlı refleksi sayesinde gebemizin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluna ulaşması sağlanmıştır.
Yapılan bu zamanında müdahale ile anne ve bebeğinin göreceği olası büyük sorunların önüne geçilmiş ve bebeğin sağlıklı olarak doğmasına çok büyük bir katkı sunulmuştur. Gece gündüz demeden sahada insanımızın sağlığı için ter döken, bu projeleri sahiplenerek anne ve bebeklerimizin hayatına dokunan Ebemiz Gurbet Mistik başta olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bursa genelinde hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamak adına koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek sürdürmeye kararlıyız.”
Sağlık
YAZ AYLARINDA SIVI TÜKETİMİNE ÖZEN GÖSTERİN!
Yüksek sıcaklıklarda sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, yaz aylarında ani ölümlerin sebepleri ve risk altında olan bireylerin dikkat etmesi gerekenler hakkına açıklamalarda bulundu.
Özellikle 40 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklarla beraber, vücut ısısını 36-37 derece arası fizyolojik değerlerde tutmak için bazı mekanizmaların devreye girdiğini dile getiren Prof. Dr. Ağca, “Temel olarak iki yolla biz aslında vücut ısımızı dengede tutmaya çalışıyoruz. Bunlardan biri terleme ile yani cilt yoluyla. İkincisi de solunum sıklığını arttırarak akciğerden sıvıyı buharlaştırarak vücut ısımızı düşürmeye çalışıyoruz. Tabi bu durum kalbimizin iş yükünü arttırıyor, kalp hızımızı arttırıyor, tansiyon değerlerimizde yükselmelere yol açabiliyor.” Dedi
Bazı durumlarda ise aşırı sıvı kaybına bağlı olarak tansiyon düşmesinin görüldüğünü vurgulayan Ağca, “Dehidratasyon dediğimiz bu sıvı kaybı nedeniyle oluşan tansiyon düşmeleri, bazen aşırı seviyelere ulaşırsa kan pıhtılaşması, kan damarlarında kanın koyulaşması ve yine kalbin iş yükünün artmasına bağlı olarak kalp krizleri ve ani ölümlere kadar süreci götürebiliyor.” şeklinde konuştu.
Güneş altında uzun süre kalmayın
Özellikle 65 yaş üstü bireylerle birlikte hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalığı, beyin-damar hastalığı, kalp yetmezliği, kronik akciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği olan hastaların da risk altında olduğunu belirten Ağca, güneş ışınlarının dik geldiği öğle vakitlerinde yarım saatten fazla güneş altında kalınmaması gerektiğinin altını çizdi. Ağca, “Sıvı alımını arttırmaları gerekiyor ki sıcaklığın bu zararlı etkilerinden korunabilsinler. Yaz aylarında günlük olarak 2.5-3 litreye kadar sıvı alımımızı, sıvı tüketimimizi arttırmamız gerekiyor. Dolayısıyla bir şapka kullanmak, şemsiye kullanmak, sıvı alımımızı arttırmak, üzerimize beyaz, ince pamuklu kıyafetler giyinmek bizim için koruyucu tedbirler olarak uygulanması gereken dikkat etmemiz gereken faktörler arasında.” diye konuştu.
Ağca, kalp yetmezliği ile tansiyon hastalarının kullandıkları idrar söktürücü ilaçlar nedeniyle dehidrasyon durumuna daha elverişli olmalarına dikkat çekerek, “Bu hastalarımızın yaz aylarında hekimleriyle görüşerek idrar söktürücü ilaçlarının doz azaltımının yapılması ve yine sıvı alımlarını arttırmaları çok büyük önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı.
