Genel
“İstikrarsız ülkeye itibar edilmez”
Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, ülkenin ekonomi, eğitim, dış politika ve güncel siyasi konularıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bir ülkenin gücünün güçlü bir ekonomiye sahip çıkmasıyla olabileceğini vurgulayan Koçak, “İktidardakiler savruluyor. Söylediğimiz hiçbir konuya itibar etmiyorlar. Bizim söylediklerimiz gerçek olduğu için önem taşıyor.” dedi.
İlk olarak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla kadınların yaşadığı sıkıntılara değinen Başkan Koçak, “Kadına şiddetle mücadelede takip edilen yolun isabetli olmaması sebebiyle sadece ülkemizde değil, tüm dünyada bir başarısızlık söz konusudur. Maalesef kadına şiddet azalmıyor, artıyor. Bu şiddetin önüne geçmek için almaya çalıştıkları hiçbir tedbir fayda vermiyor. Maalesef bu ülkemizde de böyledir. Bunu farklı mecralara kaydırmak isteyenlerin, aslında başarılı olunmadığını görmeleri ve daha ciddi tedbirler almaları icap eder. Israrla söylediğimiz iki konu birlikte ele alınmadıkça bunun çözülebileceğini görmüyoruz. Kadına şiddet müstakil olarak ele alınmalıdır. Başka konularla karıştırılmamalıdır. Ancak kadına şiddet önlenirken, erkeğe de haksızlık yapılmamalıdır. Bu da çok önemli bir iştir. İkincisi ise aile mefhumunun korunmasıdır. Aile, bir kadın ve erkekten dünyaya gelir. Buna hep vurgu yaptık. Bu aile toplumun çekirdeğidir. Ve bu ailenin en önemli unsuru da kadındır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kendimizi Avrupa’nın ayrılmaz parçası görüyoruz” açıklamasına dikkat çeken Koçak, “Avrupa Birliği olmazsa olmazımız demeye geldiler. Geçmişte kendilerini Şanghay’da başka bir gün de Şam’da namaz kılarken görüyorlardı. Sonra bir de baktık ki, bunlar hepsi bir yere bırakıldı. ‘Avrupa Birliği’nin vazgeçilmez bir üyesiyiz, Avrupa Birliği vazgeçilmez bir hedefimizdir denilmeye’ başlandı. Ama aldıkları cevap da belli! Siz istikrarsız olursanız, size itibar etmezler. Biz öncelikle kendi çevremizde mağdur olan ülkelere sahip çıkmalıyız. Bilelim ki BOP, Ortadoğu’yu tahrip etme projesidir. İsrail’in bu bölgeye hâkim kılınma projedir. Türkiye dış politikasını sağlam bir yere bağlamak istiyorsa önce mağdur olan ülkelerle bir araya gelmek zorundadır. Bunların başında da İslam ülkeleri vardır. D-8 durduk yere kurulmadı. İktidardakiler D-8’leri ağızlarına bile almadılar. Siz asırlardır irtibatta olduğunuz ülkelerle irtibat kurmazsanız kimse itibar etmez. Bugün dünyada bir sömürenler, bir de sömürülenler var. Sömürülen ülkelere sahip çıkmalısınız.” dedi.
