Connect with us

Yerel

UTKU, “MANİPÜLASYONLARLA GERÇEKLERİ ÖRTEMEZSİNİZ!”

CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Karacabey Belediye Meclisi’nin son toplantısında yaşanan tartışmalar üzerine yaptığı kapsamlı açıklamada, Belediye Başkanı Fatih Karabatı’yı “gerçek sorunları konuşmak yerine gündemi bilinçli şekilde saptırmakla” eleştirdi. Utku, meclis kürsüsünün kişisel polemiklerle değil, şehrin çözüm bekleyen sorunlarıyla ilgili hesap verilebilirliğin sağlanacağı bir alan olması gerektiğini vurgulayarak, Başkan Karabatı’nın eleştiriler karşısında konuyu sürekli farklı yönlere çektiğini ve sorumluluktan kaçtığını ifade etti.

Açıklamasında, son meclis toplantısında gündemin “sahte hesaplar”, “itibar suikastı” ve “baklava kutusunda dolar” gibi söylemlerle bulandırıldığını belirten Utku, bu tavrın Karacabey halkının gerçek beklentilerinin üzerini örttüğünü kaydetti. Günlerdir Bursa basınında geniş yer bulan ve kamuoyunda tartışılan konuları yok saymanın mümkün olmadığını belirten Utku, “Eğer bu yayınlar sahteyse, neden bölge basınında bu kadar konuşuluyor?” diyerek Başkan Karabatı’nın çelişkili açıklamalarına dikkat çekti.

Utku’nun açıklaması şu şekilde;

“Karacabey Belediye Meclisi’nde son toplantıda yaşanan tartışmalar, Belediye Başkanı Sayın Fatih Karabatı’nın gerçek sorunları konuşmak yerine gündemi bilinçli şekilde manipüle etmeyi tercih ettiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Meclis kürsüsü, kişisel polemiklerin değil; belediyenin yönetimindeki aksaklıkların, kamu adına hesap sorulması gereken konuların ele alınacağı yerdir. Ancak Sayın Karabatı, eleştirileri yanıtlamak yerine konuyu sürekli başka alanlara çekerek sorumluluktan kaçma alışkanlığını sürdürmektedir.

Son meclis toplantısında da aynı tutum sergilenmiş; “sahte hesaplar”, “itibar suikastı”, “baklava kutusunda dolar” gibi söylemlerle hem gündem bulandırılmış hem de belediyenin yönetim zaafları perdelemeye çalışılmıştır. Üstelik Sayın Başkan’ın, “bot hesap” dediği yayınlarla ilgili “tekzip edecek muhatap bulamıyoruz” açıklaması, başlı başına bir çelişkidir. Çünkü aynı konuyla ilgili haberler günlerdir Bursa basınında geniş yer bulmakta, kamuoyu tarafından tartışılmaktadır. Eğer bu yayınlar sahteyse, neden bölge basınında bu kadar konuşulmaktadır? Sayın Karabatı’nın kamuoyunun açıkça gördüğü gerçekleri görmezden gelmeyi alışkanlık haline getirdiği açıktır.

Bugün Karacabey’in çözüm bekleyen onlarca sorunu ortadayken, belediye yönetiminin sorumluluktan uzak, polemik üretmeye dayalı yaklaşımı artık kabul edilemez bir noktaya gelmiştir. Sevgi Yolu’ndan Bursa Caddesi’ne, altyapıdan hizmet alımlarına kadar birçok konuda yaşanan gecikmeler ve tutarsızlıklar herkesin gözleri önündedir. Buna rağmen mecliste yöneltilen sorulara net ve tatmin edici yanıtlar verilmemesi kaygı vericidir.

Özellikle 750 bin TL’lik müşavirlik hizmeti konusu, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaya devam etmektedir. Doğrudan temin yoluyla yapılan bir aracılık hizmetinin, meclis kürsüsünde “ihale yöntemiyle gerçekleştirilmiş bir süreç” gibi gösterilmesi; hem şeffaflıktan uzak bir yönetim tarzının açık göstergesidir hem de kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı operasyonudur.

