Güncel
Atatürkçülük, vatanı sevmektir!
“Atatürkçü olmak; Çin Sarayı’nda Kürşad, Malazgirt’te Alparslan, Haçlılar karşısında Kılıçarslan, Kostantiniye önünde Sultan Mehmet, Kafkaslar’da Şeyh Şamil, Plevne’de Gazi Osman Paşa, Çanakkale’de Mustafa Kemal, topun güllesinde Seyit Onbaşı ve 15 Temmuz’da Ömer Halisdemir olmaktır. Atatürkçülük, vatanı sevmektir.”
Çağdaş Türkiye’nin kurucusu, Büyük Önder ve Devlet Adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 82. yılı dün tüm yurtta olduğu gibi Karacabey’de de kısa bir programla anıldı. Diğer yılların aksine salgın gerekçesiyle kısa süren anma töreni, çelenk sunma töreni ile başladı. Program, saygı duruşu ile devam etti. Saatler 09.05 geçe ise iki dakika boyunca sirenler ve araç klaksonları çalarak hayat durdu.
Cumhuriyet Alanı’ndaki anma programına Kaymakam Tahsin Kurtbeyoğlu’nun yanı sıra, Cumhuriyet Başsavcısı Serdar Günay, siyasiler, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Törende ayrıca, düzenlenen şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrenciler de hazır bulundu.

