Bursa Bölge
TAT GIDA’DAN “7. DİJİTAL TARLA GÜNÜ” ETKİNLİĞİ
Tat Gıda, çiftçiler ile tarım teknolojileri ve çözümleri üzerine çalışan farklı kuruluşları bir araya getirerek, çiftçi farkındalığını arttırmak ve ekosistemin gelişimine destek olmak için her yıl düzenlediği Dijital Tarla Günü’nün 7.sini gerçekleştirdi. Etkinliğe çiftçiler ve ilgili sektör temsilcileri büyük ilgi gösterdi.
Tat Gıda, çiftçi ile iletişimin artırılması ve çiftçinin gelişiminin desteklenmesi konularında çözüm üreten uygulamaları hayata geçirerek sektöründe fark yaratmayı sürdürüyor. Tat Gıda’nın bu yıl yedincisini gerçekleştirdiği Dijital Tarla Günü etkinliğinde; dijital tarım sensör ve uygulamaları, bitki besleme ve koruma ürünleri, tohum ve fide çeşitleri, hassas ve akıllı tarım teknolojileri, drone, uydu ve görüntü işleme teknolojileri, tarım makineleri ve ekipmanları üzerine çalışan 22 farklı firma, Start Up, üniversite ve araştırma merkezi stant kurarak yenilikçi çözümlerini tanıttı ve etkinlikte 600 katılımcı sayısına ulaşıldı.
Etkinliğe Karacabey Kaymakamı Hakan Kafkas, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Pazarlama Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Kamil Dinçer Uslu, Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ve YeniÇiftçi Platformu Kurucusu Emrah İnce katıldı.