Bu noktada kamuoyu adına soruyoruz:

  • Bu doğrudan temin için hangi firmalardan kaç TL’lik teklif alındı?
  • Bu firmaların isimleri nedir, teklif tutarları hangi kriterlere göre belirlendi?
  • Bir aracılık hizmeti için 846 bin TL ödenmesini zorunlu kılan gerekçe nedir?
  • Karacabey esnafı ödeme alamazken, bu firmaya fatura tarihinden itibaren kaç gün içinde ve hangi yöntemle ödeme yapılmıştır?
  • Bu hizmet için belediye personeli neden yetersiz görülmüştür?

Şeffaflık iddiasında bulunan bir yönetimin, böylesine kritik bir harcamaya ilişkin bu temel sorulara bile net bir yanıt verememesi, kamu güvenini daha da zedelemektedir. Mecliste hiçbir soruya tatmin edici açıklama yapılmamış, bunun yerine konuyla ilgisi olmayan suçlamalarla gündem dağıtılmaya çalışılmıştır. Bu tutum, Karacabey halkının aklıyla alay etmektir.

Sayın Başkan’ın tartışmanın aslıyla hiçbir ilgisi olmayan ‘baklava kutusu’ benzetmeleri ise talihsizliktir. Kaldı ki geçmişte ayakkabı kutularıyla gündeme gelen süreçlerde en sert tepkiyi gösterenlerin bugün böyle söylemler üzerinden siyaseti bulandırmaya çalışması, kendi tutumlarıyla çelişmektedir

Tüm bunların yanında, Sayın Karabatı’nın bizim asıl neyi sorguladığımızı dahi anlayamadığı ortadadır. Parti değiştirmeden önce, “hükümetten daha kolay destek alacağız, projeler daha hızlı ilerleyecek” sözlerini sıklıkla dile getiren Sayın Başkan’a sormak isteriz:

AK Parti’ye geçiş sürecinde beklediği desteği bulamadığı için mi bugün aracılık hizmeti alma ihtiyacı doğmuştur?

Bizim itirazımız, hizmet alınmasına değil; bu hizmetin geçmişte alınabilecekken bugün siyasi gerekçelerle zorunluymuş gibi sunulmasına yöneliktir. Asıl tutarsızlık tam olarak buradadır.

Öte yandan Karacabey’in çözüm bekleyen sorunları her geçen gün büyümektedir:

  • Kırsal mahallelerin temel ihtiyaçları karşılanamamaktadır,
  • Kentin trafik ve otopark sorunu çözülememektedir,
  • Karacabey’in kıt kaynakları, kamu yararıyla bağdaşmayan keyfi uygulamalara harcanmaktadır.

Bu tablo, belediye yönetiminin önceliklerini acilen gözden geçirmesi gerektiğini açıkça göstermektedir.

CHP olarak, Karacabey halkının hakkını korumak, yapılan harcamaların hesabını sormak ve belediyecilikte gerçek şeffaflığın sağlanması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

KARASU’DA ÇEVRE FELAKETİ

Ruhsat sürecindeki çelişkiler köylüyü ayağa kaldırdı.

Karasu Mahallesi’nde yıllardır süren çevre sorunu, ortaya çıkan yeni belgeler ve köy halkının sert açıklamalarıyla yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Daha önce “Köyümüz zehirleniyor” diyerek sesini duyurmaya çalışan mahalle sakinleri, bu kez resmi yazışmalar ve tarihsel verilerle yetkililere doğrudan sorular yöneltiyor. Köylüler, yaşanan süreci “göz göre göre gelen bir çevre felaketi” olarak nitelendiriyor.

Ruhsat tarihleri tartışma yarattı

Köylülerin Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yaptığı resmi yazışmalar sonucunda, söz konusu işletmeye 02 Ekim 2025 tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildiği bilgisine ulaşıldı. Ancak mahalle sakinlerinin araştırmalarına göre tesis, 23 Eylül 2021’de inşaat ruhsatı aldı ve 27 Ağustos 2023’te fiilen faaliyete başladı.

Bu verilere göre işletmenin yaklaşık iki yılı aşkın süre iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyet gösterdiği iddia ediliyor. Köylüler bu noktada şu soruları yöneltiyor:

Bu süre boyunca dönemin Büyükşehir ve Karacabey belediye yöneticileri neredeydi? Ruhsatsız çalışmaya nasıl göz yumuldu?”

