Connect with us

Güncel

BAŞPEHLİVANLAR PİSTE ÇIKMAYA BAŞLADI

Dündar Özseçen

Deva ve İyi Parti’de başpehlivanlar belli oldu.

28 Kasım’da Deva Partisi adayını görkemli bir törenle halka duyurdu. Yasemin Tuna hanımefendi medeni cesaretini ortaya koyarak, Türk kadınını temsilen Karacabey Belediye Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Kendisini yürekten kutluyor ve başarılar diliyorum.

Deva’nın kadın elinin değdiği adaylık açıklaması ayan beyan fark yarattı. Kadınlar çoğunluktaydı ve izzeti ikram yerindeydi. Hanımların ellerinden çıkan pastalar börekler güzel bir şekilde servis edilerek davetlilere sunuldu. Hepsinin ellerine sağlık.

Yasemin hanım tahsil hayatını, çocukluğunu ve gençliğini İsviçre’de geçirmiş bir kardeşimiz. İyi derecede Almanca, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca bilen, Avrupa’nın göbeğinde iş kurmuş bir işinsanı. Bir o kadar da samimi ve adeta içimizden biri. Kendisi Karacabey-Bakırköy doğumlu. Yasemin hanım, kadınların artık siyasetin içinde yerini almasını isteyen, buna yürekten inanmış, alçak gönüllü, bilgili ve terbiyeli, kendini iyi yetiştirmiş bir anne. Umarım Karacabeyli hemşehrilerimize kendisini iyi tanıtıp iletişim kurar ve hedefine ulaşır.

Şu ana kadar adaylığı onanan ve İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in meclis kürsüsünden elini kaldırdığı Fatih Karabatı kardeşimiz, siyasetçi fakiri Karacabey’imizin yetiştirdiği bir değerdir. Benim gibi köyde doğmuş, köyde yetişmiş, gençlik yıllarında siyasete merak salmış, inandığı bir dünya görüşü olan Milliyetçi Hareket Partisi saflarına katılmış, çalışkanlığı, dürüstlüğü, inatçılığı ile siyaset arenasında kendine iyi bir yer edinmiş, ardından da İyi Parti’nin kurulması ile siyasete bu safta devam kararı almış, bu partide elleriyle kazıyarak ilçe başkanı olmuş, çalışkanlığının ve kadirşinaslığının karşılığını alarak Karacabey’de İyi Parti’nin belediye başkan adayı olmuştur.

Kendisine bir toplantıda sormuştum; “Fatih kardeşim başkan adaylığın için ne düşünüyorsun?” diye. Kendisi de nazik bir cevap vermişti; “Biz Karacabey’imiz için siyasette her yerde varız” demişti.

Fatih Karabatı’ın Karacabey için önemi daha bir başka. Fatih kardeşim tarımın göbeğinden, ovanın içinden gelip tarımsal üretimi tüm sorunlarıyla bilen biri. Onu fazla anlatmaya lüzum görmüyorum. Karacabey’de yaşayan herkes Fatih’i benim kadar tanır. Allah yolunu açık eylesin. Umarım mütevaziliğini sürdürür. Karacabey halkı ile bütünleşip kendini ve yapacaklarını iyi anlatır. Her türlü engeli aşıp karşımıza aday olarak çıkmasını kutluyorum.

Bir de az kalsın unutuyordum; Fatih kardeşim ilk golünü 28 Kasım akşamı Ankara’da adaylığı açıklandıktan sonra Karacabey’de İyi Partili taraftarları ile alışılmışın dışında bir şov yaparak tabelayı lehine çevirdi. Siyasette ilk hamleyi yapan yol alır. Bu işler çok uzatılmaya gelmez. 14 Mayıs seçimlerinde Altılı Masa toplantılarında gördük. Siyasetçi yılana kendini aynı yerden sokturmaz. Yüce Rabbim ülkemize, vatanımıza yerel seçimlerin huzur içerisinde geçmesini nasip etsin.

Bu kalemin sahibi ortaya çıkacak bütün adaylara eşit mesafede durmaktadır. Başpehlivanlar açıklandıkça yorumlar yapacak, Karacabey’imizde demokratik bir seçimin yapılması adına uğraş vereceğim. Adaylar çıktıkça görüşelim. Her şey güzel ilçemiz Karacabey için.

