Güncel
ATACAN’IN HAYAL KIRIKLIĞI (Karacabey Dinlence Yazıları 15)
Adil Hacıömeroğlu – Konuk Yazar
Bursa-İzmir yolundayız. Atacan atların hayalini kurdu sürekli olarak. Tayları sevebileceğini düşünüyor. Onun keyfini yaşıyor oturduğu arka koltukta. Harada yüzlerce at olduğunu düşündükçe sevincinden uçuverecek. Coşkusu, arabanın içinden taşmakta.
Atların otçul olduğunu söyledi. Ardından en çok hangi otları sevdiklerini düşündü kendince. Ben, atların arpa başta olmak üzere tahılları yemekten çok hoşlandıklarını söyleyince yeni bir bilgi öğrenmenin mutluluğunu yaşadı uzun süre.
Sonra atların renginden söz etmeye başladı. Siyah, beyaz, kahverengi… Atların renklerini kendine özgü sözcüklerle anlatmak gerektiğini söyledim ona. “Yağız, doru, kır, kula, boz, alaca…” ben sayarken sözcükleri yavaşça ve düşünerek o atılıyor: “Alaca, birden çok renkten oluşan değil mi?”
“Evet!” diye yanıtlıyorum onu. Ardından “Atların rengi denmez, atların donu denir.” tümcesini söyledim.
Kahkahalarla güldü uzun uzun. “Atlar don mu giyiyor yani?”
Yok, “don” senin anladığın anlamda değil. “Giysilerin tümüne verilen bir ad olduğu gibi atların kıllarının rengine de don denir.” Ayrıntıya girdik. Atların donlarının hangi renklere denk geldiğini konuştuk.
“Bazı atların ayaklarındaki beyazlığın adı ne?”
“O beyazlığa seki denir.”
“Bazılarının alınlarında aşağıya doğru uzanan beyazlık var.”
“Evet, onun adı akıtma. Bu aklık yalnızca alındaysa ona kartopu denir. Sen, bütün bunları niye öğreniyorsun?”
“Haraya gidince orada atlara bilgisizce bakmayayım diye.”
Karacabey Harası’na vardık. Arabamızdan hemen indik maskelerimiz takılı olarak. Kapıda bir güvenlik görevlisi… Bizi güler yüzle karşıladı. Selamlaşmanın ardından harayı gezmek istediğimizi, çocuğumuzun atları görmek istediğini söyledik. Salgın nedeniyle içeriye ziyaretçi alınmadığını birkaç gün sonra yapılacak at satışı sırasında içeri girebileceğimizi bildirdi. Burada oturmadığımızı, İstanbul’dan geldiğimizi anlatsak da yararı olmadı. Direnmenin, ısrar etmenin bir yararı yok!
Arabamızı Mustafakemalpaşa’ya sürdük. Zaten çok yakın. Atacan üzgün, hayalleri suya düştü birkaç dakika içinde. Biz de üzgünüz bunca yolu çocuğumuza atları göstermek için gelmişiz. Ancak durumumuzu belli etmedik. Ona: “Salgın bittiğinde geliriz.” dedik. O da kabul etti.
Mustafakemalpaşa’ya geldik. Niyetimiz, burada gecelemek. Böylece çevreyi gezmek. Özellikle de köylere gitmek. Öğretmenevini kolayca bulduk. Oturup bir şeyler içip dinlenelim, dedik. Arabamızı park ettik öğretmenevinin otoparkına. Otopark paralı. Tuvalete gittik, tuvalet paralı. Amaç öğretmene hizmet mi, para kazanmak mı anlamadık. Otelinde yer olup olmadığını sorduk. Varmış var olmasına da tuvalet ve banyo ortak kullanılıyor diğer odalarla. Böyle koşullarda kalmamız olanaksız. Bir şeyler içip çıktık Kemalpaşa tatlısı yemek üzere. Tatlıcıya girdik. Siparişlerimizi verdikten sonra yaşadığımız olumsuzluk yüzünden tatlıları yemeden çıktık. Arabamıza binip buradan ayrıldık.
Amacımız, Kocaçay Deltasına gitmek. Buradaki longozu, kuşları görmek istemekteyiz. Yavaşça yol almaktayız. Yolun sağında TJK’nın at çiftlikleri var. Atlar dizi dizi. Neredeyse her kısrağın yanında bir tay var. TJK’nın kapısına yanaştık. İsteğimizi söyledik. Görevli salgın nedeniyle bizi içeri alamayacağını söyledi. Burada da umudu kırılan, hayalleri gerçekleşmeyen Atacan, görevliye: “Korana insanlardan atlara bulaşmaz. Neden böyle bir karar aldınız ki?” diye sordu merakla. Görevli, bu kararı kendilerinin değil, yönetimin aldığını söyledi. Oradan ayrılarak yol boyunca oldukça yavaş giderek atları izlemekteyiz arabamızdan.
Atların çıplak bir arazide, güneşin altında kavrulmasına Atacan karşı çıktı. Buna üzüldü. Geri dönüp söyleyelim, dedi. “Atları bulaşmayacak olan koronadan koruyorsunuz, ama güneşin altında pişmelerine ses çıkarmıyorsunuz?” diyeceğim onlara. Geri dönüşümüzün olanaksız olduğunu söyledik.
Gezmeye çıkmışız. Çocuğumuza uzaktan da olsa atları göstermekteyiz. Arabanın dörtlüleri yanıp sönmekte. Ama kim anlayacak ki bizi? Yavaş gittiğimiz için korna çalanlar, ışıklarını yakıp söndürenlerden geçilmiyor. Olsun, havlayan köpeğe havlamak gerekmiyor, biz ağzımızın tadını kaçırmayalım. İnsanların altlarında son model arabalar uçarcasına gitmekteler nereye gidiyorlarsa. Geçtikleri yollarda neler var, neler yok farkında bile değiller.
Yol ayrımına geldik. Kocaçay yönüne gideceğimiz yerde Tirilye, Mudanya yoluna girdik. Eşim geri dönmekte ısrarlı. Ben, Tirilye’ye gitmemizin bizi mutlu edeceğini söyledim. Yol gidişli gelişli ve çok bozuk. Bu nedenle eşim söyleniyor durmadan. “Bak, eğer gideceğimiz yer de bu yol gibiyse gözüme görünme! Oradan hemen İstanbul’a döneriz.” demekte sürekli olarak. Oysa ben Tirilye’yi biliyorum ve eşimin de böyle yerlere bayılacağının farkındayım. Yol boyunca anlatmaya çalışıyorum, ama nafile…
