Connect with us

Bursa Bölge

MARMARABİRLİK ÜRÜN ALIM FİYATLARINI AÇIKLADI

Marmarabirlik 2022/2023 iş yılı kampanyasında ürün alım fiyatlarını açıkladı. Tavan fiyat 46 TL, taban fiyat 18 TL, yağlık zeytin fiyatı da 16 TL olarak belirlendi. Yağlık dahil 60 bin ton ürün alacaklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, “Ürün alım fiyatlarımız 30 bin zeytin üreticisi ortağımızın alın teri ve emeği gözetilerek belirlenmiştir. Marmarabirlik gücünü önce ortaklarından, sonrasında sürdürülebilir alım ve satış politikalarından almaktadır.” dedi.

Marmarabirlik’te 2022/2023 iş yılı kampanya ürün alım fiyatları belirlendi. Yönetim Kurulu’nun almış olduğu karar doğrultusunda açıklanan kampanya alım fiyatları şöyle: Tavan fiyat (180 dane) 46 TL, 200 dane 40 TL, taban fiyat(380 tane)  18  TL, yağlık zeytinin kg fiyatı ise 16 TL.

Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, ürün alım fiyatları ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “2010 yılından bugüne üreticinin yanında olan Marmarabirlik bu kampanya döneminde de ortaklarına sahip çıkmıştır. Sektörünün lokomotifi olan Marmarabirlik, açıklanan fiyatlarla ortaklarının güvenini ve beklentisini boşa çıkarmamış ve üreticinin yüzünü güldürmüştür. Varoluş sebebimiz üreticimizdir, Marmarabirlik de zeytin üreticisinin sigortasıdır.

İri daneye, taban fiyata ve yağlık zeytine özel fiyat verilmiştir. Beklentimiz üreticilerimizin kooperatifine ihtiyaç duyulan kalibrelerde ürün vermesidir. Marmarabirlik’in hedefi piyasada en çok talep edilen ürünü istenilen miktarda almaktır. Eğer satışlarımızda ihtiyaç duyulan plan doğrultusunda ürün alımı yapılamaz ise yurtiçi ve yurtdışı satışlarımızda sıkıntı yaşarız. Açıkladığımız fiyatları bir önceki kampanya dönemi ürün alım fiyatları ile karşılaştırdığımızda (ürün alım fiyatları: tavan fiyat 20.10 TL, taban fiyat 7.40 TL, yağlık zeytin fiyatı  7 TL) ortalama  % 120 artış olduğu görülmektedir.

Gerek kurumsal, gerek ekonomik olarak kooperatifçiliğin örnek kuruluşu haline gelen Marmarabirlik’in gücü; alım ve satış politikalarının sürdürebilir olmasından kaynaklanmaktadır. Kar/zarar hesabı yapılmaksızın, günü kurtarmak için ürün alımı yapılırsa, Marmarabirlik’in öz kaynakları erir ve geçmişe geri döneriz. Stratejik tarım ürünleri arasında bulunan zeytin ve zeytinyağın önemi her geçen gün daha iyi anlaşılırken, talep artışı üretim artışını da beraberinde getirmiştir.

Her yıl farklı bir hasat dönemi yaşıyoruz. Bu yıl bütün ezberlerin bozulduğu bir yıldır. Ortaklarımızdan toplam 76 bin ton rekolte beyanı gelmiştir. Gelen yüksek rekolte beyanına rağmen ortaklarımızın mağdur olmaması için kota uygulanmayacaktır. Marmarabirlik 2022/2023 iş yılı ürün alım kampanyasında yağlık dahil 60 bin ton ürün alım planı ve 1 milyar 500 milyon TL alım bütçesi yapılmıştır. Ürün bedelleri on beş günlük periyotlarda % 50’si peşin, geri kalan kısmı Mart sonu ve Mayıs ayı sonunda ödenmesi planlanmaktadır. Marmarabirlik nakit durumuna göre ödemeler öne çekilecektir. Ürün alımlarına, kooperatif yönetim kurulu yetki ve sorumluluğunda 21 Ekim 2022 tarihinden itibaren başlanılmıştır.”