DEVA’NIN DEĞERLENDİRME TOPLANTISI

Geçen hafta Demokrasi ve Atılım Partisi’nin Karacabey Belediyesi ile ilgili 10 yıllık icraatlarının değerlendirildiği toplantıya katıldım. Karacabey’in yerel gazetecilerinin de yer aldığı kahvaltılı toplantıda, Deva Partisi İlçe Başkanı Şaban Önen, Karacabey’in dünü, bugünü, yapılan-yapılmayan icraatları ile ilgili düşüncelerini anlattı. Bizler de dinledik. Kendisiyle çok demokratik bir fikir alışverişinde bulunduk. Basın mensupları da fikirlerini açıkça beyan ettiler.

Konuyla ilgili detaylar yerel gazetelerimizde yayınlandı. Bu konuda çok fazla detaya girmeyeceğim. Burada önemli olan kimse kimsenin arkasından atıp tutmasın. Özellikle siyasiler söyleyeceklerini kamuoyunun gözü önünde toplumla paylaşsın. Haklı eleştirilere muhatapları cevabını versin. Yapılan yanlış bir eleştiri varsa da düzeltip ortak akılda buluşulsun. Söz konusu Karacabey’imize hizmet etmekse, toplumun her kesimi, her siyasi düşünce ve fikrini özgürce söyleyebilmelidir. İktidar cephesi de yapılan eleştirileri dikkate alarak, doğru-yanlış mukayesesinde bulunmalıdır.

Maalesef çok partili siyasal sistemimiz içindeki yolculuğumuzda bunu bir türlü beceremedik. Ne yazık ki hiç kimse kendisinin eleştirilmesine tahammül edemiyor ve eleştiri bir hakaret kabul ediliyor. Bu da kavgaya sebebiyet veriyor. Yazık çok yazık.

Demokrasi hoşgörü üzerine oturmuş bir siyasi sistemin adıdır. “Ülkeyi veya belediyeyi ben daha iyi yönetirim” iddiasıdır. O nedenle hiç ama hiç kimse toplumun kendisine verdiği yönetme iradesinin üstünde kendisini göremez. Eleştirenlerden de yaptıkları eleştirilerin içini doldurmalı, kimsenin haysiyet ve onurunu incitecek söylev ve iddialarda bulunmamalıdır. Her şey karşılıklı sevgi saygı merkezine oturtulmalıdır. Kalpler kırılmamalı, ağızdan çıkan sözler bin defa düşünülerek ifade edilmelidir. Sonuçta kimse hatasız ve kusursuz değildir. Hatalar da insana mahsus, iyilik ve güzellikler de… Önemli olan niyetler güzel olsun.

Tabii ki ayrı düşünce ve ayrı dünya görüşlerimiz olacak ama ortak paydamız vatan ve millet olmalıdır. Milletimizin kalkınması, ekonomik ve sosyal refahın artması için fikirler üretilmeli, bunlar da siyaset yoluyla toplumda paylaşılmalıdır. Bu şekilde hem devlet güçlenir, hem demokrasimiz güçlenir. Refah seviyesi yüksek toplumlarda siyasi mekanizma böyle işler. Ben yine her şeyin güzel olacağını düşünüyorum. Milletimizin kardeşlik hukuku güçlenecektir. Buna inanıyorum.

Deva Partisi İlçe Teşkilatı’nın düzenlemiş olduğu toplantıyı önemsedim. Bu konuda fikirlerimi beyan etmek istemiyorum çünkü ülkemiz yerel seçim sürecine girmiş durumda. Karacabey’imizi yönetme iddiasındaki kardeşlerimiz, Belediye Başkanlığı için bir bir ortaya çıkıyor. Adaylıkları kesinleşenler çalışmalara başladı.

Şaban Önen başkanlığındaki Deva Partisi İlçe Teşkilatı’na teşekkür ediyorum. Bizlere değer verip onurlandırdılar.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ GENÇ GAZETECİLERİN MANŞETLERİYLE HATIRLANACAK

Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan (Bugün) Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilecek.

Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.

Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.

İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde “O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.

Basın İlan Kurumu’nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.

“15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek.

Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Continue Reading

Güncel

MATLI’DAN 23 NİSAN MESAJI

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle kutlama mesajı yayımladı.

