Connect with us

Ekonomi

SARIBAL: “SUNİ FİYAT” DEĞİL “SUNİ POLİTİKA”

CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal çiftçilerin mağdur edildiğini belirterek, “Maliyetler belli, her şey belli. Dolayısıyla ortada suni artışlar değil, hakikaten suni politikalarla bu ülkeyi, gündemini işgal eden bir anlayışın olduğunu net bir şekilde söylemek lazım.” diyerek tepki gösterdi.

15 Mayıs Dünya İklim Günü’ne ilişkin açıklamalarda bulunan Sarıbal, iklimleri doğal halinde tutacak bir mekanizmayı bir hedefin ortaya konması gerektiğini belirtip, “Kirletmeden, yıpratmadan, tahrip etmeden. Orman, toprak, su kaynaklarımız en başta. Orman, su, toprak. İnsanoğlunun en önemli yaşam kaynakları. Temiz hayvan, elbette oksijen ve elbette toprağa dayalı gıda. O yüzden iklimleri korumak ve iklimleri olabildiğince doğal yırtmasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız hepimiz her alanda.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle yaptığı konuşmaya değinen Sarıbal, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı her yerde konuşuyor. Çiftçilerle yaptığı bir konuşma var ziraat odaları toplantısında. Her alanda olduğu gibi tarımda da o kadar çok bilgisi var ki batmış bir tarım, perişan olmuş bir çiftçi grubuyla karşı karşıyayız. Ama hala sürekli aynı şeyleri yaparak farklı bir sonuç çıkarmatelaşıyla bol bol bir konuşma hikayesiyle karşı karşıyayız. Beyaz et ihracat kısıtlamasıyla ilgili şunu söyledi: Suni artışlar… Neyse artık, tabi detay yok… Sonra ‘fahiş fiyatlar…’, ’Birileri bu işi kötüye kullanıyor…’

Cebinizde paranız varsa, gittiğiniz herhangi bir kasap ve şarküteride tavuk ve tavuk ürünlerinin olmadığını gördünüz mü? Ama cebinizde para yoksa, nereye giderseniz gidin, olan bir ürüne sadece karşıdan bakarsınız.”

“Ürün var ama ürüne ulaşamıyorsunuz”

Yoksul halkın temel krizinin yeterli beslenememe olduğunun altını çizen Sarıbal, “Yeni dünya düzeninin kıtlık modeli bu. Paranız yok, ürün var ama ürüne ulaşamıyorsunuz. Özellikle dar gelirli, yoksul halkın temel krizidir bu, temel sorunudur. Yani para kıtlığının, gelir kıtlığının yarattığı yeterli beslenememe meselesi. Beyaz ette de böyle. İhracatı kısıyorsunuz. Niçin? İhracat kısılabilir arkadaşlar. Eğer toplumun talebi, üretim onu karşılamıyorsa o talep karşısında ihracat konusu olan ürünü durdurursunuz. Oysa öyle bir şey yok ki. Beyaz et Türkiye’de inanılmaz bir gelişme göstermiş. Çok hızlı üretimin artabileceği, çok hızlı günlük sorunlara cevap verebilecek bir sektör. Ve ciddi anlamda gelişmiş bir sektör. 42 günde bir piliç, bir piliç çok net bir şekilde raflara, satış yerlerine ulaşabiliyor. Sorun orada değil. Sorun, iktidarın yaşanan gerçekleri bilmek istememesinden kaynaklanmaktadır.” dedi.

“İhracatı kısarak sorunları çözemezsiniz”

CHP’li Vekil Sarıbal, kırmızı ette uygulanan yanlış politikalar nedeniyle kırmızı et fiyatının 600 lirayla 1000 lira arasında olduğunu ve bu yüzden de halkın beyaz ete yöneldiğini söyledi. Orhan Sarıbal konuşmasına şu şekilde devam etti: “Beyaz et üretimi şu andaki talebi karşılamaktadır. 70 lira civarında bir kilo tavuğun marketlere ya da kasaba gelişi. Tarım kredi marketlerinde satılıyor, et ve süt kurumlarında satılıyor. Bütün mesele bu ürünü yoksul halka ulaştırabilecek bir mekanizmayı kurabilmek. Soru beyaz et, kırmızı et lüks bir ürün müdür? İhtiyaç değil midir? Tarım kredi kooperatifleri anlamsız bir şekilde yüz milyonlar vererek başka başka fabrikalar alma çabasında bu kaynağı orada kullanacağınıza halkın ucuz gıda almasını sağlayın. İhracatı kısarak sorunları çözemezsiniz.

