Yaşam
‘İYİ PARTİ, ÜLKEM VE MİLLETİM DİYENLERİN PARTİSİ’
- Yerel seçimlerin üzerinden neredeyse 10 ay geçti. Bu 10 ayda seçimi atlatan siyasi partilerin ilçe başkanları neler düşünüyor. Sonuçlar hakkında ne diyor.
- Gelecek seçimlere partisini nasıl hazırlıyor.
- Muhalif olan ilçe başkanları Belediye’yi devir alan yeni Belediye Başkanı’nın icraatlarını nasıl değerlendiriyor.
- Bunları gündeme getirip zaman zaman ilçe başkanları ile yaptığımız röportajları sizlerle paylaşıp siz seçmenlere bilgi aktarımında bulunacağız.
1 – Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1968 İstanbul doğumluyum. Orta ve Lise eğitimimi Karacabey’de Üniversite Kırklareli Meslek Yüksek Okulu İnşaat Mühendisliği ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi olarak iki bölüm bitirdim. Evliyim, bir oğlum var.
2 – Siyasete ne zaman başladınız?
1993 senesinde rahmetli Yüksel Arda’nın Gençlik Kolları Başkanlığı yaptığı dönemde siyasete atıldım. Daha sonra sırasıyla Gençlik Kolları Başkanlığı, Yönetim Kurulu Üyeliği ve parti isminin Demokrat Parti olarak değişmesi sonrası da bir dönem ilçe başkanlığı görevini üstlendim.
Ergün Koç’un Demokrat Parti’den Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde partinin yönetim kurulu üyesiydim.
Daha sonra Demokrat Parti’den istifa ederek İYİ Parti’ye geçtim. İYİ Parti Yönetim Kurulu Üyeliği ve Meclis Üyesi adaylığından sonra şu anda da İYİ Parti İlçe Başkanlığı görevini yürütüyorum..
3 – Neden İYİ Parti. Sizin için İYİ Parti ne demek? Siyasetteki hedefiniz nedir?
Türkiye’de merkez sağ partide bir boşluk olduğunu düşünüyorum. Ve inanıyorum ki İYİ Parti bu boşluğu dolduracak.
Bundan yıllar önce ANAVATAN ve Demokrat Parti merkez sağ olarak görülürken, zamanla eski konumları yitirince halkımız merkez sağ olarak bizi tercih etti. Seçmen de bu boşluğu dolduracak partinin İYİ Parti olduğuna inanıyor.
Ve hizmet verebilecek boşluğu İYİ Parti’nin dolduracağına inanan halkımıza mahcup olmamak için de Belediye Başkanımız Sayın Fatih Karabatı, değerli Meclis Üyelerimiz ve Yönetim Kurulu’muzun yanı sıra bize inanan halkımıza hizmet için elimizi taşın altına koyduk. Türkiye’nin bize ihtiyacı var.
Hedef olmazsa siyaset yapılmaz. Bizim hedefimiz milletimize hizmet.

4 – İYİ Parti’nin Türkiye genelinde ve yerel seçimlerde yarattığı sonuç bir gelecek çiziyor mu? İYİ Parti siyaset yelpazesinin neresinde?
Türkiye genelinde İYİ Parti’nin konumu ve hedefi merkez sağ parti olmak ve seçmenleri aynı çatı altında toplamak.
Zaten bu konuda büyük bir boşluk da var. Şu anki mevcut iktidar da kendisini oraya angaje etmeye çalışıyor. Ama bana göre iktidar partisi merkez sağda olabilecek bir parti değil.
Merkez sağı toparlayacak ve Türkiye’de iktidara gelebilecek tek parti olarak İYİ Parti’yi görüyorum. Milletin vicdanının merkezi olanların kurduğu bir yapı, siyasetin merkezinde de kendini konumlandırabilir. Şu anda yaptığı muhalefetle de bunu gösteriyor. Toplumun sesi olan, toplumun nabzını tutan tek partiyiz.
Milliyetçilik, Milliyetçi Hakaret Partisi ile tanımlanır. Laiklik, Cumhuriyetçilik ve Atatürkçülük; Cumhuriyet Halk Partisi ile tanımlanır.