23 Nisan 1920’nin yalnızca bir meclisin açılışı değil, millet iradesinin devlet yönetimine doğrudan yön verdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, mesajında şunları kaydetti:

“106 yıl önce ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle temelleri atılan Gazi Meclisimiz, bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirlerin kırıldığı, milli iradenin tüm dünyaya ilan edildiği en güçlü kalemizdir. 23 Nisan 1920’de yükselen o sarsılmaz irade, bugün de bizlere rehberlik etmeye, güçlü Türkiye hedefimize ışık tutmaya devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, Cumhuriyetimizi emanet ettiğimiz nesillere duyulan sonsuz güvenin bir nişanesidir. İnanıyorum ki; dünyanın ilk ve tek çocuk bayramına sahip olan bir milletin evlatları olarak çocuklarımız, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bilimde, teknolojide ve ekonomide bayrağımızı çok daha yükseklere taşıyacaktır. Onların vizyonu ve enerjisi, Türkiye’nin küresel rekabetteki en büyük gücü olacaktır.

Bizler de iş dünyasının temsilcileri olarak; çocuklarımıza sadece bayram kutlayacakları bir gün değil, hayallerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, ekonomik olarak bağımsız ve müreffeh bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak, evlatlarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için her türlü projeyi desteklemeye, onların önünü açacak adımları atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızın ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.”

Continue Reading

Güncel

TEPKİLER SANDIĞA YANSIDI 29 YIL SONRA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulgaristan, son 5 yılın 8. erken genel seçiminde tarihi bir sandık sonucuna imza attı. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Partisi, 29 yıl aradan sonra tek başına iktidar yetkisi alarak parlamentoda büyük bir zafer kazandı.

Usta gazeteci Okan Tuna, komşudaki bu siyasi depremi, HÖH (DPS) partisinin uğradığı büyük hezimeti ve bu sonuçların Bursa’daki “ticari ve siyasi saadet zinciri” üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Tuna, Radev’in başarısını AK Parti’nin 2002 zaferine benzetirken, Bulgaristan’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sinyallerini verdi.

İşte Okan Tuna’nın “Yeni Bulgaristan” dönemini ve Bursa bağlantılarını irdelediği o köşe yazısı:

“Pazar günü. İnanılmaz bir parlamento seçimine tanık olduk.

Komşu Bulgaristan’da; Son 5 yılda 8 kez yapılan erken genel seçimde, Bulgarlar, Türkler, Pomaklar ve Romanlar tarafından ülkede tarih bu kez adeta yeniden yazıldı.

Hem de yüksek bir katılımla. Dahası; Seçim sonucuna dair öngörümüz tuttu, beklediğimiz ve sizlere aktardığımız bir sonuç çıktı sandıktan.

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu seçim, ülkede hüküm süren halk protestolarıyla gelmişti. Halk; Ülkenin en büyük sorunu olan mafyaya, rüşvete, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesine, ağır vergilere ve liyakatsızlığa tepkiliydi.

İşte; Bunun için de Cumhurbaşkanı Rumen Radev çok radikal bir karar alarak Bulgaristan tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve görevinden istifa ederek aktif siyasete atıldı.

Kurduğu İlerici Bulgaristan (Progressive Bulgaria) Partisi çok kısa sürede büyük ilgi gördü.

Ülkenin eski Hava Kuvvetleri Komutanı da olan ve zamanında büyük bir halk desteğiyle iki kez Cumhurbaşkanı seçilen Radev, bu kez büyük bir oyla sandıktan Başbakan olarak çıktı.

Bulgaristan’da; Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevinden daha aktif bir makam.

Radev de; Ülkesini yeniden ayağa kaldırmak için böylesine riskli bir karar almıştı. Bunun için dünkü seçimler çok önemliydi. Bulgar Parlamentosu 240 sandalyeden oluşuyor.

Hükümet kurmak için ise 121 milletvekili gerekiyor ki yıllarca pamuk ipliğine bağlı koalisyonlarla yönetildi Bulgaristan.

Şimdi ise inanılmaz bir şey oldu.

Oyların;

Yüzde 44.7’sini alan Radev’in partisi İlerici Bulgaristan, en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak tam 135 milletvekili çıkardı.

Yani; Koalisyonsuz olarak tek başına hükümet kurma yetkisine sahip oldu.

Artık 5 yıl boyunca seçim yok Bulgaristan’da.

Bu durum Bulgaristan’da tam 29 yıl sonra gerçekleşti.

