Ekonomi
“TARIM KÜÇÜLDÜ, ÜRETİM YERİNE İTHALAT ARTTI”
CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 2023 yılında tarımda küçülme, ithalat ve gıda enflasyonunu değerlendirdi. Sarıbal, “AKP iktidarında Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’da (GSYH) yıllık ortalama reel büyüme hızı yüzde 5,4 olurken, tarımda yüzde 2,5’te kaldı. Son 20 yılda tarımdaki reel büyüme yüzde 60 iken, inşaatta yüzde 145, sanayide yüzde 169 oldu. 2023 yılında ise GSYH yüzde 4,5 büyürken tarımsal hasıla yüzde 0,2 oranında küçüldü.” dedi.
AK Parti’nin tarımda uyguladığı politikaların üretmeyi ithal etmekten daha pahalı hale getirdiğini savunan Sarıbal, “2023 yılında hayvan varlığının yüzde 6 oranında (4,3 milyon baş) gerilemesi, hububattaki yüzde 9 artışa karşılık, kuru bakliyat üretiminin sabit kalması, yağlı tohumlar (yüzde 12) ve pamuk üretiminin (yüzde 24) düşmesinin yanı sıra gübre ve karma yem tüketimi eğilimlerindeki yavaşlama tarımdaki büyümeyi olumsuz yönde etkileyen başlıca faktörler oldu. Nüfusun artmasına rağmen tarımın küçülmesi, tarımsal arzın (üretimin) eksik kalması anlamına gelmektedir ve yüzde 70’leri aşan gıda enflasyonunun altında yatan esas neden de budur. Tarımı ihmal et, çiftçiyi tarımdan uzaklaştır, sonra da gıda fiyatları niye bu kadar artıyor diye başkalarını suçla. Saray iktidarının böyle bir hakkı olamaz.
AKP tarımda uyguladığı politikalarla, üretmeyi ithal etmekten daha pahalı hale getirmiştir. Bu nedenle stratejik ürünlerde üretim ya düşmekte veya sabit kalmaktadır. Nüfus artmakta, ancak buna paralel olarak üretim artmamaktadır. Türkiye tarımda dışa bağımlı hale getirilmiştir. İthalata bağımlılık sadece gıda maddeleriyle sınırlı değildir; tohum, kimyasal gübreler, tarım ilaçları ve mazotta da büyük ölçüde dışa bağımlılık söz konusudur.” diye konuştu.
“Enflasyonla emekten sermayeye kaynak aktarılıyor”
Enflasyonun emekten alıp sermayeye kaynak aktarmaya hizmet ettiğini, yüksek enflasyondan en büyük kaybı ise emekçilerin yaşadığını vurgulayan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, şu ifadelere yer verdi: “Tarım ürünlerinde arz (üretim) artırılmadıkça yoksul halkın, emekçilerin en yakıcı sorunu olan yüksek enflasyonun çözülmesi mümkün değildir. Gıda enflasyonuyla mücadele için çiftçilere hak ettikleri desteğin verilmesi ve artışları durdurulamayan girdi maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması zorunludur.
TÜİK, 2024 Şubat ayına ait Tüketici Fiyat Endeksi’ni (TÜFE) açıkladı. TÜFE’deki değişim bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,1 olarak gerçekleşti. Bu, Türkiye’de son 22 yılın en yüksek yıllık enflasyon oranıdır. Gıda enflasyonundaki artış ise yüzde 71,1 oldu. Gıda enflasyonu Ağustos 2020 tarihinden bu yana 42 aydır kesintisiz bir şekilde yükselmektedir. Ancak yüzde 71’i aşan bu rakam yoksulların hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmamaktadır. DİSK’in yaptığı hesaplamaya göre; en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 111,7 olarak gerçekleşmiştir. Aynı hesaplamaya göre 2005’ten bu yana ortalama fiyatlar 18 kat, gıda fiyatları ise 27 kat artmıştır.