Oysa bunlar partilerin tekeline terk edilmeyecek kadar önemli değerlerdir. Bu değerlerin bütününün millete ait olduğunu düşünerek, toptancı bir tarih şuuruyla kucaklayarak milletin değeri haline getirmek gerekir. İYİ Parti’nin de yaptığı budur. İşte bu yüzden İYİ Parti siyasi yelpazenin tam da ortasındadır.
5 – Seçim öncesi Başkan Adayı Fatih Karabatı’nın yanında gördüğümüz ve aktif olarak çalışan bazı İYİ Partili isimlerin bir kısmının istifa ettiğini, bir kısmının da partiden uzaklaştığı iddiaları var. Doğruluk derecesi nedir? Bu konuda neler söylemek istersiniz.
Ben bunu daha çok siyasi değil de şahsi sebeplerden dolayı kopmalar olduğunu düşünüyorum. İYİ Parti ‘şahsım’ diyenlerin partisi değil. İYİ Parti, ‘ülkem ve milletim’ diyenlerin partisi.
Şahsi derken, bir beklentileri olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bunu mu demek istediniz?
Beklenti de olabilir, farklı düşünceler, farklı amaçlar da olabilir. Düşündükleri ve amaçladıkları şeyler olmadığı için partiden ayrılmayı tercih etmişler. Kendi tercihleridir. Kimseye niye gittin, ya da niye böyle düşünüyorsunuz deme hakkına da sahip değiliz. Partimizden ayrılan hiç kimseyle alakalı olarak olumsuz bir şey söylemedik. Herkes kendi düşüncesinde hür.
Ayrılmalarını hiçbir zaman istemezdik. Çünkü siyaset insanla yapılan bir eylemdir. Üye sayımız ne kadar fazla olursa ulaşabileceğimiz seçmen sayısı da o kadar fazla olur. Her istifa bizi üzer. Sadece üye bazında değil, seçimden sonra ayrılan milletvekilleri de oldu. Bu da bizi çok üzdü. Tabii ki bunların olmasını hiçbir zaman istemeyiz. Ama maalesef ki bunlar yaşanıyor. Bize de saygı duymak düşer.
Söz konusu ‘şahsi’ dediğiniz kişilerle birlikte bugüne kadar kaç istifa yaşandı?

Yaklaşık 15 kişilik bir istifa yaşandı. Ancak bu arada partimize inanan yeni üyelerimiz de bizlerle yola çıkmak için ilçe binamıza gelip üye oluyorlar.
6 – Yerel seçimlerin ardından halk arasında Belediye’nin de sizde olmasına karşın ilçe teşkilatı olarak gerek başkanı, gerekse partinizi öne çıkaracak basın açıklamalarında bulunmadığınız, iktidar partisinin yaptığı siyaseti eleştirmediğiniz, bu konuda pasif kaldığınız yönünde iddialar yer almakta, bu konuda neler söylemek istersiniz.
Yerel seçimlerde ilçe halkımızın tercihleri sonucu Belediye’yi kazanmış durumdayız. Ben de Haziran ayından beri ilçe başkanıyım. Genel anlamda iktidar olamasak da Karacabey’de iktidardayız. Evet, basında yer almadığımız konusunda haklısınız. Gerekli açıklamaları bizden ziyade, İYİ Parti’nin genel merkezi gündeme getiriyor. Genel Merkez’in açıklamalarının üzerine yerelde bizim bir şeyler söylememiz etik değil. Çünkü toplum her şeyi görüyor. Bu nedenle de yerelde bizim muhalefet için farklı şeyler söylememize gerek yok.
Vatandaşın hali ortada. Enflasyon yüzde 40’larda 45’lerde olurken açıklanan ve çalışanlara layık görülen asgari ücreti gördük. Önümüzdeki yılın enflasyonuna göre belirledik diye savunma yapıyorlar. Peki geçmiş dönemin enflasyonu ne olacak? Vatandaşın kaybı ne olacak? Bunlar hiçbir zaman gözetilmiyor ve düşünülmüyor.
