Güncel
KARACABEY BELEDİYESPOR BU ŞEHRİN MARKASIDIR, HERKES SAHİP ÇIKMALI!
Karacabey Belediyespor’un yeni Başkanı Ekrem Senal, önceki akşam Tavacı Refik’te futbolcu, teknik ekip ve kulüp yöneticileriyle yemekte bir araya geldi. Basın mensuplarının da yer aldığı yemekte Karacabey Belediyespor’un geleceği ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Başkan Ekrem Senal, yeni bir takım kurduklarını ve biraz zamana ihtiyaç duyduklarını belirterek, “Özellikle 3-4 hafta sonunda herkes bu sabrın meyvesini almaya başlayacak, bundan emin olabilirsiniz. Çok net söylüyorum 3-4 maçın ardından Karacabey Belediyespor bu ligin iyi takımlarından biri olduğunu gösterecek.” dedi. Başkan Senal ayrıca, Karacabey Belediyespor’un Karacabey’de kalacağının bir kez daha altını çizerek, “Karacabey Belediyespor, Karacabey’in göz bebeğidir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin önde gelen lezzet mekanlarından Karacabey’in gururu Tavacı Refik, önceki akşam Karacabey Belediyespor onuruna bir yemek verdi. Tavacı Refik işletmecisi Refik Berber tarafından kulüp başkanı, yönetim, teknik heyet ve futbolculara yeni sezon öncesi verilen moral yemeği, oldukça güzel geçti. Yemek sonunda Karacabey Belediyespor Başkanı Ekrem Senal, yemek jestinden dolayı Refik Berber’e teşekkür etti.
Yemek öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelen, yeni sezon hedeflerinden ve kulüp planlamasından bahseden Kulüp Başkanı Ekrem Senal, tek hedeflerinin kalıcı başarılar elde etmek olduğunu vurguladı. Bu hedeflere ulaşmak için emin adımlarla ve sabırla ilerleyeceklerini kaydeden Senal, dikkat çeken açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Karacabey Belediyespor ilgi alanımızdaydı”
“Karacabey Belediyespor’un % 51 hissesini TECO’dan satın aldık. Diğer kalan % 49’luk hisse ise Karacabey Belediyesi’ne ait. Belediye Başkanımız sağ olsun bize böyle bir teklifte bulundu. 2 senedir de Karacabey Belediyespor bizim ilgi alanımızdaydı. Sarp Yalçınkaya hisseleri satın almadan önce de görüşmelerde bulunmuştuk ama o dönemde Bursa Yıldırımspor’un şehrin merkezinde olması münasebetiyle bize daha mantıklı geldi. Bursa Yıldırımspor, daha çok alt yapıya önem verdiğimiz butik bir takım oldu. Gelinen süreçte Belediye Başkanımız Sayın Ali Özkan’ın da bize ricasıyla ve bizim de düzenlediğimiz plan-programımızla bu şekilde bir projeye giriştik.
Karacabey güzel bir futbol şehri. Karacabey, futboldaki başarılarıyla bizi Karacabey’e hizmet etmeye sevk etti. Biz Karacabey’in potansiyelini biliyoruz, yapısını da biliyoruz. Sizler de biliyorsunuz ki sıfırdan bir takım aldık. 22 yeni transfer yaptık ve geçen sezondan sadece 3 oyuncumuz kaldı. Bu süreci elimizden geldiği kadar doğru yönetmeye çalıştık. İyi transferler yaptığımızı düşünüyorum, iyi oyuncular aldık. İlk başta takımı oluşturma sürecinde medyadan uzak kaldık, çünkü öncelikle sahaya çıkacak, başarıyı getirecek takımı oluşturmamız gerekiyordu.
Karacabey Belediyespor Karacabey’de kalacak!
Karacabey Belediyespor, Karacabey’in göz bebeğidir. Öncelikle şunu özellikle söylemek isterim ki; Karacabey Belediyespor’u Karacabey’den götürmek gibi bir düşüncemiz yok. Karacabey Belediyespor’un Karacabey’de değerli olduğunu düşünüyoruz. Karacabey çok güzel bir futbol ilçesi. Burada başarılı olmak için hepimiz çok çalışacağız. Ben de burada bu kulübün bir neferiyim, kulüp malzemecisi de neferi. Bu işin 5 sac ayağı var. Bunlardan ilki yönetim kurulu. Karacabey’in değerli iş insanlarıyla güzel bir yönetim oluşturduk. İkinci ayağı teknik kadro ve futbolcular, üçüncü ayağı basın, dördüncü ayağı taraftar ve beşinci ayağı ise kıymetli Karacabey halkı. Bu beş sac ayağının birlikte hareket etmesi lazım.