Açıklanan (resmi) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon arasında uçurum bulunmaktadır. 2023 yılında hissedilen enflasyon, açıklanan enflasyonun yaklaşık iki katı olmuştur. DİSK’in hesaplamasına göre, ortalama hissedilen enflasyon 2023’teki ortalama açıklanan enflasyonun 53 puan üzerindedir. Bu nedenle TÜİK, halkın hissettiği/algıladığı enflasyon oranını mutlaka açıklamalıdır.
“Tarımsal üretimde açıklar ithalatla kapatılıyor”
AKP’nin 2023 seçimlerindeki “Hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar öncelikli olacak şekilde yurt içi yeterlilik oranının yüzde 100’ün üzerinde tutulacağı”na dair vaadi bir söylemden ibarettir. TÜİK’in yayımladığı son verilere göre; yurt içi üretimin talebi karşılama (yeterlilik) derecesi ekmeklik buğdayda yüzde 79,9, mısırda yüzde 76,6, pirinçte 75,4, arpada yüzde 66,8, ayçiçeğinde yüzde 59,6, kırmızı mercimekte yüzde 57, yeşil mercimekte yüzde 50,9, soyada ise sadece yüzde 6 seviyesindedir. Üretimdeki açıklar ithalatla kapatılmaya çalışılmaktadır.
“Tarımda ithalat 30 milyar doları aştı”
TÜİK tarafından açıklanan 2023 yılına ilişkin dış ticaret istatistikleri büyüme oranının düşmesinin önceki yıla göre ithalatta 2 milyar dolarlık azalmaya yol açtığını göstermektedir. Buna rağmen genel dış ticaret açığı 106 milyar dolar olurken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71’de kalmıştır. Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) yöntemine göre yapılan hesaplamada tarımsal ithalat 23,5 milyar doları gıda maddeleri, 6,7 milyar doları tarımsal hammaddeler olmak üzere toplam 30,2 milyar dolar olmuştur.
“Hububat ve yağlı tohum ithalatına 10 milyar dolar”
2023 yılında en fazla ihraç edilen ürünler un, fındık içi ve rafine ayçiçeği yağı oldu. Buna karşılık en fazla ithal edilen ürünler ise buğday, soya fasulyesi, pamuk ve ham ayçiçeği olarak sıralandı. Sadece hububat (buğday, arpa, mısır, pirinç) ve yağlı tohumlar türevleri için ödenen bedel 10 milyar dolara ulaştı.
“Buğdayda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ithalatı”
İthalatta en fazla bedel ödenen ürün olan buğdaya 11,7 milyon ton için 3,5 milyar $ ödendi. Buğday ithalatının yüzde 76’sı Rusya, yüzde 22’si Ukrayna’dan yapıldı. 2023 yılında buğdayda 100 yıllık Cumhuriyet döneminin en yüksek ithalat rakamlarına ulaşıldı. Geçen yıl ithalat 8,8 milyon ton olarak gerçekleşmişti. AKP’nin 21 yıllık iktidarında toplam buğday ithalatı 100 milyon tona, ödenen bedel ise 28 milyar dolara ulaşmıştır.
Buğdayı 3 milyon tonluk ithalat karşılığı 1,7 milyar dolar ile soya fasulyesi izledi. Soya fasulyesinin yüzde 57’si Brezilya’dan, yüzde 35’i ise Ukrayna’dan ithal edilmiştir. En fazla bedel ödenen üçüncü ürün ise 732 bin ton ithalat karşılığı 1,6 milyar dolar ile pamuk olurken, en fazla pamuk ithalatı ABD (yüzde 41), Brezilya (yüzde 19) ve Yunanistan’dan (yüzde 12) yapıldı.
“Gıda güvencesi tehlikede”
2023 yılında uluslararası piyasalarda tarım ürünleri fiyatlarının gerilemesi; Türkiye’de döviz kurunun düşük tutulması ve ithalatta gümrük vergilerinin düşürülmesi veya sıfırlanması ihtiyacın üzerinde ithalat yapılmasına yol açmıştır. Öte yandan alım fiyatlarının düşük açıklanması nedeniyle ürünlerini değerinde satamayan çiftçiler (özellikle küçük üreticiler) giderek yoksullaşmakta ve tarımı terk etmektedirler. Bunun gıda güvencesi açısından büyük bir tehlike olduğu saray iktidarının umurunda mı dersiniz?”
