Politika
SARIBAL: “YERLİ TÜTÜN MEZARDA, İTHAL TÜTÜN SARAYDA”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin tütünde net ithalatçı olduğunu belirterek “IMF direktifleri doğrultusunda çıkarılan Tütün Yasası ve TEKEL’in tasfiyesiyle başlayan süreç, bugün yerli tütün üreticisini bitirme noktasına getirdi. 2024 yılında 365 milyon dolarlık tütün ihracatına karşılık, 714 milyon dolarlık ithalat yapılmış; yani yaprak tütün dış ticareti 349 milyon dolar net açık vermiştir. 2009 ve 2024 yıllarında Türkiye’de üretilen sigaralarda kullanılan yerli tütün miktarı 25 bin ton olarak sabit kalırken, 2009 yılında 80 bin ton olan ithal tütün miktarı 106 bin tona yükseldi. 2024 yılı itibariyle Türkiye’de üretilen sigaralarda kullanılan tütünün yüzde 81’i ithal, buna karşılık ancak yüzde 19’u yerli tütünlerden oluşuyor. Yerli tütün mezarda, ithal tütün sarayda” dedi.
9 Ocak 2002’de çıkarılan yasa ile devlet destekli alımların sona erdirildiğini, sözleşmeli üretim ve açık artırma esaslı satış sisteminin getirildiğini belirten Sarıbal, “TEKEL 2008 yılında British American Tobacco firmasına 1 milyar 720 milyon dolara satıldı. Böylece 1925’te Reji’den devralınan TEKEL, özelleştirme bahanesiyle tekrar yabancı sermayeye teslim edildi. 2009 yılında 182 bin üreticiden tütün alımı yapılmışken, 2024 yılında 43 bin üreticiden tütün alındı. Alım yapılan tütün miktarı 2009 yılında 93 bin tondu, 2024 yılında 74 bin tona düştü. Türkiye’de üretilerek alımı yapılan tütünlerin 2009 yılında sadece bin 714 tonu yabancı menşeliydi, 2024 yılında 20 bin 252 tona yükseldi. Tütün ihracatı 2009 yılında 97 bin tondu, 2024 yılında 50 bin tona geriledi. Tütün ithalatı 2009 yılında 77 bin tondu, 2024 yılında 116 bin tona yükseldi. 2009 yılında 480 milyon dolar olan tütün ihracatı 2024 yılında 365 milyon dolara düştü. Buna karşılık 2009 yılında 389 milyon dolar olan tütün ithalatı 714 milyon dolara yükseldi. Bu tablo, AKP iktidarının yerli tarımı tasfiye eden politikalarının bir sonucu” ifadelerini kullandı. Üreticilerin, çokuluslu firmalarla tek başına yaptığı sözleşmelerden doğan haklarını koruyamadığını dile getiren Sarıbal, sözleşmeli üretimde devletin bir garantör olarak devreye girmesi, tütün ve sigaranın üretimi, pazarlanması ve denetlenmesinden sorumlu olacak TEKEL benzeri bir örgütün yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Suruç katliamı’nda yitirdiğimiz 33 canı unutmayacağız”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Suruç Katliamı’nın 10. yılında yaşamını yitirenleri de andı, yaptığı açıklamada, “O gençler, ellerinde kitaplarla, oyuncaklarla, umutla yola çıkmıştı. Barış için, kardeşlik için, yaralı bir coğrafyada çocuklara umut olmak istemişti. Ancak bu ülkenin kanlı politik hesapları o umut dolu yürekleri hedef aldı. 33 can, IŞİD eliyle, devletin göz yummasıyla, iktidarın çıkar hesaplarıyla paramparça edildi. 33 düş yolcusunu, barışa inanan o güzel yürekli gençleri unutmadık, unutturmayacağız. Barış ve demokrasi için hayatını kaybedenlerin anılarını mücadelemizde yaşatacağız” diye konuştu
Politika
YILDIRIM GÖREVİNDEN İSTİFA ETTİ
Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Ömer Yıldırım, yaptığı yazılı açıklamayla ilçe başkanlığı görevinden ayrıldığını kamuoyuna duyurdu. Yıldırım, görev süresi boyunca üstlendiği sorumluluğu büyük bir inanç ve özveriyle yerine getirdiğini belirtirken, artan iş yoğunluğunun bu kararı almasında etkili olduğunu ifade etti.
Açıklamasında, teşkilatın menfaatlerini her zaman ön planda tuttuğunu vurgulayan Yıldırım, “İnanarak, emek vererek ve sorumluluğunu yüreğimde taşıyarak yürüttüğüm Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanlığı görevimi, iş yükümün artması sebebiyle ve bu gerekçeyle de teşkilatımızın zarar görmemesi adına bırakma kararı aldım” ifadelerine yer verdi.