Bir ülkenin gücünün güçlü bir ekonomiye sahip çıkmasıyla olabileceğini söyleyen Başkan Koçak, “İktidardakiler savruluyor. Söylediğimiz hiçbir konuya itibar etmiyorlar. Bizim söylediklerimiz gerçek olduğu için önem taşıyor. Siz bugün yolsuzluğu ortadan kaldırmazsanız, israftan vazgeçmezseniz, rüşveti önlemezseniz Türkiye’de ekonomik kalkınmayı yapamazsınız. Burada harcadığınızı üretime aktarmalısınız. Üretmeden güçlenme olmaz. Üretmeden işsizlik azalmaz. Yeni yatırımlar yapmadan işsizlik düzelmez. Şimdi bunlar, Batı’dan gelecek desteği bekliyor. Batı buraya gelmez. Korkutan ne biliyor musunuz? Elimizdeki bütün varlıkları kendi ellerine geçirdikleri zaman Türkiye’ye gelirler. Ağızlarından kaçırıyorlar. Onlar gelip, bu işi çözün diyorlar. Siz her şeyi onlara verirseniz o zaman gelirler. O zaman bu toprakların sahibi biziz derler. Bizi ayağa kaldırmak için değil, bizim imkânlarımızı kullanmak için gelirler. Bu gaflete kimse düşmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Döviz kurunda yaşanan dalgalanmanın devam ettiğini belirten Zeynel Abidin Koçak, “ Berat Albayrak istifa edince herkes sustu, bunu oyun sandılar. Berat Albayrak gidince dolarda düşüş yaşandı. Faizler arttı. Şimdi, döviz nasıl indi diyorlardı. Dolar adım adım yükseliyor. 8 lira seviyesini yeniden buldu. Türkiye’nin içini düzeltmeden ekonomiyi düzeltmiş olamazsınız. Bu en basit meseledir. Türkiye bu söylediğimiz noktaya gelmeden problemlerini çözemez. İktidardakiler bu noktada en küçük eleştiriye tahammül edemiyorlar. Tavsiyelerin hiçbirine kulak vermiyorlar. Farklı fikir beyan edenleri susturuyorlar. İşte buna da şahit olduk.” dedi.
SP İlçe Başkanı Koçak, Bülent Arınç’ın istifasıyla ilgili olarak ise, “Cumhurbaşkanı tamamen yalnızlaştı. Çevresinde bir halka oluştu. Kendisi mi oluşturdu, başkası mı oluşturdu bilemeyiz. Ama bu halka Cumhurbaşkanı’nın halkla olan münasebetini kesiyor. Haydi, oradan diyebilirler. Bu bizim kanaatimiz. Tehditlere karşı mazlumların yanında olmadan memleketimizde adalet olmaz. Bu ülke hepimizindir. Kaos ortamından çıkmamız gerekiyor. Birbirimizle konuşmamız gerekiyor. Biz bu ortamı oluşturmadan ülkemize huzur gelmez.” ifadesini kullandı.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin tekrar tartışma konusu olduğuna ilişkin olarak Koçak, “Bunlar sistemin doğru olduğunu düşünebilirler. Ortada bir gerçek var; vatandaş artık bunu savunanlara itibar etmiyor. Kamuoyu gösteriyor ki, ikisi birden yüzde 40’ın altına indi. Onun için erken seçim onların gönlüne göre olmaz ama başka şartlar ortaya çıkarsa olur. Bugünkü sistem Türkiye’yi bağladı. Kimse konuşamıyor. Konuşmanın da bir faydası yok. Meclis artık önemini yitirdi. Cumhurbaşkanı iyice yalnızlaştı. Etrafında müzakere edecek kimse kalmadı. Onun için Bahçeli tehdit edenlerin yanında durduğu için sadece kendisine zarar verir. Bu dönem bitti. Herkes biliyor. İlk seçimde bu dönem bitecek.” diye konuştu.
Adaletin bir yaklaşım olduğunun altını çizen Başkan Koçak, “Bir hâkim anayasayı bile dinlemem diyor. Çünkü keyfilik var. Adalet böyle olduğu zaman Türkiye’de sağlanamaz. Fikir ve düşünce hürriyetine itibar etmezseniz adaleti sağlayamazsınız. AKP’nin içi karıştı. İktidardayken iki bölünme yaşandı. Birçok insan ayrıldı. Şimdi yenileri de gidiyor. Artık kimsenin söz söylemesine itibar etmiyorlar. Muhalefet partisi liderine mafya babaları tehdit savurduğu zaman karşı tavır sergileyemiyorlar. Böyle bir durum olamaz. Türkiye’de adalet, hukuk ve demokratik bir sistem var mı, yok mu? Anamuhalefet partisi tehdit edildiği zaman niye sesinizi çıkarmıyorsunuz? Asıl şimdi ses çıkarmanız gerekiyor. Biz demokrasiyi tehdit edenlere karşı çıkmazsak demokrasiyi bu ülkede yerleştiremeyiz.” dedi.
