Connect with us

Güncel

AK PARTİ’NİN SEÇİM ETKİNLİĞİ

Dündar Özseçen

23 Şubat Çarşamba günü AK Parti Belediye Başkan Adayları Sayın Alinur Aktaş ve Sayın Ali Özkan’ın Ramada Otel’de sivil toplum temsilcileriyle kahvaltılı toplantısına davet edildim.

Önceki yazılarımda da söylediğim gibi davet edildiğim toplantılara sağlığım ve zamanım olduğu sürece katılmaya ve o toplantılarda edindiğim intiba ve gözlemlerimi tarafsız ve yansız bir şekilde siz sevgili YÖREM okurlarıyla paylaşmayı her zaman kendime amaç ve görev bildim.

Ülkemiz hamdolsun dolu dizgin yerel seçimlere gidiyor. Partilerimiz de adaylarını tanıtmak, seçimleri kazanmak için hızla ellerindeki tüm araçları kullanarak propaganda çalışmaları yapıyorlar. Tanıtım süreçleri halkın doğru adayı bulup, doğru seçim yapmak için seçimlerin olmazsa olmazıdır. Demokrasi şenliğidir. Seçmenin tercih rehberleridir. Gerek partiler siyasi fikir ve düşüncelerini, gerekse adaylar plan ve projelerini seçmenin önüne koyup onların beğenisini kazanmayı ve böylelikle onların oyunu almaya çalışacaktır.

Belki biraz olsun bu süreçte sevgili halkımıza rahatsızlık verilse de, sağlıklı bir tercih ve irade için bu kadar eziyete demokrasimiz için katlanacağız.

Gelelim toplantıdan notlara;

İlk sözü alan Sayın Ali Özkan, Karacabey’de 2 dönem belediye başkanlığı yapmanın özgüveni ve rahatlığı içinde, hem bu güne kadar yaptıklarını ve bundan sonra yapacaklarını güçlü ve orada bulunanları etkileyecek konuşma üslubuyla bundan sonra yapacaklarını katılımcıları yeterince ikna ettiği düşüncesindeyim.

Sayın Özkan’ın bu seçimi bir başka değerlendirdiği düşüncesindeyim. Özkan bu seçimi kazanırsa Karacabey siyasi tarihinde bir rekoru eline geçirecek, Üç dönem üst üste belediye başkanlığı yapan ilk isim olacaktır.

Bende bütün adayların çalışmaları ve bu seçimde aday olma özgüvenini gösterdikleri için kutluyor, hepsine başarılar diliyorum.

Aynı şeyleri Sayın Alinur Aktaş için de söyleyebilirim. Tabii ki yaptıklarını halkımız bizlerden daha iyi biliyor ve değerlendiriyor. En son kararı milletimiz, dolayısıyla Karacabeyli kardeşlerimiz verecektir.

Madem ki yerel seçimlerle ilgili düşüncelerimizi paylaşıyoruz, biz de bu arada kendi düşünce ve fikirlerimizi bu güne kadar ki adaylarımızın seçim bildirgelerinde üstüne basılarak söylenen Kentsel Dönüşüm’ün artık Türkiye’de tüm belediyelerin birinci önceliği olacak gibi görünüyor.

Gerek ülkemizin deprem gerçeği ve şehirlerimizdeki insan yoğunluğundan dolayı trafik ve otopark sorunlarının çığ gibi giderek çözülemez bir şekilde büyüdüğü göz önüne alınırsa, Belediyelerimizin önümüzdeki 5 yıllık süreçte yapacakları çalışmaların önceliğinin bunlar olması kaçınılmazdır. Ve bundan sonra bu sorunları çözecek başkanlar başarılı olacak, halkımızın refah ve yaşam kalitesini artıracaklardır.

Yatırım projelerinde gördüğüm en büyük noksanlık, gerek Karacabey gerek Bursa’mızda köylerden şehir merkezlerine göçün önüne nasıl ve ne şekilde geçileceğine dair hiçbir planlama olmadığını üzülerek ifade etmek isterim. Bu büyük sorunların önüne geçilmediği takdirde, ne trafik, ne park probleminin çözüleceğine açıkçası inanmayanlardanım.

Madem ki köyleri mahalle yaptık, niye mahallelerde arsa maliyeti düşük konutlar inşa edilmiyor.Eğer bir çözüm bulunmazsa insanımızın kırsaldaki köylerinden şehirlerin merkezlerine üşüşmesinin önü alınmaz. Kentsel dönüşümü bu merkez neden oluşturmaz anlamış değilim. Oysa ki kırsalı şehir merkezlerine getirmeden kırsalda sağlıklı, modern, depreme dayanıklı konutlar inşa yolu seçilmez? Bunun üstünde düşünülmesi gerekmez mi? Bunu önce merkeze yakın köylerden başlayarak gerçekleştirilebileceği kuvvetle muhtemeldir.

