Yerel
ŞANLI’NIN AÇIKLAMASINA ÖNEN’DEN BELGELİ YANIT
“‘BİZ HALKIMIZIN SESİ İLE KARAR VERİRİZ’ DİYEN ŞANLI’NIN, 2018 YILINDA TAŞINMAZ SATIŞLARINA START VEREN KARARDA DOĞRUDAN İMZASI BULUNUYOR.”
Milliyetçi Hareket Partisi Karacabey İlçe Başkanı Ahat Şanlı, geçtiğimiz hafta yaptığı basın açıklamasıyla “biz arsa satışlarına karşıyız” iddiasında bulundu. Ancak ne yazık ki belgeler, şatafatlı söylemlerin ve makama göre şekil alan nutukların arkasındaki gerçeği gösteriyor. Kamuoyunun önüne konan tutanaklar ve resmi kayıtlar, Şanlı’nın bugünkü yüksek perdeli ahlak nutuklarıyla bizzat çeliştiğini açıkça ortaya koyuyor.
Tutanaklar yalan söylemez: 2018’de “Evet” oyu var
2018 Şubat meclis oturumunda Hürriyet Mahallesi’ne ait yüzbinlerce metrekarelik taşınmazın satışı gündeme gelmiş; oylamada Ahat Şanlı dahil AK Parti ve MHP’li meclis üyeleri “evet” oyu kullanmıştı. Söz konusu parseller ve satılan metrekareler kayıtlarda açıkça yer alıyor. Şanlı’nın bugün “İttifak, ortak değerlerde buluşmak demektir. Bu değerler; milletin menfaati, vatanın bütünlüğü ve halkın refahıdır. Ancak bu, her alınan kararı onaylayacağız anlamına gelmez. Biz kendi aklımız, vicdanımız ve halkımızın sesiyle karar veririz. AK Parti ile ittifakımız, aynı düşünmek değil, birlikte Karacabey’e hizmet etmek içindir.” iddiası, resmi meclis kayıtlarıyla ters düşüyor.
Sözde “NET” duruş ve “köylünün mağduriyeti” söylemleri medyatik, ama gerçekte sorumluluk geçmişe kadar uzanıyor. 2014 sonrası başlayan kapsamlı satışların en ateşli dönemlerinden biri 2018 Şubat ayında başladı devamında 2020 yılında 255 taşınmaz satışının mecliste oylanmasıyla devam etti. O oturumlarda da AK Parti ve MHP’li meclis üyeleri satışa “evet” dedi ve o yetkiyle yüzlerce parsel satıldı. Bu kaynakların nasıl, hangi hizmetlerde harcandığını kamuoyu hâlâ bilmiyor. Şanlı’nın bugün ortaya koyduğu maske, geçmişteki kararların üstünü örtmeye yetmiyor.

“Makam ve paraya göre şekil alan” söylemi kime?
Şanlı, gazetemizi “makama ve paraya göre şekil alan kiralık kalem” olmakla suçladı. Peki kamuoyuna açıklayacak mısınız Ahat Bey geçmişte mecliste hangi kritik kararlara evet dediğinizi? “Biz hiç evet demedik” iddiası, kayıtlarla çakışınca suçlayıcı parmaklar önce sizi işaret ediyor. Eleştiri değil; açıklama bekliyoruz. Verin belgeleri, gösterin oylama kayıtlarını adım adım, yoksa bu söylem ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.
Halkın vicdanı, şovunuzu affetmez
Siyaset makam temsiliyetidir; makamı savunmak, makama yaranmak değildir. Bugün “onurlu duruş” nutukları atanların, geçmişte oy kullandığı satış kararlarını ve elde edilen gelirlerin nerelere kullanıldığını halka açıklama sorumluluğu vardır. Ahat Şanlı’nın “biz dik duruyoruz” edası, meclis tutanaklarıyla karşılaştırıldığında geçersizleşiyor. Bu çelişki, Karacabey’de siyaset yapan herkesin kaydında duracaktır.
Gazetemiz belgelerle konuşuyor
Biz iddia etmiyoruz; elimizdeki belgelere göre habercilik yapıyoruz. Kimin hangi tarihte, hangi parsel için, hangi oy kullandığına dair kayıtlar 1992 yılından bu yana YÖREM’in arşivindedir ve kamuoyuna açıktır. Ahat Şanlı’yı, sözlerini belgeye dökmeye; geçmişte verdiği oyları açıklamaya çağırıyoruz. Maske düşmüştür; şimdi samimiyet sınavı sırasıdır.
Ahat Şanlı için söyleyeceklerimiz basit: yüksek perdeden ahlak nutukları atmak kolaydır; zor olan geçmiş kararların sorumluluğunu üstlenmek ve halka hesap vermektir. Eğer iddianız sahici ise, gelin meclis kayıtlarını birlikte inceleyelim, isim isim açıklayın. Aksi halde söyledikleriniz “gösteri siyaseti”nden ibaret kalacaktır.
Gazetemiz adı geçen tüm belgeleri saklı tutmakta ve hem ilgili meclis tutanaklarını hem de geçmiş oylama kayıtlarını gerektiğinde bugün olduğu gibi kamuoyuyla paylaşmaya hazırdır. Karacabey halkı, makama göre şekil alan değil; hesap veren siyasetçiler görmek istiyor.