Görevden ayrılışının bir kopuş ya da veda anlamı taşımadığının altını çizen Yıldırım, mücadelesini farklı bir noktadan sürdürmeye devam edeceğini dile getirdi. Yıldırım, “Bu satırlar bir veda değil; aynı inanca başka bir yerden tutunmanın ifadesidir.
Çünkü bu yol, makamla değil, yürekle yürünür” sözleriyle partiye olan bağlılığını ortaya koydu.
Birlikte yol yürüdüğü teşkilat mensuplarından helallik isteyen Ömer Yıldırım, görevi devralacak isimlerin emaneti daha ileriye taşıyacağına olan inancını da paylaştı. Açıklamasının sonunda ise Anahtar Parti’den ve yürütülen mücadeleden vazgeçmediğini açık bir dille ifade eden Yıldırım, “Görevimden ayrılıyorum ama inancımdan, mücadelemden ve bu ailenin bir parçası olmaktan vazgeçmiyorum. Kalbimde sizlerle, yolum Anahtar Parti ile devam ediyor” dedi.

Görev değişimi sonrası yol haritası belirlendi
Ömer Yıldırım’ın istifasının ardından Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı’nda sürecin aksamaması adına hızlı bir yol haritası belirlendi. Yaptığımız telefon görüşmesinde edinilen bilgilere göre, cuma gecesi ilçe teşkilatı tarafından gerçekleştirilen toplantıda, ilçe başkanlığı görevine vekâleten Teşkilat Başkanı Ersin Gökkaya’nın yetkilendirildiği öğrenildi.
Gökkaya’nın, teşkilat çalışmalarını kesintisiz şekilde sürdürmesi ve kongre sürecini sağlıklı biçimde yürütmesi amacıyla görevlendirildiği kaydedildi. Öte yandan, yaklaşık 2 ila 2,5 ay içerisinde Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı’nın olağanüstü genel kongreye gitmesinin planlandığı belirtildi. Bu süreçte parti içi istişarelerin yoğun şekilde devam edeceği ifade edilirken, olağanüstü kongreyle birlikte ilçe başkanlığı ve yeni yönetimin belirlenmesi hedefleniyor.
Teşkilat Başkanı Ersin Gökkaya ise, kurucu ve seçilmiş ilçe başkanı Ömer Yıldırım’a bugüne kadar gösterdiği üstün gayret ve özverili çalışmaları dolayısıyla teşkilat adına şükranlarını sundu.
Politika
BİR ÜLKE YERLİ ÜRETİMLE BÜYÜR, ADALETLİ PAYLAŞIMLA GÜÇLENİR
Saadet Partisi Karacabey İlçe Kadın Kolları Başkanı Rukiye Deniz, Türkiye ekonomisinin en temel sorunlarından birinin, tüketime ve ithalata bağımlı bir yapıya sürüklenmesi olduğunu belirterek, “Ülkemizin güçlü bir ekonomiye kavuşması, yeniden kendi kendine yeten bir ülke olması; yerli üretime, yerli marka ve işletmelere, yerli emeğe değer verilmesiyle mümkündür” dedi.
Yerli Malı Haftası dolayısıyla parti teşkilatında bir basın açıklaması yapan Rukiye Deniz; dışa bağımlı bir ekonominin, enflasyonu körüklemesinin yanı sıra Türkiye’nin direncini zayıflattığını vurguladı.
Yerli Malı Haftası’nın, sadece takvimde bir hatırlatma günü değil; Türkiye’nin geleceğine, üretim gücüne ve ekonomik bağımsızlığına dair bir farkındalık çağrısı olduğunu ifade eden Deniz açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
“Türkiye ekonomisinin son yıllarda yaşadığı ağır koşullar; artan hayat pahalılığından azalan alım gücüne, yükselen borç yükünden zayıflayan üretim kapasitesine kadar uzanan geniş bir alanda vatandaşlarımızı derinden etkilemektedir. Gıda, kira ve eğitim başta olmak üzere temel ihtiyaçlara erişim her geçen gün zorlaşmakta; aile bütçeleri ayın yarısını bile taşımakta zorlanmaktadır. Resmi verilere göre gıda enflasyonu yüzde 36’ya ulaşmış, ailelerin sofrasına koyduğu her ürün bir yıl içinde neredeyse yüzde kırk oranında zamlanmıştır. Geçen yıl asgari ücretle bir aylık mutfak alışverişini zor da olsa yapabiliyorken, bugün aynı ücretle yalnızca yarısını bile doldurmak mümkün değildir. Yaptığımız incelemeler göstermektedir ki Türkiye ekonomisinin en temel sorunlarından biri, üretimden uzaklaşıp tüketime ve ithalata bağımlı bir yapıya sürüklenmiş olmasıdır. Bugün cevizden mercimeğe, nohuttan temel sanayi girdilerine kadar pek çok ürünün ithal edilmesi, hem maliyetleri artırmakta hem de ülkemizin ekonomik direncini zayıflatmaktadır.”
