Yerel
TOPÇU: “ULU ÇINARIN GÖLGESİ HERKESE YETER”
Demokrat Parti Karacabey İlçe Teşkilatı, son dönemde partiye yönelik eleştiri ve tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Teşkilat adına açıklamayı yapan Basın Sözcüsü Sami Topçu, partinin köklü geçmişine ve teşkilat yapısına vurgu yaparak, Demokrat Parti’nin “Ben değil biz” anlayışıyla yoluna kararlılıkla devam ettiğini ifade etti.
Karacabey kamuoyuna yönelik yapılan açıklamada, partiye yıllarca emek vermiş isimlerin tutumları da eleştirilirken, teşkilatın birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye devam edeceği mesajı verildi.
Topçu’nun açıklamaları şöyle;
“Demokrat Parti, “Ben değil biz varız” anlayışıyla yoluna devam etmektedir. Sağda solda macera aramaya gerek yoktur. Demokrat Parti, darağacında kefen giyenlerin partisidir. Ulu çınar Demokrat Parti’nin gölgesi herkese yeter.
Yıllarca gölgesinden faydalanıp imkânlarından yararlananların partiden ayrılıp bilmedikleri yollarda macera arayanların akıbeti herkes tarafından görülmektedir. İlçemizde birbirlerini aşağılayan, sokakta kalanlara seçim zamanı kapılarını açan, onlara gölgesinde yer veren, bağrına basan; seçim sonunda kendini bir şey sanıp yuvasını beğenmeyen, karga misali istemedik yuva bırakmayanların sonunu hep birlikte görmekteyiz.

Karacabey’imizin her köşesinde hizmetleri bulunan Demokrat Parti’nin yaptıklarını görmezden gelenleri Allah’a havale ediyorum.
Şahsım adına, Demokrat Parti’ye gönül vermiş, onu daima desteklemiş olanlara partimiz adına teşekkür ediyorum. Geçmiş seçim dönemlerinde “Niye aday çıkarıyorsunuz?” diyen; Demokrat Parti’de yıllarca nemalanmış, ilçe başkanlıklarında ve yönetimlerde görev almış, imkânlarından faydalanmış olanlar… “Gönlüm sizinle ama çocuklarım, torunlarım belediyede çalışıyor, onlara zarar gelmesin” zihniyetinde olanlar; merak etmeyin, işini doğru dürüst yapana kimse bir şey demez.
Bizler bunu rahmetli Süleyman Demirel’den böyle gördük. Siyasi ahlakın gereği de budur. Yıllarca belediyelerde hizmet vermiş Demokrat Partili yöneticilerimiz, işini düzgün yapan kimseye dokunmamıştır. Şu anda bile belediyenin çeşitli birimlerinde, Demokrat Parti çatısı altında yetişmiş deneyimli personeller görev yapmaktadır.

“Niye aday çıkarıyorsunuz, oyları bölüyorsunuz, Demokrat Parti mi kaldı?” diyenler; 1 kilo buğday satıp 1 litre mazot aldıkları günleri arar olmuşlardır.
Demokrat Parti, anlı şanlı geçmişine bakarak her zaman sahalarda olacaktır. Ulu çınarın gölgesi, fırtınasız limanları herkesi barındırmaya yeter.
Toplama sürüden asil damızlık doğmaz; ancak vatanını, milletini satan, kendine bile hayrı olmayan niteliksiz insanlar yetişir. Demokrat Parti’nin içini oyan hainlere ihtiyacı yoktur. Bizler inanmışlarla yolumuza devam etmesini biliriz.
