Connect with us

Güncel

Fatih Karabatı adaylığını duyurdu!

İYİ Parti Karacabey İlçe Teşkilatı’nın, 23 Şubat 2020 Pazar günü saat 15.00’te gerçekleştireceği 2. Olağan Kongresi’nde İlçe Başkalığı’na adaylığını ilk açıklayan isim Fatih Karabatı oldu. Genç bir ruhla yola çıktıklarını belirten İlçe Başkan Adayı Fatih Karabatı, İYİ Parti’yi hem Karacabey’de, hem de ülke genelinde iktidara taşımak için gece gündüz demeden çalışacaklarını söyledi.

Şuan ki mevcut ilçe yönetiminde yer alan Fatih Karabatı, dün düzenlediği basın açıklamasının ardından 23 Şubat 2020 Pazar günü yapılacak 2. Olağan Kongre’de İYİ Parti İlçe Başkanlığı’na aday olduğunu resmen duyurdu. Parti binasında ve yoğun bir katılımla gerçekleşen programa İYİ Parti’nin Kurucu İlçe Başkanı Ayhan Tayfur, mevcut İlçe Başkanı Erdem Uğur, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, parti yöneticileri ve çok sayıda üye katıldı.

Karabatı’ya büyük desteğin verildiği programın açılışını İlçe Başkanı Erdem Uğur yaptı. İYİ Parti’nin gerçekleştireceği kongrenin ardından yenilenmiş ve daha güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini vurgulayan Erdem Uğur, yeni dönemde aday olup olmayacağı konusunda renk vermedi.

Başkan Erdem Uğur açıklamasında; “23 Ekim 2017 tarihinde kurulan İYİ Parti’nin Karacabey Teşkilatlanması’nın yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Partimizin kurulmasından bu güne kadar toplam 2 yıl geçti. Partimiz kurumsallaşma yolunda ciddi adımlar atmaktadır. Genel Başkanımızın direktifleri doğrultusunda çalışmalar demokratik ve şeffaf olarak yürütülmektedir.

Genel Merkezi’mizin almış olduğu karar gereğince, 19 Ocak 2020 tarihinde delege seçimleri yapılmıştır. Toplam 400 delegemiz seçilmiştir. Problemsiz olarak yaptığımız delege seçimleri Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bizleri memnun etmiştir. 23 Şubat 2020 Pazar günü saat 15.00’te İYİ Parti İlçe Teşkilatı olarak kongremizi yapacağız. Bütün delegelerimizi oy vermeye davet ediyoruz.

23 Şubat 2020 tarihinde yapılacak olan İlçe Kongresi’nde başkanlığa şu ana kadar sadece Fatih Karabatı müracaatta bulunmuştur. Başkan adaylığına müracaat eden Fatih Karabatı’ya da seçim çalışmalarında başarılar dilerim.” dedi.

Devralacağı bayrağı daha da ileriye taşımak için İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanlığı’na aday olduğunu duyuran Fatih Karabatı ise, Karacabey’de özellikle gençlerin ve kadınların da Karacabey’de daha çok söz sahibi olması için çalışacağını vurguladı.

Karabatı, adaylığı ile ilgili şunları kaydetti: “Büyük bir özlemle yokluğunu hissettiğimiz demokrasi, liyakat, adalet gibi kavramların yeniden ülkemizde filizlenmesi için Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener öncülüğünde çıktığımız bu mücadelenin 3. yılında burada bizimle bu hedefe yürüyen tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Kuruluşundan bugüne, önüne çıkarılan engelleri umursamadan, Kuvvetler Ayrılığına Dayalı, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem iddiası ile demokrasinin ve liyakatin egemen olduğu bir Türkiye hedefine yürüyen İYİ Parti, Türkiye’nin her ili ve ilçesinde olduğu gibi bugün Karacabey’de de demokrasinin fidanlarını ekiyor. Demokrasi, Bursa’mızın bereketli topraklarının üzerine kurulu Karacabey’de toprağın sulanması kadar önemlidir. Mazotun ve yem fiyatlarının artması çiftçinin belini nasıl büküyorsa, liyakatli gençlerimizin işsizlikle boğuşması da belimizi öyle büküyor. Tarım kenti Karacabey’de çiftçiler sadece ürettikleri meyveleri, yetiştirdikleri hayvanları değerinde satamıyor olmaktan değil, tüm ülkenin kaderinin tek adamın iki dudağının arasında olmasında da rahatsızlık duyuyor. Ekonomi, eğitim, sağlık ve dış politikada izlenen yol ülkemizi uçurumun eşiğine sürüklerken, bu gidişe dur demek için Cesurlar Hareketi olarak yola çıktık.