Tarım ve gıda sektörü ülkemiz için stratejik öneme sahip
Tat Gıda’nın çiftçilerin ve tarımın gelişimine verdiği önemi ve dijital tarım konusunda yapılan öncü çalışmaları vurgulayan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Veysel Memiş etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Tat Gıda olarak, yer aldığımız tarım ve gıda sektörünün ülkemiz için stratejik önemini biliyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana çiftçi ve paydaşlarımızla birlikte bu kapsamda hız kesmeden çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Her yıl bir araya geldiğimiz bu etkinlikte, sektörün gelişimine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Hepimiz biliyoruz ki sağlıklı nesiller, ancak sağlıklı beslenme ile inşa edilir. Sağlıklı beslenmenin temeli ise bu topraklarda gerçekleştirdiğimiz tarım faaliyetleri ile başlar ve ardından üretilen ürünlerin gıda işletmelerinde en kaliteli şekilde hazırlanması ile devam eder ve sofralarımıza ulaşır. Tat Gıda olarak, sürdürülebilir tarımın geleceği için üreticilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte çalışarak ilerliyoruz. Yıllar içinde adım adım ilerlettiğimiz dijital tarım faaliyetlerimizi bu doğrultuda sürdürmekteyiz. Artan nüfusla birlikte gıda ihtiyacı da artmakta ve iklim krizinin tarıma olan olumsuz etkileri bulunmaktadır. Tarımda kalite ve verimi arttırmak ancak teknoloji ve yeni yöntemler ile mümkündür. Önce kendi tarım alanlarımızda uyguladığımız teknoloji ve yöntemleri daha sonra çiftçilerimizle paylaşmaktayız. İklim krizinin etkisiyle dünyada tatlı su kaynakları azalmaktadır. Domates tarımında damla sulama sistemlerinin yaygın olarak kullanılması oldukça sevindirici. Ancak bitkinin ihtiyacına uygun şekilde doğru zamanda, doğru miktarda suyu verebilmek için daha fazlasına ihtiyaç duyulmaktadır. Optimum sulama için yapay zekâ destekli çözümleri kendi Tat Gıda tarım arazilerimizde denemekteyiz. Başarılı sonuçları çiftçilerimize yaygınlaştırarak bu alanda öncü olmak istiyoruz. Tat Gıda olarak yenilediğimiz mobil uygulamamızı tüm çiftçilerimizin kullandığını gözlemledik, mutlu olduk. Tat Mobil Uygulaması ile hava durumu, uydu görüntü analizleri, uygun ilaçlama teknikleri, traktör kullanım zamanları gibi bilgileri paylaşıyoruz. Aynı zamanda, çiftçilerimiz uygulamadan teslimat ve sözleşme bilgilerini görüntüleyebilmekteler. Ayrıca bu yıl ilk defa teslim edilen her araç bazında teslimat ve kalite bilgilerini de dijital olarak öğrenebilecekler.”
“Gençlerimizi tarıma çekmek istiyoruz”
Sözleşmeli üretimin önemine değinen Veysel Memiş, sözlerine şöyle devam etti: “Sözleşmeli tarımı çok önemsiyoruz. Tat Gıda’nın domates tarımında sözleşmeli çiftçi uygulamasını ilk başlatan firma. Böyle bir ilke imza atmış olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Tarladaki dijitalizasyon tarımda büyük fark yaratıyor. Bu nedenle üreticilerimizin, tarlalarını dijital olarak takip etmeleri öncelikli konularımızdan biri. Tarladaki bitki sağlığını uzaktan takip etmeleri için çiftçilerimizi Uydu Teknolojileri kullanımına yönlendiriyoruz. Bu yıl toplam 12 bin dekar alanda bitki sağlığını uydu görüntüleri analizlerinden takip etmekteyiz. Geçen yıl başlattığımız Dijital Dönüşüm Programı’nı Mustafakemalpaşa, Karacabey ve Torbalı’da olmak üzere bu yıl 3 bölgede 25 çiftçimiz ile gerçekleştiriyoruz. Bunun için çiftçilerimizin tarlalarına dijital tarım istasyonu ve kameralı böcek istasyonları kurduk. Hastalık risklerini erkenden görmek ve zamanında müdahale etmek önemli. Bunun için yapay zeka destekli çözümler kullanıyoruz. Geçen yıl % 22 daha az aktif madde ile daha az kimyasal kullandık. Toprağı, suyu ve dünyamızı, doğal kaynaklarımızı koruyan uygulamaları önemsiyoruz. Çiftçilerimize, üretim, tarım teknolojileri, tarımdaki gelişmeler, doğal kaynakların korunması gibi konularda bilgiler veriyoruz. Geçen yıldan itibaren 100 çiftçimizle bir araya geldik. Yıl sonunda 500, 2026 yılına kadar 1200 çiftçiye ulaşmayı hedefliyoruz. Tarıma gençlerin ilgi göstermesi çok önemli. Gençlerimizi tarıma çekmek istiyoruz, bunun için çeşitli eğitimler gerçekleştireceğiz. Bu önemli fırsatı ilk aşamada 150 gencimize sunacağız. İlerleyen dönemde bu sayının artırılmasını hedefliyoruz.”

Etkinlikte konuşan Tarımsal Pazarlama Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan da, tarımın ülkemiz için önemine değinerek; “Tarım çalışmalarıyla hem ülke ekonomisine hem de bölgeye katma değer sağlıyoruz. Su kısıtı, iklim değişikliği gibi etmenler, pandemi ve yakın coğrafyadaki bazı gelişmeler ülke olarak gıda arz dengemizi iyi planlamamız gerektiğini vurguladı. Tarım alanında bir diğer önemli husus da sözleşmeli üretim. Ürün piyasasındaki dalgalanmayı önlemek hem çiftçiyi hem de tüketiciyi korumak için sözleşmeli üretim ve tarım sigortasını yaygınlaştırmayı önemsiyoruz. Buna dair atılan adımları da destekliyoruz. Güncel gelişmeleri ve yenilikleri üreticiyle buluşturan bu önemli etkinlik için Tat Gıda’ya teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Yeni Çiftçi Platformu Kurucusu Emrah İnce etkinlikte gerçekleştirdiği konuşmada dijitalizasyonun tarımdaki faydalarına değinerek Tat Gıda’nın dijital tarım konusunda önemli adımlar attığını sözlerine ekledi.
Çiftçilerin ve konukların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Agrovisio, Altıntar, BASF, BASF Nunhems, Bayer, İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM), Doktar, Ege Üniversitesi, FarmLabs, Koyuncu Tarım Move On, Orgatek, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM), Syngenta, Tat Gıda, Tekno Kurgu, Teta Teknik Tarım, TOPRAQ, Toros Tarım, Türk Traktör, Türkiye İş Bankası ve İmece Mobil, United Genetics standıyla yer aldı.
Etkinlik, stant kuran firmalara katkılarından dolayı plaketlerinin takdim edilmesinin ardından son buldu.