“Motive edici olmak gerek”
Sosyal medyamızı oluşturduk ve transferlerimizi buradan duyuruyoruz. Bu gönderilerin altındaki Karacabey Belediyespor taraftarlarının yorumlarına göz attım. Bazen çok ön yargılı ve tepkili yorumlar gördüm, bazen de destekleyici ve motive edici söylemler var. Taraftar tabii ki yorum yapacak, bizim ona sonsuz saygımız var fakat daha yapıcı olmak zorundayız. Çünkü yeni bir takım oluşturduk. Bu süreci doğru atlamak lazım, bunun için de buradaki yönetim kurulunun, basının, taraftarların bu takıma sahip çıkması lazım.

“Taş yerinde ağırdır”
Hisseleri ilk aldığım zaman çeşitli basın kuruluşları, Karacabey’in değerli sanayicileri beni arayıp; “Karacabey Belediyespor’u Karacabey’den götürecek misiniz?” gibi sorular sordu. Taş yerinde ağırdır. Tekrar söylüyorum Karacabey Belediyespor, Karacabey’de güzel ama bunun için herkes elini taşın altına koymak zorunda.
Karacabey Belediyespor her şeyini veren bir takım olacak
Karacabey Belediyespor nasıl bir takım olacak diye sorarsanız; koşan, mücadele eden, sahada her şeyini veren bir takım olacak. Ben bunun teknik kadro ve futbolculardan sözünü aldım. Çok karakterli, çok kaliteli ve Karacabey’e yakışır bir takım olacak. Yeni bir takımız ve bu sene için bir hedef koymak çok akıllıca değil. Yavaş yavaş toparlanacağız. Özellikle 3-4 haftaya daha ihtiyacımız var. Herkes biraz sabırlı olacak, 3-4 hafta sonunda herkes bu sabrın meyvesini almaya başlayacak, bundan emin olabilirsiniz. Çok net söylüyorum 3-4 maçın ardından Karacabey Belediyespor bu ligin iyi takımlarından biri olduğunu gösterecek. Bu seneki hedefimiz şampiyonluk değil, bunu söyleyeyim ama bu seneki hedefimiz küme düşmemek de değil. Play-Off’u zorlayacak bir takım oluşturduk ancak ben bu takımın beklentilerimizin üstünde işler gerçekleştireceğine inanıyorum. Yine de takıma böyle bir misyon yükleyip oyuncularımızı da strese sokmanın manası yok. Futbolcuların hepsi zaten bu hedefi istiyor ama illa biz bu sene çıkacağız demek takımın üzerinde baskı oluşturur. Yeni bir takım olduğu için bu baskıyı oluşturmamak gerek. Sonuçlara göre hep beraber takımın iyi olduğunu göreceğiz. Bursa Yıldırımspor’u oluşturduğumuzda ilk hedefimiz 3. Lig’e çıkmaktı ve biz bunu başardık. Benim futbol bilgi ve birikimimin oluşturulan hedefleri başarmaya yeteceğini düşünüyorum. Karacabey’de de dediğim gibi hedefimiz ligde bir sonraki seneye çok ciddi, yetenekli, potansiyelli bir takım oluşturmak. Bunları yaparken sabırlı olmak zorundayız. Taraftarımızın takımına, bize sahip çıkması gerekiyor. Bize sahip çıkarlarsa biz zaten elimizi taşın altına koyduk, Belediye Başkanımız her konuda bize yardımcı oluyor, iş insanlarımız da reklamlar konusunda yardımcı oluyor. Bu tabii yetmez, daha fazla destek almamız gerekiyor. İlk iki hafta Ankara Demirspor ve Bursaspor maçlarımız var. Bu maçları atlattıktan sonra taraftarlarımızla da aktiviteler gerçekleştireceğiz. Sosyal sorumluluk projeleri düzenleyerek takımımızın şehirle daha da bütünleşmesi için organize olacağız. Bunların hepsini basın mensupları aracılığı ile taraftara duyuracağız.

