Güncel
SEÇİM BİTTİ YANKILARI DEVAM EDİYOR…
Hasan Duman / Köşe Yazısı
Beş yılda bir gerçekleştirilen ve merakla beklenen Mahalli İdareler Seçimleri nihayet gerçekleşti ve üzerinden yaklaşık 20 gün geçti.
Ancak bu seçimin yankıları sadece Karacabey’de değil tüm Türkiye’de halen devam ediyor.
22 yıldır iktidarlığını sürdüren AK Parti bu seçimlerde birçok il ve ilçelerde kan kaybı yaşadı.
AK Parti Bursa’nın 17 ilçesinden 9’unda tekrar yönetimi alırken, CHP 6, İYİ Parti’de biri Karacabey diğeri Yenişehir olmak üzere 2 ilçede hizmet koltuğuna oturdu.
AK Parti 2019 seçimlerinde 13 ilçede Belediye Başkanlığı’nı almıştı. Bu seçimlerde Karacabey’i İYİ Parti’ye, Mustafakemalpaşa’yı ve Osmangazi’yi CHP’ye kaptıran AK Parti’ye seçmen 9 ilçede yeniden görev verdi.
Daha önce Cumhur İttifakı ortağı MHP’de olan Yenişehir Belediyesi bu defa İYİ Parti’ye geçmiş oldu.
Bursa’da CHP’nin kalesi olarak bilinen Nilüfer, Mudanya ve Gemlik ilçelerine bu seçimlerde Osmangazi, Harmancık ve Mustafakemalpaşa da eklendi.
Şimdi gelelim Karacabey analizine…
2019 seçimlerinde 83 bin 115 olan ilçe nüfusu, bu seçimlerde 86 bini buldu.
2019’da 8 bin 65 kişi sandığa gitmemişti. Bu seçimlerde ise 11 bin 656 kişi sandığa gitmedi.
2019’da 2 bin 126 oy geçersiz sayılırken, bu seçimlerde 2 bin 880 oy geçersiz sayıldı.
Bu geçersiz oy rakamının yaşlı kişilerden oluştuğunu, ya da oy pusulasını yanlış katladığı için oylarının geçersiz sayıldığına inanmak istiyorum.
Çünkü Karacabey halkının eğitim seviyesinin bu kadar düşük olduğuna inanmak istemiyorum.
Hadi bunu geçtim de, oy kullanmayan 11 bin 656 kişiye ne demeli.
Bu kişilerin hiçbir şekilde geçmiş yönetimi ya da yeni seçilen yönetimin yapacak olduğu 5 yıllık projeleri eleştirmeye hakları yok.
Bu 11 bin 656 kişiyi vatandaşlık görevini sabahın erken saatlerinde; yaşlısıyla, hastasıyla, tekerlekli sandalyesiyle sandığa giderek oyunu kullanan 54 bin 614 kişiye havale ediyorum.
Belediye İYİ’lerin oldu…
Karacabey’de Belediye Başkanlığı için sandığa giden 54 bin 614 seçmenin 18 bin 182’si İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Fatih Karabatı’ya oy vererek göreve getirdi.
Ancak aynı seçmenden meclis üyeliği için İYİ Parti’ye 14 bin 659 oy çıktı.
Parti değil isim kazandı…
Evet, Fatih Karabatı İYİ Parti adına seçime girmiş olabilir ama, Türkiye istatistiğine baktığımızda İYİ Parti’nin başarısız bir grafik çizdiğini görüyoruz.
Bu nedenle de seçmen güvenmek istediği Fatih Karabatı adı altında birleşerek oy pusulasındaki İYİ Parti amblemine basarak 5 yıl süreyle görev yetkisi verdi.
Ancak Fatih Başkan’ın görev süresi içerisinde şu gerçeği de görmesini istiyorum.
Sayın başkanım; 51 bin 734 seçmenin 18 bin 182’sinden oy almış olabilirsiniz ama, 33 bin 552 kişi de diğer partilere oy verdi.
Yani; görev süreniz içerisinde bu 33 bin 552 kişinin de kalbine dokunmanız lazım.