Fatih-Karabatı-2

Karacabey ve Bursa’da iki yıl içinde girdiğimiz iki seçimde büyük bir çaba ortaya koyarak bu yoldaki kararlılığımızı gösterdik. Şimdi ise bu kararlılığımızı yeni sorumluluklar alarak daha güçlü biçimde sergileyecek, Karacabey’de vatandaşın şikayet ettiği her konuyu ilgili kurumlar nezdinde çözmeye çalışacağız. Devletimizin tüm kurumları ile güçlü bir iletişim kuracak, bizi ve vatandaşlarımızın sorunlarını görmezden gelen kamu görevlilerine görevlerini sık sık hatırlatacağız. Bunu bir gençlik ve kadın hareketi olan İYİ Parti’nin gençleri ve kadınlarının teşkilatımızda liyakate uygun şekilde görevlendirilmesiyle yapacağız.

Bugüne kadar ilçe teşkilatımız tarafından üstün bir gayretle yapılan çalışmalar, bizlerin işini kolaylaştırmış, çalışma azmimizi arttırmış ancak bizlere bizden önceki yönetimden daha fazlasını yapma sorumluluğu yüklemiştir. Ben Fatih Karabatı olarak bu seviyede devralacağım bayrağı daha da ileriye taşımak için İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanlığı’na adayım. Başarının bir ekip işi olduğuna inanıyorum, ilçemizde ortak aklı hakim kılarak, istişare kanallarını sürekli açık tutarak başarılı olacağımıza inanıyorum. Ben Sayın Genel Başkanımızın, “kadınlar ve gençler olmadan bu yolu yürümem” tezinden hareketle gençlerin ve kadınların da Karacabey’de daha çok söz sahibi olmasını istiyorum. İlçe Teşkilatı’mızı daha da güçlendirmek, teşkilatımızın ilçemizde ve Bursa’mızda en çalışkan ve en başarılı sonuçlar alan teşkilat yapmak gibi bir zorunluluğumuz var. İşte bu zorunluluğu yerine getirmek için bana destek olan tüm teşkilat mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Gayret bizden, zafer Allah’tan diyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ GENÇ GAZETECİLERİN MANŞETLERİYLE HATIRLANACAK

Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan (Bugün) Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilecek.

Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.

Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.

İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde “O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.

Basın İlan Kurumu’nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.

“15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek.

Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Continue Reading

Güncel

MATLI’DAN 23 NİSAN MESAJI

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle kutlama mesajı yayımladı.

23 Nisan 1920’nin yalnızca bir meclisin açılışı değil, millet iradesinin devlet yönetimine doğrudan yön verdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, mesajında şunları kaydetti:

“106 yıl önce ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle temelleri atılan Gazi Meclisimiz, bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirlerin kırıldığı, milli iradenin tüm dünyaya ilan edildiği en güçlü kalemizdir. 23 Nisan 1920’de yükselen o sarsılmaz irade, bugün de bizlere rehberlik etmeye, güçlü Türkiye hedefimize ışık tutmaya devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, Cumhuriyetimizi emanet ettiğimiz nesillere duyulan sonsuz güvenin bir nişanesidir. İnanıyorum ki; dünyanın ilk ve tek çocuk bayramına sahip olan bir milletin evlatları olarak çocuklarımız, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bilimde, teknolojide ve ekonomide bayrağımızı çok daha yükseklere taşıyacaktır. Onların vizyonu ve enerjisi, Türkiye’nin küresel rekabetteki en büyük gücü olacaktır.