“Karacabey’in çocuklarına ağırlık vereceğiz”
Benim asıl işim altyapıdır. Bursa Yıldırımspor’un bu sezon tam 15 oyuncusu alt yapıdan yetişen kendi özkaynağı. İlker kardeşim elinden geldiğince Karacabey Belediyespor akademisini oluşturdu. Bu yeni bir oluşum olmasından ötürü biraz zorlayıcı. A takım düzeyinden başlayıp Karacabey Belediyespor’un her alanında kurumsallık oluşturacağız. Bu sene belki akademi takımımız da çok öne çıkmayacak ama bir sonraki sene hedefe oynayan takımlardan oluşacak. Akademiden A takıma oyuncu alacağız ve emin olun Karacabey’in çocuklarına ağırlık vereceğiz. Akademi organizasyonumuzun da gelişerek devam ettiğini hep beraber göreceğiz.
“Türk futbolunun geleceği alt yapıda”
Bunu herkes söylüyor ama kimse uygulamıyor. Türk futbolunun geleceği gerçekten altyapıda. Alttan yetiştirmezseniz, üretmezseniz, sadece para harcayarak bir yere kadar gidebilirsiniz. Bizim hedefimiz de altyapıdan Karacabey Belediyespor’a oyuncu yetiştirmek. Bunu ilerleyen zamanlarda göreceksiniz. Bu sezon Yıldırımspor Akademi’den bu takıma 3 oyuncu getirdik ve profesyonel sözleşme imzalayacağız. Önümüzdeki senelerde bu sayıyı Karacabey Belediyespor’un kendi yetiştirdiği oyuncular ile daha da arttıracağız.
“Bursaspor bizim ağabeyimiz”
Ben Bursasporluyum ve 7 yaşından beri tribünlerdeyim. Bursaspor’da her alanda görev yaptım. Bursaspor benim hayatımın en kıymetli varlığı ve bu şehrin bir markası. Karacabey Belediyespor, Karacabey ilçesine münhasır, bu ilçenin insanlarının sporla uğraşmasını ve bu ilçenin spor ile tanınmasını sağlamak amacıyla kurulmuş. Bursaspor ise bizim ağabeyimiz ve bu şehrin bir markası. Bizim Bursaspor’un yerini almak gibi bir niyetimiz yok. Bizim niyetimiz bulunduğumuz ilçeye hizmet etmek ve Türkiye’de spor anlamında Karacabey’i en iyi şekilde tanıtmak.
“Karacabey Belediyespor’un önünde bir marka bulunmamalı”
Şirketim ülke çapında hizmet veriyor. İsim sponsorluğu için birkaç teklif de geldi ama Karacabey Belediyespor’un önünde bir marka bulunmamalı ve bence özel olmalı. O nedenle takımımız adı Karacabey Belediyespor olacak.”

Güncel
ÇOCUĞU FUHUŞA TEŞVİK İNSANLIK SUÇUDUR!
Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), Ankara’da Aralık ayında pavyonlara yönelik düzenlenen ve reşit olmayan kız çocuklarının fuhuşa zorlandığının ortaya çıktığı operasyonlara ilişkin sert bir açıklama yaptı. CKD, söz konusu olayların yalnızca adli bir suç değil, aynı zamanda bir insanlık suçu olduğunu vurguladı.
Ankara’da iki kız çocuğunun polise başvurmasının ardından 11 pavyona eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, operasyonlarda yaklaşık 15 reşit olmayan kız çocuğunun fuhuşa zorlandığı ve bu mekânlarda uyuşturucu satışının da yapıldığı tespit edilmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan CKD, pavyon işletmecileri ile bu duruma sessiz kalan mekân çalışanlarının “çocuğu fuhuşa teşvik” suçunun yanı sıra insanlık suçu da işlediğini belirtti.
Açıklamada, çocukların geleceğini karartan bu suçların ağır sonuçlarına dikkat çekilerek, “Burada açıkça çocuğu fuhuşa zorlama suçu işlenmiştir. Ancak çocukların uğradığı bu istismar, etkileri ömür boyu süren bir insanlık suçu olarak da değerlendirilmelidir” denildi.
CKD açıklamasında, “Reşit olmayan çocuk demek, zorunlu eğitim çağındaki çocuk demektir” vurgusu yapılarak, şu sorular yöneltildi:
“Bu çocukların aileleri nerede? Neden okulda değiller? Okul kayıtları yok mu? Yoksa bir milyonu aşkın açık öğretim öğrencisi arasında, nerede oldukları bilinmeyen birer sayıdan mı ibaretler?”