Cumhur ittifakı güvenoyu alamadı…
İki dönem Belediye Başkanlık görevini yürüten ve AK Parti ile MHP’nin Cumhur ittifakı ortağı olarak seçime giden Sayın Ali Özkan 15 bin 546 seçmenin oyunu aldı.
İki parti adına sandığa giden Cumhur ittifakı seçmeni Meclis Üyeliği’nde 16 bin 45 oy kullandı.
Bu sonuca baktığımızda ise 499 seçmenin belediye başkanlığında kendi adaylarına oy vermediği ortaya çıkıyor.
Bu seçimlerde dört kadın adaydan biri olan CHP’nin adayı Sayın Gönül Avil seçmenden 11 bin 474 oy aldı. Aynı seçmen meclis üyeliğinde 13 bin 229 geçerli oy kullandı.
Meclis çoğunluğu Cumhur’da…
Karacabey Belediye Meclis Üyeliği seçimlerinde 16 bin 45 oyla birinci çıkan Cumhur İttifakı (AKP-MHP), +3 kontenjanla birlikte 25 kişilik Belediye Meclisi’nde 12 üye ile temsil edilme hakkı elde etti.
Belediye Başkanlığı’nı kazanmasına karşın belediye meclis üyeliği seçimlerinde 14 bin 659 oy alarak ikinci parti olan İYİ Parti, mecliste 7 üye ile temsil edilecek. Son olarak Karacabey’deki yerel seçimlerde beklentilerin altında kalan CHP, 13 bin 229 oy alarak 6 meclis üyesi çıkardı.
Bu oranlara göre, AK Parti 2, MHP, İYİ Parti ve CHP de birer Büyükşehir Belediye Meclis Üyesine sahip oldu.
Karacabey Belediyesi’ndeki meclis aritmetiğine göre her ne kadar Cumhur İttifakı üstünlüğü ele alsa da, ilk meclis toplantısında işbirliği içine giren İYİ Parti ile CHP’nin bu ittifakı 5 yıl boyunca sürdüreceği ön görülüyor.
Kadının adı yok…
Gazeteci, yazar Duygu Asena’nın olay yaratan ve toplatılan, daha sonra da beyazperdeye aktarılan ünlü romanı “Kadının Adı Yok” bu yılki Mahalli İdareler Seçimleri’nde Karacabey’de gerçek oldu.
CHP’den Gönül Avil, DEVA Partisi’nden Yasemin Tuna, Demokrat Parti’den Dilek Köksalmış ile Memleket Partisi’nden Buket Sarıbal Karacabey tarihinde ikinci bir Şükran Yemişçioğlu olmak için kolları sıvayarak Belediye Başkanlığı için seçmenin karşısına çıktı.
“Yönetimde ben de varım” diyen kadınlar sadece Belediye Başkanlığı’nda değil, ilçe merkez mahalleleri ve kırsal mahallelerdeki muhtarlık adaylıklarında da boy gösterdi.
Ancak ne yazık ki seçmenden bekledikleri karşılığı bulamadılar.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında kadınlara vermiş olduğu bu özgürlüğü kullanan ve kendilerine güvenerek yola çıkan kadınlarımızı kutluyorum.
Büyükşehir’de Karacabey “Bozbey” dedi…
Bursa’da seçimi kazanarak Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen CHP Adayı Mustafa Bozbey, Karacabey’deki seçimlerde de birinci oldu.
Bozbey, Karacabeyli seçmenden 23 bin 295 oy alırken, en yakın rakibi Cumhur İttifakı Adayı mevcut başkan Alinur Aktaş’a ise 17 bin 580 oy çıktı.
Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimleri’nde Karacabey’den 54 bin 624 seçmen oy kullandı.
Seçimlerde 51 bin 984 oy geçerli, 2 bin 640 oy da geçersiz sayıldı. Toplamda 11 bin 646 seçmenin, Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde oy kullanmadığı kaydedildi.