Bunların hepsini Genel Merkez irdeliyor. Bu nedenle de ilçe yönetimi olarak yerel basında iktidarı eleştiren olarak yer almıyoruz.
7 – Seçimler sonrası ilçe başkanlığına atama ile geldiniz. İlçe kongreniz ne zaman? Yapılacak olan kongrede yeniden ilçe başkanı olmayı düşünüyor musunuz.
Evet, seçimlerden sonra atama ile göreve geldim. Şu anda yapılacak olan kongre tarihimiz henüz net değil. Bu yılın Haziran ayında kongre süreci belli olacak. Bu biraz da erken seçime de bağlı. Eğer erken seçimle karşı karşıya kalırsak bizim kongre sürecimizin biraz daha uzama olasılığı var. Eğer böyle bir olasılık gündeme gelmezse sonbahar gibi kongre süreçlerinin başlayacağını sanıyorum.
Adaylık konusunda da bu günden bir şey söylemek çok erken. O gün gelsin, o günkü konjektöre göre arkadaşlarla oturup değerlendirip ona göre kararımızı veririz.
8 – Sizce ilçenin temel sorunları nelerdir. Partinizin Belediye Meclis Üyeleri ile aranız nasıl?
Partimizin Belediye Meclis Üyeleri ile her hangi bir problemimiz yok. Alınan kararlar yönetim ile birlikte istişare edilerek alınan kararlar. Karacabey’in problemleri neler, neler yapılabiliri görüşüyoruz. Problem derken, Karacabey’in problemi belli. Karacabey her geçen gün büyüyen bir şehir. Daha da büyüyecek.
TEKNOSAB’tan sonra buraya büyük bir nüfus kayması bekliyoruz. Bu nüfus kaymasıyla birlikte imar ve altyapı problemleri büyük bir sıkıntı haline gelecek. Bu nedenle ilçemizi yaşanabilir bir şehir haline getirmemiz gerekiyor.
Öncelikle Karacabey’in imarının ve altyapılarının oluşturulması gerekiyor. Ve tabii ki toplumsal bir problem olan ekonomik sıkıntı ilçemizde de var. Herkesin ekonomik olarak bir refah düzeyine gelmesi gerekiyor. Bu da TEKNOSAB’la birlikte gelecek olan sanayiyle, yapılacak olan fabrikalarla ilgili. Bunlarla ilgili olarak da Belediye elinden geleni yapacaktır.
Bir diğer büyük sorun da Karacabey’de en çok dile getirilen trafik sorunu. Bunun da bana göre en büyük sebebi park sorunundan kaynaklanıyor. Otopark olayının halledilmesiyle bu sorunun da ortadan kalkacağına inanıyorum.
9 – İYİ Parti’de yerel ve genel olarak siyaset yapmanın ne tür zorlukları var.
Yerel ve genel olarak şunu söyleyeyim. Genelde muhalefet olduğumuz için daha çok isteyen tarafız. Hep eksileri ön plana çıkartıp, vatandaşın taleplerini dile getirip iktidardan isteyen tarafız.
Yerelde de tam tersi, Karacabey’de iktidar olduğumuz için veren taraf olmak gerekiyor. En büyük zorluk burada. İstenen taraf biz oluyoruz. İstekleri yerine getirmeye çalışıyoruz.
İYİ Parti olarak yerelde ve genelde siyaset yapma konusunda en büyük fark bu.
10 – Son günlerde kamu oyunda gündem olan Bursa çöplüğünün bölgemize taşınmak istenmesi ile ilgili düşüncelerinizi almak istiyoruz. Bu konuda her hangi bir girişiminiz oldu mu?
Bu konuyla ilgili olarak belediye başkanımız ile birlikte olan girişimlerimiz var. 2025 yılı planlamasında Muratlı ile ilgili her hangi bir oluşum yok. Yani 2025 yılında böyle bir şey yapılmayacak. 2026’nın bütçesine bunlar konulabilir mi bilemeyiz.