Bizler de iş dünyasının temsilcileri olarak; çocuklarımıza sadece bayram kutlayacakları bir gün değil, hayallerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, ekonomik olarak bağımsız ve müreffeh bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak, evlatlarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için her türlü projeyi desteklemeye, onların önünü açacak adımları atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızın ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.”

Continue Reading

Güncel

TEPKİLER SANDIĞA YANSIDI 29 YIL SONRA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulgaristan, son 5 yılın 8. erken genel seçiminde tarihi bir sandık sonucuna imza attı. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Partisi, 29 yıl aradan sonra tek başına iktidar yetkisi alarak parlamentoda büyük bir zafer kazandı.

Usta gazeteci Okan Tuna, komşudaki bu siyasi depremi, HÖH (DPS) partisinin uğradığı büyük hezimeti ve bu sonuçların Bursa’daki “ticari ve siyasi saadet zinciri” üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Tuna, Radev’in başarısını AK Parti’nin 2002 zaferine benzetirken, Bulgaristan’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sinyallerini verdi.

İşte Okan Tuna’nın “Yeni Bulgaristan” dönemini ve Bursa bağlantılarını irdelediği o köşe yazısı:

“Pazar günü. İnanılmaz bir parlamento seçimine tanık olduk.

Komşu Bulgaristan’da; Son 5 yılda 8 kez yapılan erken genel seçimde, Bulgarlar, Türkler, Pomaklar ve Romanlar tarafından ülkede tarih bu kez adeta yeniden yazıldı.

Hem de yüksek bir katılımla. Dahası; Seçim sonucuna dair öngörümüz tuttu, beklediğimiz ve sizlere aktardığımız bir sonuç çıktı sandıktan.

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu seçim, ülkede hüküm süren halk protestolarıyla gelmişti. Halk; Ülkenin en büyük sorunu olan mafyaya, rüşvete, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesine, ağır vergilere ve liyakatsızlığa tepkiliydi.

İşte; Bunun için de Cumhurbaşkanı Rumen Radev çok radikal bir karar alarak Bulgaristan tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve görevinden istifa ederek aktif siyasete atıldı.

Kurduğu İlerici Bulgaristan (Progressive Bulgaria) Partisi çok kısa sürede büyük ilgi gördü.

Ülkenin eski Hava Kuvvetleri Komutanı da olan ve zamanında büyük bir halk desteğiyle iki kez Cumhurbaşkanı seçilen Radev, bu kez büyük bir oyla sandıktan Başbakan olarak çıktı.

Bulgaristan’da; Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevinden daha aktif bir makam.

Radev de; Ülkesini yeniden ayağa kaldırmak için böylesine riskli bir karar almıştı. Bunun için dünkü seçimler çok önemliydi. Bulgar Parlamentosu 240 sandalyeden oluşuyor.

Hükümet kurmak için ise 121 milletvekili gerekiyor ki yıllarca pamuk ipliğine bağlı koalisyonlarla yönetildi Bulgaristan.

Şimdi ise inanılmaz bir şey oldu.

Oyların;

Yüzde 44.7’sini alan Radev’in partisi İlerici Bulgaristan, en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak tam 135 milletvekili çıkardı.

Yani; Koalisyonsuz olarak tek başına hükümet kurma yetkisine sahip oldu.

Artık 5 yıl boyunca seçim yok Bulgaristan’da.

Bu durum Bulgaristan’da tam 29 yıl sonra gerçekleşti.

Bulgaristan’da en son 1997 yılında yapılan seçimlerde İvan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurmuştu.

Şimdi aynı başarıyı Rumen Radev elde etti.

Radev’in partisi; İlerici Bulgaristan, 31 seçim bölgesinin 30’unda birinci oldu.