38 muhtar yola devam dedi…
2024 Yerel Seçimleri kapsamında Karacabey’deki 85 mahallede muhtarlık seçimleri de yapıldı. Buna göre gerçekleştirilen oylamada Karacabey’de toplamda 47 muhtar değişirken, 38 muhtar ise görevlerine devam etti.
Muhtarlık seçimlerinde Tabaklar Mahalle Muhtarlığı’nda güven tazeleyen Cevdet Bilgin, 8. dönem’e girerek rekor kırdı.
Bilgin’i 7. dönem’e giren Taşlık Mahalle Muhtarı Ersin Kaçar ile 6. dönem için yeniden seçilen Gönü Mahalle Muhtarı Erol Yıldırım, Yenice Mahalle Muhtarı Vedat Duymaz ve Akhisar Mahalle Muhtarı Cemali Atış takip etti.
Dilek ve temenni…
Karacabey’de beş yıl süreyle göreve getirilen başta Belediye Başkanı Sayın Fatih Karabatı’ya, meclis üyelerine ve muhtarlara görevlerinde başarı diliyorum.
Sandığa gitmeyerek vatandaşlık görevlerini yerine getirmeyen, 11 bin 656 kişiyi ise sorumluluk sahibi seçmene havale ediyorum.
2019 seçimlerinde 2 bin 126 olan ve 754 artışla geçersiz oy sayısını 2 bin 880’e çıkaranlara da daha dikkatli oy kullanmalarını önererek bu sayının artmamasını temenni ediyorum.
Güncel
ÇOCUĞU FUHUŞA TEŞVİK İNSANLIK SUÇUDUR!
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), Ankara’da Aralık ayında pavyonlara yönelik düzenlenen ve reşit olmayan kız çocuklarının fuhuşa zorlandığının ortaya çıktığı operasyonlara ilişkin sert bir açıklama yaptı. CKD, söz konusu olayların yalnızca adli bir suç değil, aynı zamanda bir insanlık suçu olduğunu vurguladı.
Ankara’da iki kız çocuğunun polise başvurmasının ardından 11 pavyona eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, operasyonlarda yaklaşık 15 reşit olmayan kız çocuğunun fuhuşa zorlandığı ve bu mekânlarda uyuşturucu satışının da yapıldığı tespit edilmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan CKD, pavyon işletmecileri ile bu duruma sessiz kalan mekân çalışanlarının “çocuğu fuhuşa teşvik” suçunun yanı sıra insanlık suçu da işlediğini belirtti.
Açıklamada, çocukların geleceğini karartan bu suçların ağır sonuçlarına dikkat çekilerek, “Burada açıkça çocuğu fuhuşa zorlama suçu işlenmiştir. Ancak çocukların uğradığı bu istismar, etkileri ömür boyu süren bir insanlık suçu olarak da değerlendirilmelidir” denildi.
CKD açıklamasında, “Reşit olmayan çocuk demek, zorunlu eğitim çağındaki çocuk demektir” vurgusu yapılarak, şu sorular yöneltildi:
“Bu çocukların aileleri nerede? Neden okulda değiller? Okul kayıtları yok mu? Yoksa bir milyonu aşkın açık öğretim öğrencisi arasında, nerede oldukları bilinmeyen birer sayıdan mı ibaretler?”
Bazı çocukların, söz konusu mekânlara ücretsiz yeme-içme imkânı sunulduğu gerekçesiyle gidip gelmeye başladıkları, daha sonra ise fuhuşa zorlandıkları ifade edilen açıklamada, çocukların ne eğitim hayatının ne de aile desteğinin içinde olduğu, derin bir çaresizlik ve kimsesizlikle karşı karşıya kaldıkları belirtildi. CKD, ortaya çıkan bu olayların “buzdağının yalnızca görünen kısmı” olduğuna dikkat çekti.
Açıklamanın devamında, benzer olayların önlenebilmesi için faillerin en ağır cezalarla cezalandırılması gerektiği vurgulanarak, “Her ortaya çıkarılan vakada adaletin eksiksiz işlemesi, çocuk istismarının önüne geçilmesi açısından hayati önemdedir” ifadelerine yer verildi.