“Kökleri toplumun ruhuna dalan bu şahsiyetler ölümsüzdür”
İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mehmet Çifci’nin günün anlam ve önemini belirten konuşması, 10 Kasım Atatürk Anma Programı’nı daha da anlamlı kıldı. Dikkat çeken bir konuşmaya imza atan Çifci, şu ifadelere yer verdi: “Ölümünün 82. yılında Atatürk’ü anmak, onu anlamak ve tanımakla değer kazanır. Milletleri büyüklerine bağlayan duygu, onların vücutlarından değil, şahsiyetlerinden gelir. Kökleri toplumun ruhuna dalan bu şahsiyetler ölümsüzdür. Çünkü, insan kalbi attıkça değil, onun için kalpler attıkça yaşar.
1881 yılında Selanik’te başlayan bir hayat, Balkan coğrafyasındaki sancılı dönemin içinde geçen öğrencilik ve gençlik yılları ve nihayetinde 1905 yılında 24 yaşında Kurmay Yüzbaşı olarak Güney Cephesinde başlayan askerlik hayatı. Trablusgarp’ta, Balkanlar’da, Çanakkale’de, Doğu cephesinde ve Güney’de Suriye cephesi ve Mondros Ateşkes Antlaşması sonucu İstanbul’a geri dön emri.
13 Kasım 1918, İngiliz ve Fransız donanması Marmara denizinde bayrak dalgalandırıyor, uğruna 250 bin şehidin verildiği Çanakkale geçilmiş, cephenin muzaffer komutanının gözleri buğulu ve dilinden bir söz dökülür “Geldikleri Gibi Giderler” gittiler. Geldikleri gibi değil, kurtarabildikleriyle, kaçarcasına ardına bakmadan gittiler. Kolay olmadı, hemen olmadı… 5 yıl sürdü bu mücadele. İstanbul yeniden fethedildi aslında.
19 Mayıs 1919’da Samsunda doğan güneş, yeni doğacak olan Cumhuriyetin önsözünü yazıyordu Amasya Genelgesi’nde; “Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir” diyerek durum tespiti yapmış ve “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” öngörüsüyle yöntemi belirlemiş ve Türk milletini vatanını kurtarmaya davet etmiştir.
Bütün bu gelişmeler üzerine İngilizlerin baskısı sonucu İstanbul Hükümeti Büyük önderi geri çağırmak zorunda kalmış. Mustafa Kemal bu emre uymayarak askerlik mesleğinden ve 9. Ordu Müfettişliği görevinden ayrılmıştır. İstanbul hükümeti ve padişahın emrine uymadığı için de tutuklama kararı çıkmış ve vatan haini ilan edilmiştir. Bu gelişmeler yaşanırken Doğu Cephesi’nde Ermenilere karşı mücadele için Erzurum Kongresi hazırlıkları vardır.
“Paşam; Kazım Paşa ve bir gurup asker konağa geliyor.”
Salonda soğuk bir hava, solgun benizler belki de milli mücadelenin yanan meşalesi sönecek, sonuç bekleniyor. Salonda gür bir ses yankılanır. “Ben ve Kolordum emrinizdeyiz Paşam”
İşte bu ses 15. Kolordu Komutanı, büyük devlet adamı Kazım Karabekir Paşa’nın sesiydi. Güneş yeniden doğmuştu Anadolu coğrafyasındaki Türk milletinin üstüne. Bu sözü ancak büyük adamlar söyler ve bu söz ancak büyük adamlara söylenir. Unutmayalım ki tarih küçük adamlara büyük zaferler yazmamıştır.
Erzurum’da, Sivas’ta ve Ankara’da yapılan çalışmalar sonrasında 23 Nisan 1920 ‘de yüksek sesle haykırılır; “ Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” artık Cumhuriyet doğmuştur adı daha sonra verilecektir.
