Connect with us

Eğitim

EĞİTİM SEN: “EMEK BİZİM GELECEK BİZİM!”

Eğitim Sen Karacabey İlçe Temsilciliği, 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı nedeniyle yazılı bir açıklama yaparken, bugün Bursa’da düzenlenecek olan etkinliğe katılacaklarını ve bu coşkuya ortak olmak isteyen tüm emekçileri davet ettiklerini duyurdu. Açıklamada, “İşçilerin, kamu emekçilerinin, gençlerin, kadınların, emeklilerin, çocuklarımızın geleceği için tarihsel bir dönemde 2023’ün 1 Mayıs’ını kutlamak için alanlarda olacağız.” denildi.

Eğitim Sen İlçe yöneticileri, dünyanın dört bir yanında milyarlarca işçi için, emekçi için, tüm ezilenler ve yok sayılanlar için her 1 Mayıs’ın; birlik, mücadele ve dayanışmanın gücüyle umudun büyütüldüğü gün olduğunu vurguladı. Eğitim Sen Karacabey İlçe Yürütme Kurulu’ndan yapılan açıklama ise şöyle:

“İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’ın ülkemizde güçlü bir tarihi vardır. Tüm engellemelere, yasaklamalara, baskılara rağmen başta Taksim olmak üzere ülkemizin meydanları dünyanın en kitlesel 1 Mayıs’larına tanık olmuştur. Yılın 365 günü ezilen, sömürülen, horlanan, yok sayılan milyonlar 1 Mayıs alanlarında kendilerini ifade eder; taleplerini, umutlarını, tepkilerini omuz omuza paylaşır. 1 Mayıs, tüm değerleri üreten işçilerin-emekçilerin bugüne dair itirazlarını ve yarına dair hedeflerini ifade ettiği bir gündür. 1 Mayıs alanları yüz binlerin birbirlerine ve tüm dünya işçi sınıfına yüzünü döndüğü ve elini uzattığı alanlardır.

Bugün işçi sınıfının, emekçilerin sesine, sözüne, gücüne hem dünyada hem de ülkemizde her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların sesleri 1 Mayıs meydanlarında buluşacak.

Tüm dünyada işçi sınıfı sayısal olarak hızla büyürken, ücretli emek yaygınlaşırken; biz üretenlerin toplumsal zenginlikten aldığı pay azalıyor. Sermayeyi emek sömürüsü de doyurmuyor. Doğa sermayenin sınırsız yağmasına açılıyor; yetmiyor, savaşlarla milyonlar yerinden yurdundan ediliyor. Başta işçi sınıfı olmak üzere tüm insanlık sermaye düzeninin bu ağır tahribatına ses çıkarmasın diye baskıcı rejimler destekleniyor.

Kapitalizm ve onun en vahşi biçimi olan neoliberalizm bugün dünya halklarına daha fazla sömürü, daha fazla eşitsizlik, daha fazla yağma, daha fazla yıkım ve yarattıkları bu cehennemin bekçisi olarak daha fazla otoriter rejim vaat ediyor. Evet, bu korkunç hikâyenin en kötü, en ağır süreçlerinden biri ülkemizde yaşanıyor. Bugün burada memleketin içinde bulunduğu hali uzun uzun anlatmaya, sorunların hepsini sıralamaya elbette ihtiyaç yok. Sadece başkanlık rejiminin sonrasında, pandemide, ekonomik krizde ve depremde karşı karşıya kaldığımız hakikat belli: İnsanca çalışmamız ve insanca yaşamamız bir yana, hayatta kalmamızı bile sağlamaktan çok uzak bir düzenle karşı karşıyayız.

Sadece başkanlık rejimi boyunca 4 yılda 5,5 milyon işsize 3,5 milyon yeni işsiz daha eklendi. Ücretlilerin sayısı hızla artarken, emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 38’den yüzde 25’e düştü; sermayenin payı yüzde 44’ten yüzde 57’ye yükseldi.

İşçiden alıp patronlara verdiler, fakirden çalıp zenginin kasasını doldurdular, dar gelirliden alıp rantiyeye kaynak aktardılar, rant için kentleri ve doğayı betona boğdular, asırlık yardım kuruluşlarını bile depremde çadır satar hale getirdiler, doğal afetleri felakete çevirdiler. Sözün özü; evet, memleketi bir şirket gibi yönettiler! Memlekette, hak aramayı, sendikalı olmayı, grev yapmayı engellediler, üstelik bu yaptıklarıyla övündüler.