CKD, sorunun bireysel değil sistemsel olduğunun altını çizerek, küresel sömürü sisteminin yarattığı toplumsal ve ahlaki çürümenin en çok çocukları hedef aldığına dikkat çekti. Kamucu ve halkçı bir yönetim anlayışının, tüm kurumlarıyla çocukları koruyacağını savunan dernek, “Tek bir evladımızın bile kayıp gitmesine göz yumulmamalıdır” görüşünü dile getirdi.
Açıklama, “Cumhuriyetimizin ‘kimsesizlerin kimsesi’ anlayışıyla, insanı merkeze alan yeni bir uygarlık mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz” ifadeleriyle sona erdi.
Güncel
TRAKYA BİRLİK OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Trakya Birlik 2024–2025 İş Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 05 Ocak 2026 tarihinde Edirne Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi.
Genel kurulda konuşan Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, Türk çiftçisinin tüm zorluklara rağmen üretimden vazgeçmeyen kararlı yapısına dikkat çekti. Kırbiç, Bursa’nın Harmancık ilçesinde çıkan orman yangınına, patlak lastiğine rağmen su taşıyan bir çiftçinin hikâyesini örnek göstererek, bu tablonun Türk çiftçisinin fedakârlığını ve vatan bilincini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
1966 yılında ayçiçeği üreticisinin emeğini korumak ve ürününü değerinde pazarlamak amacıyla kurulan Trakya Birlik’in bugün 60 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Kırbiç, Birliğin yalnızca alım yapan bir kuruluş değil; ayçiçeğini modern tesislerinde yağ, margarin ve hayvansal yeme dönüştüren entegre bir tarım-sanayi modeli sunduğunu belirtti. Trakya Birlik’in kriz dönemlerinde piyasayı dengeleyen, fiyat istikrarı sağlayan ve yerli üretimi koruyan stratejik bir kurum haline geldiğini dile getirdi.

237 bin ton Ayçiçeği alındı, 5 milyar TL’yi aşkın ödeme yapıldı
2024–2025 iş yılında ayçiçeği hasadı sürecinde üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kamu otoriteleriyle yoğun temas yürütüldüğünü aktaran Kırbiç, yurt dışı fiyat baskısına karşı alınan tedbirlerle piyasanın desteklendiğini söyledi. Bu kapsamda Birlik tarafından 237 bin ton ayçiçeği alımı gerçekleştirildiğini ve üreticilere 5 milyar 49 milyon TL ürün bedeli ödendiğini açıkladı.
Yüksek finansman maliyetlerinin tüm sektörleri olduğu gibi Trakya Birlik’i de zorladığını ifade eden Kırbiç, buna rağmen ortaklara 2 milyar 795 milyon TL kredi kullandırılarak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlandığını kaydetti.

Aynı iş yılında 182 bin ton yem, 28 bin ton küspe, 37 bin ton gübre, 54 bin torba ayçiçeği tohumu ve 137 bin litre zirai ilaç satışı gerçekleştirildiğini belirten Kırbiç, rafine yağ satışının ise 187 bin 814 tona ulaştığını ifade etti. Bu rakamların, yüksek faiz ortamına rağmen Trakya Birlik ve kooperatiflerinin güçlü organizasyon yapısını ortaya koyduğunu vurguladı.
2025–2026 sezonunda piyasa tarife kontenjanıyla toparlandı
2025–2026 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kırbiç, aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle üretimde düşüş yaşandığını, Cumhurbaşkanı Kararı ile devreye alınan tarife kontenjanı uygulamasının ise piyasada toparlanma sağladığını belirtti. Bu süreçte 4 Ağustos 2025’te 28 bin TL/ton avans, 28 Eylül 2025’te ise 33 bin TL/ton kesin fiyat açıklandığını ifade eden Kırbiç, kampanya döneminde 151 bin 740 ton ayçiçeği alımı yapıldığını ve bedelin tamamının üreticilere ödendiğini bildirdi.