Bulgaristan’da en son 1997 yılında yapılan seçimlerde İvan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurmuştu.

Şimdi aynı başarıyı Rumen Radev elde etti.

Radev’in partisi; İlerici Bulgaristan, 31 seçim bölgesinin 30’unda birinci oldu.

Seçimde; Bir dönem Türkler’in partisi olarak bilinen ama Türk partisi olmaktan çıkan HÖH (DPS) ise ilk sonuçlara göre aldığı yüzde 6.2 ile yüzde 4’lük barajı kıl payı geçti ve büyük bir hezimete uğradı.

Açıkçası. Komşuda 29 yıl sonra gelen bu büyük seçim başarısını, 2001 yılında AK Parti’yi kurup, girdiği 2002’deki ilk seçimde tek başına iktidar olan Recep Tayyip Erdoğan’a benzettik.

Hatırlanacaktır; O 3 Kasım seçimlerinde yılların ANAP’ı, DYP’si, MHP’si, DSP’si, Saadet’i yerle bir olmuş, baraj altı kalmışlardı.

Rumen Radev de; Yeni kurduğu partiyle girdiği ilk seçimden tıpkı Tayyip Erdoğan gibi büyük bir zaferle çıkmakla kalmayıp, yılların partilerini yerle yeksan etti ve ülkesinde yeni bir dönemin kapısını da açtı.

Peki; Bir dönem hükümet kurduran, bakanlıkları olan HÖH, niye böyle bir hezimete uğradı?

Cevabı basit.

Özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türkler bile uzun zamandır sırt çevirir olmuşlardı HÖH’e.

Bir süre önce; Bulgar Parlamentosu’nda yapılan oylamada, Türkiye’deki oy sandığı kısıtlaması oylamasına HÖH Milletvekilleri de skandal bir şekilde “evet” oyu vermişlerdi.

Türkiye’de 100 küsur sandık 27’ye, Bursa’daki 45 sandık da bu kararla sadece 6’ya düşürülmüştü.

Bu da büyük bir tepkiye yol açmıştı.

Yanı sıra; Zalim Todor Jivkov dönemini hortlatan HÖH’ün Bulgar lider Peevski “Bulgaristan’da Türk yoktur, Müslüman Bulgarlar vardır” zihniyetindeydi ki bu da büyük tepkiye yol açıyordu.

Nitekim; Seçim öncesi Bursa’ya oy istemeye gelen güya bu Türk partisi HÖH’ün temsilcileri, Bal-Göç’te soğuk bir duş almışlardı.

Bal-Göç Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan bu ekibe “Sizler utanmadan buraya gelip, hangi yüzle karşımıza çıkıyorsunuz. Sizler artık bir Türk partisi değilsiniz. Size artık oy moy yok” demişti.

Seçim sonuçları; HÖH’e Türkler’den de nasıl büyük bir tepki olduğunu açıkça gösterdi.

Biraz önce söylediğimiz gibi, bir dönem hükümetler kurduran HÖH, sıradan küçük bir parti konumuna düştü Delyan Peevski yönetimiyle.

Haliyle; Artık bu durumu bir sorgulama zamanı da geldi.

Bir de. HÖH bağlantısıyla siyasi ve ticari ilişkileri olan bir nevi saadet zincirinin halkalarını da kötü günler bekliyor görünüyor.

Özellikle önümüzdeki günlerde. Bursa’da da bu zincirin halkaları var.

Şimdiden ipucu verelim, yakında bazı kararlarla birlikte bir anayasa değişikliği de gündeme gelecek ki Bulgaristan’da, geçmiş alışkanlıkların, bazı akçeli işlerin ve siyasi bağlantıların sona ereceğini aktarmış olalım.

Bursa’da da;

Bu HÖH bağlantıları ile bir takım ticari menfaatler içine girenler, bu ilişkilerle bir takım siyasi ve bürokratik yerlere gelenler, orada duracaklarını sananlar ve de nereden geldiği belli olan akçeleri dağıtanlar/kullananlar için sürenin sonuna geliniyor.

Pazar günü de sahnedeydi bu kişiler.

Şunu söyleyelim ki, komşuda eski Bulgaristan bitiyor, tıpkı yeni Türkiye gibi yeni Bulgaristan başlıyor güçlü bir Türk ve Ankara dostu lider Radev’le.”

Continue Reading

Trending