Girdi maliyetlerinin enflasyonist ortamda değişkenlik gösterdiğini kaydeden Başkan Asa, “01.01.2022-01.08.2022 tarihleri arasında enflasyondan kaynaklanan fiyat artışları göz önüne alınarak ürün alım fiyatları belirlenmiştir. Arz ve talebe göre tarım ürünleri fiyatlarında değişiklikler yaşanabilir. Tarımsal ürenler içinde sürekli üzerine koyan,  fiyatı hiç düşmeyen, artan tek tarım ürünü zeytindir. Bunun tek sebebi Marmarabirlik’tir. Bir yıllık kazanç yerine, her zaman kazandıran bir fiyat politikası, hem ortaklarımız hem de Marmarabirlik açısından çok önemlidir.” dedi.

Kota ve yağlık zeytin fiyatlarıyla ilgili de değerlendirmede bulunan Hidamet Asa, “Bu yıl üreticimize destek olacağımız bir yıldır. Bu sebeple 76 bin ton rekolte beyanına rağmen kotasız alım yapılacaktır. Ortaklarımız rekolte beyanı kadar ürün teslimatı yapabileceklerdir. Ödemelerle ilgili ortaklarımızın da anlayış göstermesini bekliyoruz. Yağlık zeytinde dinamik fiyat belirlenecektir. Yağlık zeytin fiyatları artarsa Marmarabirlik de fiyatlarını artıracaktır. Üreticimiz bize güvensin. Marmarabirlik Yönetim Kurulu olarak bugüne kadar üreticilerimizi hiç mağdur etmedik, bundan sonra da asla etmeyiz.” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Bursa Bölge

MATLI’DAN GÜMRÜK BİRLİĞİ UYARISI

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı.

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı.

“İhracat rakamları tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor”

Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

“Hint mallarının tek taraflı girişi büyük tehdit”

Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

Çözümün anahtarı: Tam entegrasyon

Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

Continue Reading

Bursa Bölge

ULUTEK’TE GÜNDEM TÜBİTAK & KOSGEB DESTEKLERİ

ULUTEK Teknopark, 2026 yılına hızlı bir giriş yaparak bölgedeki girişimciler ve KOBİ’ler için kritik öneme sahip devlet desteklerinin ele alındığı bilgilendirme seminerine ev sahipliği yaptı. MAT Danışmanlık iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte konuşan Selman Nadir Akbaş, “TÜBİTAK, ticarileşmeyecek bir maceraya destek vermek istemiyor. Beklenti sadece proje üretmeniz değil, onu satmanızdır” uyarısında bulundu.

Bursa’nın teknoloji ve inovasyon üssü ULUTEK Teknopark, “Gelecek İçin İnovasyon” vizyonu doğrultusunda firmaların finansal kaynaklara erişimini kolaylaştırmaya devam ediyor. ULUTEK Seminer Salonu’nda gerçekleştirilen “TÜBİTAK & KOSGEB Destekleri Bilgilendirme Semineri”nde, girişimcilerin ihtiyaç duyduğu güncel hibe ve teşvik süreçleri ele alındı. MAT Danışmanlık kurucuları Selman Nadir Akbaş ve Güler Karaköse’nin konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, özellikle Ar-Ge ve inovasyon odaklı projeler için yol haritaları paylaşıldı.

“Gizlilik bahanesiyle detay saklamayın”

Seminerin odak noktasını oluşturan TÜBİTAK destek programları ve başvuru süreçlerine ilişkin bilgiler paylaşan Selman Nadir Akbaş, kurumun proje değerlendirme süreçlerinde dikkat ettiği temel hususlara değindi. Başvuruların PRODİS (Proje Değerlendirme İzleme Sistemi) üzerinden yapıldığını hatırlatan Akbaş, şeffaflık konusunda da uyarılarda bulundu.

