Genel
TÜRKSAT 6A’DA GERİ SAYIM BAŞLADI
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 4 Haziran’da Space X’in, ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ne yollanan Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın son durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, “Ülkemizin 1994 yılında Türksat 1B ile başlayan uydu yayıncılığı serüvenini 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece 00.20’de ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A ile taçlandıracak olmanın gururunu paylaşıyoruz.” ifadelerini kullandı. Son yıllarda uydu ve uzay teknolojileri kapsamındaki çalışmalarda çok ciddi mesafeler kat ettiklerini vurgulayan Uraloğlu, “Haberleşme uydularımız, Türksat 1B’yi 1994 yılında, Türksat 1C’yi 1996 yılında, Türksat 2A’yı ise 2001 yılında hizmete aldık ve bu uydularımız ömürlerini tamamladı.” şeklinde konuştu.
Aktif olan Türksat 3A’yı 2008’de, 4A’yı 2014’te, 4B’yi 2015’te uzaya gönderdiklerini söyleyen Uraloğlu, Türksat 5A’yı 2021’de ve son olarak 5B’yi de 2022’de hizmete aldıklarını anımsatarak, “Türksat 6A ise Türk mühendisleri eliyle TUSAŞ’taki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi USET’te üretildi. Bu da ülkemiz için ayrı bir önem taşıyor.” dedi.
Türksat 6A’nın hikâyesi Türksat 3A’nın yapımı sırasında başladı
Türksat 6A’nın hikayesinin Teknoloji Transfer Programı ile birlikte 3A’nın yapımı sırasında başladığını söyleyen Uraloğlu, “Türksat tarafından başlatılan program ile 3A’nın yanı sıra 4A ve 4B’nin yapımında Türksat mühendislerinin de yer alması sağlanmıştı. Ayrıca Türksat 5A’nın ve 5B’nin yapımında yine teknoloji transfer programı kapsamında 12 Türksat mühendisi; uydu tasarım, üretim ve test aşamalarında bulundu. Bugün 84 adet yerli ekipman kullanılarak yüzde 80’in üzerindeki yerlilik oranıyla dünyada söz sahibi olmak için uzayda iz sahibi olma hususundaki kararlı çalışmalarımızda çok büyük bir başarı elde ettik.” dedi.
Türksat 6A’nın üretim aşamasında gerçekleşen başarılara ve sürece dair bilgiler veren Uraloğlu, 2015 yılında Türksat ve Savunma Sanayi Başkanlığı iş birliğiyle TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde işe başladıklarını anımsatarak, “26 Aralık 2016 tarihinde ayrıntılı Kritik Gözden Geçirme Fazını yaptık. Isıl Yapısal Yeterlilik Modeli’ni ise 2018 yılı sonunda tamamlayarak ikinci kritik gözden geçirme fazına geçtik. Bu fazı da 2018 yılının Kasım ayında tamamlayarak 2019 yılı başında Mühendislik Modeli’nin yapımını başlattık. 2022 yılında tamamladığımız Mühendislik Modeli’nin ardından yine 2022 yılının Haziran ayında Uçuş Modeli Başlangıç Fonksiyonel Testleri’ni gerçekleştirdik. Uzaya göndereceğimiz Uçuş Modeli’nin Isıl Vakum Testlerini 2022 yılının aralık ayında tamamladık. Yine, Uçuş Modeli’nin Titreşim ve Akustik Testlerini ise Ağustos 2023’te bitirdik.” dedi. Şok Testlerini Kasım 2023’te, Son Fonksiyonel Testleri Ocak 2024’te, CATR testleri Mart 2024’te, Kütle Özellikleri Ölçümünü de Nisan 2024’te tamamladıklarını bildiren Uraloğlu, işlevsel testlerin hepsini bu tarihte bitirdiklerini belirtti. Türksat 6A’nın tüm testleri başarıyla geçmesinin ardından 4 Haziran’da uydunun yörüngesine fırlatılması için ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ndeki Space X tesislerine yolladıklarını anımsatan Uraloğlu, “Başarılı bir nakil sürecinin ardından başlayan ve yaklaşık 1 ay süren fırlatma prosedürlerinde de sona geldik.” ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu, Türksat 6A uydusunun fırlatma merkezinden Falcon 9 roketi ile ABD yerel saati ile 8 Temmuz 2024 saat 17.20’de, Türkiye saati ile 8 Temmuz’u 9 Temmuz’a bağlayan gece 00.20’de uzaya gönderecek şekilde geri sayıma başladıklarını duyurarak, “Uydunun fırlatma anını referans alırsak bu andan itibaren yakıt deposu ilk ayrılması 195. saniyede gerçekleşecek. Tam olarak 35 dakika 55 saniye sonra ise Türksat 6A uydusu roketin ikinci katından ayrılacak.” dedi. Uraloğlu, uydunun roketten ayrılmasından sonra da yaklaşık 70. dakikada geçici yörüngesine ulaşarak ilk sinyali almayı beklediklerini vurgulayarak, uydunun ayrılma anından sonra alınan sinyalin hiçbir sorun yaşamadan fırlatmanın ve ayrılmanın başarılı gerçekleştiğini göstereceğini belirtti. Uraloğlu, “Fırlatmanın ardından kimyasal itki sistemi ile yola çıkacak olan uydumuz 35 bin 786 kilometre uzaklıkta 42 derece Doğu boylamındaki kalıcı yörüngesine ulaşarak yörünge testlerine başlamayı planlıyoruz. Yörüngeye ulaşmasının ardından da yaklaşık 1 ay sürecek testlerin ardından Türksat tarafından yörüngede teslim alınarak Türksat 6A uydumuzu faaliyete geçirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türksat 6A’nın ulaştığı nüfus 5 milyar olacak
Uydu hizmetlerinde Türksat 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B haberleşme uyduları ile hizmetin devam ettiğini belirten Uraloğlu, Türksat 6A’nın faaliyete geçmesiyle hem mevcut uyduların yedekliliğini sağlayacağını hem de kapasiteyi arttıracağını söyledi. Uraloğlu, “Uydumuz, Jeosenkron yani yer sabit haberleşme uydusu olarak; Türkiye’deki uydu ekosisteminde çok büyük bir kilometre taşı olacak. İnsanımıza TV yayıncılığı başta olmak üzere veri haberleşme hizmetleri alanında hizmet sağlayacak. Geniş bir kapsama alanında ülkemizin uydu haberleşme ihtiyaçlarını karşılayabilecek.” dedi. Mevcut uyduların hizmet vermediği Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya’nın da kapsama alanına gireceğini duyuran Uraloğlu, ilk kez Türkiye tarafından üretilen bir uydu üzerinden bu ülkelerdeki yerel televizyon kanallarına ulaşacaklarının altını çizdi.
Türksat 6A ile Türkiye’nin uydularının ulaştığı nüfusun 3,5 milyardan 5 milyara çıkacağına da vurgu yapan Uraloğlu, “Kesintisiz televizyon yayıncılığı açısından önem arz eden KU-Bantta televizyon yayını yaptığımız uydularımızı yedekleyeceğimiz frekans bantları da yer alıyor. Bu anlamda yedeklilik açısından önem arz eden 6A ile birlikte sunduğumuz hizmetler de ek kapasiteyle artacak. Türksat 6A’nın hizmete girmesi ile Türksat’ın bölgeye yönelik uydu hizmeti ihracatının önemli ölçüde artmasını da planlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu, TÜRKSAT 6A’nın ülke güvenliği açısından çok büyük katkılar sağlayacağını kaydederek, askeri ve gözetleme amaçlı kullanılan İHA’ların son yıllarda, gelişen teknolojiyle, mühendislik uygulamalarında, bilimsel çalışmalarda ve sivil alanda da kendine yer bulduğunu anımsattı. Uraloğlu, “Şu anda hizmet veren Türksat 5B başta olmak üzere, tüm Türksat uydularıyla dünyanın dört bir yanında İHA’larımızı kontrol altında tutabiliyoruz. Bunlar, genişletilmiş menzil ve kapsama alanıyla kesintisiz haberleşebiliyor. Yani artık İHA’larımızın kontrolüne dışarıdan müdahale edilmesi mümkün değil ve bu uydu iletişimi, özellikle İHA operasyonlarında oyunun kurallarını değiştiren bir unsur olarak ortaya çıkıyor.” diye konuştu. Yurt dışında görev yapan İHA’ların kontrolünün Türksat uydularıyla daha güvenli hale geleceğini vurgulayan Uraloğlu, “Uydu iletişimi, veri iletimi için güvenli ve şifreli kanallar sağlayarak, yetkisiz erişim veya müdahale riskini en aza indirecek. Aynı şekilde Türksat 6A da artık bu imkanımızın çok geniş bir alana yayılmasını sağlayacak.” dedi.
