Connect with us

Bursa Bölge

MAALESEF KRAL ÇIPLAK

Şaban Önen’in Kaleminden

Yerel basın, ülkede demokrasinin varlığı ve güçlenmesi adına vazgeçilmez derecede önemlidir. Kentte yaşayanların, kent yönetimine etki edebildiği demokratik mekanizmalardan biri de hiç kuşkusuz ki yerel basındır.

Maalesef yerel ölçekli görünen bazı sorunlar aslında ülkemizin temel sorunları halini almıştır. Örneğin rant, adam kayırma ve çıkar amaçlı siyasi çeteleşme gibi sorunlar son yıllarda Anadolu’nun birçok şehrinde kangren haline gelmiştir. Bunlara karşı gazetecilik görevini yerine getirerek halkın haber alma hakkını savunan biz gazeteciler ise, ne yazık ki çoğu zaman sözlü ve fiili saldırıların hedefi olmaktayız. Tüm bu olumsuzluklara bir de yaşadığımız kentte seçilmiş yerel yöneticilerin sizden istediği haberleri yapmadığınızda, arzu edilen kalıba bir türlü sığmadığınızda, eleştirel yazılarınızla sürekli gündem oluşturmanız da eklenince ekonomik kıskaç altında varlık-yokluk mücadeleniz kaçınılmaz oluyor.

Evet kıymetli YÖREM okurları; sizleri bugünkü yazımda Bursa Büyükşehir ve Karacabey Belediye Başkanları’nın Basın İlan Kurumu’na bağlı, Bursa Gazeteciler Cemiyeti Üyesi, vasıflı gazete kategorisinde olan Karacabey YÖREM Gazetesi’ne uygulanan keyfi yaptırımlardan ve ambargolardan söz etmek istiyorum. Keyfi diyorum çünkü siz bir kurumun başındaysanız, o kurum size ‘hizmet’ etmeniz için emanet olarak belli bir süreyle verilmiştir. Yani o kurumu babanızın çiftliği gibi görüp kullanamazsınız. Parti rozetinizi çıkartarak size oy veren vermeyen tüm bireylere hizmet etmek zorundasınız. O kurumu şahsi ego ve çıkarlarınıza göre dizayn etmeye kalkarsanız kısa vadede belki kazandığınızı düşünebilir ama sonunda kaybeden siz olursunuz.

İşte gazeteniz YÖREM ilk ambargoyu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş’tan gördü. Bize ulaşan iddiaya göre, 2019 yerel seçimleri öncesinde çevresindeki sözde basın danışmanlarınca(!) montajlanarak servis edilen bir siyasi fotoğrafı, daha sonra doğru bir şekilde okurlarıyla paylaşan YÖREM’e, ilçedeki yandaşlarının da yardımıyla anında kırmızı çizgi çekildi. Bu konuda gazeteniz YÖREM, yaptığı doğru ve ilkeli haberden dolayı ekonomik anlamda cezalandırılırken, hiçbir şekilde mesleğimizle bağdaşmayan, her şeyden öte siyasi etiğe yakışmayan bu davranışı sergileyenler ise, Büyükşehir Belediyesi’nde görevler alarak ödüllendirildi. Bu etik olmayan yaptırıma rağmen YÖREM Gazetesi, Büyükşehir Belediyesi’nden haber merkezimize ulaşan tüm haber ve duyuruları okurlarıyla paylaşmaya devam etti, etmeye de devam edecek.

Gelelim Karacabey’in vizyoner(!) başkanına… Gazeteniz YÖREM, şehrimizin başarılı(!) başkanı ile aslında birçok kez karşı karşıya geldi. Özellikle ilk görev döneminde kendisiyle alakalı olumsuz eleştirilere ve bir belediye başkanının yapmaması gereken hareketleri kaleme aldığımızda çoğu kez makamından aldığı güçle bizi cezalandırmak istemiştir. Bazen bu cezalandırma işlemleri düzmece davalarla, bazen mantık dışı tekziplerle, bazen de belediyenin özel günlerde verdiği ilanları keserek önümüze konmuştur. Şimdi sıkı durun; haber merkezimize ulaşan son bilgiye göre üzülerek bildiriyorum ki, Sayın belediye başkanımızın ‘hizmetten uzak magazinsel’ haberlerini bundan böyle siz değerli YÖREM okurlarıyla paylaşamayacağız. İlan yasağından sonra haber alma özgürlüğümüzün de yasaklandığı tarafımıza iletildi.

