Connect with us

Genel

Koçak: “Adalet bir gün herkese lazım olur”

Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Koçak, yaptığı basın açıklamasında gündemin öne çıkan başlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gündemin en sıcak gelişmesi olan Gezi Parkı eylemleri ile ilgili görülen davada yargılananlar hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin konuşan Koçak, “Herkesin olaylara karşı bakışları farklı olabilir ama adalet hepimize lazım. Verilen beraat kararını umut verici olarak bulduk. Ancak sabah uyandığımızda farklı bir manzara ile karşılaştık. Gezi davasından beraat eden Osman Kavala, bu sefer farklı bir suçlama ile gözaltına alındı.” dedi.

Adaletin bir ülkenin ve devletin temeli olduğunu belirterek değerlendirmelerine devam eden Başkan Koçak, “Hukukun bittiği yerde dikta rejimi tiranlık başlar. Onun için adaleti olmazsa olmaz bir müessese olarak görmek mecburiyetindeyiz. Bunun içinde sadece mekanizmanın değil, zihniyetin de büyük bir önemi var. Hakkı ve hukuku üstün tutan, tarafsız ve bağımsız bir adalet mekanizmasına ve zihniyetine ihtiyacımız var. Sayın Adalet Bakanı’nın bu anlamda bir çaba içinde olduğu intibaı var bizde. Umarız bu çaba sonuçlarını verir. Adalet için sarf edilen en ufak bir çabanın bile destekçisi olacağımızı buradan deklare ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bu kadarına da el insaf”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, TBMM grup toplantısında yaptığı, “FETÖ ile yan yana gelmeyen tek kişi Erbakan Hocamızdır. Ancak şimdi Erbakan Hocamla beraber olduğunu iddia eden malum zat, FETÖ ile beraber dirsek teması olanlarla beraber yürüyorlar” yönündeki açıklamaya sert tepki gösteren Koçak, “El insaf! Yani insan bir şeyler söyler ama söylediklerinin içinde kırıntı da olsa doğruluk payının olması icap eder.” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı daha hayatta itham edenlerin, üzenlerin şimdi tutup da mirasına sahip çıkıyormuş gibi davranmasının gerçeklikten uzak olduğunu belirten SP İlçe Başkanı Koçak, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hocamıza dair sözleri bugün güzel ama biz kendisinin Samanyolu TV’ye çıkıp ‘Şu sandalyedeki aciz insan hâlâ iktidar peşinde, menfaat peşinde’ demesini de unutmadık. Kusura bakmasın, biz bunları söylemek istemeyiz ama böyle hitap edince ister istemez bunları da kendisine hatırlatma mecburiyeti görüyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin FETÖ ile on yıl beraber hareket ettiğini dile getiren Koçak, “Hep söyledik. Pensilvanya’dan bir teklif gelmeden üst makamlara kimse atanamıyordu bir dönem. Biz atamadık ki, kendileri atadılar. Onun için biz böyle ithamlarda bulunmayı Sayın Cumhurbaşkanı’na yakıştıramıyoruz. Kusura bakmasın. Doğru olmayan bir şeyi böyle ortaya koymak insanı hakikaten vebal altına sokar.” ifadesini kullandı.

“Algıyı bırakın, vatandaşın derdini dinleyin”

Son dönemlerde gündeme gelen ‘yeni bir darbe’ tartışmalarına da atıfta bulunan Koçak, “Tartışma programlarında darbe tartışmaları yapıladursun, milletimiz ekonomide ve adalette büyük darbe yedi ve bundan dolayı kan ağlıyor” diyerek açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ancak bu tartışmalar milletin asıl gündeminin ötesine geçmek ve özellikle ekonomide yaşanan sorunların konuşulmaması için çıkartılıyorsa bu konuda yapılan algı operasyonları artık işlemez. Vatandaş artık feryadını Cumhurbaşkanı’nın grup toplantısı konuşmasında dile getiriliyor. Ancak vatandaşın derdini dinlemek yerine ‘vay hain’ diyerek başına vuruluyor.”

Milletin iradesine karşı hukuksuz ve her türlü müdahaleye karşı Milli Görüş Hareketi’nin dik duracağının altını çizen Zeynel Abidin Koçak, “15 Temmuz öncesi ve sonrası duruşumuzu herkes gördü. Bizim darbelere karşı tutumumuz nettir. Eğer böyle bir şüphe var ise yargı konu ile ilgili gerekeni yapmalıdır.” dedi.

“Bu zihniyet ekonomiyi düze çıkaramaz”

Vatandaşların ekonomik anlamda bir darboğaza girdiğini dile getirerek sözlerine devam eden Koçak, iktidarın vatandaşın yükselen çığlığına kulak vermesi gerektiği çağrısında bulundu. Koçak, ekonominin düzeltilmesinin tek yolunun, yolsuzluk, israf ve rüşvetin engellenmesi olduğunu dile getirdi. Ancak iktidarın doğru ve isabetli yatırımlar yapmaktan uzak olduğunu vurgulayan Başkan Koçak, Kütahya’da yapılan Zafer Havalimanı örneğini vererek şunları ifade etti: “Zafer Havalimanı inşa edilirken 1 milyon 232 bin yolcu garantisi veriliyor. Peki ne oldu? Havalimanını 82 bin yolcu kullandı. Geriye kalan kişi sayısının garantisinin ödenmesi ise Hazine’ye kaldı. Bunu hangi akıl nasıl hesaplamış? Sadece bir havalimanı üzerinden bile Hazine’ye büyük bir yük getiren anlayış nasıl ekonomiyi nasıl düze çıkarsın.”