Bu önerilere dikkat edin
Güneşin etkilerinden korunmak için yapılması gerekenleri sıralayan Ağca, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Doğrudan tedbir olarak doğrudan güneşin altında kalmayalım. İlla kalmamız gerekiyorsa yarım saatten uzun süre kalmayalım. Vücut sıcaklığımız arttıysa, vücudumuzda kızarıklık, ısı artışı, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, tansiyon düşmesi gibi belirtiler hissediyorsak, hemen serin bir alana, klimalı bir ortama geçmeliyiz veya bir şemsiye kullanmamız, gölgeliğin altına geçmemiz, hemen sıvı alımını arttırmamız, gerekirse uzanıp ayağımızı yükseltmemiz, üzerimizdeki kıyafetleri biraz inceltmemiz tedbir olarak önemli. Bunlarla rahatlamadıysak özellikle konuşma bozukluğu, bilinç bozukluğu, göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bir yerimizde vücudumuzun herhangi bir yerinde güçsüzlük gibi belirtiler ortaya çıktıysa mutlaka 112 aracılığıyla acil servislere başvurmamız önem arz ediyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan uyarılar da yakından takip edilmeli”
Sağlık
BURSA’DA DİJİTAL SAĞLIK DEVRİMİ
Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde erişmesi amacıyla başlatılan e-Doğum uygulaması hakkında güncel verileri paylaştı. Bursa’daki kamu hastanelerinde başarıyla yürütülen e-doğum sistemi sayesinde, doğum yapan ailelerin nüfus müdürlüklerine gitme zorunluluğunun ortadan kalktığını vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, uygulamanın vatandaşlar tarafından artarak kullanılmaya devam ettiğini söyledi.
Uygulamanın sahadaki kusursuz işleyişinde arka planda ciddi bir koordinasyon olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çetin, “Sağlık Bakanlığımızın dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiğimiz bu değerli hizmetin, Bursa genelinde bu denli benimsenmesi ve sorunsuz ilerlemesi tesadüf değildir. Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığımızın koordinasyonu, süreci anlık takipleri ve hastanelerimizdeki özverili çabaları sayesinde sistemimiz güzel bir şekilde işlemektedir. Doğumun gerçekleştiği andan itibaren sağlık personelimiz bilgileri hızla sisteme giriyor ve ebeveynlerin onayıyla tescil işlemleri elektronik ortamda tamamlanıyor. Bu başarıda emeği geçen tüm yöneticilerimize ve sahada ter döken sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.”
Haziran ayında rekor başarı
Bursa halkının hizmeti tanıdıkça daha çok benimsediğini ifade eden Uzm. Dr. Çetin, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“2026 yılında; e-Doğum kapsamında nüfus tesciline uygun olan doğum raporlarının yüzde 58,55’inin tescil işlemleri, ailelerimiz daha hastaneden ayrılmadan tamamlandı ve bebeklerimizin kimlik kartları doğrudan adreslerine gönderildi. Daha da sevindirici olanı, bu kullanım oranının her geçen ay katlanarak artmasıdır. Aylık hesaplamalarda Şubat ayına özel yüzde 51,56 olan e-Doğum kullanım oranımız, Mart ayında yüzde 64,21’e, Nisan ayında yüzde 66,81’e ve nihayet Haziran ayında yüzde 77,17 seviyesine yükselmiştir. Vatandaşlarımız bu kolaylığı gördükçe sistemimizi daha çok tercih ediyor.”
“Hastaneye gelmeden önce bebeğinizin ismini netleştirin”
Hizmetten yararlanma şartlarına da değinen Uzm. Dr. Çetin, ailelere önemli bir hatırlatmada bulundu: “Bu kolaylıktan faydalanabilmek için anne-babanın T.C. vatandaşı ve evli olması, doğumu takip eden ilk 5 iş günü içinde başvurulması ve MERNİS adreslerinin güncel olması gerekiyor. Ancak en kritik nokta isim. Ailelerimizin hastaneye gelmeden önce bebeğin ismi konusunda net karar vermiş olmaları, işlemlerin kesintisiz ve hızlıca onaylanmasını sağlayan en önemli anahtardır.”
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak dijital sağlık uygulamalarını yaygınlaştırma kararlılığında olduklarını belirten Uzm. Dr. Çetin, mesajını şu duygusal sözlerle tamamladı:
“Her yıl binlerce bebeğin dünyaya gözlerini açtığı hastanelerimizde, ailelerimizin o eşsiz mutluluğuna ortak olmak bizler için gurur vesilesi. Vatandaş odaklı kamu hizmeti anlayışımızın en güzel örneklerinden biri olan e-Doğum ile dijital devlet vizyonunu Bursa’da en üst seviyeye taşımaya devam edeceğiz. Dünyaya gözlerini açan tüm yavrularımıza sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir gelecek diliyorum.