Ama böyle bir şeye Karacabey halkı gibi biz de karşıyız. Bursa’nın batı yakasının çöpünün kalkıp ta Karacabey’in tarımsal alanına atılması tabi ki bizim de kabul edeceğimiz bir olay değil. Bu konu araştırılarak Bursa’da en makul yer neresi araştırılarak aktarılması en mantıklısı. Bu süreç şu anda durmuş pozisyonda. İleride neyle karşılaşacağımızı zaman gösterecek. Ancak bu konuda herkesin ortak görüşü, düşüncesi alınarak ne yapılmak isteniyorsa detaylı bir şekilde açıklanmalı, özellikle de o bölgede oturan insanların fikri alınarak ona göre karar verilmeli. Yoksa ben yaptım oldu ile bu iş olmaz.
İlle de Muratlı olacak diye karşımıza çıkarlarsa da dün olduğu gibi yarın da aynı şekilde tepkimizi veririz.

11 – Yerel seçimlerden bu güne 10 aylık bir süre geçti. 2019 seçimlerinde Millet İttifakı olarak Karacabey’de CHP ile seçime gitmiştiniz. Bu seçimlerde Karacabey’de ittifak olmasa da Türkiye genelinde bu birliktelik devam ediyor. Karacabey’de daha önce Millet İttifakı yaptığınız CHP’li Meclis Üyeleri ile bu güne kadar aranızda anlaşamadığınız bir konu oldu mu.
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Sayın Mustafa Utku başta olmak üzere, Belediye Meclis Üyeleri ile de sağ olsunlar, genel siyaset olarak aynı konularda fikir birlikteliklerimiz olmasa da Karacabey adına alınacak kararlarda sorunsuz bir şekilde birlikteliğimiz oluyor.
İYİ Parti ve CHP’li meclis üyeleri ile meclis toplantısı öncesi bir araya gelerek, konular üzerinde istişareler ederek ortak kararlar veriyoruz. Her hangi bir fikir ayrılığımız ya da sıkıntımız yok. Ve bunun da bu samimiyet ve birliktelik ile gideceğine inanıyorum. Bu güne kadar böyle bir sıkıntı olmadığı için bundan sonra da olacağını düşünmüyorum. Bu konuda hakikaten, hepimiz yaşadığımız ilçeye ne katarız, geleceğe ne bırakırız özverisi ile ortak akılla çalışıyoruz.
12 – Seçimlerin üzerinden çok zaman geçmedi ama Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın bu güne kadarki icraatları konusunda neler demek istersiniz.
Seçimlerin üzerinden yaklaşık 10 aylık bir süreç geçti. Bu da henüz çok uzun bir süreç değil. Vatandaşımız da bazı konularda haklı olarak hemen olmasını istiyor. Ama her şey de hemen olmuyor. Belli bir dönemde belli şeylerin oluşması lazım.
Ne yazık ki seçimlerin ardından genel iktidarın almış olduğu bir karar var. Tasarruf tedbirleri. Bu tasarruf tedbirleri de bizim elimizi kolumuzu bağlayan bir konu.
Mümkün mertebe elimizdeki olanaklarla Karacabey’e bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Belki şu ana kadar çok fazla bir şey gözükmemiş olabilir. Ama kısa sürede Yeniköy – Malkara yol hattı. Elektrikli araçlarla ilgili istasyonlardan bahsedebiliriz. Minibüslerin dolaşım saatleriyle ilgili bazı uygulamalarda değişiklikler var.
Tabi toplumumuzun genelinde bazı şeylerin hemen olması isteniyor. En basitinden her zaman sorulan bir şey AVM. Bu AVM ne zaman yapılacak diye soruluyor. Tabii ki başkanımızın planlarında bu da var. Önümüzdeki süreçte bunu da gündeme getirip, seçimlerde verilen sözlerin hepsini yerine getirmeye çalışacağız.
13 – Önümüzdeki yerel seçimlerde kazanmış olduğunuz belediyeyi kaybetmemek adına nasıl bir yol çizeceksiniz.
