Politika
KOÇAK; KARABATI’YI İSTİFAYA DAVET ETTİ
Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, ilçe teşkilat binasında ilçemizin sorunlarıyla ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Koçak, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
“Değerli basın mensubu arkadaşlarım, Karacabey, malumunuz olduğu gibi 1 Nisan itibariyle, yani yaklaşık 1,5 yıl önce el değiştirdi. Sayın Fatih Karabatı, iki dönem belediye başkanlığı yapmış olan Ali Özkan’ın koltuğuna oturma hakkı kazandı. Halkımızın teveccühü bu yönde oldu, demokrasi kazandı ve biz de bu demokratik sonuçlara elbette saygı duymaktayız.
Lakin aradan geçen yaklaşık iki yıllık süre içerisinde, hepimizin yaşamaktan mutluluk duyduğu ve çok sevdiğimiz Karacabey’imizin hizmet alma boyutunda çok ciddi eksiklikler olduğunu görmekteyiz. Bir şeylerin tam olarak yapılmadığını ve Özkan zamanında var olan iş yapış sürecinde aksaklıkların yaşanmaya başlandığını gözlemlemekteyiz.
Karacabey’in, hepinizin bildiği gibi, kangren olmuş birkaç büyük sorunu vardır. Sayın Karabatı, göreve başladığı ilk 100 gün içerisinde bu sorunlara öncelik vereceğini ve ivedilikle çözeceğini taahhüt etmişti. Ancak gördüğümüz kadarıyla bu sorunların çözümü noktasında herhangi bir adım atılmadı, herhangi bir girişimde bulunulmadı. Görünen o ki, bu sorunlar çözülmeyecek gibi duruyor.
Her şeyden öte bizler, Saadet Partisi olarak hem ülkemizin hem ilçemizin hem de tüm dünyanın saadeti ve huzuru için siyaset yapan büyük ve köklü bir teşkilatız. Bu bağlamda ilçemizin sorunlarına kayıtsız kalmayan, ilçemize hizmet gelebilmesi adına mücadele eden ve bu yönde siyaset üreten bir partiyiz. Karacabey’in sorunları hakkında gerek yazılı paylaşımlarımızla gerekse sosyal medyada yer alan paylaşımlarımızla ve çekmiş olduğumuz videolarla zaten herkes de tanık olmuştur. Bu bağlamda birkaç acil çözüm bekleyen sorunu gündeme taşıdık.
Sayın Belediye Başkanını da elbette bu meseleleri çözmeye davet ettik. Belediye başkanına ilk olarak, İYİ Parti’deyken seçildiği zaman sık sık AK Parti Belediyesi’nin yapmış olduğu pavyonlar bölgesini eleştirdiğini hatırlatarak, biz de Sayın Başkan’a “pavyonlar meselesinin” ilçemiz adına nasıl bir sosyal patlamaya ve insanların aile yapısına, toplumun genel örf, ahlak ve inançlarına uygun olmayan nahoş görüntülere sebebiyet verdiğini ilettik. Hepinizin de bildiği gibi, pavyonlar bölgesi diye bilinen bölgede bugün yaklaşık 10-11 mekan bulunmaktadır.
Karacabey’in genişlemesi ile birlikte, Taşlık kırsal bölgesine doğru TOKİ’lerin yapılması ve hızlı trenin yapılacağı iddia edilen bölgenin bu bölgeye yakın olması nedeniyle, bu mekanların mevcut yerlerinden taşınarak Karacabey’in mümkün olduğunca dışında bir bölgeye taşınması gerektiğini kendisine ilettik. Halktan da bize gelen haklı talepler bu yöndeydi.
Madem kendisi de bu konuda hassastı ve kararlıydı, biz de süreci bir an evvel çözeceğini bekliyorduk. Ancak gördük ki, Sayın Başkan gerek medya üzerinden yaptığımız paylaşımlara gerekse kendisini ziyaret ederek dile getirdiğimiz konuşmalarımıza cevaben:
“Buradakilere verilmiş olan bazı haklar vardır ve bu haklar 2028 yılına kadar geçerlidir. Bu süre zarfında herhangi bir şey yapılamaz” dedi. Ayrıca “Verilmiş olan hak geri alınamaz ve eğer kaymakamlıktan ya da valilikten bir yazı gelirse süreci o boyuta taşırsanız ben gerekeni yaparım” şeklinde bir açıklamada bulunarak süreci başka adreslere yönlendirmeyi tercih etti ve konuyu kapatmayı amaçladı.
