Connect with us

Sağlık

SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİNDE “SAĞLIKLI KİLO” VERİLİYOR!

Bursa’da fazla kiloların getirdiği sağlık sorunlarıyla mücadele eden Halil – Fatma Yavaş çifti, 6,5 yıl önce aile hekiminin tavsiyesi ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede zayıflayıp, sağlık sorunlarından kurtulan Yavaş çifti, aradan geçen zamana rağmen kontrollerini aksatmadan devam ediyor.

Yavaş çiftinin sağlıklı zayıflama süreci hakkında açıklamalarda bulunan Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Umur Doğay Önal, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda hizmet veren Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne, Halil ve Fatma Yavaş’ın yaklaşık 6,5 yıl önce başvurduğunu belirtti. Tiroit ve yüksek tansiyonu bulunan Halil Yavaş’ın 102 kilodan 74 kiloya düşerek, 28 kilo verdiğine dikkat çeken Diyetisyen Önal, “Hafize Hanım ise yüksek tansiyon, tiroit, kolesterol yüksekliği ve insülin direnci vardı. 96,5 kilodan 80 kilo 700 grama düşerek, 15 kilo 800 gram vermeyi başardı. Her iki danışanımızın da tiroit ve yüksek tansiyon değerleri düzeldi. Kan değerlerinde olumlu gelişmeler gözlemlendi. Araya pandemi girmesine, yaş ve tiroit faktörü olmasına rağmen verdikleri kiloları korudular. Güzel bir başarı gösterdiler.” dedi.

6,5 senedir kontrollere devam etmeleri de bu başarıyı pekiştirdiğini sözlerine ekleyen Önal, “Her iki danışanımızı da tebrik ediyorum. Zayıflamak isteyen vatandaşlarımızı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlıklı hayat merkezlerine bekliyoruz. İnanıyoruz ki sizler de başaracaksınız.” şeklinde konuştu.

Gençliğime döndüm

Aile hekimi tarafından sağlıklı hayat merkezine yönlendirildiklerini vurgulayan Halil Yavaş ise, “Burada bize çok yardımcı oldular. 6,5 yıldır devam ediyoruz. İlk zamanlarda çok sıkıntı yaşamaya başlamıştım. Merdiven çıkamıyordum. Yürüyemiyordum. Bir yere gideceksem araçla gidiyordum. Diyetisyenimizin bize önerdiği diyeti uygulayarak, şu anda şu anda 75 kilo civarına düşmüş durumdayım. Yürüyüşlerim, hareketlerim rahatladı. Arabaya binesim gelmiyor. Her tarafa yürüyerek gidiyorum. Günlük 10 bin adım atıyorum. Şu an ki kilom sayesinde sanki 50 yıl önceki öğrencilik yıllarımı tekrar yaşıyorum. Tekrar o yaşlarımdaki kilolarıma indim. Diyetisyenimizin programına uyduk. Diğer vatandaşlarımızın da bu seviyeye gelmeleri için doktorlarına müracaat edip, bizim gibi devamlı kontrol altına girmelerini tavsiye ediyorum.” diye konuştu.

Kilo vermek çok iyi geldi

Tek başına yapamayacağını düşünüp eşi için de sağlıklı hayat merkezinden randevu aldığını dile getiren Fatma Yavaş ise, “Ben 96 kilo ile geldim. Eşim 103 kilo ile geldi. Pandemide herkes kilo aldı. Biz kilo verdik. Diyetisyenimizi hiç bırakmadık, devamlı geldik. Ayaklarım çok ağrıyordu. Artık, yürürken, torunumla ilgilenirken, yemek yaparken daha çabuk hareket edebiliyorum. Kilo vermek yaşın getirdiği zorluklara karşı iyi geldi.” İfadelerini kullandı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Sağlık

KOAH’I YENDİ, NEFES ALDI!

Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde 40 yıllık sigara bağımlılığından kurtulmayı başaran 64 yaşındaki Kadri Kavaklı, sağlıklı hayat elçisi olarak başka insanların da sigara bağımlılığından kurtulmasına vesile oluyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde kararlılıkla yürütülen tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında Bursa’da bağımlılıktan kurtulan sayısı her geçen artıyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda 17 ilçede saha çalışmaları gerçekleştiren “Tütünle Mücadele Timleri” sigara içen vatandaşları, sigara bırakma polikliniklerine davet ediyor. Bu vatandaşlardan biri olan Kadri Kavaklı, sağlık tavsiyesine uyarak, başvurduğu Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde 40 yıllık sigara tiryakiliğinden kurtulmayı başardı.

Yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulunan Kavaklı, “40 yıldır sigara içiyorum. Bir gün pastanede görevliyken Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden sağlık timi arkadaşlarım gelmişti.  Sigarayı bırakmak isteyip istemediğimi sordular. ‘Tabi ki istiyorum, niye istemeyeyim’ dedim. O zaman dediler ki: ‘Ben sizin adınızı listeye yazıyorum. Öğleden sonra Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne gidin. Ben doktor hanıma adınızı vereceğim. O sizinle ilgilenecek zaten, gerisi onda’ dedi. ‘Peki’ dedim, ben o gün gidemedim, ertesi günü gittim.” dedi.

Hayatı birden değişti

Görevlilerin belirttiği gibi 1 haftada sigarayı bıraktığını vurgulayan Kavaklı, “Şu anda 8 aydır içmiyorum. Daha önce astımdım. Bir müddet sonra KOAH’a döndü. Şu an KOAH’ım. Ama sigarayı bıraktıktan sonra çok şey fark etti, hayatım değişti. Mesela ağzımın tadı geldi, yediğimin tadını alıyorum. Nefesim açıldı. Günde birkaç kez fısfıs kullanıyordum astımken, şimdi onları kullanmıyorum. Uyku düzenim düzeldi. Sabahları kahvaltı hiç edemiyordum. Öğlen yiyordum. O da az bir şeyler, yarım dilim. Şu anda yataktan kalktın mı sabahleyin kahvaltımı güzel güzel ediyorum.” şeklinde konuştu.

Herkese tavsiye ediyor

Artık sağlıklı hayat elçisi olduğunu ve çevresinde sigara içen insanları sigara bırakma polikliniklerine yönlendirdiğini dile getiren Kavaklı, “Çok kişiye tavsiye ediyorum. Gelen gelir, gelmeyen gelmez. Kaç kişiye bıraktırabilirsem ben o kadar mutlu olurum.” diye konuştu.

‘Siz de bırakabilirsiniz’

Sağlık Bakanlığı’nın bir uygulaması olan tütünle mücadele timlerinin yönlendirdiği vatandaşlara gerekli tedaviyi uygulayarak, sağlıklı hayata adım atmalarını sağladıklarına dikkat çeken Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Elif Soyer ise sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Mobil saha timlerimiz haricinde yerinde sigara bırakma polikliniklerimiz, online sigara bırakma polikliniklerimizde hastalarımıza çeşitli opsiyonlarla hizmetini sürdürmekte. Birçok hastaların risk faktörü olan sigarayı bırakmak için sizler de Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki, devlet hastanelerindeki sigara bırakma polikliniklerine başvurabilirsiniz.”

Continue Reading

Sağlık

CİLDİNİZDEKİ DEĞİŞİMLERİ HAFİFE ALMAYIN!

Dünyada en sık görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer alan deri kanseri, küresel ölçekte ve ülkemizde halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Özellikle güneş ışınlarının etkisini iyice artırdığı yaz mevsiminde, cilt sağlığının korunması için önemli uyarılarda bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceren Gül, deri kanserinde tedavi başarısının erken teşhis ile büyük ölçüde arttığını vurguladı.

Deri kanserinin her bireyde görülebileceğini ancak bazı kişilerin genetik ve çevresel faktörler nedeniyle daha yüksek risk taşıdığını belirten Uzm. Dr. Gül, “Özellikle açık tenli, renkli gözlü bireylerde, vücudunda 50’den fazla beni bulunan kişilerde, uzun süre güneşe maruz kalanlarda, sık güneş yanığı öyküsü olanlarda ve ailesinde deri kanseri hikayesi bulunan bireylerde risk daha yüksektir.” dedi.

Bu belirtilere dikkat!

Deri kanserinin erken evrede yakalanabilmesi için düzenli cilt kontrolünün hayati önem taşıdığının altını çizen Uzm. Dr. Gül, “Cildimizde oluşan yeni benler, mevcut benlerde büyüme, şekil ve renk değişikliği, düzensiz kenar oluşumu, iyileşmeyen yaralar ve uzun süre geçmeyen kırmızı lekeler mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulması büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.