Serbest piyasa dediniz ya, denetimsiz, kontrolsüz, Bir yerde kira 10 bin lira, bir yerde kira 100 bin lira. 100 bin lira kira verdiğiniz yerde de onu satıyorsunuz, 10 bin lira kira verdiğiniz yerde de onu satıyorsunuz. Hiç kira vermediğiniz yerde de onu satıyorsunuz. Laf olsun diye sadece birilerine bunu söylemek elbette doğru değil. Maliyetler belli, her şey belli. Dolayısıyla ortada suni artışlar değil, hakikaten suni politikalarla bu ülkeyi, gündemini işgal eden bir anlayışın olduğunu net bir şekilde söylemek lazım.

“Çiftçinin deposunda hala buğday var”

Buğday Türkiye için gıda açısından çok değerli. Çünkü bu ülke insanı aynen çayda olduğu gibi ekmek tüketiminde kişi başına 200 kilogramın üzerinde yıllık ekmek tüketimi var. Dünyada birinciyiz. Ne yazık ki Türkiye buğdayda ihtiyacını karşılayacak noktaya gelemiyor. 2022 yılında 8 milyon tonun üzerinde bir ithalat var. 2023 yılında 11.7 milyon ton ithalat var. 2023 yılında 20 milyon tonu aşan bir üretimimiz var. Ve yaklaşık son iki üç yıldır sürekli bir ithalat var. Depolar dolu. Dünya piyasaları düşük. Ve iktidar yine bunu net bir şekilde kötüye kullanıyor. Geçen yıl 45 milyon ton hububat üretildi. Sadece 11 milyon ton Toprak Mahsulleri Ofisi alabildi. Gerisi özel sektör. Hala çiftçinin deposunda buğday var. Arpa var, mısır var. Sadece çiftçinin deposunda mı? Toprak Mahsulleri Ofisi’nin de var. Sadece onların mı? Hayır. Yem sanayinin, un sanayinin, gıda sanayinin, Buğday alıp buğdayı işleyecek entegre sistemi olan herkesin elinde buğday var.

Bir ülkenin halkının gıda ve hal madde meselesi ithalata bırakılamaz. Yabancı ülkelerin ya da çok uluslu şirketlerin egemenliğine bırakılamaz. Hemen derhal fiyat açıklanmalı. Hasat edecek buğdayı dökecek yer bulamayabilir çiftçimiz.

Tarım Kredi Kooperatifleri, diğer bütün birlikler buğday alabilecek bir mekanizmayı kurması lazım. Bakanlığı buradan uyarıyoruz. Toplumun temel ihtiyacı. Bu ülkenin insanının karnını doyurmasının temel unsuru. Stratejik bir ürün. Ekmeklik buğday. 4 yüz kilonun üzerinde olan yerlerde dekardan verim. 13 lira artı 2 lira prim. 4 yüz kilonun altında verim alan ve kurak tarımın olduğu yerlerde yani tamamen sulanma ihtimali olmayan ama iklim yağışına göre hareket eden 4 yüz kilonun altında verim veren yerlerde 13 lira artı 3 lira prim olmak üzere 16 lira fiyatla çiftçiden bu ürün alınmalı ve bu taban fiyat olarak açıklanmalı. Arpa’da 12 lira artı 2 lira net bir şekilde yine 14 lira kurak yerlerde 12 lira artı 3 lira 15 lira olarak fiyatlandırılmalı kilogramı. Maliyet açık. Bugün buğdayın en ucuz maliyeti on liranın üzerinde.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Ekonomi

MATLI: “BURSA’YI GIDA SEKTÖRÜNDE BÖLGESEL GÜÇ YAPMAYA KARARLIYIZ”

Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi.

Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti.

Zeytin liderliğini koruyor

Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, “Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir” dedi.

Marmara’nın en güçlü aktörü

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı.

Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, “Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir” diye konuştu.

Matlı: “Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda”

Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, “Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Continue Reading

Ekonomi

BURSA TİCARET BORSASI’NDAN 2025 YILINDA TARİHİ REKOR

Bursa ekonomisinin lokomotif kurumlarından Bursa Ticaret Borsası, modern borsacılık vizyonuyla 2025 yılını rekor bir büyüme ile kapattı. Tescil işlem hacmini yüzde 53 artışla 71 milyar TL seviyesine taşıdıklarını belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Bugüne kadar attığımız bütüncül adımlarla 2026 yılını projelerimizin sahada karşılık bulduğu gerçek anlamda bir ustalık dönemi olarak görüyoruz” dedi.