Bizler bu bağlamda ne yapılması gerekiyorsa arkadaşlarımızla birlikte gündeme alıp değerlendireceğiz. Ama şu bir gerçektir ki: Sayın Karabatı, pavyonlar meselesinde gerekli hassasiyeti göstermek yerine konunun üzerini kapatma yoluna gitmektedir. Seçim döneminde bu konuyla ilgili bazı iddialar ortaya atılmıştı; şahsıyla bir bağlantısı var mı yok mu, bu konulara şu an için girmiyoruz ve girmek de istemiyoruz.
Diğer bir mesele olan Emirsultan ve Gazi Mahallesi’ndeki Bayıraltı sorunu… Hepimizin bildiği gibi Mustafakemalpaşa’dan ilçemize gelen vatandaşlarımız hayvancılıkla uğraşmakta ve geçimlerini bu şekilde sağlamaktadır. Bir zamanlar çok fazla insanın yaşamadığı Esentepe ve Gazi Mahallesi Bayıraltı mevkiinde birçok hayvan damı bulunmaktaydı ve burada canlı hayvan bakılmaktaydı. Ben ve benim gibi birçok vatandaşımız bu bölgelerde yaşamaktadır ve haklı olarak, bu hayvan damlarından yayılan pis kokudan ciddi şekilde etkilenmektedir.
O bölgedeki vatandaşlarımızdan bize defalarca şikâyet gelmişti. Biz de bu sorunlara kayıtsız kalmayacağımızı, halkımızın yanında olarak çözümler üreteceğimizi taahhüt ettik. Bu süreçte yaptığımız video çekimi, Bayıraltındaki pis kokunun ve görsel kötü görüntünün giderilmesi ve bölgenin daha düzenli hâle gelmesini amaçlamaktaydı. Avrupa’da bu sektör, bazı standartlara uygun şekilde yürütülürken bizde hala hijyenik denetimden uzak, insan sağlığını tehlikeye atan uygulamalar yapılmaktadır.
Sayın Karabatı da video çektiğimiz yere gelerek belediye kamyonlarını yönlendirdi ve birkaç kez taşıma işlemi yaptırdı. Ancak gördük ki hayvan damlarında çıkarılan pislikler, az ilerideki başka tarlalara dökülerek var olan kötü görüntü ve pis koku çok daha geniş bir alana yayılmış oldu.
Değerli arkadaşlar, birincisi biz kendi çıkarımız ve menfaatimiz için siyaset yapmıyoruz. Konuyu gündelik ve geçici çözümlerle erteleyebilecek bir duruşumuz yoktur; hiçbir zaman olmadı. Milli Görüş’ün iktidarda olduğu her dönem, mantıklı, tutarlı, uzun vadeli ve kesin çözümlerle sorunların temeline inerek hareket edilmiştir.
Burada da Sayın Karabatı’nın böyle bir adım atacağını zannettik. Ancak gördük ki Sayın Başkan, günü kurtarma, kameralar önünde konuşma ve insanlara algı yaratma derdindedir. Bu tür bir siyasetin başarılı olamayacağını biz çok iyi biliyoruz. Algı yönetimiyle konuyu geçiştirmeyi prensip edinmiş olacak ki, bizlerin kendisinden kalıcı çözümler isteme sebebimiz, bu faaliyetler devam ettiği sürece sorunların üzerinin örtülmeye devam etmesi ve daha sağlıklı, hijyenik ortamların sunulmasının ertelenmesidir.
Nihayetinde geldiğimiz noktaya bakın: Karacabey, aradan geçen iki yıl içinde Sayın Karabatı’nın seçim döneminde verdiği taahhütleri yerine getirmemesi nedeniyle kayıplar yaşamaktadır. Seçim döneminde halkla paylaştığı projelerden kaç tanesini yaptı? Hangi projenin temelini attı? Sayın Karabatı ne kadar samimi bir siyasetçidir? Siyasette var olma amacı şahsi çıkar mı, yoksa Karacabey’in çıkar ve menfaatleri midir?