Bazı çocukların, söz konusu mekânlara ücretsiz yeme-içme imkânı sunulduğu gerekçesiyle gidip gelmeye başladıkları, daha sonra ise fuhuşa zorlandıkları ifade edilen açıklamada, çocukların ne eğitim hayatının ne de aile desteğinin içinde olduğu, derin bir çaresizlik ve kimsesizlikle karşı karşıya kaldıkları belirtildi. CKD, ortaya çıkan bu olayların “buzdağının yalnızca görünen kısmı” olduğuna dikkat çekti.
Açıklamanın devamında, benzer olayların önlenebilmesi için faillerin en ağır cezalarla cezalandırılması gerektiği vurgulanarak, “Her ortaya çıkarılan vakada adaletin eksiksiz işlemesi, çocuk istismarının önüne geçilmesi açısından hayati önemdedir” ifadelerine yer verildi.
CKD, sorunun bireysel değil sistemsel olduğunun altını çizerek, küresel sömürü sisteminin yarattığı toplumsal ve ahlaki çürümenin en çok çocukları hedef aldığına dikkat çekti. Kamucu ve halkçı bir yönetim anlayışının, tüm kurumlarıyla çocukları koruyacağını savunan dernek, “Tek bir evladımızın bile kayıp gitmesine göz yumulmamalıdır” görüşünü dile getirdi.
Açıklama, “Cumhuriyetimizin ‘kimsesizlerin kimsesi’ anlayışıyla, insanı merkeze alan yeni bir uygarlık mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz” ifadeleriyle sona erdi.
Güncel
TRAKYA BİRLİK OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Trakya Birlik 2024–2025 İş Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 05 Ocak 2026 tarihinde Edirne Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi.
Genel kurulda konuşan Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, Türk çiftçisinin tüm zorluklara rağmen üretimden vazgeçmeyen kararlı yapısına dikkat çekti. Kırbiç, Bursa’nın Harmancık ilçesinde çıkan orman yangınına, patlak lastiğine rağmen su taşıyan bir çiftçinin hikâyesini örnek göstererek, bu tablonun Türk çiftçisinin fedakârlığını ve vatan bilincini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
1966 yılında ayçiçeği üreticisinin emeğini korumak ve ürününü değerinde pazarlamak amacıyla kurulan Trakya Birlik’in bugün 60 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Kırbiç, Birliğin yalnızca alım yapan bir kuruluş değil; ayçiçeğini modern tesislerinde yağ, margarin ve hayvansal yeme dönüştüren entegre bir tarım-sanayi modeli sunduğunu belirtti. Trakya Birlik’in kriz dönemlerinde piyasayı dengeleyen, fiyat istikrarı sağlayan ve yerli üretimi koruyan stratejik bir kurum haline geldiğini dile getirdi.

237 bin ton Ayçiçeği alındı, 5 milyar TL’yi aşkın ödeme yapıldı
2024–2025 iş yılında ayçiçeği hasadı sürecinde üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kamu otoriteleriyle yoğun temas yürütüldüğünü aktaran Kırbiç, yurt dışı fiyat baskısına karşı alınan tedbirlerle piyasanın desteklendiğini söyledi. Bu kapsamda Birlik tarafından 237 bin ton ayçiçeği alımı gerçekleştirildiğini ve üreticilere 5 milyar 49 milyon TL ürün bedeli ödendiğini açıkladı.
Yüksek finansman maliyetlerinin tüm sektörleri olduğu gibi Trakya Birlik’i de zorladığını ifade eden Kırbiç, buna rağmen ortaklara 2 milyar 795 milyon TL kredi kullandırılarak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlandığını kaydetti.

Aynı iş yılında 182 bin ton yem, 28 bin ton küspe, 37 bin ton gübre, 54 bin torba ayçiçeği tohumu ve 137 bin litre zirai ilaç satışı gerçekleştirildiğini belirten Kırbiç, rafine yağ satışının ise 187 bin 814 tona ulaştığını ifade etti. Bu rakamların, yüksek faiz ortamına rağmen Trakya Birlik ve kooperatiflerinin güçlü organizasyon yapısını ortaya koyduğunu vurguladı.