Güvencesiz çalışmayı hemen her alanda hâkim hale getirdiler, bizlerin işini ekmeğini iktidarın ve patronların insafına terk etmeye çalıştılar. KHK’ler ile çalışma hakkını gasp ettiler, Anayasa’yı rafa kaldırdılar, mahkeme kararlarını uygulamadılar. Hak, hukuk tanımadılar. Şirket gibi yönettikleri ülkede salgında, depremde, ekonomik krizde en ağır bedelleri biz ödedik ama onların geliri de serveti de katbekat büyüdü.

Memleketi şirket gibi yönetenler, bu memleketin tüm değerlerini üreten milyonları yoksullaştırdılar, güvencesizleştirdiler, geleceksizleştirdiler. Bizler bir olup karşılarına dikilmeyelim diye her alanda ayrımcılığı kışkırttılar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiler. Eleştirenin, sorgulayanın, soru soranın, hak-hukuk-adalet isteyenin sesini kısmak için her yolu denediler.

Ama yine de başaramadılar. İşçiler işine, aşına, ekmeğine sahip çıktı; gençler geleceklerine… Haklarını savunan kamu emekçileri, iyi hekimlikten vazgeçmeyen hekimler, bilimi ve tekniği halkın çıkarları için kullanan mühendisler susmadı, susmayacak. Kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerini, şiddete karşı mücadelemizi hiçbir şiddetle bastıramadılar. Doğasına ve kentine sahip çıkanların önünü alamadılar. Adalet, barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık mücadeleleri dimdik ayakta. Ve nihayet hep dediğimiz gibi gün geldi, devran döndü…

Bugün artık bir karar anındayız. İşçilere, kamu emekçilerine, emeklilere, doğaya, kadınlara, gençlere, çocuklara, bugünümüze ve geleceğimize büyük zararlar veren; bu ülkeye, bu halka zararlı başkanlık rejimine son vermek için yan yana, omuz omuzayız. Ve nasıl bir dünya, nasıl bir memleket, nasıl bir gelecek istediğimizi; umutlarımızı, taleplerimizi, haklarımızı 1 Mayıs meydanlarında buluşturacağız.

Büyük bir çoğunluğu ücret gelirleriyle yaşamını sürdüren nüfusuyla ülkemizin demokratik yeniden kuruluşunun ancak ve ancak işçi sınıfıyla, emekçilerle mümkün olduğunu 1 Mayıs meydanlarında haykıracağız. Yeni bir toplumsal düzen için yeni bir başlangıç yapacağız. Bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten biz işçilerin, emekçilerin yöneten olduğu bir düzen kurma irademizle meydanlarda birlik olacağız.

Neoliberalizmi ve kültürel muhafazakârlığı yükselterek, toplumsal cinsiyet ayrımcılığını körüklemekte ısrar eden, cemaat ve tarikatların hegemonyasını güçlendiren, kadınlara ve emekçilere tek bir yaşam biçimini dayatan politikalarına karşı sözümüzü söylemek, mücadelemizi örmek, varız demek için 1 Mayıs Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü’nde alanlarda, 14 Mayıs’ta da bu tekçi, cinsiyetçi, ırkçı iktidara dur demek için sandıklarda olacağız.

Evet, 1 Mayıs “Birlik”, “Dayanışma”dır, “Mücadele”dir. 1 Mayıs gelecektir. 2023’ün 1 Mayıs’ı yeni bir başlangıçtır. Bu ülkenin gerçek sahipleri olarak geleceğimize sahip çıkacağız. Hürriyet en şanlı elbisesiyle meydanları dolduracak ve bizler haykıracağız: EMEK BİZİM, GELECEK BİZİM! YAŞASIN 1 MAYIS!”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Eğitim

KMYO ÖĞRENCİLERİ SOKAK HAYVANLARINI BU YIL DA UNUTMADI

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Karacabey Meslek Yüksekokulu (KMYO) Muhasebe ve Vergi Bölümü 2. Sınıf öğrencileri “Toplum Bilinci ve Sosyal Sorumluluk” dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Tuba Bora Kılınçarslan rehberliğinde Karacabey’de sosyal sorumluluk projelerine imza atmaya devam ediyor.