Ben buradan kendisine seslenmek istiyorum: Sayın Karabatı, bu iki yıl boyunca Karacabey için yaptığınız şey nedir? Algıyı yönetmek, konuyu geçiştirmek, hakkınızda yapılan eleştirileri görmezden gelmek, basına kahvaltı vererek konuyu çarpıtmak, kameraman ve gazetecinizle sahne yapmak konusunda profesyonelsiniz. Ama bilmelisiniz ki toplum hizmet bekliyor ve bir gün bu toplum bunun hesabını soracaktır!
Eğer bu üç yılı da aynı şekilde, klima odanızda geçirerek tüketeceğinizi düşünüyorsanız, ben Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı olarak çok net söylüyorum: Sayın Karabatı, lütfen o koltuğu bırakın. Karacabey’in kaybedecek üç yılı daha yok! Bu kez Karacabey kazanacak, ama sayenizde ve iş bilmezliğiniz yüzünden kaybetmektedir.
Hiçbir şey yapmadınız, hiçbir şeyin temelini atmadınız, sadece konuştunuz, konuştunuz. Arkanıza kameramanınızı taktınız, yanınıza gazetecinizi aldınız ve “onu yaz, bunu not al” tiyatrosu yaptınız; peki ne yapıldı? Karacabey, görsel olarak kalabalık bir köy görünümünde, çevre kirliliği mevcut, sokakları temiz değil. Modern bir çizgi ve görünüm yok. Kaldırımlar yamuk, taşlar eksik, asfaltlar yamalıdır.
Karacabey’de görsel estetik yoktur. Altyapı, Ali Özkan zamanında bir miktar geliştirilmiş, sonrasında üzerine hiçbir şey yapılmamıştır. Yarattığınız tüm algı, bir hayal ürünüdür. Şu an elle tutulur hiçbir şeye tanık olamıyoruz.
Sizden, şahsınıza yapılan eleştirilere kulak vermenizi, toplumun karşısına hikayelerinizle değil, icraatlarınızla çıkmanızı bekliyoruz. Yapamayacaksanız da yol yakınken istifaya davet ediyoruz. “Benim yapabileceğim bu kadar, daha fazlasını yapabilecek bilgi ve birikime sahip değilim” deyin ve Karacabey’i daha emin ellere teslim edin.
Biz, Türkiye’nin gelişmiş, iktisadi ve sosyal olarak bağımsız, milli değer yargılarına ve maneviyatına sahip çıkan bir devlet yapısının kazandırılması için mücadele eden insanlarız. Hiçbir makam, hiçbir mevki, nefsi duygularımızı kabartarak, herhangi bir ihalede usulsüzlüğe, yandaşa ihaleye, liyakatsiz kişilere görev verilmesine asla müsamaha göstermeyiz.
Biz, bu memlekette denk bütçeden, Kıbrıs’taki soydaşlarımızın bağımsızlık mücadelesine kadar her alanda mücadele eden, 50 küsur yıllık dik duruşu olan ve bu uğurda ciddi bedeller ödemiş bir siyasi partiyiz. Ülkemizin, ilimizin ve ilçemizin çıkar ve menfaatlerini, Karacabey halkının daha müreffeh yaşaması için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz.
Siyaset: onur, haysiyet ve cesaret işidir. İşte bu cesaret, Milli Görüş gömleğini giymiş bizlerin en büyük mükafatı ve onurudur.”
Politika
AK PARTİ KARACABEY GENÇLİĞİ BURSA’DA ZİRVEDE!
AK Parti Karacabey İlçe Gençlik Kolları Başkanı Can Akbay, üye çalışmalarında elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, Karacabey teşkilatının son iki aydır üst üste Bursa genelinde birinci olduğunu belirterek, “Karacabey gençliği olarak zirvedeyiz” dedi.
AK Parti Karacabey İlçe Gençlik Kolları, sahada yürüttüğü üye çalışmalarıyla dikkat çeken bir başarıya daha imza attı. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Karacabey, son iki ayda üst üste Bursa genelinde en başarılı ilçe teşkilatı oldu.