Tabii ki bu halkımızın teveccühü ama biz yine önümüzdeki seçimlerde de halkımıza hizmet etmeye devam edeceğimize inanıyorum. Başkanımız halkın içinden gelen hakikaten sevilen birisi. Güler yüzü ile sempatikliği ile halkın içinden, halktan biri. Yapılacak olan hizmetlerle bu samimiyet bir araya getirilince gelecek seçimlerde de İYİ Parti Belediyecilği’ne devam edeceğimize inanıyorum.
Yaşam
ULUSAL TATBİKAT HAZIRLIKLARI BAŞLADI
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, 26-27 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Ulusal Tatbikat öncesi hazırlık toplantısı gerçekleştirdi.
İl Ambulans Komuta Kontrol Merkezi Başhekimliğinde düzenlenen toplantıya, Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin’in yanı sıra sağlık yöneticileri ve ilgili birim sorumluları katıldı. Toplantıda tatbikatın senaryosu, görev dağılımları, saha uygulamaları, lojistik hazırlıklar ile birimler arası koordinasyon ve planlaması ayrıntılı şekilde ele alındı.
Afetlere tam hazırlık
AFAD koordinasyonunda yapılan bu yılki Ulusal Tatbikatın Bursa’nın yanı sıra İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bilecik, Tekirdağ ve Sakarya illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirileceğini belirten İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, “Tatbikat 26 Kasım saat 11.30’da tüm sağlık tesislerinde çök-kapan-tutun uygulamasıyla başlayacak. Ardından il genelinde farklı senaryolar üzerinden saha uygulamaları yapılacak. Tatbikatla, olası bir afet durumunda sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve ekiplerin müdahale kapasitesinin arttırılmasını amaçlıyoruz.” diye konuştu.
Tatbikat günü tüm sağlık ekiplerinin görev yerlerinde hazır olacağını dile getiren Uzm. Dr. Çetin, gerçeğe en yakın senaryolarla hazırlanan bu tatbikatın, afetlere karşı hazırlıklı olmayı ve sağlık ekiplerinin organize müdahale reflekslerini ölçebilmeleri açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Yaşam
SARIBAL, “YERALTI SULARINDAKİ GERÇEKLER GİZLENİYOR”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yeraltı sularının durumuna ilişkin TBMM’ye verdiği soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelen yanıta göre, Türkiye genelinde 500 bin belgeli yeraltı suyu kuyusu bulunuyor. Ülke çapında 25 havzanın 12’sinde yeraltı suyu kütlelerinin miktar ve kalite çalışmalarının tamamlandığı belirtilirken, havzaların mevcut durumuna ilişkin açıklama yapılmadı.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, iklim krizinin Türkiye’de su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, yeraltı sularındaki tehlikeye dikkati çekti. Milletvekili Sarıbal’ın TBMM’ye verdiği soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelen yanıta göre, ülke genelinde 500 bin belgeli yeraltı suyu kuyusu bulunuyor. Bu kaynakların yüzde 66’sı sulamada, yüzde 25’i içme ve kullanmada, yüzde 9’u ise sanayide tüketiliyor. Bursa’da ise tablo daha da çarpıcı: yeraltı suyunun yüzde 50’si içme ve kullanmada, yüzde 23’ü sulamada, yüzde 27’si ise sanayide harcanıyor. Milletvekili Sarıbal, önergesinde DSİ tarafından yapılan çalışmalarda ve 1. Su Şurası Çalışmaları kapsamında hazırlanan Su Kaynaklarının Geliştirilmesi raporunu gündeme getirdi, özellikle Konya Kapalı, Meriç-Ergene, Akarçay, Büyük Menderes, Doğu Akdeniz ve Asi havzalarında su tahsislerinin “emniyetli rezervleri” aştığını, 1,6 milyon hektar arazinin yeraltı suyuyla sulandığını vurguladı. Bu durumun su seviyelerinin düşmesine ve kalitenin bozulmasına yol açtığını söyledi.
Su yönetiminde şeffaflık yok, krizin boyutu gizleniyor!