2025–2026 sezonunda piyasa tarife kontenjanıyla toparlandı
2025–2026 sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kırbiç, aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle üretimde düşüş yaşandığını, Cumhurbaşkanı Kararı ile devreye alınan tarife kontenjanı uygulamasının ise piyasada toparlanma sağladığını belirtti. Bu süreçte 4 Ağustos 2025’te 28 bin TL/ton avans, 28 Eylül 2025’te ise 33 bin TL/ton kesin fiyat açıklandığını ifade eden Kırbiç, kampanya döneminde 151 bin 740 ton ayçiçeği alımı yapıldığını ve bedelin tamamının üreticilere ödendiğini bildirdi.

Hasat sonrası dönemde Birliğe bağlı iki işletmede üretimin 24 saat esasına göre sürdüğünü belirten Kırbiç, tüm faaliyetlerde iş sağlığı ve güvenliği ile tüketici sağlığının öncelikli olduğunu vurguladı. Konuşmasının sonunda Trakya Birlik’in 60. kuruluş yılını kutlayan Kırbiç, genel kurulun üreticiler ve ülke tarımı için hayırlı olmasını diledi.
Divan heyeti seçildi, tüm maddeler oy birliğiyle kabul edildi
Açılış konuşmasının ardından Divan Heyeti’nin seçimine geçildi. Yapılan oylama sonucunda Divan Başkanlığı’na Göksel Baytok (Babaeski Koop.), Başkan Vekilliği’ne Zekeriya Güven (Şarköy Koop.), Katip Üyeliklere ise Hakkı Çetin (Yenişehir Koop.) ve Metin Yıldırım (Lalapaşa Koop.) seçildi.

Divan Başkanı Göksel Baytok, destek veren tüm birlik temsilcilerine teşekkür ederek gündem maddelerine geçildiğini duyurdu. Atatürk ve Aziz Şehitlerimiz için yapılan saygı duruşu ve okunan İstiklal Marşı’nın ardından, çalışma raporları ile bilanço ve gelir tabloları okunarak oy birliğiyle ibra edildi. Gündemde yer alan tüm maddeler delegelerin onayına sunularak oy birliğiyle kabul edildi.
Dilek ve temenniler bölümünde söz alan Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, genel kurula katılım sağlayan tüm delegelere teşekkür ederek toplantıyı sonlandırdı.

Güncel
SARIBAL: “TARIMDA TARİHİ KÜÇÜLME AĞIR GIDA KRİZİNİN HABERCİSİ”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin son 25 yılın en sert tarımsal küçülmesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. IMF ve Dünya Bankası tarafından dayatılan, 2000’li yılların başından itibaren siyasi iktidarlarca uygulanan neoliberal politikaların tarımda derin bir istikrarsızlık yarattığını vurgulayan Sarıbal, bu süreçte tarımın büyüme hızının sürekli olarak gayrisafi yurt içi hasılanın gerisinde kaldığını ifade etti. “Son 22 yılda Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyürken, tarım katma değerindeki büyüme yalnızca yüzde 3’te kaldı. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,7 büyürken, tarım sektörü yüzde 12,7 oranında küçüldü. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın da ifade ettiği bu tablo, ekonomi literatürüne ‘negatif büyüme’ gibi trajikomik bir kavram kazandırdı” diyen Sarıbal, bu küçülmenin ne tesadüf ne de yalnızca zirai don ve kuraklıkla açıklanabileceğini söyledi. Son 20 yılda tarımda 2,6 milyon kişilik istihdam kaybı yaşandığını vurgulayan Sarıbal, özellikle küçük ölçekli çiftçilerin, tarım işçilerinin, kiracı ve ortakçıların, küçükbaş hayvancılıkla geçinenlerin bu politikalardan en ağır biçimde etkilendiğini belirterek, “Yüzde 12,7’lik küçülme yanlış tercihlerle, ideolojik körlükle ve plansızlıkla yaratılmış bir politik sonuçtur. Türkiye büyürken tarım küçülüyorsa, bu büyüme sürdürülebilir değil; aksine gelecekte çok daha ağır bir gıda krizinin habercisidir” diye konuştu.
Girdi maliyetleri patladı, destekler buharlaştı
Saray iktidarının büyümeyi inşaat, tüketim ve kredi genişlemesi üzerinden kurguladığını; tarımı ise stratejik bir sektör olarak görmemeyi tercih ettiğini ifade eden Sarıbal’a göre bu yaklaşımın en somut sonucu, desteklerin hem yetersiz kalması hem de enflasyon karşısında erimesi. Tarım Kanunu’na göre bütçeden tarımsal desteklere ayrılması gereken payın GSYH’nin en az yüzde 1’i olması gerektiğini hatırlatan Sarıbal, “Çiftçiye verilen pay bunun neredeyse beşte biri bile değil; binde 2 seviyesinde. Bu, açık bir yasa ihlalidir” dedi.