Eğitimde yaşanan problemlere dikkat çeken Koçak, “Bütün meslek grupları içinde öğretmenlik en önemli meslektir. Çünkü bütün meslek gruplarını da öğretmenler yetiştiriyor. Ama ne yazık ki, AKP iktidarı en büyük başarısızlığını eğitimde gösterdi. 19 yıl tamamlanacak yakında ama 19 yıllın içinde 8 milli eğitim bakanı değişti. Ne yapacaklarına tam olarak karar vermiş değiller. Bakanlar değiştikçe eğitim anlayışı da değişti. Eğitimde önem verdikleri konular da değişiyor. Böyle olunca siz eğitim meselesini bir yere kavuşturamıyorsunuz. Bundan dolayıdır ki hükümetin hakikaten eğitim meselesini özellikle bir ihtisas sahibi gruba emanet etmesi, başkalarının müdahale etmesine fırsat vermemesi gerekir. Maalesef iktidar eğitimde istikrarı sağlayamamıştır. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle, bugün Milli Eğitim sistemimizin iki önemli eksiği var; bu eksikler eğitim ve sistemdir. Eğitimde maksat, gençleri hayata hazır hale getirmektir. Bizim, hayatın her alanına kalifiyeli insan yetiştirmemiz gerekir.” ifadelerine yer verdi.
Saadet Partisi İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, Kovid-19 pandemisinin eğitim sistemini ciddi bir şekilde etkilediğini belirterek, “Okullarda yüz yüze eğitimin mümkün olmaması gerektiğini de görüyoruz. Ama esas mesele burada eğitim sistemini düşürmeden nasıl devam edebiliriz. İnternet ortamında eğitim verdiklerini düşünüyorlar. Evinde tablet bulunmayan öğrenci nasıl bu eğitimi takip edecek? ‘500 bin tablet dağıtacağız’ dediler. Bunun 1 milyonunu 19 sene önce dağıttılar. İhtiyaç yokken dağıttılar. O tabletler hiç kullanılmadı, işe yaramadı. Belki yüzde 10’u kullanılmıştır. Bir evde üç çocuk varsa her çocuğa ayrı tablet lazım. Bunu idrak etmeden olmaz. EBA’dan yapalım diyorlar, bunun için de üç tane televizyona ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.
Akdeniz’de Türkiye’nin bir yük gemisine Alman firkateynin yaptığı hukuksuz müdahalenin kabul edilemeyeceğini söyleyen Koçak, sözlerini şöyle noktaladı: “Bunu şiddetle kınıyoruz. Bu korsanlıktır. Hem de devlet eliyle korsanlıktır. Nasıl oluyor da, Alman firkateyni bir gemimizi durduruyor. Ve diyor ki; ‘ne taşıdığını görmek istiyoruz.’ Sana ne! Bu cesareti bizim politikalarımızın yanlışlıklarından alıyorlar. Biz ülkelerle ciddi bir politika yapsaydık, buna cesaret edemezlerdi. Her şeye rağmen hükümetin gösterdiği tepkiye destek veriyoruz. Alman hükümetini de kınıyoruz. Böyle bir dış politika anlayışı olamaz. Yarın uçağı da indirirler.”
Genel
MATLI: “60 BİN ÜYEMİZİN GÜCÜNÜ, ÜYEMİZLE BİRLİKTE BÜYÜTECEĞİZ.”
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, üyelerin gerçek sorunlarını, beklentilerini ve nasıl bir BTSO istediklerini doğrudan kendilerinden dinlediklerini belirterek, “Şimdi daha yoğun bir saha dönemine geçiyoruz. Üyelerimizle daha fazla buluşacak, nasıl bir yönetim anlayışı önerdiğimizi ve hazırladığımız çözümleri nasıl hayata geçireceğimizi anlatacağız. Hiçbir üyemiz merak etmesin; artık hep birlikteyiz” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti.
Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.”
“Bu yolculuğa 60 bin üyemizin tamamını davet ediyoruz.”
Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.”
Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.”
“Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı:
“Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.”
“Bursa için kurulan hayaller gerçekleşmeden eskimemeli”
Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti:
“Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.”
Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti.
“Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti:
“Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.”
“Btso’nun imkânları üyenin gücüne dönüşmelidir”
BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.”
Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.”
“60 bin üyemiz için çözümlerimizi açıklayacağız”
Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi.
BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kimse merak etmesin, artık hep birlikteyiz”
Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”
Genel
ZAFER KADINLARI BİR ARAYA GELDİ
Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı, kadın teşkilatlanmasını güçlendirmek ve parti çalışmalarına katkı sunan kadın üyeleri bir araya getirmek amacıyla anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Zafer Partisi Kadın, Aile ve Çocuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç’ın katılımıyla düzenlenen “Zafer Kadınları Buluşması”, yoğun ilgi gördü.
Karacabey İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programa, Zafer Partisi Karacabey Kadın Politikaları Başkanı Canan Tekirdağ öncülük etti. Kadın üyelerin yanı sıra parti yöneticilerinin de katıldığı buluşmada, kadınların siyasi hayattaki yeri, teşkilatlanma çalışmaları ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek faaliyetler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Samimi bir atmosferde geçen programda kadın üyeler, görüş ve önerilerini Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç ile paylaşma fırsatı bulurken, karşılıklı fikir alışverişiyle yerel ve genel siyasete ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Kadınların toplumsal yaşamda ve siyasette daha etkin rol almasının önemine vurgu yapılan toplantıda, Zafer Partisi’nin kadın politikaları ve teşkilatlanma hedefleri de ele alındı.
Program kapsamında partiye katılan yeni kadın üyelerin üyelik işlemleri gerçekleştirilirken, aileye katılan yeni isimlere rozetleri takdim edildi. Günün anısına Genel Başkan Yardımcısı Suzan Küçüksaraç ve programa katılan kadın üyelere çeşitli hediyeler sunulurken, toplu hatıra fotoğrafları da çekildi.

Programın ardından Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, yoğun katılımın memnuniyet verici olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suzan Küçüksaraç’ın katılımlarıyla gerçekleştirdiğimiz Zafer Kadınları Buluşması’nı büyük bir coşku ve yüksek katılımla tamamladık. Kadın Politikaları Başkanımız Canan Tekirdağ öncülüğünde düzenlenen programda kadın üyelerimizle bir araya gelerek verimli istişarelerde bulunduk, yeni üyelerimizin katılımlarını gerçekleştirdik ve günün anısına hediyelerimizi takdim ettik. Bizleri yalnız bırakmayan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Suzan Küçüksaraç’a ve programa katılan tüm kadın üyelerimize teşekkür ediyoruz.”
Açıklamada ayrıca, kadınların parti çalışmalarındaki etkinliğinin her geçen gün arttığına dikkat çekilerek, “Birlikte büyüyor, birlikte güçleniyoruz. Zafer Kadınları sahada, Zafer Türkiye’nin olacak.” mesajı paylaşıldı. Programın, kadın teşkilatlanmasının güçlendirilmesi ve parti çalışmalarına yeni isimlerin kazandırılması açısından önemli bir buluşma olduğu ifade edildi.
Genel
ÖZTAYLAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybeden önceki dönem Bandırma Belediye Başkanı ile 19, 23 ve 24. Dönem AK Parti Balıkesir Milletvekili Mehmet Cemal Öztaylan, Bandırma’da düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı.
Bir süredir tedavi altında bulunan Öztaylan’ın naaşı, cenaze töreni öncesinde Paşakent Mahallesi’ndeki evine götürülerek ailesi ve yakınlarından helallik alındı. Daha sonra Haydar Çavuş Camii’ne getirilen Öztaylan için burada cuma namazının ardından cenaze namazı kılındı.
Cenaze töreninde taziyeleri oğulları AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan ile Aysan Öztaylan kabul etti.

Yoğun katılımla gerçekleşen törene; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 27. Dönem Başbakanı Binali Yıldırım, Ak Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş AK Parti MKYK Üyesi Önder Matlı, AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Belgin Uygur ile Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, eski Bakan Faruk Çelik, AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, MHP Balıkesir Milletvekili Ekrem Gökay Yüksel, İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Tekke Camii İmamı Adem Turan’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile Binali Yıldırım, Öztaylan’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.
Mehmet Cemal Öztaylan’ın naaşı, cenaze namazının ardından Bandırma Tekke Hacı Ali Rıza El-Bezzaz Camii Kabristanı’nda dualarla toprağa verildi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login