Milletvekili Sarıbal, Türkiye genelinde toplam kaç kuyu bulunduğu ve kaçak kuyuların sayısı, son 10 yıldaki yeraltı suyu seviyelerindeki değişimi, yeraltı suyunun sanayi, tarım ve içme-kullanma amaçlı tüketim oranlarını ve yeraltı su rezervlerinin korunmasına yönelik önlem ve denetimleri sordu. Yanıtta; yer altı sularına ilişkin olarak 25 havzanın 12’sinde; Gediz, Akarçay, Sakarya, Burdur, Batı Akdeniz, Yeşilırmak, Kuzey Ege, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Susurluk, Konya ve Ergene havzalarında yer altı suyu kütlelerinin miktar ve kalite durumlarının belirlenmesi çalışmalarının tamamlandığı, Marmara, Doğu Karadeniz, Batı Akdeniz, Antalya, Doğu Akdeniz ve Kızılırmak havzalarının çalışmalarının ise Nehir Havza Yönetim Planları altında yürütüldüğü belirtilirken, mevcut durumla ilgili bilgi verilmedi. Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes olmak üzere 9 havzada Sektörel Su Tahsis Planları’nın tamamlandığını belirten Bakanlık, “SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlaması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı yürütülen bu ve 4 farklı kuraklık senaryosu ile geleceğe yönelik havzadaki taleplerin, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörler ve havza bazındaki su talepleriyle uyumlu olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir” dedi.
Denetim kağıt üzerinde
Sanayi ve tarım sektörlerindeki yer altı suyu kullanımının; talep sahibinin kullanacağı yer altı suyu miktarının, “faydalı ihtiyaç” adı altında ilgili Bakanlıklardan alınan ihtiyaç belgesi dahilinde belirlendiği açıklanırken Milletvekili Sarıbal, “Kağıt üzerinde denetim var, gerçekte ise suyumuz hoyratça tüketilmeye devam ediyor. Avrupa Birliği’ne uyum denilerek hazırlanan yönetmelikler, yıllardır kağıt üzerinde kalıyor. Henüz yasalaşmayan Su Kanunu taslağına sığınıp, ‘kirlenme önlenecek, deşarjlar engellenecek’ diyorlar. On yıllardır açılan kaçak kuyulara neden göz yumuldu? Yeraltı su seviyeleri hızla düşerken, hangi önlemler alındı? 27 Aralık 2024’te yürürlüğe girdiği söylenen Su Verimliliği Yönetmeliği ile sözde orantısız su tüketimi azaltılacakmış. Yani iktidar, bugüne kadar suyun nasıl hoyratça kullanıldığını itiraf etmiş oluyor. Su tahsis sicilini yenilemekten, ölçüm sistemleri kurmaktan bahsediyorlar; oysa tarımın göbeğinde üretici hala suya ulaşamıyor, yeraltı rezervleri ise tükeniyor” ifadelerini kullandı.
Kağıt üstünde plan, sahada kuraklık
Bakanlığın, strateji belgelerini ve yönetmelikleri sıralarken asıl tabloyu görmezden geldiğini kaydeden Sarıbal, “Türkiye’de sorunlar sayılarla ve yönetmeliklerle örtülüyor. Oysa suyun tükenmesi, sadece tarımı değil, tüm yaşamı tehdit ediyor. 500 bin kuyudan çekilen suyun hesabı yapılmıyor, kaçak kuyuların adı dahi anılmıyor. Mevzuata göre, yeraltı suları ‘167 sayılı Kanun’ kapsamında korunuyor; emniyetli rezervlerin aşıldığı havzalar kapatılıyor. İktidar, ‘strateji belgesi’ diyerek günü kurtarmaya çalışıyor. Oysa sorulması gereken soru çok basit: Türkiye, suyu bu hızla tüketmeye devam ederse, yarın hangi havza, hangi göl, hangi tarla ayakta kalacak? Yasa metinleriyle süslenen yanıtların ardında, gerçekte kuruyan havzalar, çekilen göller ve tarımsal üretimde büyüyen su krizi var” ifadelerini kullandı.