Akbaş, “TÜBİTAK’ın temel beklentisi; üzerinde çalıştığınız konunun fikri ve sınai mülkiyet haklarını alıp, hem yurt içinde hem de yurt dışında koruyarak ticarileştirmenizdir. Kurum, ticarileşmeyecek bir maceraya destek vermek istemiyor. Bu nedenle ‘veri gizliliği’ gerekçesiyle üstü kapalı proje yazmayın; hakemler projenin gerçekten hayata geçip geçmeyeceğini tüm adımlarıyla görmek istiyor. Ayrıca yapay zekâ kullanımı serbest olsa da, projede nasıl ve ne ölçüde kullanıldığının açıkça belirtilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Proje süreci 7 yılı bulabiliyor”

TÜBİTAK projelerinin sabır gerektirdiğini vurgulayan Akbaş, “Bir projenin değerlendirmesi 3 ila 6 ay sürse de, ticarileşme izleme süreçleriyle birlikte projenin gündeminizden çıkması 6-7 yılı bulabiliyor. Ayrıca TÜBİTAK projeleri mutlaka ön finansmana ihtiyaç duyar; bu yüzden firmanın finansal gücünün ve ekibinin yetkinliğinin güçlü olması şart” dedi.

“Kosgeb başvuruları için son günler”

KOSGEB’in yeni dönem desteklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güler Karaköse ise özellikle “İş Geliştirme Desteği” kapsamındaki fırsatlara dikkat çekti. 2026 yılı ilk dönem başvurularının 31 Ocak’ta sona ereceğini hatırlatan Karaköse, destek limitlerinin girişimciler için önemli bir kaldıraç oluşturduğunu ifade etti. Karaköse sunumunda “KOSGEB, ‘İş Geliştirme Desteği’ kapsamında 1,5 milyon TL’ye varan, yüzde 80 oranında geri ödemeli destek sağlayarak firmaların büyüme sürecini desteklemeyi hedefliyor. Özellikle yazılım, personel ve makine-teçhizat giderlerinin desteklenmesi, teknoloji odaklı girişimlerin elini güçlendiriyor. Girişimcilerimizin 31 Ocak tarihine kadar nitelikli projelerle başvurularını tamamlamaları büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Continue Reading

Bursa Bölge

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ OCAK AYI İKİNCİ OTURUMUNU GERÇEKLEŞTİRDİ

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ocak ayı ikinci toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu’nun başkanlığında yapıldı.

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ocak ayı ikinci toplantısı gündem maddeleri ile toplandı.

Gündem maddelerinin tek tek görüşülerek oylandığı toplantıda; Ulaşım Komisyonu’nun Osmangazi ilçesinde, Orhan Bey Mahallesi, 6. Uçak Sokak’ta yer alan ve Tarihi Belediye Binasının altındaki meydana “Zehra Budunç Meydanı” isminin verilmesi ile ilgili raporu da oy birliğiyle kabul edildi.

Meclis toplantısında, Plan ve Bütçe Komisyonu ile Hukuk Komisyonu’nun, Nilüfer ilçesi, Beşevler Mahallesi, İzmir Yoluna cephe Koca Yunus Sokak üzeri toplam 2819 metrekare tescil harici alanın “Park Et – Devam Et” sistemi ile vatandaşa ücretsiz olarak kullandırılmak üzere Belediye iştiraklerinden BURULAŞ’a otopark olarak işletme hakkının devredilmesi ve sözleşme imzalanması için Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e yetki verilmesi ile ilgili müşterek raporu da oy birliğiyle kabul edildi.

Plan ve Bütçe-Ulaşım Komisyonlarının, ücret tarifelerinin belirlenmesi ile ilgili müşterek raporunun da görüşüldüğü mecliste, ulaşıma yapılması planlanan yüzde 15’lik fiyat güncellemesi teklifi de oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis üyelerinin gündeme getirdiği konulara da açıklık getiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, su faturalarıyla ilgili yorumlarda niyet okuma algıladığını dile getirdi. Merkezi hükümetin elektrik faturalarında uyguladığı sübvanse işlemini Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de su faturalarında uyguladığını vurgulayan Başkanvekili Gazioğlu, “Bizler de çok farklı bir şey yapmıyoruz. Artışlar hiç birimizin keyfiyetinden olmuyor. Enflasyon hepimizi zorluyor. BUSKİ’nin temel girdi maliyetleri o gün için yüzde 150 artıyordu. Bugün yüzde 200’lere dayanmış durumda. Sadece boru maliyetlerinden bahsediyorum. BUSKİ’yi hep birlikte ayağa kaldırmaya çalışıyoruz” dedi.

Continue Reading

Trending