Ne mutlu Cumhuriyet’in ilke ve inkılaplarına sahip çıkanlara…
Ne mutlu vatanın bölünmez bütünlüğünü korumaya ant içmiş Demokrat Parti misyonuna sahip çıkanlara…”
Yerel
TİRYAKİOĞLU: KAMU YÖNETİMİ BASKIYLA DEĞİL, GÖNÜLLÜLÜKLE OLUR
İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Karacabey Belediyesi’nde son günlerde kamuoyuna yansıyan “zorla bayramlaşma” iddialarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Tiryakioğlu, söz konusu iddiaların kamu çalışanları üzerinde baskı oluşturup oluşturmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, sürecin hem hukuki hem de etik boyutlarıyla değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Tiryakioğlu, “Karacabey Belediyesi’nde son günlerde kamuoyuna yansıyan “zorla bayramlaşma” iddiaları, yalnızca kurum içi bir uygulama tartışması değil; aynı zamanda kamu yönetiminde özgürlük, liyakat ve insan onuru meselesini de gündeme taşımaktadır.
İddiaya göre, Başkan Fatih Karabatı ile gerçekleştirilen bayramlaşma programına katılmayan personele savunma yazısı gönderildiği ve “mazeret bildirmeksizin katılım sağlanmadığı” gerekçesiyle açıklama talep edildiği ifade edilmektedir. Bu durum, kamu çalışanlarının iradesi üzerinde bir baskı oluşturulup oluşturulmadığı sorusunu kaçınılmaz hale getirmektedir.
Şu soruyu açıkça sormak gerekir:
Bayramlaşma bir gönüllülük eylemi midir, yoksa idari bir zorunluluk mu?
Bayramlaşma; kültürel ve insani bir değer taşıyan, samimiyetle gerçekleştirilen bir sosyal etkileşimdir. Ancak bu tür etkinliklerin mesai saatleri içinde ve katılım zorunluluğu ima edilerek yapılması, bu anlamı zedelemekte ve çalışanlar üzerinde psikolojik baskı oluşturmaktadır.
Daha da önemlisi, bu etkinliğe katılmayan personele savunma istenmesi kamu yönetimi açısından ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Çünkü kamu çalışanlarının görev tanımı içerisinde “bayramlaşma etkinliğine katılma zorunluluğu” gibi bir yükümlülük bulunmamaktadır.
Burada kritik mesele şudur:
Savunması alınan personel var mı? Varsa bu sürecin devamında ne tür yaptırımlar uygulanacaktır?
Eğer bu süreç disiplin mekanizmasına evrilirse, durum hem hukuki hem de etik açıdan tartışmalı bir noktaya taşınacaktır. Zira keyfi uygulamalar, kurum içi güveni zedeler, motivasyonu düşürür ve kamu hizmetinin niteliğini olumsuz etkiler.
Kamu yönetimi; korku ve baskı ile değil, adalet, şeffaflık ve gönüllülük esasına dayanmalıdır. Çalışanların sosyal etkinliklere katılımı teşvik edilebilir; ancak zorunlu tutulamaz. Hele ki katılmayanların sorgulanması, modern yönetim anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Sonuç olarak, Karacabey Belediyesi’nde yaşanan bu tartışma sadece yerel bir mesele değil, tüm kamu kurumları için önemli bir uyarı niteliğindedir.
İdarecilerin görevi, çalışanları yönlendirmek değil; onların haklarını ve özgürlüklerini koruyarak kurumsal aidiyeti güçlendirmektir.
Çünkü gerçek saygı, zorla değil; gönülden gelir.” ifadelerine yer verdi.
Yerel
İNCE, “ECDADIN İZİNDE, GELECEĞİN İNŞASINDA”
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa Büyükşehir ve Karacabey Belediye Meclis Üyesi Hasan İnce, Bursa’nın Fethinin 700. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Bursa’nın Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecindeki kritik rolüne dikkat çekerek, fethin yalnızca askeri bir zafer değil, aynı zamanda bir medeniyetin Anadolu’daki kalıcı varlığının simgesi olduğunu vurguladı.
İnce’nin yazılı açıklaması şöyle;
“Kıymetli Hemşehrilerim, Değerli Karacabeyliler;
Bugün, cihanşümul bir imparatorluğun ilk başkenti, maneviyatımızın sarsılmaz kalesi ve ecdadımızın bizlere bıraktığı en zarif miras olan Bursa’mızın fethinin 700. yıl dönümünü idrak etmenin derin gururunu ve heyecanını yaşıyoruz.