ÇED kriterleri ve lagün kapasitesi iddiası

Mahalle sakinleri ayrıca ÇED raporunda belirtilen teknik kriterlerin sahada karşılanmadığını öne sürüyor. İddiaya göre atık depolama amacıyla inşa edilen lagünlerin kapasitesi, raporda belirtilen ölçünün yaklaşık beş katına ulaşmış durumda. Köylüler, vaat edilen denetim mekanizmalarının işletilmediğini ve çevresel risklerin kontrolsüz şekilde büyüdüğünü savunuyor.

Ümit Bakırtaş: “Köylü ikna edildi, sözler tutulmadı”

Tesisin kurulum sürecinde mahalle muhtarlığı görevini yürüten Ümit Bakırtaş, o dönem yaşananları ayrıntılarıyla anlattı. ÇED toplantısının köy kahvehanesinde yapıldığını belirten Bakırtaş, vatandaşlara yeterli söz hakkı tanınmadığını iddia etti.

Bakırtaş, dönemin Belediye Başkanı Ali Özkan’ın köylülerle makamında yaptığı görüşmeye dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Toplantıya katılan herkes tanıktır. Çevre temizliğine azami özen gösterileceği, hava kirliliğine izin verilmeyeceği, hem Büyükşehir hem Karacabey Belediyesi tarafından düzenli denetim yapılacağı söylendi. Hammadde taşıyan araçların köy içinden geçmeyeceği, dereye köprü yapılacağı ve ardından çevre yolu inşa edileceği vaat edildi. Ancak bu sözlerin hiçbiri yerine getirilmedi. Köylümüz o gün verilen sözlerle ikna edildi.”

Akgün Söğüt: “Deremiz kapkara akıyor”

Karasu sakinlerinden Akgün Söğüt ise tesisin köy yaşamına doğrudan zarar verdiğini savundu. Yeraltı sularının kirlendiğini, derenin renginin değiştiğini ve tarımsal verimin düştüğünü belirten Söğüt, şu ifadeleri kullandı: “Eskiden pırıl pırıl akan deremiz şimdi kapkara akıyor. Balık kalmadı, tarlalarımız verimsizleşti. Kötü koku, sinek ve çevre kirliliği artık dayanılmaz boyutta. Bize verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı. Yol yok, köprü yok, çevre yolu yok. Denetim yok.”

Söğüt, köylülerin yıllardır mücadele ettiğini ancak yetkililerden somut bir adım göremediklerini dile getirdi.

Muhtar Hüseyin Özsoy: “Muhatap bulamıyoruz”

Mevcut mahalle muhtarı Hüseyin Özsoy da göreve geldikleri günden bu yana resmi başvurular yaptıklarını ancak karşılarında net bir muhatap bulamadıklarını söyledi.

Özsoy, ruhsat sürecindeki çelişkilerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Verilen taahhütler yerine getirilmedi. Denetimler yeterli değil. Köylümüzün sağlığı ve yaşam alanı risk altında. Tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz. Sesimizi duyurmak için demokratik her yolu kullanacağız.”

Ortak mesaj: “Sorumlular açıklama yapmalı”

Karasu’daki mahalle sakinleri; çoraklaşan araziler, kirlenen yeraltı suları, kötü koku ve artan haşere sorunu nedeniyle yaşam kalitesinin ciddi biçimde düştüğünü belirtiyor.

Köylülerin yetkililere yönelttiği sorular ise net:

Ruhsatsız çalışmaya kim izin verdi?

Denetimler neden yapılmadı?

ÇED raporundaki teknik kriterler neden uygulanmadı?

Verilen sözler neden yerine getirilmedi?

Karasu’da büyüyen çevre sorunu artık yalnızca köy halkının değil, kamuoyunun da yakından izlediği bir mesele haline gelmiş durumda. Gözler şimdi ilgili kurumların yapacağı açıklamalara ve atılacak somut adımlara çevrildi.

Continue Reading

Yerel

SULAMA SEZONU ÖNCESİ KRİTİK UYARI

Karacabey Sulama Birliği, 2026 yılı sulama sezonu öncesinde üreticilere yönelik kapsamlı bir duyuru yayımlayarak takvimi netleştirdi. Birlik tarafından yapılan açıklamada, sulama şebekesi sınırları içerisinde bulunan ve bu yıl sulama tesislerinden faydalanmayı planlayan tüm üreticilerin 15 Mart 2026 tarihine kadar Sulama Beyannamesi vermesi ve “Sulama Tesislerinden Faydalanma Sözleşmesi”ni imzalaması gerektiği bildirildi.