Seçimde; Bir dönem Türkler’in partisi olarak bilinen ama Türk partisi olmaktan çıkan HÖH (DPS) ise ilk sonuçlara göre aldığı yüzde 6.2 ile yüzde 4’lük barajı kıl payı geçti ve büyük bir hezimete uğradı.

Açıkçası. Komşuda 29 yıl sonra gelen bu büyük seçim başarısını, 2001 yılında AK Parti’yi kurup, girdiği 2002’deki ilk seçimde tek başına iktidar olan Recep Tayyip Erdoğan’a benzettik.

Hatırlanacaktır; O 3 Kasım seçimlerinde yılların ANAP’ı, DYP’si, MHP’si, DSP’si, Saadet’i yerle bir olmuş, baraj altı kalmışlardı.

Rumen Radev de; Yeni kurduğu partiyle girdiği ilk seçimden tıpkı Tayyip Erdoğan gibi büyük bir zaferle çıkmakla kalmayıp, yılların partilerini yerle yeksan etti ve ülkesinde yeni bir dönemin kapısını da açtı.

Peki; Bir dönem hükümet kurduran, bakanlıkları olan HÖH, niye böyle bir hezimete uğradı?

Cevabı basit.

Özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türkler bile uzun zamandır sırt çevirir olmuşlardı HÖH’e.

Bir süre önce; Bulgar Parlamentosu’nda yapılan oylamada, Türkiye’deki oy sandığı kısıtlaması oylamasına HÖH Milletvekilleri de skandal bir şekilde “evet” oyu vermişlerdi.

Türkiye’de 100 küsur sandık 27’ye, Bursa’daki 45 sandık da bu kararla sadece 6’ya düşürülmüştü.

Bu da büyük bir tepkiye yol açmıştı.

Yanı sıra; Zalim Todor Jivkov dönemini hortlatan HÖH’ün Bulgar lider Peevski “Bulgaristan’da Türk yoktur, Müslüman Bulgarlar vardır” zihniyetindeydi ki bu da büyük tepkiye yol açıyordu.

Nitekim; Seçim öncesi Bursa’ya oy istemeye gelen güya bu Türk partisi HÖH’ün temsilcileri, Bal-Göç’te soğuk bir duş almışlardı.

Bal-Göç Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan bu ekibe “Sizler utanmadan buraya gelip, hangi yüzle karşımıza çıkıyorsunuz. Sizler artık bir Türk partisi değilsiniz. Size artık oy moy yok” demişti.

Seçim sonuçları; HÖH’e Türkler’den de nasıl büyük bir tepki olduğunu açıkça gösterdi.

Biraz önce söylediğimiz gibi, bir dönem hükümetler kurduran HÖH, sıradan küçük bir parti konumuna düştü Delyan Peevski yönetimiyle.

Haliyle; Artık bu durumu bir sorgulama zamanı da geldi.

Bir de. HÖH bağlantısıyla siyasi ve ticari ilişkileri olan bir nevi saadet zincirinin halkalarını da kötü günler bekliyor görünüyor.

Özellikle önümüzdeki günlerde. Bursa’da da bu zincirin halkaları var.

Şimdiden ipucu verelim, yakında bazı kararlarla birlikte bir anayasa değişikliği de gündeme gelecek ki Bulgaristan’da, geçmiş alışkanlıkların, bazı akçeli işlerin ve siyasi bağlantıların sona ereceğini aktarmış olalım.

Bursa’da da;

Bu HÖH bağlantıları ile bir takım ticari menfaatler içine girenler, bu ilişkilerle bir takım siyasi ve bürokratik yerlere gelenler, orada duracaklarını sananlar ve de nereden geldiği belli olan akçeleri dağıtanlar/kullananlar için sürenin sonuna geliniyor.

Pazar günü de sahnedeydi bu kişiler.

Şunu söyleyelim ki, komşuda eski Bulgaristan bitiyor, tıpkı yeni Türkiye gibi yeni Bulgaristan başlıyor güçlü bir Türk ve Ankara dostu lider Radev’le.”

Continue Reading

Trending