Bu sonuçlar üzerine emperyalist Avrupa artık muhataplarının Ankara hükümeti olduğu gerçeğini kabul etmek zorunda kalmış. Mondros’la oluşturdukları işgal ortamını Sevr ile hayata geçirmek için maşaları olan Yunanlıları kullanarak Anadolu üzerine harekete geçmişler, fakat hesap edemedikleri direnişle İnönü’de, Sakarya’da karşılaşmışlar. Büyük Önder savaş stratejisini “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz.” olarak belirlemiştir. Başkomutandan bu emri alan kahraman Türk ordusu hazırlıkları yaptıktan sonra 200 yıllık geri çekilmeyi sona erdirmiş ve Aslıhanlar’da, Dumlupınar’da, Kocatepe’de taarruza geçmiş ve Büyük Önder kahraman ordusuna 26 Ağustos’ta haykırıyordu; “Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz’dir, İleri.”
Takvimler 9 Eylül’ü gösterirken Türk ordusu İzmir’de…
Mücadelenin silahlı safhası zaferle sona ermiş, müzakereler sonrasında 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması’yla Türk milleti bağımsızlığımızı tüm dünyaya kabul ettirmiştir. Büyük Önder’in bu vatan ve bu millet için yaptıklarının bir kısmını tarih şeridi gibi sunmaya çalıştım. Takip edilen bu yol İstiklal Yolu’dur.
Zor şartlar altında kazanılan zafer ve sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve yaşatmak; “Ben bu milletin evladı, bu vatanın bekçisi, bu bayrağın rüzgarı ve İstiklâl Marşı’nın sesiyim” diyen her Türk gencine düşen bir görevdir.
Bu görevi yerine getirmek ancak gerçekçi bir “Atatürkçülükle” olur. Atatürkçülük, bütünüyle milli, Türk milletinin bağrından doğmuş bir düşünce sistemidir. Bu düşünce sisteminin çarklarını oluşturan, onun işlemesini sağlayan ilkeler, milletin ilerleyip çağdaşlaşması açısından dayandığımız temeller olmuştur, bu ilkelerin ezberlenmesi değil, içini özünü kavramak şarttır.
Atatürkçülük, Türk milletinin yüzlerce yıllık tarihsel gelişiminin doğurduğu ihtiyaçlardan çıkmıştır, dışarıdan “ithal” edilen yabancı bir ideoloji değildir. Hiçbir siyasal gurubun veya zümrenin de hamiliğine ihtiyacı yoktur.
Atatürkçü olmak; Çin Sarayı’nda Kürşad, Malazgirt’te Alparslan, Haçlılar karşısında Kılıçarslan, Kostantiniye önünde Sultan Mehmet, Kafkaslar’da Şeyh Şamil, Plevne’de Gazi Osman Paşa, Çanakkale’de Mustafa Kemal, topun güllesinde Seyit Onbaşı ve 15 Temmuz’da Ömer Halisdemir olmaktır. Atatürkçülük, vatanı sevmektir.
Cumhuriyetin 10. yılında; “Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde Türk ileri” diye haykıran sesten gücünü alan Türk gençliği, Atatürk’ün emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa edecektir.
Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve vatan adını verdiğimiz bu toprakları bizlere emanet eden “Mehmetçik” adlı namsız yiğitleri rahmetle anarken; mensubu olmaktan gurur duyduğum necip Türk milletine, hazirunun huzurunda olmakla onurlandığım bu günde, ölümünün 82. yılında Ulu Önder Atatürk’ün aziz hatırasına ve Türk milleti olarak bizlere bıraktığı mirasa olan bağlılığımızı yineliyor, saygılarımı sunuyorum.”
Okul Müdürü Çifci’nin yoğun alkış alan konuşmasının ardından Şehit Bahadır Tayfur İlkokulu Öğrencisi Buğçe Bıçakçı’nın “Mustafa Kemal’i Düşünüyorum” ve Karacabey Ortaokulu Öğrencisi Miray Acar’ın da “Mustafa Kemal Seslense” adlı şiirleri büyük beğeni topladı.

Dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi
Anma Programı’nda daha sonra düzenlenen şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Buna göre ilkokullar arası şiir yarışmasında Dağkadı İlkokulu Öğrencisi İclal Uslu ilçe birincisi, Şehit Bahadır Tayfur İlkokulu Öğrencisi Deniz Erol Akbaba ilçe ikincisi ve Öztusan İlkokulu Öğrencisi Furkan Aydın da ilçe üçüncüsü oldu.
Ortaokullar arası şiir yarışmasında ilçe birinciliğini Muhsin Yazıcıoğlu Ortaokulu Öğrencisi Aziz Kahraman, ilçe ikinciliğini İstiklal Ortaokulu Öğrencisi Ceren Özkuş ve ilçe üçüncülüğünü Şehit Serkan Şahin Ortaokulu Öğrencisi Selmanur Doğruer elde etti.
Liseler arası kompozisyon yarışmasında ise ilçe birincisi Sadık Yılmaz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencisi Enis Gündeş oldu. Yarışmanın ilçe ikinciliğini Karacabey Ticaret Borsası Harmanlı Mesleki Teknik Anadolu Lisesi Öğrencisi Berke Beyirken elde ederken, Farabi Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi Öğrencisi İkbal Mutlu da ilçe üçüncüsü oldu.



Güncel
MUHTARLARDAN ÖZER MATLI’YA DESTEK: “BURSA İÇİN DOĞRU İSİM”
Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve dernek yönetimi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanlığı için adaylığını açıklayan, Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı’ya destek verdiklerini açıkladı. Muhtarlar, Bursa’nın ekonomik geleceği açısından ortaya konulan vizyonu ve ilçelerin de bu sürecin içerisinde yer alması gerektiğine yönelik yaklaşımı önemsediklerini belirtti.
Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri, Bursa iş dünyasının önemli kuruluşlarından BTSO’da yeni dönem için adaylığını açıklayan Özer Matlı’ya destek açıklamasında bulundu.
Yapılan açıklamada, Bursa’nın yalnızca merkez ilçelerden ibaret olmadığına dikkat çekilirken, kentin ekonomik gücünün ilçeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karacabey’in başta tarım, hayvancılık, gıda, sanayi ve ticaret olmak üzere Bursa ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek, ilçelerin ekonomik potansiyelinin daha güçlü şekilde ortaya çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetim kurulu tarafından 85 mahalle muhtarı adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bursa’mızın ve ilçelerimizin geleceği açısından önemli bir dönemin içerisindeyiz. Bursa’nın ekonomik gücünü daha ileriye taşıyacak, ilçelerimizin potansiyelini de gözeten ve ortak aklı önceleyen bir anlayışın önemli olduğuna inanıyoruz.
Bu noktada Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan Sayın Özer Matlı’nın ortaya koyduğu vizyonu ve Bursa ekonomisine ilişkin hedeflerini yakından takip ediyoruz. Kendisi uzun yıllardır Bursa iş dünyasının içerisinde yer alan, üretimden ticarete, tarımdan sanayiye kadar şehrimizin ekonomik yapısını yakından bilen bir isimdir.
Karacabey olarak bizim için en önemli konulardan biri, ilçelerimizin Bursa ekonomisindeki gerçek potansiyelinin ortaya çıkarılmasıdır. Karacabey; güçlü tarımsal üretimi, hayvancılığı, gıda sektörü, sanayisi, organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ve girişimci yapısıyla Bursa ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Bu potansiyelin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
BTSO gibi Bursa ekonomisinin yönünü belirleyen önemli bir kurumun yönetiminde ilçelerin, üreticilerin, esnafın, sanayicinin ve ticaret erbabının sesinin daha güçlü şekilde duyulması gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın geleceğinin merkez ve ilçelerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sayın Özer Matlı’nın bu anlayış doğrultusunda ortaya koyduğu yaklaşımı ve Bursa’nın tamamını kapsayan vizyonunu değerli buluyoruz. Karacabey Muhtarlar Derneği olarak, kendisinin BTSO Başkanlığı adaylığını desteklediğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.”
Açıklamada ayrıca, Bursa’nın ekonomik kalkınmasının yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaşmaması gerektiği belirtilerek, ilçelerin sahip olduğu üretim ve ticaret potansiyelinin Bursa’nın genel ekonomik gücüne daha fazla katkı sağlamasının önemine dikkat çekildi.
Karacabey’in özellikle tarımsal üretim, gıda sanayisi ve hayvancılık alanlarında Bursa’nın önde gelen merkezlerinden biri olduğu ifade edilirken, bu alanlarda faaliyet gösteren üretici, işletme ve girişimcilerin daha güçlü şekilde desteklenmesinin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağı vurgulandı.
Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetiminin açıklaması, Özer Matlı’nın BTSO Başkan adaylığı sürecinde Karacabey’den gelen dikkat çekici desteklerden biri olarak değerlendirildi.
Güncel
MATLI’YA KAPALIÇARŞI’DA SEVGİ SELİ
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu.
Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti.

“Geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürüyoruz”
BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.”

Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti.
“Ticaretin kalbini dinlemeden bursa ekonomisi yönetilemez”
Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi.

Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu:
“BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ”

“Artık birlikteyiz”
Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.”

Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti.
Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.





Güncel
SANTRAL PARK YENİLENEN YÜZÜYLE AÇILDI
Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından baştan sona yenilenen Santral Park, düzenlenen törenle yeniden vatandaşların hizmetine açıldı. Uzun süredir atıl durumda bulunan alan, gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmalarıyla modern ve estetik bir yaşam alanına dönüştürülerek ilçeye yeniden kazandırıldı.
Açılış programında konuşan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Santral Park’ın ilçe hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yapılan çalışmanın yalnızca fiziksel bir yenileme olmadığını, aynı zamanda geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir dönüşüm olduğunu ifade etti.
Başkan Erdem, “Uzun süredir atıl durumda bulunan bu alanı yeniden ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Santral Park’ı baştan sona yenileyerek, deremizin eşsiz manzarasını en güzel şekilde değerlendirebileceğiniz, sevdiklerinizle keyifli vakit geçirebileceğiniz sıcak ve modern bir yaşam alanı oluşturduk.” dedi.
Santral Park’ın geçmişte birçok vatandaşın güzel anılar biriktirdiği önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Başkan Erdem, “Eski günlerimizin güzel hatıralarında yer alan Santral Park’ımızı daha modern, daha estetik ve daha işlevsel bir yaşam alanına dönüştürerek yeniden hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. İlçemizin her köşesini daha yaşanabilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yenilenen parkın yalnızca bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olacağını belirten Başkan Erdem, “Bugün yeniden hayat bulan bu güzel mekânın, dostluklara, sohbetlere ve unutulmayacak güzel anılara ev sahipliği yapmasını diliyorum. Santral Park’ın ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login