Şanlı’nın açıklaması sonrası Önen’den belgeli yanıt
MHP İlçe Başkanı Ahat Şanlı’nın açıklamalarının ardından gazetemiz İmtiyaz Sahibi Şaban Önen, belgelerle konuşarak, adeta tokat gibi bir açıklamada bulundu.
Önen, “07.02.2018 tarihli, 2018/24 karar numaralı belediye meclisi evrakında; Hürriyet kırsal mahallesinde 4, Doğla kırsal mahallesinde 1 olmak üzere toplam 5 adet tarla vasfındaki arsanın satışına Ahat Şanlı’nın doğrudan oyu vardır. Ben geçtiğimiz günlerde kamuoyunu meşgul eden bilgi kirliliklerini ortadan kaldırmak ve topluma doğru bilgi aktarmak üzere bir yazı kaleme aldım. Yazımda, Belediye Başkanı Sayın Fatih Karabatı’nın bugünlerde gerçekleştirdiği arazi satışlarının 2018 ve 2020 yıllarında Ali Özkan döneminde mecliste alınan yetkilere dayandığını, bazı siyasilerin ise bu konuda partililerine çelişkili ve yanlış beyanda bulunduğunu ve eylemlerinde zamansız olduğunu vurguladım. Bu açıklamalarıma birçok siyasetçiden ve okuyucudan olumlu dönüşler gelirken, kendi siyasi hayatını 2023’e sınırlamış MHP İlçe Başkanı Sayın Ahat Şanlı’dan seviyesiz, topluma mal olmuş ve MHP’nin seçilmiş bir başkanına yakışmayan açıklamalar okudum.”
Önen, Şanlı’nın kendisine cevap niteliğindeki açıklamasını dedikodu mekanizmasının değirmenine su taşıyan yine yetkisiz ve sorumluluk taşımayan, ruhsatsız sosyal medya platformlarından yapmayı tercih ettiğini vurgulayarak, şu açıklamalarda bulundu:
“Sayın Şanlı, Yapmış olduğunuz basın açıklaması; hakaret, iftira ve çaresizlik kokmaktadır. Gerçeklerden kaçıp basına saldırmanız, sizi sadece aciz ve tutarsız bir siyasetçi konumuna düşürmektedir.

Siz “arsa ve toprak satışlarına evet demedik” diyorsunuz ama Karacabey halkı çok iyi biliyor ki sizin döneminizde alınan kararların izleri ortadadır. Gerçekleri gizleyemezsiniz, belgeler arşivlerde duruyor. Basına saldırarak geçmişinizi temizleyemezsiniz!
Tirajımızla uğraşacak kadar küçülmüşsünüz. Bizim tirajımız değil, sizin siyasi inandırıcılığınız bitmiş durumda. Çünkü size teslim edilen parti mührünüz ve aklınız başka ellerde geziyor. Karacabey’de halkın güvenini kaybetmiş bir ilçe başkanı olarak basına saldırmanız, aslında son çırpınışlarınızdır. Gazetecilere “tetikçi” diye hakaret eden birinin siyaset sahnesinde tek sermayesi yalandır.
Ülkücü şehitlerimizin adını kendi koltuğunuz için kullanmanız, en ağır saygısızlıktır. O şehitlerin vebali sizin gibi makam uğruna eğilenlerin omzuna değil, gerçekten ilkeli duranların omzuna yazılır. Siz ne ülkücülüğü ne de onurlu duruşu temsil edebiliyorsunuz.
‘Kılavuzu karga olanın burnu çamurdan kurtulmaz’ derler. MHP’nin kalemini ve ilçe başkanlığı mührünü başkalarına kiralayan Sayın Şanlı’ya, haddimi aşmadan, kamuoyu adına son olarak şu soruları yöneltmek istiyorum. Sorularıma dilediğiniz platformda yanıt verebilirsiniz; bu konuda gazetemizin kapılarının da size açık olduğunu özellikle belirtmek isterim.”
Önen’in Şanlı’ya yönelttiği sorular:
- 07.02.2018 tarihindeki belediye meclis toplantısında Ali Özkan tarafından gündeme getirilen taşınmaz satışlarına oyunuz ne oldu?
- 21.05.2020 tarihindeki belediye meclis toplantısında, yine Ali Özkan tarafından gündeme getirilen 255 adet taşınmazın satışına şu anda ilçe başkanlığı görevini yürüttüğünüz Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutumu ne olmuştur?
- Son olarak; 07.05.2025 tarihinde Karacabey Belediye Başkanı Sayın Fatih Karabatı tarafından meclis gündemine getirilen taşınmaz satışları oylamasına, hassasiyet göstererek meclis üyelerinizi göndermediniz. Peki Şanlı, eğer gerçekten bu satışlara karşıysanız, neden o gün oturuma katılıp meclis tutanaklarına açıkça ‘ret’ şerhi düşmediniz?
Yerel
ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU
Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.
Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.
Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.
Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.
Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.
Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.
Yerel
GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI
Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.
Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.
Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.
Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”
Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.
Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
Ne olmuştu?
Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yerel
ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.
İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:
“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.
18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.
Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.
Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.
Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.
Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.
Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.
“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”
Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:
Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?
Hayır!
Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.
Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.
Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.
Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.
“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.
Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.
Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.
Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.
Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.
Yetkililere çağrımız açıktır:
Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.
Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.
Varsa ihmaller araştırılsın.
Sorumlular hukuk önünde hesap versin.
Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.
Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.
Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.
Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gökçe için adalet istiyoruz.
Kadınlarımız için güven istiyoruz.
Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.
Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.
Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.
Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login