Hele hele bu yakın köy ve mahallelerimiz doğalgazla buluşturulsa inanın şehir merkezlerinin hem trafik, hem otopark sorunlarının çözülerek rahatlayacağı düşüncesindeyim. Bana göre bunu başarmak hem insanımızın huzurunu sağlayacak, hem de ülkemizin üretim gücünün artmasının önünü açacaktır. Şehirlerde öbeklenen atıl insan gücümüz de ülkemiz ekonomisine katkı sunacaktır.

Bir dahaki toplantıda buluşup fikirlerimizi paylaşmak umuduyla 31 Mart Yerel Seçimleri’nin ülkemiz ve milletimize hayırlar getirmesinin, birlik ve beraberliliğimizi pekiştirmesini temenni ediyorum. 

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ GENÇ GAZETECİLERİN MANŞETLERİYLE HATIRLANACAK

Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan (Bugün) Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilecek.

Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.

Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.

İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde “O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.

Basın İlan Kurumu’nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.

“15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek.

Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Continue Reading

Güncel

MATLI’DAN 23 NİSAN MESAJI

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle kutlama mesajı yayımladı.

23 Nisan 1920’nin yalnızca bir meclisin açılışı değil, millet iradesinin devlet yönetimine doğrudan yön verdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, mesajında şunları kaydetti:

“106 yıl önce ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle temelleri atılan Gazi Meclisimiz, bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirlerin kırıldığı, milli iradenin tüm dünyaya ilan edildiği en güçlü kalemizdir. 23 Nisan 1920’de yükselen o sarsılmaz irade, bugün de bizlere rehberlik etmeye, güçlü Türkiye hedefimize ışık tutmaya devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, Cumhuriyetimizi emanet ettiğimiz nesillere duyulan sonsuz güvenin bir nişanesidir. İnanıyorum ki; dünyanın ilk ve tek çocuk bayramına sahip olan bir milletin evlatları olarak çocuklarımız, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bilimde, teknolojide ve ekonomide bayrağımızı çok daha yükseklere taşıyacaktır. Onların vizyonu ve enerjisi, Türkiye’nin küresel rekabetteki en büyük gücü olacaktır.

Bizler de iş dünyasının temsilcileri olarak; çocuklarımıza sadece bayram kutlayacakları bir gün değil, hayallerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, ekonomik olarak bağımsız ve müreffeh bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak, evlatlarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için her türlü projeyi desteklemeye, onların önünü açacak adımları atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızın ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.”

Continue Reading

Güncel

TEPKİLER SANDIĞA YANSIDI 29 YIL SONRA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulgaristan, son 5 yılın 8. erken genel seçiminde tarihi bir sandık sonucuna imza attı. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Partisi, 29 yıl aradan sonra tek başına iktidar yetkisi alarak parlamentoda büyük bir zafer kazandı.

Usta gazeteci Okan Tuna, komşudaki bu siyasi depremi, HÖH (DPS) partisinin uğradığı büyük hezimeti ve bu sonuçların Bursa’daki “ticari ve siyasi saadet zinciri” üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Tuna, Radev’in başarısını AK Parti’nin 2002 zaferine benzetirken, Bulgaristan’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sinyallerini verdi.

İşte Okan Tuna’nın “Yeni Bulgaristan” dönemini ve Bursa bağlantılarını irdelediği o köşe yazısı:

“Pazar günü. İnanılmaz bir parlamento seçimine tanık olduk.

Komşu Bulgaristan’da; Son 5 yılda 8 kez yapılan erken genel seçimde, Bulgarlar, Türkler, Pomaklar ve Romanlar tarafından ülkede tarih bu kez adeta yeniden yazıldı.

Hem de yüksek bir katılımla. Dahası; Seçim sonucuna dair öngörümüz tuttu, beklediğimiz ve sizlere aktardığımız bir sonuç çıktı sandıktan.

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu seçim, ülkede hüküm süren halk protestolarıyla gelmişti. Halk; Ülkenin en büyük sorunu olan mafyaya, rüşvete, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesine, ağır vergilere ve liyakatsızlığa tepkiliydi.

İşte; Bunun için de Cumhurbaşkanı Rumen Radev çok radikal bir karar alarak Bulgaristan tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve görevinden istifa ederek aktif siyasete atıldı.

Kurduğu İlerici Bulgaristan (Progressive Bulgaria) Partisi çok kısa sürede büyük ilgi gördü.

Ülkenin eski Hava Kuvvetleri Komutanı da olan ve zamanında büyük bir halk desteğiyle iki kez Cumhurbaşkanı seçilen Radev, bu kez büyük bir oyla sandıktan Başbakan olarak çıktı.

Bulgaristan’da; Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevinden daha aktif bir makam.

Radev de; Ülkesini yeniden ayağa kaldırmak için böylesine riskli bir karar almıştı. Bunun için dünkü seçimler çok önemliydi. Bulgar Parlamentosu 240 sandalyeden oluşuyor.