1326 yılında, Osman Gazi’nin vasiyeti ve Orhan Gazi’nin azmiyle taçlanan bu kutlu fetih; sadece bir şehrin el değiştirmesi değil, bir medeniyetin Anadolu topraklarına attığı kalıcı bir imza, adaletin ve hoşgörünün bu coğrafyada kök salışıdır.
Bir cihan devletinin doğuşu
Bursa, Osmanlı’nın “Önsözü”dür. Söğüt’te dikilen çınar, Bursa’da boy vermiş; devletleşme sürecimiz bu topraklarda kemale ermiştir. Ulu Camii’nin heybeti, Yeşil Türbe’nin zarafeti ve Emir Sultan’ın manevi gölgesi altında yedi asırdır huzurla nefes alan bu şehir, Milliyetçi-Ülkücü hareketin “Lider Ülke Türkiye” idealindeki tarihi referans noktalarından biridir.
Ecdadın izinde, geleceğin inşasında
Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler; Karacabey’den Mudanya’ya, Osmangazi’den İnegöl’e kadar Bursa’nın her bir karışını Mukaddesatımızın bir parçası olarak görüyoruz. Ecdadımızın 700 yıl önce kanıyla ve irfanıyla vatan kıldığı bu toprakları, bugün bizler hizmet aşkıyla, birlik ve beraberlik ruhuyla korumaya ve yüceltmeye kararlıyız.
“Bursa; tarihin nefes aldığı, Türk-İslam mührünün dünyaya ilan edildiği müstesna bir şehirdir.”
Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle;
Başta Bursa’nın fatihi Orhan Gazi ve banisi Osman Gazi olmak üzere,
Bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi,
Ve bu kadim şehre hizmet etmiş olan geçmişlerimizi rahmet, minnet ve dua ile anıyorum.
Bursa’mızın fethinin 700. yılı kutlu olsun. Rabbim birliğimizi daim, geleceğimizi aydınlık eylesin.”
Yerel
DEMİR, “BURSA’NIN FETHİ, BİR MEDENİYETİN DOĞUŞUDUR”
Zafer Partisi Karacabey İlçe Başkanı Vahit Can Demir, Bursa’nın Fethi’nin yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Demir, Bursa’nın fethinin yalnızca bir askeri başarı değil, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin devletleşme sürecinde kritik bir eşik olduğunu vurgulayarak, bu tarihi mirasın milli bilinç ve birlik duygusunu güçlendiren önemli bir değer olduğunu ifade etti.
Demir’in ifadeleri şöyle;
“Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan 6 Nisan 1326, yalnızca bir şehrin fethi değil; aynı zamanda bir medeniyetin doğuşunun ve yükselişinin simgesidir. Osmanlı Devleti’nin ilk büyük ve kurumsal başkenti olan Bursa’nın fethi, devletleşme sürecinin en önemli adımlarından biri olmuş, köklü bir devlet geleneğinin temelleri bu topraklarda atılmıştır.
Bursa, yalnızca tarihi bir şehir değil; aynı zamanda Türk milletinin azim, kararlılık ve yüksek medeniyet anlayışının somut bir yansımasıdır. Osman Gazi’nin başlattığı ve Orhan Gazi’nin tamamladığı fetih süreci, inancın, sabrın ve stratejik aklın birleştiği büyük bir başarıdır. Bu fetihle birlikte yalnızca toprak kazanılmamış; adalet, düzen ve güçlü bir devlet yapısı inşa edilmiştir.
Bugün bizlere düşen görev, bu köklü mirası yalnızca anmak değil; aynı zamanda anlamak ve geleceğe taşımaktır. Çünkü tarih, bir milletin karakterini, duruşunu ve geleceğe bakışını belirleyen en güçlü rehberdir.
Zafer Partisi Karacabey Teşkilatı olarak, bu anlamlı günde ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyor; Bursa’nın fethinin yıl dönümünün milli bilinç ve birlik duygusunu daha da güçlendirmesini temenni ediyoruz. Köklerinden güç alan bir milletin, geleceğe daha kararlı ve güçlü adımlarla yürüyeceğine inanıyoruz.”
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login