Ekonomi
2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.
“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.
TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.
TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.
Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”
Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.
2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.
Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.
Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.
2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”
Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi
“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.
Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.
Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.
Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”
Market fiyatları
“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.
Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.
Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”
Üretici fiyatları
Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”
Üretici fiyat değişiminin nedenleri
“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.
Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.
Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”
Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler
“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.
Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.
Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.
Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.
Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”
Ekonomi
MATLI: “2026 YILI MAKRO PROJELER VE YATIRIM YILI OLACAK”
Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, “Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı.
Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı “2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen “yüksek faiz, düşük kur” politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı” dedi.
“Tarımda rekor daralma alarm veriyor”
Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı” diye konuştu.
“Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı”
Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik” ifadelerini kullandı.
İhracat atağında yeni rota: Asya
Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi
Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler
Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.
Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının kaderini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, “Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız” şeklinde konuştu.
“Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak”
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, “Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz”
Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, “Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız” dedi.
2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi
Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, “Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum” dedi.
Yerel
ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİNİN HALİ İÇLER ACISI
Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Zeynel Abidin Koçak, asgari ücretli çalışanlar ve emeklilerimizle ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi.
Koçak, yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: “Saadet Partisi Karacabey İlçe Teşkilatı olarak ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar ve artan hayat pahalılığı karşısında çalışanlarımızın ve emeklilerimizin vermiş olduğu geçim mücadelesine dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yapma gereği duyduk. Asgari ücretli kardeşlerimiz ve yıllarca emek vererek, gayret göstererek ülkemize hizmet etmiş emeklilerimiz bugün maalesef en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanmaktadırlar. Piyasalardaki fiyat artışları, Kira giderleri, Enflasyon, Enerji ve Gıda maliyetleri vs. milyonlarca vatandaşımızı üstesinden gelinmez bir geçim sıkıntısına sürüklemektedir.
Bu nedenle açıklanacak olan yeni asgari ücreti ve emekli maaşı zamları sadece rakamsal bir artış olarak değil, insan onuruna yakışır yaşamı, mümkün kılacak bir seviyeye ulaştırmayı hedeflemelidir. Yapılacak bu düzenlemeler; gerçek yaşam maliyetlerini esas almakla birlikte işçiyi ve emekliyi enflasyona ezdirmeyecek şekilde belirlenmelidir. Biz Saadet Partisi olarak emeklinin geçim derdi ile meşgul olmasını değil, huzur ve refah içinde hayatının bundan sonrasını ikame edebileceği bir yaşam hakkı olduğuna, asgari ücretin; açlık ve yoksulluk sınırının altında olduğu değil, gelişmiş muasır devletlerin ülke vatandaşlarının yaşam seviyelerine yakın bir düzeyde olması gerektiğine, çalışan ve emekli kesimin her ikisinin de, yükünün hafifletileceği kalıcı ekonomik adımların hükümet tarafından bir an evvel atılarak, ertelenmemesi gerektiğini ısrarla vurguluyoruz.
Karacabey’de ve ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımız günü kurtaran, seçim döneminde yaratılan seçmenin gözünü boyamayı hedefleyen geçici maaş zamları ile değil, adil ve de sürdürülebilir bir ekonomik düzen ile ülke ekonomisinin yönetilmesi gerektiğini savunuyoruz. Saadet Partisi olarak insanımızın geçim sıkıntısı altında boğulmasına, bankalara borçlandırılarak yarınlarının çalınmasına karşı vermiş olduğumuz mücadelemizi sürdüreceğiz.”
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge6 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Bursa Bölge1 yıl agoKARACABEY AK PARTİ BURSA’DA YER BULAMADI
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Genel2 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ




Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login