Üretim yerine tüketime dayalı ekonomi modelinin çöktüğünü belirten Deniz, şöyle devam etti:
“Kurulan şirket sayısı azalırken kapanan şirket sayısı artmış, konkordato başvuruları yüzde 72 yükselmiştir. Tam da bu nedenle, Yerli Malı Haftası, sadece takvimde bir hatırlatma günü değil; Türkiye’nin geleceğine, üretim gücüne ve ekonomik bağımsızlığına dair bir farkındalık çağrısıdır. Yerli üretim, güçlü ekonominin temelidir. Bir ülke kendi ürününü üretemiyorsa, kendi fiyatını da belirleyemez. Bir ülke tarımda dışa bağımlıysa, mutfak yangından kurtulamaz. Bir ülke sanayide dışа bağımlıysa, gençlerine iş ve istihdam sağlayamaz.”
Bugünkü olumsuz ekonomik tabloyu, adaletsiz vergi sistemi ve faiz yükünün de ağırlaştırdığına dikkat çeken Deniz, “Saadet Partisi Kadın Kolları olarak biliyoruz ki: ev ekonomisini en iyi kadınlar yönetir. Yerli ürün tercihinin aile bütçesine etkisini en iyi kadınlar görür. Kaliteli üretimin, ulaşılabilir fiyatın ve adil düzenin önemini en çok kadınlar hisseder. Bu nedenle bizler, Yerli Malı Haftası’nı bir bilinç kampanyasına dönüştürüyoruz. Amacımız yalnızca yerli ürünü teşvik etmek değil; ekonomi anlayışını değiştirmektir. Bizim çağrımız; yerli üretimi güçlendiren, çiftçiyi, esnafı, üreticiyi destekleyen, ithalat bağımlılığını azaltan ve Türkiye’nin ekonomik direncini artıran kapsamlı ve adil bir ekonomik düzenin kurulması çağrısıdır. Temel tarım ürünlerinde dışа bağımlılığı azaltacak üretim seferberliği, yerli üreticiyi koruyan fiyat politikaları, aile bütçesini rahatlatacak yerli ve uygun maliyetli ürün desteği, kadın girişimciliğini ve yerel üretim kooperatiflerini güçlendiren kalıcı programlar ile çocuklara ve gençlere yerli üretim bilinci kazandıran eğitim çalışmaları çözüm reçetemizdir. Bir ülke yerli üretimle büyür, adaletli paylaşımla güçlenir. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak, milletimizin emeğini kıymetlendiren, üretimi güçlendiren ve ailelerin nefes almasını sağlayan adil bir ekonomik düzen için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Politika
MHP’DE KRİTİK DÖNEMEÇ
Karacabey Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İlçe Teşkilatı’nda son aylarda hissedilen değişim rüzgârları, kulislerde artık somut bir gündeme dönüşmüş durumda. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, mevcut İlçe Başkanı Av. Ahat Şanlı koltuğunu, Evim AVM Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mahken’e devretme olasılığıyla gündemde.
50 yaşındaki Mahken, Karacabey’de esnaflığı ile tanınıyor. Daha önce MHP’nin ilçe yönetimlerinde görev almış olması, parti içindeki dengeleri ve teşkilat tabanının beklentilerini yakından takip etmesini sağlıyor. Mahken’in yakın çevresi, onun “teşkilat içi koordinasyonu güçlendirmek, üyelerle ilişkileri daha etkin hâle getirmek ve önümüzdeki seçim dönemine hazırlık yapmak” gibi planları olduğunu aktarıyor.
Kulislerden edinilen bilgilere göre, Mahken son günlerde yeni yönetim listesi ve stratejik planlamalar üzerinde titiz bir çalışma yürütüyor. Parti içinde, Aralık ayı başında görev değişiminin resmiyet kazanabileceği yorumları yapılıyor. Bu beklenti, ilçe teşkilatında hem heyecan hem de dikkatli bir bekleyiş yaratmış durumda; gözler resmi açıklamalara çevrildi.
Mahken’in göreve gelmesi hâlinde teşkilatın yapısı, koordinasyon ve iletişimin daha etkin hale getirmesi bekleniyor.
Ayrıca Mahken’in, ilçe yönetiminin çalışma temposunu daha dinamik hâle getireceği ve önümüzdeki seçim dönemine yönelik hazırlıkları hızlandıracağı ifade ediliyor.
Kulislerdeki en çok konuşulan konu ise, mevcut yönetim içinde yaşanacak olası değişim ve dengeler. Aralık ayı, Karacabey MHP için kritik bir dönemeç olarak öne çıkıyor ve parti içi gözler, yapılacak resmi açıklamaların üzerinden parti siyasetine yön verecek gelişmeler yaratacağı beklentisiyle kilitlenmiş durumda.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge6 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Bursa Bölge1 yıl agoKARACABEY AK PARTİ BURSA’DA YER BULAMADI
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Genel2 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login