Elde edilen başarının teşkilatın sahadaki yoğun ve özverili çalışmasının bir sonucu olduğunu belirten AK Parti Karacabey İlçe Gençlik Kolları Başkanı Can Akbay, başarıdan duyduğu gururu dile getirdi.
Akbay, “Teşkilatımızın tüm kademeleriyle birlikte sahada yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Özellikle gençlerimize ulaşmak, onların beklentilerini dinlemek ve partimizin çalışmalarını anlatmak adına önemli bir gayret gösteriyoruz. Üye çalışmalarımızda elde ettiğimiz başarılı sonuçların yanı sıra, son iki aydır üst üste Bursa genelinde birinci olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu bizim için çok kıymetli bir başarı” dedi.
Bu sonucun yalnızca bir sıralama başarısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akbay, başarının arkasında teşkilat mensuplarının sahadaki emeği ve vatandaşlarla kurulan gönül bağının bulunduğunu ifade etti.

“Başarı sahada verilen emeğin sonucu”
Can Akbay açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bizim için teşkilatçılık sadece üye sayısını artırmak değildir. İnsanlara dokunmak, onları dinlemek, dertleriyle ilgilenmek ve gönüllerine girebilmektir. Sahada arkadaşlarımızla birlikte büyük bir özveriyle çalışıyoruz. Her bir üyemizin, her bir teşkilat mensubumuzun bu başarıda ayrı bir emeği var. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo hepimizin ortak başarısıdır.”
Karacabey’de gençlerin siyasete ve teşkilat çalışmalarına olan ilgisinin de kendilerini mutlu ettiğini belirten Akbay, önümüzdeki süreçte çalışmaları daha da artıracaklarını söyledi.
Akbay, “Gençler bizim geleceğimiz. Karacabey’in gençlerine ulaşmaya, onların fikirlerini dinlemeye ve teşkilatımızda daha fazla gencimizi görmek için çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz bu başarıyı sürdürülebilir hale getirmek ve Karacabey teşkilatını Bursa’da her alanda örnek gösterilen teşkilatlardan biri yapmak. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Genel Merkezimiz ve Bursa İl Teşkilatımızın ortaya koyduğu hedefler doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Akbay, elde edilen başarıda kendilerine destek veren teşkilat yöneticilerine de teşekkür ederek, AK Parti Bursa İl Gençlik Kolları Başkanı Furkan Akın’a, AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Gültekin Saygısever’e, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı’ya ve büyük bir özveriyle çalışan Gençlik Kolları Yönetimi’ne teşekkür etti.

Saygısever: “Gençlik kollarımızla gurur duyuyoruz”
AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Gültekin Saygısever de Gençlik Kolları’nın elde ettiği başarıdan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, gençlik teşkilatının sahadaki çalışmalarının teşkilatın gücüne güç kattığını söyledi.
Saygısever, “Gençlik Kollarımızın son iki ayda üst üste Bursa birincisi olması bizleri son derece gururlandırdı. Bu başarı, genç kardeşlerimizin sahada ne kadar büyük bir özveriyle çalıştığının en güzel göstergesidir. Can Başkanımızın şahsında tüm Gençlik Kolları Yönetimimizi ve sahada emek veren bütün teşkilat mensuplarımızı tebrik ediyorum” dedi.
AK Parti teşkilatının başarısının birlik ve beraberlik içerisinde yapılan çalışmaların sonucu olduğunu ifade eden Saygısever, “Biz Karacabey teşkilatı olarak her kadememizle birlikte sahadayız. Kadın Kollarımız, Gençlik Kollarımız ve ana kademe teşkilatımızla aynı hedef doğrultusunda çalışıyoruz. Gençlerimizin dinamizmi ve enerjisi bizlere ayrıca güç veriyor. Bursa genelinde üst üste iki ay birinci olmak önemli bir başarıdır ancak bizim için asıl önemli olan bu çalışma azmini devam ettirmektir” ifadelerini kullandı.