Bursa’nın tarımsal ticaretine yön veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), yenilikçi ticaret anlayışı ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarıyla 2025 yılını rekorla kapattı. Tescil işlem hacmine ilişkin verileri açıklayan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2024 yılında 46 milyar 531 milyon TL olan tescil işlem hacminin, 2025 sonu itibarıyla yüzde 53 artışla 70 milyar 970 milyon TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ortaya konan bu rekor büyümenin uzun vadeli, planlı ve bütüncül çalışmaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu başarı, üyelerimizin üretim azmi ile Borsamızın teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme odaklı projelerinin sahada yarattığı güçlü sinerjiyi ortaya koymaktadır” dedi.

Zeytin 22,5 Milyar TL ile zirvedeki yerini korudu

Bursa’nın sahip olduğu güçlü tarım potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özer Matlı, ürün bazlı tescil rakamlarının kentin üretim kabiliyetini net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında borsa kotasyonuna sahip ürünler arasında ilk sırayı Bursa’nın en önemli tarımsal değeri olan zeytinin aldığını kaydeden Başkan Matlı, “22 milyar 592 milyon TL’lik işlem hacmiyle zeytin, tescil kalemlerimizde lokomotif rolünü sürdürdü. Onu 11 milyar 70 milyon lira ile yaş sebze-meyve, 7 milyar 873 milyon lira ile canlı hayvan grubu takip izledi. Elde edilen tescil rakamları, Bursa’nın üretim potansiyelinin Borsamızda katma değere dönüştüğünün en açık göstergesidir” diye konuştu.

Marmara ÜPAK’ta 637 Milyon TL’yi aşan performans

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, tarım ticaretinin dijitalleşmesinde önemli bir yol üstlenen Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda (Marmara ÜPAK) da Bursa TB üyelerinin yıl boyunca etkin bir performans sergilediğini belirtti. Marmara ÜPAK genelinde 2025 yılı boyunca 32 binin üzerinde işlem gerçekleştiğini ve yaklaşık 973 bin ton ürünün piyasada işlem gördüğünü kaydeden Başkan Matlı, “Kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK’ta, Bursa TB acente kaydındaki üyelerimiz tarafından 637 milyon 705 bin TL tutarında işlem hacmi gerçekleştirildi. Bu performansla, platforma üye borsalar arasında 8. sırada yer alarak dijital tarım ticaretindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Özellikle mısır, arpa ve buğday gibi stratejik ürünlerdeki işlem yoğunluğu, bu başarının temelini oluşturdu” dedi.

“Finansal istikrar ile büyüme ivmemiz artacak”

2025 yılı tescil işlem hacmi rakamlarının, Borsa’nın uzun vadeli vizyonunun ve stratejik yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirten Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Bugün attığımız her adımı; üretim, ticaret, mekân ve insan başlıklarını birbirinden ayırmadan, bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak 2026 yılını, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sahada karşılık bulduğu, gerçek manada bir ustalık dönemi olarak görüyoruz.  Ekonomi yönetimimizin kararlı adımlarıyla enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi halinde, işlem hacmimizde yüzde 35-40 oranında yeni bir artış yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.”

Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemde de üreticinin emeğini koruyan, üyelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran ve Bursa’yı dünya tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, “Bu tarihi başarıda emeği geçen, tüm üyelerimize ve paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa TB’de en çok işlem gören 5 ürün

Zeytin: 22.592.058.602 TL

Yaş Sebze-Meyve: 11.070.268.114 TL

Canlı Hayvan (Büyükbaş-Küçükbaş): 7.873.997.096 TL

Et (Büyükbaş-Küçükbaş-Piliç): 6.073.453.718 TL

Mısır: 4.372.710.733 TL

Continue Reading

Ekonomi

2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.

“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.

TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.

TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.

Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”

Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:

“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.

2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.

Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.

Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.

2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.

Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”

Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi

“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.

Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.

Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.

Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”

Market fiyatları

“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.

Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.

Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”

Üretici fiyatları

Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.

Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”

Üretici fiyat değişiminin nedenleri

“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.

Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.

Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”

Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler

“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.

Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.

Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.

Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.

Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”

Continue Reading

Trending