Bursa Bölge
MATLI BTSO SEÇİM SÜRECİNE TARİHİ ÇARŞI VE HANLAR BÖLGESİ’NDEN BAŞLADI
Matlı: “Bursa’nın Potansiyelini Daha İleriye Taşıyacağız”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında düzenlenen ilk buluşma, Bursa ticaretinin asırlardır merkezi olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde gerçekleştirildi. Tarihi Çarşılar Federasyonu’nun düzenlediği programda bölge esnafı ile bir araya gelen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın köklü ticaret kültürünü istişare, dayanışma ve birlikte üretme anlayışıyla geleceğe taşımak için çalışacaklarını söyledi.
Fidan Han`da gerçekleştirilen programa Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği Başkanı İsa Altıkardeş, bölgede faaliyet gösteren oda ve dernek başkanları ile çok sayıda Kapalı Çarşı esnafı katıldı. Bursa iş dünyasının farklı kesimlerini bir araya getiren programda sektörlerin beklentileri, ticaret hayatının güncel sorunları ve BTSO’nun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

“Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir”
Programda konuşan Özer Matlı, Bursa’nın ticaret kültürünün en önemli merkezlerinden biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye için de büyük bir değer taşıdığını söyledi.
Yaklaşık 4 bin iş yerine ev sahipliği yapan bölgenin Bursa’nın yaşayan ticaret hafızası olduğunu ifade eden Matlı, “Bursa’nın sanayisi ne kadar güçlü ise ticaret kültürünün kalbi de burada atmaktadır. Bu bölge yalnızca dükkânlardan oluşan bir alan değil; ahilik kültürünün, esnaf dayanışmasının ve yüzyıllardır süregelen ticaret geleneğinin yaşayan temsilcisidir” dedi.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hanlar Bölgesi’nin Bursa ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Matlı, tarihi mirasın korunması kadar bölgedeki esnafın güçlendirilmesinin de büyük önem taşıdığını belirterek, “Bizim için önemli olan tarihi mirasımızı korurken esnafımızın ticari hayatını daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmektir. Esnafımızın güçlü olması Bursa’nın güçlü olması demektir” ifadelerini kullandı.
“Çarşımızın geleceği için kararlılıkla çalışacağız”
Bursa Ticaret Borsası olarak bugüne kadar Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesine verilen destekleri yeni süreçte de sürdüreceklerini ifade eden Matlı, BTSO’nun bütçe imkânları doğrultusunda Tarihi Çarşılar Federasyonu ve Birliğimize yakışır, Türkiye’ye örnek olacak temsil ve hizmet alanlarının oluşturulmasına katkı sunacaklarını açıkladı.

Matlı, yaklaşık 700 yıldır ticaret hayatına ev sahipliği yapan bu tarihi değerin geleceğe taşınmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu arasında çözüm bekleyen konuların giderilmesi noktasında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bu değer Bursa’nın ortak mirasıdır ve gelecek nesillere en iyi şekilde taşınmalıdır” dedi.
“Tüm üyelerimizi kapsayan bir yönetim anlayışı inşa edeceğiz”
Programda konuşan Matlı, Bursa’nın sahip olduğu üretim gücü, ticaret birikimi ve girişimcilik kültürüyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bursa’nın ekonomik gücünün temelinde güçlü sanayisi kadar köklü ticaret kültürü de bulunmaktadır. Esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin ve hizmet sektörümüzün görüşlerini merkeze alan bir anlayışla hareket edeceğiz. BTSO’nun tüm üyelerini kapsayan, onların beklentilerine kulak veren ve çözüm üreten bir yapıyı hep birlikte inşa edeceğiz.
“Tarihi Çarşı’nın köklü mesleklerini dijital dünyaya taşıyacağız”
Bursa Ticaret Borsası olarak şehrimizin geleneksel lezzetlerini tanıtmak amacıyla hayata geçirdiğimiz ve büyük ilgi gören Off The Record dijital içerik çalışmalarımızın benzerlerini Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz için de gerçekleştireceğiz. Bursa bıçakçılığı, sedefkârlığı, sepetçiliği gibi çarşımızın sahip olduğu diğer köklü meslekleri dijital platformlarda daha görünür hale getirerek hem kültürel mirasımızın korunmasına hem de çarşı esnafımızın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacağız.