6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu çerçevesinde yapılan hatırlatmada, sulama hizmetlerinin planlı, adil ve sürdürülebilir şekilde yürütülebilmesi için beyan ve sözleşme sürecinin yasal bir zorunluluk olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, sözleşme imzalamayan üreticilere sulama suyu verilmeyeceği açıkça belirtilirken, beyanname vermeden sulama yaptığı tespit edilenler hakkında ise beyan bedeli üzerinden yüzde 50 oranında ceza uygulanacağı ifade edildi.

Birlik yetkilileri, sulama sezonu öncesinde üretim planlamasının sağlıklı yapılabilmesi, su kaynaklarının etkin kullanımı ve şebeke organizasyonunun doğru oluşturulabilmesi için beyanların büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle su dağıtım programlarının hazırlanması, bakım-onarım planlaması ve tahakkuk işlemlerinin düzenli yürütülmesi açısından üreticilerin zamanında başvuru yapmasının kritik olduğu belirtildi.

Sulama beyannamesi başvurusunda bulunacak üreticilerden talep edilen belgeler de kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre mal sahibi olan üreticilerden tapu fotokopisi istenirken, kiracı olan üreticilerin mal sahibi veya kanuni temsilcisi ile yaptıkları ve mahalle muhtarı tarafından tasdik edilmiş kira sözleşmesi örneğini ibraz etmeleri gerekiyor. Sulama yapılacak parsel ya da parseller Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı ise yalnızca ÇKS belgesinin sunulmasının yeterli olacağı bildirildi. İstenen belgelerin Karacabey Sulama Birliği’nin ilgili birimine teslim edilmesi gerektiği kaydedildi.

Birlik yönetimi ayrıca, yoğunluk yaşanmaması ve olası gecikmelerin önüne geçilmesi adına üreticilerin işlemlerini son güne bırakmamaları çağrısında bulundu. Yapılan bu hatırlatma ile birlikte 2026 sulama sezonunun sorunsuz başlaması, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve su kaynaklarının kontrollü kullanılması hedefleniyor.

Continue Reading

Yerel

ADALET SOFRALARI” PROGRAMI İLÇEMİZDE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Saadet Partisi Genel Merkezi’nin Ramazan ayı münasebetiyle başlatmış olduğu “Adalet Sofraları” temalı programlar tüm hızıyla devam ediyor.

Saadet Partisi Karacabey İlçe Teşkilatı da “Adalet Sofraları” temalı iftar programını yoğun bir katılımla gerçekleştirdi.

Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel, İl Başkan Yardımcı Taner Keleş, İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, İlçe Yönetimi, teşkilat mensupları ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen iftar programı H.Erol Onur Vakıf Hidayet Camii konferans salonunda icra edildi.

İftar programından sonra kısa bir selamlama konuşması yapan Saadet Partisi İl Başkanı Hamza Gürsel, şunları söyledi: “Bizler Rabbimize ruhlar aleminde, sen bizim Rabbimizsin. Sen ne emredersen onu yapacağız diye söz verdik. Bunun için dünya hayatına gönderildik. O yüzden imtihanımız devam ediyor. Bu vermiş olduğumuz sözleri tutmak noktasında Ramazan bir fırsattır.  Yine Rabbimiz ayeti kerimesinde “Adaleti ayakta tutan şahitler olun.” buyuruyor. Bu da gösteriyor ki, Rabbimiz bizlerden her şart altında adaletli olmamızı, adaleti ayakta tutmamızı istemektedir.

 İşte Ramazan ayı ve oruç tutmak bizlere Rabbimize karşı verdiğimiz sözü hatırlama fırsatıdır. Eğer sofrada adalet yoksa o ekmeğin tadı; memlekette adalet yoksa o ülkenin huzuru eksik olur. Bu Ramazan’da dayanışmayı büyütmek kardeşliği güçlendirmek barış ve adalet zeminini yeniden inşa etmek için kurmuş olduğumuz “Adalet Sofraları”’na katılımlarından dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

Continue Reading

Trending