Connect with us

Güncel

OSMANLI ARŞİVLERİNDEKİ KAYITLARDA MİHALİÇ’TE KİLİSELER

Şaban Yalazı

Hüdavendigar Vilayeti Salnameleri’nin 1899 yılı kayıtlarında Mihaliç kazasında 18 cami, 4 mescid, 4 kilise, 1 manastır ve 1 havra olduğu kayıtlı. Buradaki 18 camiden sadece üçü günümüze kadar gelebilmiştir. Bunlar da taş yapı olduğu için İmaret Camii, Ulu Cami ve Kümbetli Camii’dir.

Yapım yıllarından günümüze kadar geçen zaman içerisinde meydana gelen depremler, yangınlar, olumsuz iklim koşulları ve yapıları ayakta tutabilecek maddi kaynak ihtiyaçlarındaki yetersizlikler, bu tür yapıların ayakta kalmasını güçleştiren etkenlerden sadece birkaçıdır.

Ulu Cami zaman zaman geçirdiği tamir çalışmaları nedeniyle daha şanslıyken, İmaret Camii özellikle 1855 depreminde gördüğü ağır hasar nedeniyle ancak 1968’de başlayan onarım çalışmalarıyla 12 Temmuz 1980’de tamamlanarak ibadete açılabilecek aşamaya getirilebilmiştir. Diğerlerinden Abdullah Paşa, Mirahur Ali Ağa, Runguç Paşa, Hacı Ali, Nasrullah Paşa gibi camiler yıkılıp yerlerine yenileri yapılırken, meydan düzenlenmesi sırasında Hoşkadem Ağa Camii tamamen ortadan kaldırılmıştır. Diğer camiler biraz da yapı kalitesi itibariyle zamanın acımasız tahribatına dayanamamışlardır.

Zamanın acımasız tahribatı mescitlerde de kendini göstermiştir. Olumsuz tabiat şartlarının yanı sıra mescitlerin ayakta kalabilmesi, biraz da gerekli olan vakıf maddi kaynaklarının olmayışıyla bakımsızlıktan kaynaklanmıştır. Manastır (Mamuriyet) Mahallesi’ne adını veren manastır da bakımsızlıktan yıkılmıştır.

Gelelim kaza içindeki 4 kiliseye.

Bunlardan 1 tanesi Ermeni kilisesi, diğerleri Rum kiliseleri idi. Ermeni kilisesi Pehlivan Adem ile Sayıoğulları’nın evlerinin karşılıklı olduğu dörtyol kavşağında idi. Yangından sonra yapılan şehir planlamasında Karacaahmet Caddesi açılırken yıkıldı. Haghia Demetrios (Dimitrios) ve Haghia Paraskevi adını taşıyan kiliselerden birisi Vodinalı Ahmet’in evinin bahçesinde, Sarı Kilise denilen diğeri ise Yeni Mahalle’de Uluabatlı Hasan Camii’nin arka tarafındaki bölgede idi. Yanında da Rum mezarlığı vardı. Şimdi bunların yerini belirtecek hiçbir şey yoktur. Tek şanslı olan Yahudi cemaatinin gittiği Havra’da Kümbetli Camii’nden kaynaklanan geçmişi nedeniyledir. Kümbetli Camii zamanında Havra ve kilise olarak da hizmet vermişti. Caminin mermer sütununun üzerinde haç motifini hala görmek mümkün. Arka odada doğuya bakan camının iç yüzeyinde bulunan Musevilerin sembolü Davut yıldızı restorasyon çalışmaları sırasında yok edilmiş. Böylece burasının üç dine de ev sahipliği yaptığını gösterecek önemli bir kanıt da ortadan kalkmış oluyor. Caminin bahçesindeki İbranice yazılı mezar taşlarının ne olduğunu zaten bilen de yok.

Şimdi gelelim Osmanlı arşivlerinde Hüdavendigar Vilayeti’ndeki kiliselerin ve gayrımüslim okullarının bakım ve tamir kayıtlarının tutulduğu kilise defterlerindeki Mihaliç ve köylerinde bulunan Rum kiliselerini ve okullarını incelemeye.