Hasat sonrası dönemde Birliğe bağlı iki işletmede üretimin 24 saat esasına göre sürdüğünü belirten Kırbiç, tüm faaliyetlerde iş sağlığı ve güvenliği ile tüketici sağlığının öncelikli olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonunda Trakya Birlik’in 60. kuruluş yılını kutlayan Kırbiç, genel kurulun üreticiler ve ülke tarımı için hayırlı olmasını diledi.
Divan heyeti seçildi, tüm maddeler oy birliğiyle kabul edildi
Açılış konuşmasının ardından Divan Heyeti’nin seçimine geçildi. Yapılan oylama sonucunda Divan Başkanlığı’na Göksel Baytok (Babaeski Koop.), Başkan Vekilliği’ne Zekeriya Güven (Şarköy Koop.), Katip Üyeliklere ise Hakkı Çetin (Yenişehir Koop.) ve Metin Yıldırım (Lalapaşa Koop.) seçildi.

Divan Başkanı Göksel Baytok, destek veren tüm birlik temsilcilerine teşekkür ederek gündem maddelerine geçildiğini duyurdu. Atatürk ve Aziz Şehitlerimiz için yapılan saygı duruşu ve okunan İstiklal Marşı’nın ardından, çalışma raporları ile bilanço ve gelir tabloları okunarak oy birliğiyle ibra edildi. Gündemde yer alan tüm maddeler delegelerin onayına sunularak oy birliğiyle kabul edildi.
Dilek ve temenniler bölümünde söz alan Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, genel kurula katılım sağlayan tüm delegelere teşekkür ederek toplantıyı sonlandırdı.

Güncel
SARIBAL: “TARIMDA TARİHİ KÜÇÜLME AĞIR GIDA KRİZİNİN HABERCİSİ”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin son 25 yılın en sert tarımsal küçülmesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. IMF ve Dünya Bankası tarafından dayatılan, 2000’li yılların başından itibaren siyasi iktidarlarca uygulanan neoliberal politikaların tarımda derin bir istikrarsızlık yarattığını vurgulayan Sarıbal, bu süreçte tarımın büyüme hızının sürekli olarak gayrisafi yurt içi hasılanın gerisinde kaldığını ifade etti. “Son 22 yılda Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyürken, tarım katma değerindeki büyüme yalnızca yüzde 3’te kaldı. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,7 büyürken, tarım sektörü yüzde 12,7 oranında küçüldü. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın da ifade ettiği bu tablo, ekonomi literatürüne ‘negatif büyüme’ gibi trajikomik bir kavram kazandırdı” diyen Sarıbal, bu küçülmenin ne tesadüf ne de yalnızca zirai don ve kuraklıkla açıklanabileceğini söyledi. Son 20 yılda tarımda 2,6 milyon kişilik istihdam kaybı yaşandığını vurgulayan Sarıbal, özellikle küçük ölçekli çiftçilerin, tarım işçilerinin, kiracı ve ortakçıların, küçükbaş hayvancılıkla geçinenlerin bu politikalardan en ağır biçimde etkilendiğini belirterek, “Yüzde 12,7’lik küçülme yanlış tercihlerle, ideolojik körlükle ve plansızlıkla yaratılmış bir politik sonuçtur. Türkiye büyürken tarım küçülüyorsa, bu büyüme sürdürülebilir değil; aksine gelecekte çok daha ağır bir gıda krizinin habercisidir” diye konuştu.
Girdi maliyetleri patladı, destekler buharlaştı
Saray iktidarının büyümeyi inşaat, tüketim ve kredi genişlemesi üzerinden kurguladığını; tarımı ise stratejik bir sektör olarak görmemeyi tercih ettiğini ifade eden Sarıbal’a göre bu yaklaşımın en somut sonucu, desteklerin hem yetersiz kalması hem de enflasyon karşısında erimesi. Tarım Kanunu’na göre bütçeden tarımsal desteklere ayrılması gereken payın GSYH’nin en az yüzde 1’i olması gerektiğini hatırlatan Sarıbal, “Çiftçiye verilen pay bunun neredeyse beşte biri bile değil; binde 2 seviyesinde. Bu, açık bir yasa ihlalidir” dedi.