Saygısever, Karacabey’de AK Parti teşkilatının her geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, “Kapımız da gönlümüz de tüm vatandaşlarımıza açık. Bundan sonra da Karacabey’imizin her mahallesinde, her sokağında vatandaşlarımızla buluşmaya ve onların yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“Bu başarı hepimizin”
AK Parti Karacabey İlçe Gençlik Kolları Başkanı Can Akbay ise açıklamasının sonunda, “Bu başarı hepimizin. Sahada emeği olan, kapı kapı dolaşan, vatandaşlarımızla gönül bağı kuran tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Daha çok çalışacağız, daha çok gencimize ulaşacağız ve Karacabey gençliğini Bursa’da zirvede tutmaya devam edeceğiz” dedi.
Politika
SALIKOÇ “BÜYÜK ÇINARIN GÖLGESİNDEN YARINLARA: HALKIN PARTİSİ CHP 103 YAŞINDA”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karacabey İlçe Sekreteri Güven Gürkan Salıkoç, partinin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda köklü geçmişe ve devrimci ruha vurgu yaptı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine sahip çıkacaklarını belirten Salıkoç, CHP’nin masabaşı hesaplarla değil milletin sinesinden doğduğunu ifade ederek, Karacabey’de ve tüm Türkiye’de partiyi özde halkın merkezine yerleştirme kararlılığında olduklarını söyledi.
Salıkoç’un yazılı açıklaması şöyle;
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” diyerek bizlere emanet ettiği partimizin 103. kuruluş yıl dönümünü gururla ve heyecanla kutluyoruz. 9 Eylül 1923’te temelleri atılan bu büyük çınar, yalnızca bir siyasi parti değil; bu toprakların bağımsızlık iradesi, cumhuriyetin çimentosu ve milletimizin aydınlık geleceğidir.
Asırlık tarihimiz boyunca partimiz, nice badireler atlatmış, darbeler görmüş, kapatılmış ve ağır baskılara maruz kalmıştır. Ancak kökleri Kurtuluş Savaşı’nın mücadelesine ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne dayanan Cumhuriyet Halk Partisi, her defasında küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır. Çünkü bu parti, masalardan ya da konjonktürel hesaplardan değil; doğrudan milletin sinesinden doğmuştur. Bu köklü geçmiş bize göstermiştir ki; tarih boyunca bünyemizden filizlenip “yeni” iddialarla yola çıkanlar, zamanın rüzgarıyla tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir. Fakat asıl gücünü milletinden alan Cumhuriyet Halk Partisi, dimdik ayaktadır ve ebediyen ayakta kalacaktır.
Bugün yürütülen değişim ve dönüşüm mücadelesi, sadece dönemsel bir “yenilenme” değildir; bu yürüyüş, partimizi tam anlamıyla kendi fabrika ayarlarına, yani devrimci ruhuna kavuşturma kararlılığıdır. Bizim anlayışımızda gerçek ve kalıcı değerler üretmek, sığ tabela yeniliklerinde değil; köklü özü koruyarak milletin kalbine ve özüne dönmektedir.
Büyüklerimizin, eskilerin o hürmet dolu ve samimi ifadesiyle “Halk Parti” dediği bu ulu çınarı, yeniden ve en güçlü şekilde milletimizle buluşturmak en büyük gayemizdir. Karacabey’de ve tüm Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi’ni sözde değil, özde halkın tam merkezine yerleştirmek zorundayız. Altı Ok’un temsil ettiği cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilik ilkelerini sadece rozetlerimizde taşımayacak; önce kendi hayatlarımızda, eylemlerimizde ve mücadelemizde yaşatacağız.
Hiç kimse şüphe etmesin ki; Cumhuriyet Halk Partisi sahipsiz değildir, dün olmadığı gibi bugün ve yarın da asla sahipsiz kalmayacaktır. Ne partimizin ilkelerinden taviz verecek ne de bu ulu çınarın gölgesini milletsiz bırakacağız.
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin ve Partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, yol arkadaşlarını ve partimize emeği geçen tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Karacabeyli hemşehrilerimizin ve tüm yurttaşlarımızın 9 Eylül Kuruluş Yıl Dönümü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.”