Sağlık
4 ADIMDA YAZ MEVSİMİNİ SAĞLIKLI GEÇİRİN
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Nilüfer Sağlık Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Tuğçe Ünal, yaz mevsiminde su tüketiminin önemi, sağlıklı beslenme ve sağlıklı pişirme yöntemleri ile gıda güvenliği hakkında açıklamalarda bulundu.
Sağlıklı beslenmenin en önemli faktörlerinden birinin su tüketimi olduğunu dile getiren Diyetisyen Ünal, “Yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte vücudumuzda ciddi miktarda sıvı ve mineral kayıpları olmaktadır. Dolayısıyla yetişkin bireylerde günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketimini öneriyoruz. Tabii ki bu kişisel farklılıklarımızdan etkilenebilir. Kişi eğer dışarıda çalışıyorsa, çok terliyorsa veya spor yapıyorsa bu rakamlar bir miktar arttırılabilir. Sıvı tüketimimizi desteklemek adına şekersiz yapılmış kompostolar, ayran, maden suyu tüketimi yine doğru birer alternatif olacaktır. Ancak gazlı içeceklerin sağlıklı beslenmede yeri yoktur ve kesinlikle su yerine geçmezler.” dedi.
Sağlıklı beslenme için ‘4 yapraklı yonca’ modelini önerdiklerini ve her bir yaprağın farklı bir besin grubunu temsil ettiğine işaret eden Ünal, “Bu besin grupları; et grubu, tahıllar, süt ve süt ürünleri ile sebze ve meyvelerden oluşan gruplardır. Eğer biz tabağımızda her öğünde bu dört yapraklı yoncanın en az üç yaprağından oluşan besin gruplarını bulundurabiliyorsak sağlıklı beslenmeden söz edebiliriz. Ancak yaz aylarında sık yapılan beslenme hatalarından bir tanesi de sadece meyve gibi bir tabakla öğün geçiştirilmesidir. Bu bizim dört yapraklı yonca modeline uymuyor ve tekdüze bir beslenmedir. Eğer aşırı meyve tüketimi yapılıyorsa bu bizim kan şekerimizin hızlı yükselip hızlı düşmesine, yani kan şekerimizdeki dalgalanmaların olmasına, aynı zamanda kilo artışımızın da hızlı bir şekilde olmasına sebebiyet verebilir.” şeklinde konuştu.
Diyetisyen Ünal ayrıca hafif beslenme uygulanmak istenirken bazen protein ihtiyacının göz ardı edildiğini vurgulayarak, proteinin yeterli miktarda tabakta yer almamasının sonucunda kas kaybı olabileceğinin altını çizdi.
Zehirlenmelere dikkat!
Yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte gıda zehirlenmesi vakalarında da artışların olabileceğine değinen Ünal, “Açıkta satılan, hijyeninden emin olmadığımız gıdalar ile soğuk zincirinin korunduğundan emin olmadığımız gıdaları tüketmemeliyiz. Tüketici olarak marketten buz dolaplarından aldığımız ürünleri evimizdeki buzdolabına taşıyıncaya kadar olan süreç içerisinde de yine dikkatli olmamızda fayda var. Sıcak yaz aylarında, marketlerin soğuk dolaplarından aldığımız ürünü en geç 1 saat içerisinde buzdolabımızda muhafaza edebiliyor olmalıyız.” ifadelerini kullandı.
Doğru şekilde muhafaza edin
Pişirme ve muhafaza yöntemlerinden de bahseden Ünal, yağda kızartma yerine fırınlama, ızgara, buharda pişirme gibi yöntemlerin çok daha doğru bir pişirme yöntemi olacağını belirtti. Ünal ayrıca, “Yemeklerin günlük ve taze olarak pişirilmesini tavsiye ediyoruz. Eğer günlük tüketebileceğimiz miktarın üzerinde bir yemek pişirmiş isek bunu, tenceremiz oda ısısına geldikten sonraki en geç yarım saat içerisinde yine buzdolabına kaldırarak orada muhafaza edilmesini tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.
Ünal son olarak, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Bursa’daki 14 sağlıklı hayat merkezinde diyetisyen danışmanlığı başta olmak üzere; fizyoterapist, psikolog, kanser taraması gibi hizmetlerden vatandaşların ücretsiz yararlanabileceğini sözlerine ekledi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login