Mazot, gübre, ilaç ve tohum gibi temel girdilerdeki fahiş artışların çiftçiye verilen desteklerle telafi edilemediğini belirten Sarıbal, endüstriyel tarım modelinin yoğun girdi kullanımına dayandığını; ancak bu girdilerin büyük ölçüde çok uluslu şirketlerin kontrolünde olduğunu vurguladı. Ticari tohum ve pestisit piyasasında BASF, Bayer, Corteva ve Syngenta gibi şirketlerin küresel pazara hakim olduğuna dikkati çeken Sarıbal, “Bu şirketler küresel tohum pazarının yüzde 56’sını, pestisit pazarının ise yüzde 61’ini kontrol ediyor. Gübrede de en büyük 10 şirket, pazarın yaklaşık yüzde 40’ına sahip” dedi. Türkiye’nin tohumdan gübreye, mazottan tarım makinelerine kadar temel girdilerde dışa bağımlı olduğunu belirten Sarıbal, döviz kurlarındaki artışın maliyetleri hızla yükselttiğini, bunun da çiftçiyi girdi kullanımını azaltmaya zorladığını söyledi. “Sonuç verim düşüşü, kalite kaybı ve daha az üretimdir” diye konuştu.
Dünyanın en çok ithalat yapan 10 ülkesinden biri Türkiye
İthalata dayalı politikaların yerli üreticiyi sistematik biçimde tasfiye ettiğini vurgulayan Sarıbal, tarımda planlama eksikliğinin ve kurumsal çöküşün derinleştiğini söyledi. Milletvekili Sarıbal, hangi ürünün nerede ve ne kadar ekileceğine, su kaynaklarının nasıl korunacağına ve iklim krizine karşı nasıl önlem alınacağına dair bütüncül bir politikanın bulunmadığını belirtti. İktidarın 2024’te tarımsal hasılanın 74 milyar dolara çıktığını ve Türkiye’nin dünyanın en büyük 7’nci tarım ekonomisi olduğunu öne sürdüğünü hatırlatan Sarıbal, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre Türkiye’nin 2022’de 32 milyar dolarlık tarım ürünü ithalatıyla dünyanın en çok ithalat yapan 10 ülkesi arasına girdiğini belirten Sarıbal, aynı yıl tarım ihracatının 30 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin ilk 10 ihracatçı arasında yer almadığını ifade etti.
Ucuz emek ve yüksek sömürü
2024 verilerine göre tarımda istihdamın yaklaşık 4,8–5 milyon kişi düzeyinde olduğunu, bunun toplam istihdamın yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geldiğini hatırlatan Sarıbal, bu işgücüne rağmen çalışan başına düşen katma değerin son derece düşük olduğuna dikkati çekti. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, 2015 yılı sabit ABD doları fiyatlarıyla 2024’te kişi başına tarımsal katma değer Türkiye’de yalnızca 14 bin dolar seviyesinde kaldı. Aynı gösterge Arjantin’de 174 bin dolar, Avustralya’da 127 bin dolar, ABD’de 85 bin dolar, Hollanda’da 80 bin dolar, Almanya’da 57 bin dolar, Fransa’da 47 bin dolar ve hatta Özbekistan’da 18 bin dolar. “İktidarın övündüğü 74 milyar dolarlık tarımsal hasıla, çiftçinin cebine girmiyor” diyen Sarıbal, bu tablonun tarımda verimlilikten çok ucuz emek ve yüksek sömürüye dayalı bir yapıyı gösterdiğini vurguladı. Sarıbal, tarım sektörünün son 20 yılda 2,6 milyon istihdam kaybettiğini hatırlatarak, 2002 yılında 7,5 milyon olan tarımsal istihdamın 2024 itibarıyla 4,8 milyona düştüğünü ifade etti. “Bu, tarımın küçüldüğünün ve üreticinin sistemli biçimde üretimden itildiğinin açık göstergesidir” dedi.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge6 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Bursa Bölge1 yıl agoKARACABEY AK PARTİ BURSA’DA YER BULAMADI
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Genel2 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login