Anılan kilise defterlerindeki sırayı aynen muhafaza ederek yaptığımız bu çalışmayı okurlara sunarken, sözü edilen kiliseler ile ilgili değişik kaynaklardan alıntılar yaptığımız bilgileri de paylaşacağız. Böylece üzerinde yaşadığımız topraklarda nelerin yaşandığını ve Lozan Barışı’ndan sonra mübadele göçmenleri olarak topraklarımızı terk eden Rumların bıraktıkları bu mabetlerin akıbetini daha iyi değerlendirelim. Bu arada kısa bir not ta ekleyelim. Apolyont Gölü’nün kuzeyi ile Nilüfer Çayı arasında kalan köyler Rum köyleri idi. Bu köyler 16.yüzyılda koyun çobanlığı yaptırılmak üzere Yunanistan’da Mora’nın Mani bölgesinden getirilmiş esirler tarafından kurulmuştu. Mani’deki çobanlara “Piştikoz” denildiği için buradaki köylere de “Piştikoz köyleri”, günümüzde daha çok kullanılan şekliyle bu bölgeye “piştikoz kırı-çoban kırı” denilmektedir. Bu köylerin ahalisi II. Mahmut dönemine kadar toprakla birlikte alınıp satılan köle statüsünde yaşadıktan sonra, vermekte oldukları otlakiye vergisinden muaf tutularak özgürleştirildiler. Sarayın ihtiyacı için (Hassa-i Hümayun) koyunlara bakan bu köylerdeki çobanlara “koyun kafirleri” denirdi. Miri (devlete ait) sığırlara bakmakla yükümlü olanlar sayım defterlerinde “Hüdavendigarın sığırlarını tutan kullarıdır” diye nitelendirilmektedir. Sığırlara bakan gayrimüslimlere “sığırcı kullar”, bağlara bakanlarına “bağban kafirleri” denirdi.

Aşağıda göreceğimiz kilise defterlerinde kayıtlı kiliselerin isimlerinin başındaki Hagia/Haghia/Haghios kelimesi Aya olarak okunur. Aziz demektir. Yani kiliseler çoğunlukla yapıldıktan sonra aziz kabul ettikleri bir büyüklerinin adıyla anılırlar.

Osmanlı arşivlerindeki kilise defterlerinde bulunan Mihaliç ile ilgili kayıtlar:

– Mihaliç kazasında vaki kilisenin tamirine dair. (Yıl:Hicri 1219/M.1804) (Sayfa 90, Defter 221) (Hangi kilise olduğu belirtilmemiş.)

– Mihaliç kazası mahallesinden Runguç Paşa mahallesindeki vaki Aya Dimitri nam kilisenin tamirine dair. (Yıl:H.1220/1804) (s.125, d.222)

– Mihaliç kazasına tabi Kurşunlu kariyesindeki (köyündeki) kilisenin tamirine dair. (Yıl: H. 1249/1833) (s.100, d.250)

– Mihaliç kazasına tabi Çeşnigir kariyesindeki vaki kilisenin (Kimisi tis Theotoku) tamirine dair. (Yıl: H.1249/1833) (s.107, d.250) Theotokos Kilisesi köyün dışındadır. Günümüze ancak temelleri ulaşabilmiştir. Köy halkı 18.yy.da Yunanistan’ın Karpenisi ve Ağrafa bölgelerinden göç etmişti.

– Mihaliç kazasına tabi Kemerbend kariyesinde vaki kilisenin (Hagia Kiriaki) tamiri ve inşasına dair. (Yıl: H.1250/1834) (s.54, d.251)

– Kirmikir (Harmanlı) kariyesinde vaki Hagios Theodoros (Theologos) nam kilisenin tamir ve inşasına dair. (Yıl: H.1250/1834) (s.62, d.251) Kilise Aziz Theodoros’a ithaf edilmiştir. Üst örtüsü tamamen yıkılmış, harap bir durumdadır.

– Çamlıca kariyesinde vaki kilisenin tamiri ve inşasına dair. (Yıl: H.1252/1836) (s.8, d.252) . Hagios(Hagia/Aya) Georgios Kilisesi. Harap ve terk edilmiş halde. Yapının güney cephesinin doğusunda 1837 tarihli bir kitabe bulunmuştur. A.D.Mordtmann 1850-1859 yıllarında bu kilisenin kısaca tanımını yapmıştır. Bu tanımda moloz taş ve tuğladan yapılmış bu kilisenin yan duvarlarındaki pencerelerin tuğla ile örüldüğü belirtilmektedir. 1960’lı yılların başında köy meydanındaki büyük bir çınar ağacının hemen yanında gördüğüm kilisenin iç yüzeyinde bulunan tasvirler henüz çok canlı idi. Şimdi hiçbir iz kalmamış. O yıllardaki kilise küçük baş hayvanların tutulduğu bir mekan görevini görüyordu. Şu anda her an yıkıldı-yıkılacak bir durumda.