“Bursaspor ve Tarihi Çarşı arasında yeni iş birlikleri kuracağız”
Çarşı esnafımızın şehrimizin ortak değeri olan Bursaspor’a verdiği destek hepimizin malumudur. Bursaspor’un kent aidiyetini güçlendiren en önemli marka değerlerimizden biri olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın marka değerlerini birbirleriyle daha güçlü şekilde buluşturacağız. Bursaspor, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültürel mirasımız ve turizm potansiyelimiz arasında yeni iş birlikleri geliştirerek hem kentimizin tanıtımına hem de turizm hareketliliğine katkı sağlayacağız.
“Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin marka değerini güçlendireceğiz”
Bölgemizin yalnızca Bursa’da değil, Türkiye genelinde de daha fazla bilinir hale gelmesi için tanıtım faaliyetlerine destek vereceğiz. İç turizm açısından diğer şehirlerle olan bağlantılarının güçlendirilmesi, ziyaretçi sayısının artırılması ve bölgenin marka değerinin yükseltilmesi önceliklerimiz arasında yer alacaktır.

“Yıllardır bekleyen konuları sonuçlandıracağız”
Yaklaşık 13 yıldır gündemde yer alan ve çarşı esnafımızın ticaretini geliştirmesinin önünde engel oluşturan sorunları ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde ele alacak, çözüm bekleyen başlıkları tek tek sonuçlandırmak için kararlılıkla çalışacağız. Esnafımızın taleplerini dinleyerek, birlik ve beraberlik içerisinde bu sorunları hep birlikte çözüme kavuşturacağız.
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nden aldığımız birlik, dayanışma ve üretim ruhuyla; Bursa iş dünyasının tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturarak şehrimizin ekonomik ve sosyal potansiyelini daha ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.






Bursa Bölge
“ŞEHİR BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP AMA İHMAL EDİLİYOR”
DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu.
DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu.
Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi.

TBMM’de Bursa vurgusu: “Şehir büyük bir potansiyeli taşıyor ama yönetilemiyor”
Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi.
Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı.
Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti.
Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı.

“Bursa, potansiyeli yüksek ama ihmal edilmiş bir şehir”
Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda.
Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi.
16 başlıkta Bursa’nın kronik sorunları
1. Kentsel dönüşüm
Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
Deprem riski
Plansız kentleşme
Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi.
2. Trafik sorunu
Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için:
İlave çevre yolları
Kavşak düzenlemeleri
Tünel ve viyadük projeleri önerdi.