BUÜ KMYO Muhasebe ve Vergi Bölümü 2. Sınıf öğrencilerinden Furkan Veysel Erdemir’in sorumluluğunu üstlendiği projede, “4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü” dolayısıyla Esentepe Mahallesi’nde Karacabey Belediyesi tarafından sokak hayvanları için yerleştirilen kaplara su ve mama yardımı yapıldı.

BUÜ KMYO Muhasebe ve Vergi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuba Bora Kılınçarslan, havaların ısınmasıyla birlikte sokak hayvanlarının dışarıda su ve yiyecek bulmakta zorlandıklarını, bu nedenle sokakta yaşayan can dostlarımıza karşı farkındalık oluşturmak istediklerini ve onlara destek olmak amacıyla su ve mama yardımı yaptıklarını ifade etti.

Dr. Kılınçarslan, sokak hayvanlarına yardım ederken mahalle sakinlerinden olumlu tepkiler aldıklarını, öğrencilerin bu konudaki duyarlılığından dolayı takdir edildiklerini sözlerine ekledi.

Continue Reading

Eğitim

EKOL KOLEJİ’NDEN TÜBİTAK 2204-B’DE BÜYÜK BAŞARI!

Bursa Ekol Koleji, TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Araştırma Projeleri Yarışması’na bu yıl ilk kez katılmasına rağmen büyük bir başarıya imza atarak Bursa Bölge Finalleri’nden ödüllerle döndü.

Türkiye’nin en prestijli bilimsel araştırma yarışmalarından biri olan TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Araştırma Projeleri Yarışması’nda sonuçlar açıklandı. Türkiye genelinde 30 bin 967 öğrenci ve 19 bin 437 projenin başvurduğu zorlu maratonda Ekol Koleji, 3 projesiyle Bursa Bölge Finalleri’nde ilk 100 okul arasına girmeyi başararak dikkatleri üzerine çekti.

Sanat ve dijital dünya birleşti: Bölge üçüncülüğü geldi

Tarih alanında yarışan ve geleneksel sanatı dijitalle buluşturan “Geleneksel Seramik El Sanatlarının Dijital Ortamda Yeniden Tasarımı ve Sanal Sergi Platformu” başlıklı proje, jüri tarafından büyük beğeni topladı. Öğrenciler İpek Musa ve Berat Kurubaş’ın, öğretmenleri Emine Güç danışmanlığında hazırladığı proje, kültürel mirası erişilebilir kılan yenilikçi yapısıyla Bölge 3.’lüğü ödülüne layık görüldü.

İki projeye “Jüri özel teşvik ödülü”

Ekol Koleji’nin vizyoner projeleri sadece dereceyle sınırlı kalmadı. İnovatif yaklaşımlarıyla fark yaratan iki farklı çalışma da Jüri Özel Teşvik Ödülü ile ödüllendirildi:

Kültürel Köprüler: Buğlem Atıcı ve Harun Alkan’ın Mesut Kameri danışmanlığında hazırladığı “Türkiye & Karadağ Kültürel Değişim Projesi”.

Mehter ve Rap Yapay Zekada: Eren Türkel, Ömer Tuğra Sarıkaya ve Tuana Demirbüken’in Enes Bilgiç danışmanlığında geliştirdiği “Yapay Zeka Destekli Mehter-Rap” çalışması.

“Geleceği üreten nesiller hedefliyoruz”

Ekol Koleji Kurucu Başkanı ve Tarih Öğretmeni Nebi Taşçı’nın bilimsel üretimi teşvik eden vizyonuyla şekillenen bu başarıyı değerlendiren Genel Müdür Türkan Sedef Taşçı, şunları söyledi:

“İlk katılımımızda elde edilen bu başarı, Ekol Koleji’nin bilim, kültür ve teknolojiyi birleştiren güçlü eğitim anlayışının somut göstergesidir. Hedefimiz, geleceği üreten nesiller oluşturmaktır.”