– Canbaz kariyesindeki Haghia Analipsi nam kilisenin tamiri ve inşasına dair. (Yıl:H.1252/ 1836) (s.90, d.252)

– Mihaliç kazası Çakaloğlu mahallesindeki kilisenin tamiri ve inşasına dair. (Yıl: H.1254/1838) (s.147, d.252)

– Mihaliç kazası Kuyumcuoğlu mahallesindeki kilisenin tamirine dair. (Yıl: H.1254/1838) (s.147, d.252)

– Ulubat kariyesindeki kilisenin tamirine dair. (Yıl:H.1257/1841) (s.158, d.254)

– Mihaliç kazasına tabi Çobankırında (diğer adıyla Piştikoz kırında) Subaşı Ağılı kariyesinde vaki Aya Yorgi (Georgios) kilisesinin tamir ve inşasına dair .(Yıl: H.1258/1842) (s.178, d.254) Köyde bir de Hagia Haralambos kilisesi var.

– Karaağaç-ı Kebir (Büyükkaraağaç-Eskikaraağaç) kariyesinde vaki kilisenin (Hagia Georgios) tamir ve inşasına dair. (Yıl: H.1262/1846) (s.120, d.256) Başka bir kaynakta kilisenin adı Mikhael Archangelos Kilisesi olarak geçmektedir. Yapım yılı bilinmemektedir.

– Mihaliç kazasına tabi Çobankırında Karakoca kariyesinde vaki Meryem Ana kilisesinin tamirine dair. (Yıl:1264/1848) (s.50, d.257) Başka bir kaynakta, 1487’de inşa edilmiş Zoodochos Pege kilisesi harap durumda ve üst örtüsü çökmüş kaydı var.

– Mihaliç kazasında Apolyont nam kariyede(köyde) kain Aya Yani kilisesinin tevsien tamirine dair. (Yıl: H.1272/1855) (s.87, d.259) Başka kaynaklarda köyde halen ayakta olan Hagios Pandelemion’un yanında Hagia Georgios ve Hagia İoannis kiliseleri zikredilmektedir.

– Mihaliç kazasına tabi Ulubat kariyesinde vaki harap Mihail Erhankulus kilisesinin tecdiden (yenileterek) inşasına dair. (Yıl: H.1277/1860) (s.219, d.260)

– Mihaliç kazası haricinde (dışında) münhadim (yıkılmış) Aya Peraşkovi (Paraskevi) kilisesinin tecdiden (yenileterek) inşasına dair. (Yıl:H.1284/1867) (s.264, d.262)

– Mihaliç kazasında Seyran kariyesinde kain Hristiyan mektebi arsasının üzerine müceddeden (yeniden) bir mektep inşasına dair. (Yıl: H.1290/1873) (s.29, d.2) Seyran’da Hagia Paraskevi kilisesi var.

– Mihaliç kazasına tabi İkizce kariyesinde kain Aya Yani kilisesinin tecdiden (yenileterek) ve tesfiyen inşasına dair. (Yıl:H.1307/1889) (s.43, d.3)

– Mihaliç kazasında kain (bulunan) harap Rum mektebinin tecdiden inşasına dair. (Yıl:H.1321/1903) (s.123, d.4)

– Mihaliç kazasında kain Ermeni kilisesine ait harap çan kulesiyle kilise yanındaki inas (kız) mektebinin tecdiden inşasına dair. (Yıl: H.1329/1911) (s.214, d.5)

Kaynaklar:

– BOA. A(DVNSKLS).d. 11.9.10.11 ve 12 sayılı belgeler. (Kilise defteri)

– Kaplanoğlu, Raif (1999). Bursa Yer Adları Ansiklopedisi

– Ari Çokona, 20.yy. başlarında Anadolu ve Trakya’daki Rum Yerleşimleri s.137-138

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

MUHTARLARDAN ÖZER MATLI’YA DESTEK: “BURSA İÇİN DOĞRU İSİM”

Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve dernek yönetimi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanlığı için adaylığını açıklayan, Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı’ya destek verdiklerini açıkladı. Muhtarlar, Bursa’nın ekonomik geleceği açısından ortaya konulan vizyonu ve ilçelerin de bu sürecin içerisinde yer alması gerektiğine yönelik yaklaşımı önemsediklerini belirtti.

Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri, Bursa iş dünyasının önemli kuruluşlarından BTSO’da yeni dönem için adaylığını açıklayan Özer Matlı’ya destek açıklamasında bulundu.

Yapılan açıklamada, Bursa’nın yalnızca merkez ilçelerden ibaret olmadığına dikkat çekilirken, kentin ekonomik gücünün ilçeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karacabey’in başta tarım, hayvancılık, gıda, sanayi ve ticaret olmak üzere Bursa ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek, ilçelerin ekonomik potansiyelinin daha güçlü şekilde ortaya çıkarılması gerektiği vurgulandı.

Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetim kurulu tarafından 85 mahalle muhtarı adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bursa’mızın ve ilçelerimizin geleceği açısından önemli bir dönemin içerisindeyiz. Bursa’nın ekonomik gücünü daha ileriye taşıyacak, ilçelerimizin potansiyelini de gözeten ve ortak aklı önceleyen bir anlayışın önemli olduğuna inanıyoruz.

Bu noktada Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan Sayın Özer Matlı’nın ortaya koyduğu vizyonu ve Bursa ekonomisine ilişkin hedeflerini yakından takip ediyoruz. Kendisi uzun yıllardır Bursa iş dünyasının içerisinde yer alan, üretimden ticarete, tarımdan sanayiye kadar şehrimizin ekonomik yapısını yakından bilen bir isimdir.

Karacabey olarak bizim için en önemli konulardan biri, ilçelerimizin Bursa ekonomisindeki gerçek potansiyelinin ortaya çıkarılmasıdır. Karacabey; güçlü tarımsal üretimi, hayvancılığı, gıda sektörü, sanayisi, organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ve girişimci yapısıyla Bursa ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Bu potansiyelin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

BTSO gibi Bursa ekonomisinin yönünü belirleyen önemli bir kurumun yönetiminde ilçelerin, üreticilerin, esnafın, sanayicinin ve ticaret erbabının sesinin daha güçlü şekilde duyulması gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın geleceğinin merkez ve ilçelerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Sayın Özer Matlı’nın bu anlayış doğrultusunda ortaya koyduğu yaklaşımı ve Bursa’nın tamamını kapsayan vizyonunu değerli buluyoruz. Karacabey Muhtarlar Derneği olarak, kendisinin BTSO Başkanlığı adaylığını desteklediğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.”

Açıklamada ayrıca, Bursa’nın ekonomik kalkınmasının yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaşmaması gerektiği belirtilerek, ilçelerin sahip olduğu üretim ve ticaret potansiyelinin Bursa’nın genel ekonomik gücüne daha fazla katkı sağlamasının önemine dikkat çekildi.

Karacabey’in özellikle tarımsal üretim, gıda sanayisi ve hayvancılık alanlarında Bursa’nın önde gelen merkezlerinden biri olduğu ifade edilirken, bu alanlarda faaliyet gösteren üretici, işletme ve girişimcilerin daha güçlü şekilde desteklenmesinin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağı vurgulandı.

Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetiminin açıklaması, Özer Matlı’nın BTSO Başkan adaylığı sürecinde Karacabey’den gelen dikkat çekici desteklerden biri olarak değerlendirildi.

Continue Reading

Güncel

MATLI’YA KAPALIÇARŞI’DA SEVGİ SELİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu.

Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti.

“Geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürüyoruz”

BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.”

Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti.

“Ticaretin kalbini dinlemeden bursa ekonomisi yönetilemez”

Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi.

Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu:

“BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ”

“Artık birlikteyiz”

Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.”

Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti.

Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Continue Reading

Güncel

SANTRAL PARK YENİLENEN YÜZÜYLE AÇILDI

Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından baştan sona yenilenen Santral Park, düzenlenen törenle yeniden vatandaşların hizmetine açıldı. Uzun süredir atıl durumda bulunan alan, gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmalarıyla modern ve estetik bir yaşam alanına dönüştürülerek ilçeye yeniden kazandırıldı.

Açılış programında konuşan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Santral Park’ın ilçe hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yapılan çalışmanın yalnızca fiziksel bir yenileme olmadığını, aynı zamanda geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir dönüşüm olduğunu ifade etti.

Başkan Erdem, “Uzun süredir atıl durumda bulunan bu alanı yeniden ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Santral Park’ı baştan sona yenileyerek, deremizin eşsiz manzarasını en güzel şekilde değerlendirebileceğiniz, sevdiklerinizle keyifli vakit geçirebileceğiniz sıcak ve modern bir yaşam alanı oluşturduk.” dedi.

Santral Park’ın geçmişte birçok vatandaşın güzel anılar biriktirdiği önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Başkan Erdem, “Eski günlerimizin güzel hatıralarında yer alan Santral Park’ımızı daha modern, daha estetik ve daha işlevsel bir yaşam alanına dönüştürerek yeniden hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. İlçemizin her köşesini daha yaşanabilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yenilenen parkın yalnızca bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olacağını belirten Başkan Erdem, “Bugün yeniden hayat bulan bu güzel mekânın, dostluklara, sohbetlere ve unutulmayacak güzel anılara ev sahipliği yapmasını diliyorum. Santral Park’ın ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

Continue Reading

Trending