Mazot, gübre, ilaç ve tohum gibi temel girdilerdeki fahiş artışların çiftçiye verilen desteklerle telafi edilemediğini belirten Sarıbal, endüstriyel tarım modelinin yoğun girdi kullanımına dayandığını; ancak bu girdilerin büyük ölçüde çok uluslu şirketlerin kontrolünde olduğunu vurguladı. Ticari tohum ve pestisit piyasasında BASF, Bayer, Corteva ve Syngenta gibi şirketlerin küresel pazara hakim olduğuna dikkati çeken Sarıbal, “Bu şirketler küresel tohum pazarının yüzde 56’sını, pestisit pazarının ise yüzde 61’ini kontrol ediyor. Gübrede de en büyük 10 şirket, pazarın yaklaşık yüzde 40’ına sahip” dedi. Türkiye’nin tohumdan gübreye, mazottan tarım makinelerine kadar temel girdilerde dışa bağımlı olduğunu belirten Sarıbal, döviz kurlarındaki artışın maliyetleri hızla yükselttiğini, bunun da çiftçiyi girdi kullanımını azaltmaya zorladığını söyledi. “Sonuç verim düşüşü, kalite kaybı ve daha az üretimdir” diye konuştu.
Dünyanın en çok ithalat yapan 10 ülkesinden biri Türkiye
İthalata dayalı politikaların yerli üreticiyi sistematik biçimde tasfiye ettiğini vurgulayan Sarıbal, tarımda planlama eksikliğinin ve kurumsal çöküşün derinleştiğini söyledi. Milletvekili Sarıbal, hangi ürünün nerede ve ne kadar ekileceğine, su kaynaklarının nasıl korunacağına ve iklim krizine karşı nasıl önlem alınacağına dair bütüncül bir politikanın bulunmadığını belirtti. İktidarın 2024’te tarımsal hasılanın 74 milyar dolara çıktığını ve Türkiye’nin dünyanın en büyük 7’nci tarım ekonomisi olduğunu öne sürdüğünü hatırlatan Sarıbal, bu söylemin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre Türkiye’nin 2022’de 32 milyar dolarlık tarım ürünü ithalatıyla dünyanın en çok ithalat yapan 10 ülkesi arasına girdiğini belirten Sarıbal, aynı yıl tarım ihracatının 30 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin ilk 10 ihracatçı arasında yer almadığını ifade etti.
Ucuz emek ve yüksek sömürü
2024 verilerine göre tarımda istihdamın yaklaşık 4,8–5 milyon kişi düzeyinde olduğunu, bunun toplam istihdamın yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geldiğini hatırlatan Sarıbal, bu işgücüne rağmen çalışan başına düşen katma değerin son derece düşük olduğuna dikkati çekti. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, 2015 yılı sabit ABD doları fiyatlarıyla 2024’te kişi başına tarımsal katma değer Türkiye’de yalnızca 14 bin dolar seviyesinde kaldı. Aynı gösterge Arjantin’de 174 bin dolar, Avustralya’da 127 bin dolar, ABD’de 85 bin dolar, Hollanda’da 80 bin dolar, Almanya’da 57 bin dolar, Fransa’da 47 bin dolar ve hatta Özbekistan’da 18 bin dolar. “İktidarın övündüğü 74 milyar dolarlık tarımsal hasıla, çiftçinin cebine girmiyor” diyen Sarıbal, bu tablonun tarımda verimlilikten çok ucuz emek ve yüksek sömürüye dayalı bir yapıyı gösterdiğini vurguladı. Sarıbal, tarım sektörünün son 20 yılda 2,6 milyon istihdam kaybettiğini hatırlatarak, 2002 yılında 7,5 milyon olan tarımsal istihdamın 2024 itibarıyla 4,8 milyona düştüğünü ifade etti. “Bu, tarımın küçüldüğünün ve üreticinin sistemli biçimde üretimden itildiğinin açık göstergesidir” dedi.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge6 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Bursa Bölge1 yıl agoKARACABEY AK PARTİ BURSA’DA YER BULAMADI
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Genel2 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login