Sayın Başkan’ın muhalefetin duyurduğu son denetim raporundan yola çıkarak, Bursa ve ulusal bazda bazı yayın kuruluşlarına belediye bütçesinden ödeme yaparak reklam kokan ısmarlama haberler yaptırdığını varsayarsak, yine ilçe dışında merdiven altı bazı gazeteleri bir şekilde desteklediğini düşünürsek, 26 yıldır kesintisiz bir şekilde habercilik konusunda Karacabey’e ilkeli hizmet vermeye çalışan YÖREM’e ihtiyacının kalmadığını aslında anlayabiliriz.

2014 yılına kadar yani Belediye Başkanlığı koltuğuna oturana kadar Yörem’in kapısını hemen hemen her gün, “Var mı bir numara” diyerek aşındıran Sayın Başkan’ın bu çifte standart uygulamasının altındaki nedeni tahmin etmek çok da zor olmasa gerek.

Son 7 yıldır yaptığı uygulamalarla Karacabey’de tek söz sahibi olmak isteyen kişiye bağlılığımızı göstermediğimiz için yani bir bakıma kalemimizi kiralamadığımız için bu tür yasak ve ambargolarla karşı karşıyayız.

Sizden istenilen; taraflı habercilik anlayışıyla ilçede belediye adına ne olursa olsun olumsuzlukları görmeyeceksin, duymayacaksın, sorgulamayacaksın. Sizden istenilen algıya yönelik her türlü haberi hiçbir yorum katmadan yayınlayacaksın.

Muhalefetin ve bazı sivil örgütlerin eleştiriye yönelik yayınlarını tırpanlayacak ya da o yayınlara değer vermeyeceksin.

Karacabey ve kırsal bölgelerde şirketlere satılan mera ve arazileri gündeme getirmeyecek, bu konuda köylünün yanında yer almayacaksın. Yine kırsal mahalleleri ve özellikle de mezarlıkların neden hizmet alamadığını sorgulamayacaksın.

Karacabey’in tek tatil bölgesi Yeniköy’deki olumsuzlukları gündeme taşımayacaksın.

Eskikaraağaç Leylek köyündeki belediye sosyal tesislerinin, Soğan Pazarı’ndaki kamyon garajı ile kantarın, eski SGK Hastanesi’ne yapılan otelin ve son olarak pavyonların ihalelerinin neden akraba, yakın dost ve belediye tarafından kurulan şirkete verildiğini haber yapmayacaksın, hatta bu konuda gıkını bile çıkarmayacaksın.

Belediyeyi gelir kapısı olarak gören, adeta Kademe’yi tel örgülerle ören ‘Doğrudan Teminci’ yandaşları görmezden geleceksin.

Sokakların, parkların ve halkın ortak kullanım alanlarının neden yeterince temizlenmediğini, bu konudaki eksiklikleri haber yaparak yayınlamayacaksın. Karacabey’de çıkan yangınlarda itfaiyenin neden yetersiz kaldığını vurgulamayacaksın.

Mahallelerine hizmet aşkıyla yanan seçilmiş muhtarların neden iki arada bir derede koşturulduğunu, bir de atanmış bazı belediye başkan yardımcıları tarafından azarlandığını kaleme almayacaksın.

Son 7 yıldır hiç bir hizmet üretilmediği halde belediye bütçesinin neden açık verdiğini kamuoyuna duyurmayacaksın. Büyükşehir Belediyesi gibi haber fotoğraflarını montajlayarak neden servis edildiğini irdelemeyeceksin.

Halkın yaklaşık 11 milyon TL (eski parayla trilyon) parasını harcayarak niye Karacabey’in okullar bölgesi mevkiine 11 adet pavyon inşa edildiğini sormayacaksın. Plansız, programsız, projesiz, anlamsız ve değersiz birçok şeye harcanan paralar nedeniyle bugünlerde belediye kasasının nasıl boş kaldığını yazmayacaksın.