Hükümet kurmak için ise 121 milletvekili gerekiyor ki yıllarca pamuk ipliğine bağlı koalisyonlarla yönetildi Bulgaristan.

Şimdi ise inanılmaz bir şey oldu.

Oyların;

Yüzde 44.7’sini alan Radev’in partisi İlerici Bulgaristan, en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak tam 135 milletvekili çıkardı.

Yani; Koalisyonsuz olarak tek başına hükümet kurma yetkisine sahip oldu.

Artık 5 yıl boyunca seçim yok Bulgaristan’da.

Bu durum Bulgaristan’da tam 29 yıl sonra gerçekleşti.

Bulgaristan’da en son 1997 yılında yapılan seçimlerde İvan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurmuştu.

Şimdi aynı başarıyı Rumen Radev elde etti.

Radev’in partisi; İlerici Bulgaristan, 31 seçim bölgesinin 30’unda birinci oldu.

Seçimde; Bir dönem Türkler’in partisi olarak bilinen ama Türk partisi olmaktan çıkan HÖH (DPS) ise ilk sonuçlara göre aldığı yüzde 6.2 ile yüzde 4’lük barajı kıl payı geçti ve büyük bir hezimete uğradı.

Açıkçası. Komşuda 29 yıl sonra gelen bu büyük seçim başarısını, 2001 yılında AK Parti’yi kurup, girdiği 2002’deki ilk seçimde tek başına iktidar olan Recep Tayyip Erdoğan’a benzettik.

Hatırlanacaktır; O 3 Kasım seçimlerinde yılların ANAP’ı, DYP’si, MHP’si, DSP’si, Saadet’i yerle bir olmuş, baraj altı kalmışlardı.

Rumen Radev de; Yeni kurduğu partiyle girdiği ilk seçimden tıpkı Tayyip Erdoğan gibi büyük bir zaferle çıkmakla kalmayıp, yılların partilerini yerle yeksan etti ve ülkesinde yeni bir dönemin kapısını da açtı.

Peki; Bir dönem hükümet kurduran, bakanlıkları olan HÖH, niye böyle bir hezimete uğradı?

Cevabı basit.

Özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türkler bile uzun zamandır sırt çevirir olmuşlardı HÖH’e.

Bir süre önce; Bulgar Parlamentosu’nda yapılan oylamada, Türkiye’deki oy sandığı kısıtlaması oylamasına HÖH Milletvekilleri de skandal bir şekilde “evet” oyu vermişlerdi.

Türkiye’de 100 küsur sandık 27’ye, Bursa’daki 45 sandık da bu kararla sadece 6’ya düşürülmüştü.

Bu da büyük bir tepkiye yol açmıştı.

Yanı sıra; Zalim Todor Jivkov dönemini hortlatan HÖH’ün Bulgar lider Peevski “Bulgaristan’da Türk yoktur, Müslüman Bulgarlar vardır” zihniyetindeydi ki bu da büyük tepkiye yol açıyordu.

Nitekim; Seçim öncesi Bursa’ya oy istemeye gelen güya bu Türk partisi HÖH’ün temsilcileri, Bal-Göç’te soğuk bir duş almışlardı.

Bal-Göç Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan bu ekibe “Sizler utanmadan buraya gelip, hangi yüzle karşımıza çıkıyorsunuz. Sizler artık bir Türk partisi değilsiniz. Size artık oy moy yok” demişti.

Seçim sonuçları; HÖH’e Türkler’den de nasıl büyük bir tepki olduğunu açıkça gösterdi.

Biraz önce söylediğimiz gibi, bir dönem hükümetler kurduran HÖH, sıradan küçük bir parti konumuna düştü Delyan Peevski yönetimiyle.

Haliyle; Artık bu durumu bir sorgulama zamanı da geldi.

Bir de. HÖH bağlantısıyla siyasi ve ticari ilişkileri olan bir nevi saadet zincirinin halkalarını da kötü günler bekliyor görünüyor.

Özellikle önümüzdeki günlerde. Bursa’da da bu zincirin halkaları var.

Şimdiden ipucu verelim, yakında bazı kararlarla birlikte bir anayasa değişikliği de gündeme gelecek ki Bulgaristan’da, geçmiş alışkanlıkların, bazı akçeli işlerin ve siyasi bağlantıların sona ereceğini aktarmış olalım.

Bursa’da da;

Bu HÖH bağlantıları ile bir takım ticari menfaatler içine girenler, bu ilişkilerle bir takım siyasi ve bürokratik yerlere gelenler, orada duracaklarını sananlar ve de nereden geldiği belli olan akçeleri dağıtanlar/kullananlar için sürenin sonuna geliniyor.

Pazar günü de sahnedeydi bu kişiler.

Şunu söyleyelim ki, komşuda eski Bulgaristan bitiyor, tıpkı yeni Türkiye gibi yeni Bulgaristan başlıyor güçlü bir Türk ve Ankara dostu lider Radev’le.”

Continue Reading

Trending