Atacan, atları yakından görememenin hayal kırıklığını üstünden atmış gibi. Annesine önyargılı olmaması ve bana güvenmesi gerektiğini söylemekte sürekli. Yemyeşil bir doğanın içinden geçtik. Engebeli arazide dar alanlarda üretim patlaması var. Yol boyunca köylerde genç görmek neredeyse olanaksız. Doğanın yeşil büyüsü bizi alıp götürmekte türlü düşlerin sağanağında. Yol boyunca gördüğümüz her çeşme başında durduk neredeyse. Çünkü Atacan böyle istiyor. İniyor arabadan kana kana su içiyor. Ardından elini, yüzünü, ayaklarını, terliklerini yıkıyor. Çeşme, onun ziyaretgâhı gibi. Çocukların bu coşkuları olmasa yaşam çekilir miydi acaba?
Güncel
MUHTARLARDAN ÖZER MATLI’YA DESTEK: “BURSA İÇİN DOĞRU İSİM”
Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve dernek yönetimi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanlığı için adaylığını açıklayan, Bursa Ticaret Borsası Başkanı ve Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı’ya destek verdiklerini açıkladı. Muhtarlar, Bursa’nın ekonomik geleceği açısından ortaya konulan vizyonu ve ilçelerin de bu sürecin içerisinde yer alması gerektiğine yönelik yaklaşımı önemsediklerini belirtti.
Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri, Bursa iş dünyasının önemli kuruluşlarından BTSO’da yeni dönem için adaylığını açıklayan Özer Matlı’ya destek açıklamasında bulundu.
Yapılan açıklamada, Bursa’nın yalnızca merkez ilçelerden ibaret olmadığına dikkat çekilirken, kentin ekonomik gücünün ilçeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Karacabey’in başta tarım, hayvancılık, gıda, sanayi ve ticaret olmak üzere Bursa ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek, ilçelerin ekonomik potansiyelinin daha güçlü şekilde ortaya çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetim kurulu tarafından 85 mahalle muhtarı adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bursa’mızın ve ilçelerimizin geleceği açısından önemli bir dönemin içerisindeyiz. Bursa’nın ekonomik gücünü daha ileriye taşıyacak, ilçelerimizin potansiyelini de gözeten ve ortak aklı önceleyen bir anlayışın önemli olduğuna inanıyoruz.
Bu noktada Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan Sayın Özer Matlı’nın ortaya koyduğu vizyonu ve Bursa ekonomisine ilişkin hedeflerini yakından takip ediyoruz. Kendisi uzun yıllardır Bursa iş dünyasının içerisinde yer alan, üretimden ticarete, tarımdan sanayiye kadar şehrimizin ekonomik yapısını yakından bilen bir isimdir.
Karacabey olarak bizim için en önemli konulardan biri, ilçelerimizin Bursa ekonomisindeki gerçek potansiyelinin ortaya çıkarılmasıdır. Karacabey; güçlü tarımsal üretimi, hayvancılığı, gıda sektörü, sanayisi, organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajları ve girişimci yapısıyla Bursa ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Bu potansiyelin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
BTSO gibi Bursa ekonomisinin yönünü belirleyen önemli bir kurumun yönetiminde ilçelerin, üreticilerin, esnafın, sanayicinin ve ticaret erbabının sesinin daha güçlü şekilde duyulması gerektiğine inanıyoruz. Bursa’nın geleceğinin merkez ve ilçelerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Sayın Özer Matlı’nın bu anlayış doğrultusunda ortaya koyduğu yaklaşımı ve Bursa’nın tamamını kapsayan vizyonunu değerli buluyoruz. Karacabey Muhtarlar Derneği olarak, kendisinin BTSO Başkanlığı adaylığını desteklediğimizi kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.”
Açıklamada ayrıca, Bursa’nın ekonomik kalkınmasının yalnızca belirli bölgelerde yoğunlaşmaması gerektiği belirtilerek, ilçelerin sahip olduğu üretim ve ticaret potansiyelinin Bursa’nın genel ekonomik gücüne daha fazla katkı sağlamasının önemine dikkat çekildi.
Karacabey’in özellikle tarımsal üretim, gıda sanayisi ve hayvancılık alanlarında Bursa’nın önde gelen merkezlerinden biri olduğu ifade edilirken, bu alanlarda faaliyet gösteren üretici, işletme ve girişimcilerin daha güçlü şekilde desteklenmesinin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağı vurgulandı.
Karacabey Muhtarlar Derneği Başkanı Erol Yıldırım ve yönetiminin açıklaması, Özer Matlı’nın BTSO Başkan adaylığı sürecinde Karacabey’den gelen dikkat çekici desteklerden biri olarak değerlendirildi.
Güncel
MATLI’YA KAPALIÇARŞI’DA SEVGİ SELİ
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu.
Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti.

“Geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürüyoruz”
BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.”

Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti.
“Ticaretin kalbini dinlemeden bursa ekonomisi yönetilemez”
Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi.

Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu:
“BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ”

“Artık birlikteyiz”
Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.”

Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti.
Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.





Güncel
SANTRAL PARK YENİLENEN YÜZÜYLE AÇILDI
Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından baştan sona yenilenen Santral Park, düzenlenen törenle yeniden vatandaşların hizmetine açıldı. Uzun süredir atıl durumda bulunan alan, gerçekleştirilen kapsamlı yenileme çalışmalarıyla modern ve estetik bir yaşam alanına dönüştürülerek ilçeye yeniden kazandırıldı.
Açılış programında konuşan Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem, Santral Park’ın ilçe hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yapılan çalışmanın yalnızca fiziksel bir yenileme olmadığını, aynı zamanda geçmişin değerlerini geleceğe taşıyan bir dönüşüm olduğunu ifade etti.
Başkan Erdem, “Uzun süredir atıl durumda bulunan bu alanı yeniden ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Santral Park’ı baştan sona yenileyerek, deremizin eşsiz manzarasını en güzel şekilde değerlendirebileceğiniz, sevdiklerinizle keyifli vakit geçirebileceğiniz sıcak ve modern bir yaşam alanı oluşturduk.” dedi.
Santral Park’ın geçmişte birçok vatandaşın güzel anılar biriktirdiği önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Başkan Erdem, “Eski günlerimizin güzel hatıralarında yer alan Santral Park’ımızı daha modern, daha estetik ve daha işlevsel bir yaşam alanına dönüştürerek yeniden hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. İlçemizin her köşesini daha yaşanabilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yenilenen parkın yalnızca bir dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri olacağını belirten Başkan Erdem, “Bugün yeniden hayat bulan bu güzel mekânın, dostluklara, sohbetlere ve unutulmayacak güzel anılara ev sahipliği yapmasını diliyorum. Santral Park’ın ilçemize hayırlı olmasını temenni ediyor, bu süreçte emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login