Politika
DERVİŞOĞLU, “5 YILDA BORÇLU ÇİFTÇİ KALMAYACAK”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mustafakemalpaşa’nın Çeltikçi Mahallesi’nde çiftçilerle bir araya geldi. Tarım politikalarını eleştiren Dervişoğlu, çiftçilerin artan borç yüküne dikkat çekerek, iktidara gelmeleri halinde 5 yıl içerisinde bankalara borçlu çiftçi bırakmayacaklarını söyledi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Bursa programı kapsamında Mustafakemalpaşa’nın kırsal Çeltikçi Mahallesi’ni ziyaret ederek çiftçiler ve vatandaşlarla buluştu. Köy meydanında üreticilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu’na, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu eşlik etti. İYİ Parti Mustafakemalpaşa ve Karacabey İlçe Teşkilatı da programda yer aldı.
Çeltikçi’de vatandaşlara hitap eden Dervişoğlu, Türkiye’nin farklı bölgelerinde çiftçilerin benzer sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, üreticinin tarlasından koparılmaması gerektiğini söyledi.
Esnafın sorunlarını dükkânında, işçinin sıkıntılarını fabrikada, çiftçinin problemlerini ise tarlada dinlediklerini ifade eden Dervişoğlu, vatandaşların yaşadığı sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşımaya çalıştıklarını söyledi.
“Borçlu olan çiftçi değil, devlet çiftçiye borçlu”
Tarım sektöründeki en önemli sorunlardan birinin çiftçinin ürettiğinin karşılığını alamaması olduğunu dile getiren Dervişoğlu, çiftçilerin yüksek maliyetler ve borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını savundu.
Dervişoğlu, “Çiftçiyi toprağına küstürmemek, toprağından uzaklaştırmamak gerekiyor. Ama şu anda devlet bunun tam tersini yapıyor. Çiftçi yaptığı üretimin karşılığını alamıyor ve borçlanıyor. Borçlu olan çiftçi değildir. Devlet çiftçiye borçludur” dedi.
Çiftçiye verilmesi gereken tarımsal desteklerin yasal düzenlemelerde öngörülen seviyede olmadığını ileri süren Dervişoğlu, gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inin çiftçiye verilmesi gerektiğini söyledi.
Bu rakamın günümüzde yaklaşık 750 milyar liraya karşılık geldiğini belirten Dervişoğlu, hükümetin çiftçiye bu miktarın çok altında destek verdiğini savunarak, devletin her yıl üreticiye karşı yaklaşık 500 milyar liralık bir borç biriktirdiğini iddia etti.
Dervişoğlu ayrıca çiftçilerin bankalara olan borcunun 1,5 trilyon lirayı aştığını ifade ederek, yüksek borç ve faiz yükünün üreticiyi çıkmaza sürüklediğini söyledi.
“5 yıl içinde borçlu çiftçi kalmayacak”
Çiftçilerin borç yükü konusunda dikkat çeken bir vaatte bulunan Dervişoğlu, İYİ Parti’nin iktidara gelmesi halinde üreticilerin bankalara olan borçlarının beş yıl içerisinde tamamen ortadan kaldırılacağını söyledi.
Dervişoğlu, “Cenabıallah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse beş yıl içinde çiftçilerin bankalara 1 lira bile borcu kalmayacak. Toprağına küsen çiftçi tarlasına geri dönecek” ifadelerini kullandı.
Kimseye karşılıksız bir şey vaat etmediğini, yalnızca çiftçinin hakkının teslim edilmesini savunduğunu belirten Dervişoğlu, devletin tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.
“Tarlalar vatandır, muhafızları çiftçilerdir”
Pandemi döneminde gıdaya erişimin stratejik öneminin daha net ortaya çıktığını belirten Dervişoğlu, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik meselesi olduğunu söyledi.
Dervişoğlu, “Bir millet kendisini besleyemezse başkalarına esir olur. Bizim için tarlalar vatandır. Muhafızları da çiftçilerimizdir” dedi.