SP İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, İdlib’de yaşanan gelişmelerde iktidarın yeniden Astana ve Soçi vurgusu yapıyor olmasının umutlandırıcı bir gelişme olduğunu dile getirdi. İdlib konusunda Türkiye’nin diyalog anlamında öncülük etmesi gerektiğini belirten Koçak, “Silahlı bir çatışma hem bize hem de Suriye’ye fayda sağlamaz. Çünkü Suriye’de yaşanan durum büyük bir projenin uzantısıdır. O projede modern ismi ile BOP, asıl adı ile de ‘Büyük İsrail’dir.” şeklinde sözlerini noktaladı.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

MATLI: “60 BİN ÜYEMİZİN GÜCÜNÜ, ÜYEMİZLE BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ.”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti.

Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.”

“Bu yolculuğa 60 bin üyemizin tamamını davet ediyoruz.”

Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.”

Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.”

“Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı:

“Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.”

“Bursa için kurulan hayaller gerçekleşmeden eskimemeli”

Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti:

“Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.”

Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti.

“Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti:

“Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.”

“Btso’nun imkânları üyenin gücüne dönüşmelidir”

BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.”

Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.”

“60 bin üyemiz için çözümlerimizi açıklayacağız”

Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi.

BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kimse merak etmesin, artık hep birlikteyiz”

Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır.  Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Continue Reading

Genel

ZAFER KADINLARI BİR ARAYA GELDİ

Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı, kadın teşkilatlanmasını güçlendirmek ve parti çalışmalarına katkı sunan kadın üyeleri bir araya getirmek amacıyla anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Zafer Partisi Kadın, Aile ve Çocuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç’ın katılımıyla düzenlenen “Zafer Kadınları Buluşması”, yoğun ilgi gördü.

Karacabey İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa, Zafer Partisi Karacabey Kadın Politikaları Başkanı Canan Tekirdağ öncülük etti. Kadın üyelerin yanı sıra parti yöneticilerinin de katıldığı buluşmada, kadınların siyasi hayattaki yeri, teşkilatlanma çalışmaları ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek faaliyetler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Samimi bir atmosferde geçen programda kadın üyeler, görüş ve önerilerini Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç ile paylaşma fırsatı bulurken, karşılıklı fikir alışverişiyle yerel ve genel siyasete ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Kadınların toplumsal yaşamda ve siyasette daha etkin rol almasının önemine vurgu yapılan toplantıda, Zafer Partisi’nin kadın politikaları ve teşkilatlanma hedefleri de ele alındı.

Program kapsamında partiye katılan yeni kadın üyelerin üyelik işlemleri gerçekleştirilirken, aileye katılan yeni isimlere rozetleri takdim edildi. Günün anısına Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç ve programa katılan kadın üyelere çeşitli hediyeler sunulurken, toplu hatıra fotoğrafları da çekildi.

Programın ardından Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yoğun katılımın memnuniyet verici olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suzan Küçüksaraç’ın katılımlarıyla gerçekleştirdiğimiz Zafer Kadınları Buluşması’nı büyük bir coşku ve yüksek katılımla tamamladık. Kadın Politikaları Başkanımız Canan Tekirdağ öncülüğünde düzenlenen programda kadın üyelerimizle bir araya gelerek verimli istişarelerde bulunduk, yeni üyelerimizin katılımlarını gerçekleştirdik ve günün anısına hediyelerimizi takdim ettik. Bizleri yalnız bırakmayan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suzan Küçüksaraç’a ve programa katılan tüm kadın üyelerimize teşekkür ediyoruz.”

Açıklamada ayrıca, kadınların parti çalışmalarındaki etkinliğinin her geçen gün arttığına dikkat çekilerek, “Birlikte büyüyor, birlikte güçleniyoruz. Zafer Kadınları sahada, Zafer Türkiye’nin olacak.” mesajı paylaşıldı. Programın, kadın teşkilatlanmasının güçlendirilmesi ve parti çalışmalarına yeni isimlerin kazandırılması açısından önemli bir buluşma olduğu ifade edildi.

Continue Reading

Genel

ÖZTAYLAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

Tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybeden önceki dönem Bandırma Belediye Başkanı ile 19, 23 ve 24. Dönem AK Parti Balıkesir Milletvekili Mehmet Cemal Öztaylan, Bandırma’da düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.

Bir süredir tedavi altında bulunan Öztaylan’ın naaşı, cenaze töreni öncesinde Paşakent Mahallesi’ndeki evine götürülerek ailesi ve yakınlarından helallik alındı. Daha sonra Haydar Çavuş Camii’ne getirilen Öztaylan için burada cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı.

Cenaze töreninde taziyeleri oğulları AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan ile Aysan Öztaylan kabul etti.

Yoğun katılımla gerçekleşen törene; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 27. Dönem Başbakanı Binali Yıldırım, Ak Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş AK Parti MKYK Üyesi Önder Matlı, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Belgin Uygur ile Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, eski Bakan Faruk Çelik, AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, MHP Balıkesir Milletvekili Ekrem Gökay Yüksel, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Tekke Camii İmamı Adem Turan’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Binali Yıldırım, Öztaylan’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.

Mehmet Cemal Öztaylan’ın naaşı, cenaze namazının ardından Bandırma Tekke Hacı Ali Rıza El-Bezzaz Camii Kabristanı’nda dualarla toprağa verildi.

Continue Reading

Trending