Kurumsal İletişim Direktörü ve Proje Koordinatörü Dr. Dilek Durak ise başarının bir ekip işi olduğunu vurgulayarak, “Süreç boyunca öğrencilerimizin yanında olan öğretmenlerimize ve desteklerini esirgemeyen velilerimize teşekkür ederiz. Bu başarı, güçlü okul-öğrenci-aile iş birliğinin en güzel örneğidir,” dedi.

Continue Reading

Eğitim

HARMANLI TARIM LİSESİ’NDEN UYGULAMALI EĞİTİM ATAĞI

Karacabey’de tarım ve hayvancılık alanında nitelikli iş gücü yetiştirmeyi hedefleyen Karacabey Ticaret Borsası Harmanlı Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, uygulamalı eğitim projeleriyle dikkat çekiyor. Okulda kurulan modern sera, mantar üretim alanı ve hayvancılık faaliyetleriyle öğrenciler teorik bilginin yanı sıra sahada deneyim kazanırken, yürütülen çalışmalar Tarım Fuarı’nda açılan stantla kamuoyuna tanıtıldı.

Okul Müdürü Özcan Koç da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin üretimin içinde yer alarak öğrenmelerini önemsediklerini vurguladı. Koç, hayata geçirilen projelerle gençlerin hem mesleki beceri kazandığını hem de doğayla uyumlu üretim anlayışını benimsediğini belirterek, okulun bölge tarımına katkı sunacak donanımlı bireyler yetiştirmeyi amaçladığını ifade etti.

Koç’un yazılı açıklaması şöyle;

“Karacabey Ticaret Borsası Harmanlı Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak, öğrencilerimizin tarım ve hayvancılık alanında uygulamalı eğitim alabilecekleri, doğayla iç içe bir öğrenme ortamı oluşturmak için önemli projelere imza atmaya devam ediyoruz.

Okulumuzda son dönemde hayata geçirilen çalışmalar kapsamında modern bir sera alanı kurulmuş, ayrıca öğrencilerimizin uygulamalı eğitim alabilmeleri için mantar yetiştirme alanı oluşturulmuştur. Bunun yanında öğrencilerimizle birlikte kaz, ördek ve tavuk yavrularının bakımı ve yetiştirilmesi gerçekleştirilmiş, okul bünyesinde oluşturulan küçük sürümüzle hayvancılık alanında da önemli deneyimler kazanılmıştır. Okulumuzda ayrıca bıldırcın, altın başlı sülün ve tavus kuşları da bulunmakta olup öğrencilerimiz farklı hayvan türlerini tanıma ve bakım süreçlerini öğrenme fırsatı bulmaktadır.

Bu çalışmaların bir devamı olarak 2-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Tarım Fuarı’nda okulumuz adına bir stant açılmıştır. Fuarda öğrencilerimizin yetiştirdiği ve hazırladığı ürünler ziyaretçilere sunulmakta, aynı zamanda okulumuzun eğitim faaliyetleri tanıtılmaktadır. Bu stant, Karacabey gibi tarım ve hayvancılık açısından büyük potansiyele sahip bir bölgede mesleki eğitimin önemini vurgulamak adına büyük bir anlam taşımaktadır.

Karacabey Ticaret Borsası Harmanlı Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak bölgedeki öğrencilerimizi okulumuzu tercih etmeye davet ediyoruz. Okulumuzda eğitim alan öğrenciler yalnızca teorik bilgi edinmekle kalmayacak, aynı zamanda kendi imkânlarıyla çiftçilik ve hayvancılık alanında kendilerini geliştirebilecek, doğayı yakından tanıyacak ve doğayla uyum içinde üretmeyi öğreneceklerdir.

Ayrıca okulumuzda yeni kurulan döner sermaye sistemi sayesinde öğrencilerimiz üretim sürecine aktif olarak katılacak ve ürettikleri ürünlerden ekonomik kazanç elde etme imkânı da bulabileceklerdir. Ayrıca bölgenin sektörde önde gelen firmalarıyla staj yapma ve görüşme imkanları sunuyoruz. Böylece öğrencilerimiz hem meslek sahibi olacak hem de üretimin ve emeğin değerini yaşayarak öğreneceklerdir.

Amacımız; üretmeyi bilen, doğaya saygılı, tarım ve hayvancılık alanında donanımlı gençler yetiştirerek hem bölgemizin hem de ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamaktır.”

Continue Reading

Trending