Çiftçilik yapan nüfusun yaşlandığına, gençlerin ise giderek tarımdan uzaklaştığına dikkat çeken Dervişoğlu, yalnızca domates, biber ve ayçiçeği üreticilerinin değil, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki tüm üreticilerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Fındıkçıdan fıstıkçıya, incirciden pamukçuya, hububat üreticisinden meyve ve sebze üreticisine kadar geniş bir kesimin ekonomik sıkıntılar yaşadığını ifade eden Dervişoğlu, üreticilerin borçlanarak ayakta kalmaya çalıştığını savundu.
“Herkes dertli”
Tarım sektöründeki sorunların yalnızca belirli bir ürün veya bölgeyle sınırlı olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, “Sadece domates üreten, biber üreten, ayçiçeği üreten dertli değil. Herkes dertli. Fındıkçı dertli, fıstıkçı dertli, incirci dertli, pamukçu dertli, hububat üreten dertli, meyve sebze üreten herkes dertli. Herkes borçlu, herkes de başka bir çare aramanın peşine düşmüş” diye konuştu.
Üreticinin tarlasından kopması halinde Türkiye’nin gıda güvenliği açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağını belirten Dervişoğlu, çiftçilerin üretime devam etmesinin ülkenin geleceği açısından zorunlu olduğunu söyledi.
“Çare milletimizdir”
Konuşmasında ekonomik sorunların çözümünün milletin tercihinden geçtiğini belirten Dervişoğlu, vatandaşların sandıkta karar vereceğini söyledi.
“Çare milletimizdir” diyen Dervişoğlu, devletin görevini yerine getirmesi halinde Türkiye’nin dışa bağımlı hale gelmeyeceğini savundu.
Dervişoğlu, “Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkûm kalmayacaktır. Devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçludur, kendisini çaresiz hissetmektedir. Aslında çare milletin ta kendisidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorunu olmadığını belirten Dervişoğlu, Anadolu’yu dolaşarak vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemeye devam edeceğini söyledi.
Şehit babasından Dervişoğlu’na teşekkür
Çeltikçi’deki buluşmanın dikkat çeken anlarından biri de 1994 yılında Beytüşşebap’ta PKK’lılarla girdiği çatışmada şehit olan Fedai Çakır’ın babası Ahmet Çakır ile Dervişoğlu arasında yaşanan diyalog oldu.
Ahmet Çakır, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak tartışılan süreçte partisinin sergilediği tutum nedeniyle Dervişoğlu’na teşekkür etti.
Çakır’ın, “Bir tek siz onlara destek vermediniz, size teşekkür ediyorum” sözleri üzerine Dervişoğlu, terör örgütü PKK’ya yönelik tutumlarının değişmeyeceğini belirterek, “Sana söz veriyorum, ben var olduğum süre içerisinde tüm canımla, kanımla onlara karşı duracağız” dedi.
Domates tarlasında üreticileri dinledi
Köy meydanındaki konuşmasının ardından Dervişoğlu ve beraberindeki heyet, Çeltikçi Mahallesi’nde bulunan bir domates tarlasını ziyaret etti.
Burada tarım işçileri ve üreticilerle bir araya gelen Dervişoğlu, işçilerin çalışma şartlarını ve üreticilerin maliyet sorunlarını dinledi. Üreticiler özellikle artan girdi maliyetleri, ürün fiyatları ve borç yükü nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları aktarırken, Dervişoğlu da partisinin tarıma ilişkin çözüm önerilerini anlattı.
Tarla ziyaretinde ise renkli görüntüler ortaya çıktı. Bir üreticinin elinde bulunan biri üzgün, diğeri gülen yüz şeklinde hazırlanmış iki ayçiçeğini gören Dervişoğlu, ayçiçeklerinden birini mevcut durumda çiftçinin yaşadığı sorunlara, diğerini ise iktidara gelmeleri halinde üreticinin yüzünün güleceği döneme benzetti.
Çeltikçi’de çiftçilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu’nun ziyaretinde, yüksek maliyet, düşük ürün fiyatları, artan borç yükü ve tarımsal destekler gündemin öne çıkan başlıkları oldu. Dervişoğlu, üreticinin yeniden toprağına güvenle bağlanması gerektiğini belirterek, “Toprağına küsen çiftçi yeniden tarlasına dönecek” mesajını verdi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login