Geçmiş dönem belediye başkanını seçim öncesi ve sonrası olumsuz yönde ne ile itham ettiysen, onun yaptığının 10 katı fazlasını yapıyorsun demeyeceksin.

Yani Karacabeyliler’in sesi, kulağı ve dili olamayıp, “Padişahım çok yaşa” diyerek birçok gazeteci gibi kabuğuna çekileceksin. Ama gerçek şu ki maalesef KRAL ÇIPLAK…

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Bursa Bölge

MATLI BTSO SEÇİM SÜRECİNE TARİHİ ÇARŞI VE HANLAR BÖLGESİ’NDEN BAŞLADI

Matlı: “Bursa’nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında düzenlenen ilk buluşma, Bursa ticaretinin asırlardır merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde gerçekleştirildi. Tarihi Çarşılar Federasyonu’nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi.

Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO’nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

“Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir”

Programda konuşan Özer Matlı, Bursa’nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi.

Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa’nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa’nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi’nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa’nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı.

“Çarşımızın geleceği için kararlılıkla çalışacağız”

Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı.

Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi.

“Tüm üyelerimizi kapsayan bir yönetim anlayışı inşa edeceğiz”

Programda konuşan Matlı, Bursa’nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bursa’nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO’nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz.

“Tarihi Çarşı’nın köklü mesleklerini dijital dünyaya taşıyacağız”

Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız.

“Bursaspor ve Tarihi Çarşı arasında yeni iş birlikleri kuracağız”

Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız.

“Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin marka değerini güçlendireceğiz”

Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır.

“Yıllardır bekleyen konuları sonuçlandıracağız”

Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Continue Reading

Bursa Bölge

“ŞEHİR BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP AMA İHMAL EDİLİYOR”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu.

Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi.

TBMM’de Bursa vurgusu: “Şehir büyük bir potansiyeli taşıyor ama yönetilemiyor”

Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi.

Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.

Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti.

Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı.

“Bursa, potansiyeli yüksek ama ihmal edilmiş bir şehir”

Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda.

Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi.

16 başlıkta Bursa’nın kronik sorunları

1. Kentsel dönüşüm

Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti.

Deprem riski

Plansız kentleşme

Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi.

2. Trafik sorunu

Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için:

İlave çevre yolları

Kavşak düzenlemeleri

Tünel ve viyadük projeleri önerdi.

3. Şehir içi ulaşım

BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti.

“Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi.

4. Şehir dışı ulaşım

Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi.

Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı

Hızlı tren eksikliği

Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi.

5. Göç sorunu

Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi.

6. Doğanbey TOKİ sorunu

Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi.

7. Hava kirliliği

Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi.

8. Doğu-Batı dengesizliği

Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı.

9. Şehir merkezinin canlandırılması

Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi.

10. Turizm sorunu

Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek:

Yetersiz tanıtım

Destinasyon eksikliği

Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi.

Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi.

11. “yeşil Bursa” kimliğinin zayıflaması

Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi.

12. Uludağ

Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı.

13. Sahiller

Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi.

14. Pahalılık

Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi.

15. Projelerin yavaş ilerlemesi

Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi.

16. Bursaspor

Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı.

Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti.

“Bursa emanettir”

Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.”

“Bursa’nın sorunları siyasi değil, yapısaldır”

Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti.

Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi:

“Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.”

Ali Babacan’a sunulan rapor genel merkezde değerlendirilecek

DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi.

Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi.

Sonuç: “Bursa için yeni bir şehir vizyonu”

DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu.

Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

Continue Reading

Bursa Bölge

BTSO BAŞKAN ADAYI ÖZER MATLI: “BURSA’NIN GELECEĞİNİ HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın ekonomik gelişiminde BTSO’nun üstlendiği tarihi role dikkat çekerek, yeni dönemde daha katılımcı, daha şeffaf ve birlikteliğe dayalı bir yönetim anlayışını hâkim kılacaklarını ifade etti.

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, BTSO’nun 137 yıldır Bursa iş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.