Düzenli kontrol yaptırın

Sağlık Bakanlığı’nın toplum sağlığını korumak amacıyla güneşten korunma, erken tanı ve düzenli deri muayenesinin önemine dikkat çektiğini dile getiren Uzm. Dr. Gül, İl Sağlık Müdürlüğü aracılığı ile belirli dönemlerde ücretsiz deri taramaları, farkındalık çalışmaları düzenlenerek vatandaşların erken tanı imkanlarından faydalanmasının desteklendiğini ifade etti.

Güneş koruyucu kullanın

Deri kanseriyle mücadelenin bireysel önlemlerle ve doğru koruma yöntemleriyle başladığını hatırlatan Dr. Ceren Gül, vatandaşlara şu şekilde önerilerde bulundu:

“Deri kanseriyle mücadele etmek bizim elimizde. Yaz, kış güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalmaktan kaçının. Solaryum kullanımından uzak durun. Ayda bir kez kendi kendinize deri muayenesi yapmayı, yılda en his bir kez dermatoloji uzmanına başvurarak cilt kontrolünden geçmeyi unutmayın. Unutmayalım, erken tanı hayat kurtarır.”

Continue Reading

Sağlık

ERKEN TANI İLE MS HASTALARININ HAYAT KALİTESİ KORUNUYOR

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Dünya MS Günü kapsamında program düzenlendi.

Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen programa; hastane yönetimi, nöroloji hekimleri, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları katıldı. Programda MS (Multipl Skleroz) hastalığının belirtileri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında katılımcılara çeşitli bilgiler aktarıldı

Programda konuşan Nöroloji Uzmanı Dr. Ali Özhan Sıvacı, Multipl Skleroz’un genç erişkinlerde kazalar ya da travmalardan sonra en sık engellilik oluşturabilen ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Hastalığın erken teşhisi ve erken tedaviye başlanmasının önemli fark yarattığının altını çizen Uzm. Dr. Sıvacı, “Eğer bunları yapabiliyor isek hastalarımız engelliliğe ulaşmadan hayatlarının sonuna kadar gayet kaliteli bir hayat geçirebiliyorlar. Tabii bunu yapabilmek için de çok önemli uzmanlaşmış merkezlere ihtiyaç var. MS, tanısı ve tedavisi gerçekten önemli merkezlerde, yapılması gereken ciddi bir hastalık.” şeklinde konuştu.

İki bine yakın hasta takip ediliyor

Hastane bünyesinde yaklaşık 10 yıldır nitelikli hizmet verdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Meral Seferoğlu ise, düzenli takip ve tedavisini yaptıkları 2 bine yakın hastaları olduğunun bilgisini verdi. Dünya MS Günü nedeniyle hastalara yönelik program düzenlediklerini belirten Doç. Dr. Seferoğlu, “Her yıl farklı etkinliklerle MS’te tanı, tedavi, ayırıcı tanı sorunlarını gözden geçiriyoruz ve bu etkinliklerde hastalarımızın MS ile ilgili farkındalıkları artıyor, tedavi uyumları artıyor ve bizimle olan iletişimleri güçleniyor.” dedi.

Hastalar daha erken tanı alabiliyor

Sağlık Bakanlığı’nın imkanları ile MS hastaları günümüzde dünyada kullanılan bütün tedavilere Türkiye’de ulaşabildiğini dile getiren Seferoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu, Türkiye’de yaşayan hastalar için çok büyük bir imkân. Bu nedenle Türkiye’de yaşayan MS hastaları oldukça şanslı. Hemen hemen her ilde MS alanında çalışan hekimlere ulaşmak da mümkün. Teknolojinin, görüntülemenin gelişmesiyle artık MS hastaları daha erken tanı alabiliyor ve bu tedavilere de daha erken ulaşabiliyor. Burada hastaya düşen görev düzenli olarak kontrollere gelmek ve tedavisini aksatmadan kullanmak. Bu alanda deneyimli hekimlere takip olmak, hastalık sürecini yönetmek açısından oldukça önemli. Sağlık Bakanlığımıza, bize ve hastalara sunduğu bu imkanlar için teşekkür ediyoruz.”

Continue Reading

Trending