3. Şehir içi ulaşım
BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti.
“Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi.
4. Şehir dışı ulaşım
Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi.
Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı
Hızlı tren eksikliği
Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi.
5. Göç sorunu
Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi.
6. Doğanbey TOKİ sorunu
Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi.
7. Hava kirliliği
Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi.
8. Doğu-Batı dengesizliği
Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı.
9. Şehir merkezinin canlandırılması
Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi.
10. Turizm sorunu
Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek:
Yetersiz tanıtım
Destinasyon eksikliği
Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi.
Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi.
11. “yeşil Bursa” kimliğinin zayıflaması
Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi.
12. Uludağ
Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı.
13. Sahiller
Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi.
14. Pahalılık
Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi.
15. Projelerin yavaş ilerlemesi
Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi.
16. Bursaspor
Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı.
Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti.
“Bursa emanettir”
Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.”
“Bursa’nın sorunları siyasi değil, yapısaldır”
Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti.
Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi:
“Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.”
Ali Babacan’a sunulan rapor genel merkezde değerlendirilecek
DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi.
Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi.
Sonuç: “Bursa için yeni bir şehir vizyonu”
DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu.
Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.
Bursa Bölge
BTSO BAŞKAN ADAYI ÖZER MATLI: “BURSA’NIN GELECEĞİNİ HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın ekonomik gelişiminde BTSO’nun üstlendiği tarihi role dikkat çekerek, yeni dönemde daha katılımcı, daha şeffaf ve birlikteliğe dayalı bir yönetim anlayışını hâkim kılacaklarını ifade etti.
BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, BTSO’nun 137 yıldır Bursa iş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.
Matlı, “Bugün sahip olduğumuz güçlü sanayi altyapısında, üretim kültüründe ve girişimcilik ruhunda BTSO’nun çok önemli katkıları vardır. Bu köklü kurumun kuruluşunda emeği geçenlerden bugüne kadar görev alan tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi.
“Bursa’nın geleceği kapsayıcı bir anlayışla şekillenmeli”
Bursa’nın son yıllarda önemli bir ekonomik gelişim gerçekleştirdiğini belirten Matlı, bundan sonraki dönemin yalnızca büyümeyi değil, geleceği planlama dönemi olması gerektiğini söyledi.
Matlı, “Bursa sanayi odaklı büyümesini sürdürürken artık bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı konuşmamız gerekiyor. Şehrimizin geleceği; üreten, ticaret yapan, hizmet sunan ve istihdam sağlayan tüm kesimlerin katkısıyla şekillenmelidir. BTSO da bu anlayışın en güçlü temsil merkezi olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
BTSO’da katılımcı yaklaşım vurgusu
BTSO’nun 60 bin üyesiyle Bursa iş dünyasının en geniş temsil gücüne sahip kuruluş olduğunu belirten Matlı, üyelerin yaklaşık 45 bininin ticaret ve hizmet sektörlerinde, 15 bininin ise sanayi ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti.
Matlı, “BTSO, ticaretten hizmete, üretimden sanayiye kadar Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini bünyesinde barındıran büyük bir yapıdır. Üyelerimizin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ticaret ve hizmet sektörleri, Bursa ekonomisinin canlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Yeni dönemde sanayicimizin yanında olmaya devam ederken, ticaret erbabımızın ve hizmet sektörlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını da daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız. Biz BTSO’nun her üyeyi dinleyen, her fikre değer veren ve tüm sektörleri karar süreçlerine dahil eden bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık, istişare ve kapsayıcılık kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları haline gelmelidir.” dedi.
“Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden”
Bursa’nın birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Matlı, iş dünyasının kutuplaşmaya değil dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Matlı, “Bu şehirde üretime, istihdama ve ihracata katkı sağlayan herkes değerlidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden, tüm kesimleri aynı masa etrafında buluşturan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Çünkü Bursa’nın gücü birlikten gelir.” dedi.
“Bursa yeni bir lige yükselmeli”
Bursa’nın artık sadece bir sanayi kenti olarak anılmasının yeterli olmadığını ifade eden Matlı, şehrin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirtti.
Matlı, “Geçmişte Bursa’nın en büyük gücü üretim kapasitesiydi. Bugün de öyle. Ancak artık yeni bir döneme giriyoruz. Bursa yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın konuştuğu şehirlerden biri olmak zorundadır. Ticaretiyle, sanayisiyle, hizmetleriyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle, kültürüyle ve girişimcilik ekosistemiyle yeni bir lige yükselmelidir. Biz Bursa’nın sadece Türkiye’deki gelişmeleri takip eden değil, Türkiye’ye yön veren; sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de söz sahibi olan bir şehir haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Bursaspor Bursa’nın ortak değeridir”
Bursa’nın ekonomik gelişiminin yanı sıra sosyal ve sportif değerlerinin de güçlenmesi gerektiğini belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursaspor’un şehrin en önemli ortak markalarından biri olduğunu vurguladı.
Matlı, “Bursaspor sadece bir spor kulübü değil, Bursa’nın ortak değeridir. Sanayicisi, ticaret erbabı, esnafı ve gençleriyle tüm Bursa’yı aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir markadır. Bursa iş dünyası olarak geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de Bursaspor’umuzun yanında olacağız. Güçlü bir Bursa ekonomisi ile güçlü bir Bursaspor’un birbirini tamamlayan iki önemli değer olduğuna inanıyoruz.” dedi.
Mesajının sonunda BTSO’nun 137. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Matlı, “Bu köklü kurumun geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğine yürekten inanıyorum. Bursa iş dünyamızın tüm temsilcilerinin ve BTSO ailemizin 137. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum.” dedi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login