Matlı, “Bugün sahip olduğumuz güçlü sanayi altyapısında, üretim kültüründe ve girişimcilik ruhunda BTSO’nun çok önemli katkıları vardır. Bu köklü kurumun kuruluşunda emeği geçenlerden bugüne kadar görev alan tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“Bursa’nın geleceği kapsayıcı bir anlayışla şekillenmeli”

Bursa’nın son yıllarda önemli bir ekonomik gelişim gerçekleştirdiğini belirten Matlı, bundan sonraki dönemin yalnızca büyümeyi değil, geleceği planlama dönemi olması gerektiğini söyledi.

Matlı, “Bursa sanayi odaklı büyümesini sürdürürken artık bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı konuşmamız gerekiyor. Şehrimizin geleceği; üreten, ticaret yapan, hizmet sunan ve istihdam sağlayan tüm kesimlerin katkısıyla şekillenmelidir. BTSO da bu anlayışın en güçlü temsil merkezi olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

BTSO’da katılımcı yaklaşım vurgusu

BTSO’nun 60 bin üyesiyle Bursa iş dünyasının en geniş temsil gücüne sahip kuruluş olduğunu belirten Matlı, üyelerin yaklaşık 45 bininin ticaret ve hizmet sektörlerinde, 15 bininin ise sanayi ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti.

Matlı, “BTSO, ticaretten hizmete, üretimden sanayiye kadar Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini bünyesinde barındıran büyük bir yapıdır. Üyelerimizin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ticaret ve hizmet sektörleri, Bursa ekonomisinin canlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Yeni dönemde sanayicimizin yanında olmaya devam ederken, ticaret erbabımızın ve hizmet sektörlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını da daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız. Biz BTSO’nun her üyeyi dinleyen, her fikre değer veren ve tüm sektörleri karar süreçlerine dahil eden bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık, istişare ve kapsayıcılık kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları haline gelmelidir.” dedi.

“Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden”

Bursa’nın birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Matlı, iş dünyasının kutuplaşmaya değil dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi.

Matlı, “Bu şehirde üretime, istihdama ve ihracata katkı sağlayan herkes değerlidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden, tüm kesimleri aynı masa etrafında buluşturan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Çünkü Bursa’nın gücü birlikten gelir.” dedi.

“Bursa yeni bir lige yükselmeli”

Bursa’nın artık sadece bir sanayi kenti olarak anılmasının yeterli olmadığını ifade eden Matlı, şehrin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirtti.

Matlı, “Geçmişte Bursa’nın en büyük gücü üretim kapasitesiydi. Bugün de öyle. Ancak artık yeni bir döneme giriyoruz. Bursa yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın konuştuğu şehirlerden biri olmak zorundadır. Ticaretiyle, sanayisiyle, hizmetleriyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle, kültürüyle ve girişimcilik ekosistemiyle yeni bir lige yükselmelidir. Biz Bursa’nın sadece Türkiye’deki gelişmeleri takip eden değil, Türkiye’ye yön veren; sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de söz sahibi olan bir şehir haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bursaspor Bursa’nın ortak değeridir”

Bursa’nın ekonomik gelişiminin yanı sıra sosyal ve sportif değerlerinin de güçlenmesi gerektiğini belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursaspor’un şehrin en önemli ortak markalarından biri olduğunu vurguladı.

Matlı, “Bursaspor sadece bir spor kulübü değil, Bursa’nın ortak değeridir. Sanayicisi, ticaret erbabı, esnafı ve gençleriyle tüm Bursa’yı aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir markadır. Bursa iş dünyası olarak geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de Bursaspor’umuzun yanında olacağız. Güçlü bir Bursa ekonomisi ile güçlü bir Bursaspor’un birbirini tamamlayan iki önemli değer olduğuna inanıyoruz.” dedi.

Mesajının sonunda BTSO’nun 137. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Matlı, “Bu köklü kurumun geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğine yürekten inanıyorum. Bursa iş dünyamızın tüm temsilcilerinin ve BTSO ailemizin 137. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum.” dedi.

Continue Reading

Trending