“Uzay vatandaki yörünge hakkımızı güvence altında aldık”
Türkiye’nin uydu alanındaki tecrübesiyle Türksat 6A’nın yeni bir dönemin kapısını araladığını söyleyen Uraloğlu, “Ülkemiz için yüksek teknolojili ürün üretimi alanında milat olduğu gibi vatandaşlarımızın ülkesine güvenini arttıran ve göğsünü kabartan bir proje de oldu. İnsansız hava araçlarımız, milli elektrikli trenlerimiz, muharip uçağımız Kaan ve TOGG gibi birçok alanda yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz teknolojilerle beraber, uydular konusunda da yerli ve milli stratejimiz başarıya ulaştı. Artık insanımız biliyor ki Türkiye olarak bizim gerekli altyapımız, mühendisimiz ve insan kaynağımız var. Ülke olarak uzay vatandaki yörünge hakkımızı da güvence altında aldık. Sadece deniz ve karada değil uzaydaki haklarımızın da sonuna kadar takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, Türkiye’nin Türksat 6A’dan edindiği tecrübelerle bölgesindeki ülkeler için haberleşme uydusu üretim merkezi hâline geldiğini söyleyen Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti: “Türksat 6A’nın üretimi ile ülkemiz haberleşme uydusu üreten ülkeler arasında yerini aldı ve uydu ihracatçısı konumuna yükselmiş oldu. Dışa bağımlılığın azaltılması yönünde önemli bir kilometre taşı olmasının yanı sıra ülkemizde bir uydu üretim ekosisteminin kurulmasına da katkı sağladı. Bir haberleşme uydusunun yaklaşık 250 milyon dolar değeri olduğu düşünüldüğünde, bu projenin başarıyla tamamlanmasının ülkemiz ekonomisinin gelişimi açısından önemi ortadadır. Ülkemizin bilim, teknoloji ve uzay yarışında gayret eden, alın teriyle, akıl teriyle, vakti ile, nakdi ile efor sarf eden tüm kurum, kuruluş ve reel sektör temsilcilerini yürekten kutluyorum. Türkiye Uzay Ajansına, Tübitak Uzay, Türksat, Aselsan, C2TECH ve TUSAŞ ile birlikte sürece ve katkı veren tüm birimlere ayrı ayrı teşekkür ediyor, bu zorlu entegrasyon, test, fırlatma ve hizmete alma süreçlerindeki gayretlerinizi takdir ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Türksat 6A’nın uzaya gönderilmesi ve hizmete alım programlarında buluşmak dileğiyle.”
Genel
MATLI: “60 BİN ÜYEMİZİN GÜCÜNÜ, ÜYEMİZLE BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ.”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti.
Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.”
“Bu yolculuğa 60 bin üyemizin tamamını davet ediyoruz.”
Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.”
Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.”
“Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı:
“Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.”
“Bursa için kurulan hayaller gerçekleşmeden eskimemeli”
Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti:
“Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.”
Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti.
“Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti:
“Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.”
“Btso’nun imkânları üyenin gücüne dönüşmelidir”
BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.”
Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.”
“60 bin üyemiz için çözümlerimizi açıklayacağız”
Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi.
BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kimse merak etmesin, artık hep birlikteyiz”
Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”
Genel
ZAFER KADINLARI BİR ARAYA GELDİ
Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı, kadın teşkilatlanmasını güçlendirmek ve parti çalışmalarına katkı sunan kadın üyeleri bir araya getirmek amacıyla anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Zafer Partisi Kadın, Aile ve Çocuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç’ın katılımıyla düzenlenen “Zafer Kadınları Buluşması”, yoğun ilgi gördü.
Karacabey İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa, Zafer Partisi Karacabey Kadın Politikaları Başkanı Canan Tekirdağ öncülük etti. Kadın üyelerin yanı sıra parti yöneticilerinin de katıldığı buluşmada, kadınların siyasi hayattaki yeri, teşkilatlanma çalışmaları ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek faaliyetler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Samimi bir atmosferde geçen programda kadın üyeler, görüş ve önerilerini Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç ile paylaşma fırsatı bulurken, karşılıklı fikir alışverişiyle yerel ve genel siyasete ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Kadınların toplumsal yaşamda ve siyasette daha etkin rol almasının önemine vurgu yapılan toplantıda, Zafer Partisi’nin kadın politikaları ve teşkilatlanma hedefleri de ele alındı.
Program kapsamında partiye katılan yeni kadın üyelerin üyelik işlemleri gerçekleştirilirken, aileye katılan yeni isimlere rozetleri takdim edildi. Günün anısına Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç ve programa katılan kadın üyelere çeşitli hediyeler sunulurken, toplu hatıra fotoğrafları da çekildi.

Programın ardından Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yoğun katılımın memnuniyet verici olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suzan Küçüksaraç’ın katılımlarıyla gerçekleştirdiğimiz Zafer Kadınları Buluşması’nı büyük bir coşku ve yüksek katılımla tamamladık. Kadın Politikaları Başkanımız Canan Tekirdağ öncülüğünde düzenlenen programda kadın üyelerimizle bir araya gelerek verimli istişarelerde bulunduk, yeni üyelerimizin katılımlarını gerçekleştirdik ve günün anısına hediyelerimizi takdim ettik. Bizleri yalnız bırakmayan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suzan Küçüksaraç’a ve programa katılan tüm kadın üyelerimize teşekkür ediyoruz.”
Açıklamada ayrıca, kadınların parti çalışmalarındaki etkinliğinin her geçen gün arttığına dikkat çekilerek, “Birlikte büyüyor, birlikte güçleniyoruz. Zafer Kadınları sahada, Zafer Türkiye’nin olacak.” mesajı paylaşıldı. Programın, kadın teşkilatlanmasının güçlendirilmesi ve parti çalışmalarına yeni isimlerin kazandırılması açısından önemli bir buluşma olduğu ifade edildi.
Genel
ÖZTAYLAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybeden önceki dönem Bandırma Belediye Başkanı ile 19, 23 ve 24. Dönem AK Parti Balıkesir Milletvekili Mehmet Cemal Öztaylan, Bandırma’da düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.
Bir süredir tedavi altında bulunan Öztaylan’ın naaşı, cenaze töreni öncesinde Paşakent Mahallesi’ndeki evine götürülerek ailesi ve yakınlarından helallik alındı. Daha sonra Haydar Çavuş Camii’ne getirilen Öztaylan için burada cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı.
Cenaze töreninde taziyeleri oğulları AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan ile Aysan Öztaylan kabul etti.

Yoğun katılımla gerçekleşen törene; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 27. Dönem Başbakanı Binali Yıldırım, Ak Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş AK Parti MKYK Üyesi Önder Matlı, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Belgin Uygur ile Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, eski Bakan Faruk Çelik, AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, MHP Balıkesir Milletvekili Ekrem Gökay Yüksel, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Tekke Camii İmamı Adem Turan’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Binali Yıldırım, Öztaylan’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.
Mehmet Cemal Öztaylan’ın naaşı, cenaze namazının ardından Bandırma Tekke Hacı Ali Rıza El-Bezzaz Camii Kabristanı’nda dualarla toprağa verildi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login