Yaşam
KUL VE KAMU HAKKI: AHİRETTE ÖDENMEYEN BORÇ
İnsan, fıtratı gereği hataya meyilli bir varlıktır. Nefsinin ve arzularının peşinde koşarken kimi zaman farkında olmadan, kimi zaman da bile isteye başkalarının hakkına girer. Oysa kul hakkı, affı en zor olan haklardandır. Zira Allah Teâlâ, kendisine karşı işlenen günahları tövbe ile bağışlayabileceğini buyururken, kul hakkı için mağdurun rızasını şart koşmuştur.
“Kimin üzerinde din kardeşinin hakkı varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyamet günü gelmeden önce onunla helalleşsin.” (Buhârî, Mezâlim, 10)
Bu hadisi şerif, bizlere apaçık bir gerçeği hatırlatıyor: Kul hakkı, ahirette ödenmez! Eğer burada helalleşmezsek, mahşer günü karşılık olarak sevaplarımızı vermek zorunda kalacağız. Sevaplarımız yetmezse, hakkına girdiğimiz kişinin günahlarını yüklenmek gibi korkunç bir akıbetle yüzleşeceğiz.
Kamu Hakkı: Sadece kul hakkı değil, bir emanettir
Kul hakkı denildiğinde çoğumuz sadece bireyler arasındaki ilişkileri düşünürüz. Oysa kamu hakkı da bir kul hakkıdır ve hatta çok daha ağır bir sorumluluktur. Kamu malına zarar vermek, yetim hakkına el uzatmak, rüşvet almak, torpil yapmak ya da devletin sunduğu hizmetleri kötüye kullanmak da birer hak ihlalidir.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:
“Şüphesiz Allah, size emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder…” (Nisâ, 58)
Bir makamda, bir yetkide, bir sorumluluk alanında bulunan herkes, emanetin farkında olmalıdır. Çünkü kamu hakkı, sadece bir kişiye değil, toplumun tamamına aittir. Bir kalemi zimmetine geçirmekle, milyonları zimmetine geçirmek arasında fark yoktur; her ikisi de emanete ihanet sayılır.
Helalleşmek için çok mu geç?
Bazen bir hata yapar, üzerinden yıllar geçer ve unutur gideriz. Ama karşımızdaki unutmaz, kalbi incinmiştir. Ya o kişi hakkını helal etmeden bu dünyadan göçerse? İşte o zaman işin rengi değişir. Affı yalnızca Allah’ın elinde olan bu hak, sahibini bulup helalleşmeden kapanmaz.
İslam büyükleri bu yüzden sık sık kendilerini sorgulamışlardır. Hz. Ömer (r.a), halifeliği boyunca “Benden hakkını almamış kimse kaldı mı?” diye sorar, halkın rızasını gözetirdi. Çünkü biliyordu ki, zulmettiği bir kişi bile varsa, ahirette hesabını veremezdi.
Hakkı Ödemek İçin Son Gün Bugündür
Kimi zaman “Aman canım, o da bana şunu yapmıştı!” diyerek hakkı küçümseriz. Oysa adalet, intikam değil, hakkaniyettir. Bir hata, başka bir hatayı haklı çıkarmaz. Helalleşmek için kibri bırakıp gönlümüzü genişletmeliyiz.
Bugün, belki de hakkına girdiğimiz kişileri düşünüp bir arayışa çıkmamız gereken gün. Bir telefon, bir mesaj, belki de yüz yüze samimi bir özür… Helalleşmek, dünyada ruhumuzu hafifletecek, ahirette ise hesabımızı kolaylaştıracaktır.
Unutmayalım, hesap günü geldiğinde ne malımız, ne mevkiimiz, ne de mazeretlerimiz bizi kurtarabilir. Bizi kurtaracak tek şey, vicdanımızı temizleyip, üzerimizde kimsenin hakkı olmadan huzura varmaktır. Rabbim bizleri, kul ve kamu hakkından uzak duran, helalleşerek tertemiz bir kalple huzuruna çıkan kullarından eylesin…
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel11 ay agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge11 ay agoKARACABEY AK PARTİ BURSA’DA YER BULAMADI
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması
-
Bursa Bölge6 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Genel2 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login