Connect with us

Genel

Organ bağışıyla ilgili doğru sanılan 10 yanlış!

Türkiye’de organ nakli gereken hastaların sayısı giderek artış gösteriyor. Öyle ki bu yıl ülkemizde 26 bin 442 kişi hayata tutunmak için kadavradan bağış bekliyor. Organ bağışı bekleme listesinde ilk sırayı 22 bin 684 ile böbrek alırken, bunu 2 bin 187 ile karaciğer, bin 115 ile kalp takip ediyor.

Aslında karaciğer bağışına ihtiyaç duyan hasta sayısının daha fazla olduğu, listedeki rakamın gerçeği yansıtmadığı belirtiliyor. Bunun nedeninin ise böbrek bağışı bekleyen hastalar diyaliz gibi “köprü tedavi” denilen ve bekleme süresini uzatan yöntemden faydalanırken, aynı şansa sahip olmadıkları için karaciğer hastalarının birçoğunun kısa sürede hayatını kaybetmeleri olarak gösteriliyor. Dolayısıyla böbrek nakli bekleme listesi uzayıp giderken, karaciğer bağışı bekleyen hastaların sayısı artış göstermiyor.

Türkiye, organ nakli operasyonu başarısında dünyanın en ileri ülkelerinden biri konumunda. Ancak deneyimli uzman ve ileri teknoloji-altyapı ile nakil başarısı çok yüksek olsa da, Türkiye’deki hastaların önünde kocaman engel var: Kadavradan yeterli organ bağışı olmaması! Dolayısıyla, nakillerin büyük bir çoğunluğu akrabaların bağışladığı, yani canlı vericilerden yapılıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın raporu da bu çarpıcı gerçeği gözler önüne seriyor: 2018 yılında gerçekleşen 2 bin 178 beyin ölümünde, kadavra bağışı sayısı sadece 598’le sınırlı kalmış. Yani, her 4 beyin ölümünün sadece 1’inden organ bağışı alınıyor. Dolayısıyla yine aynı yıl 5 bin 597 organ naklinin 4 bin 162’si canlı vericiden yapılırken sadece bin 435’i kadavradan gerçekleştirilmiş.

Türkiye canlı vericiden organ naklinde hem sayısal hem de başarılı sonuçları açısından dünya ile yarışır durumda. “Aynı durumu kadavradan nakilde de gerçekleştirmek istiyoruz. Ancak canlı vericiden böbrek naklinde yılda 3 bin böbrek nakli ile dünya şampiyonu olan ülkemiz, kadavradan organ naklinde ise ne yazık ki son sıralarda” diyen Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, kadavradan organ bağışı yetersizliğinde toplumda organ bağışı ile ilgili kulaktan kulağa yayılan efsanelerin büyük rol oynadığını belirtiyor. Peki, nedir bu hatalı bilgiler?

Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. İbrahim Berber ve Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır organ bağışı ve organ nakli hakkında doğru sanılan yanlış bilgileri anlattılar, önemli bilgiler verdiler.

Yanlış: “Organ bağışlayan kişi yarım insan olur”

Doğrusu: Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır, canlıdan canlıya yapılan organ nakillerinde ameliyat öncesinde alıcı ve vericiye oldukça detaylı tetkikler yapıldığını belirterek, “Böbrek vericisinin genel sağlığında herhangi bir problem saptanırsa uygun verici olmadığına dair bilgi veriliyor. Sağlıklarını riske atacak bir problem saptanmazsa böbrek vericisi olmak sağlığı tehdit etmiyor. İnsanlar tek böbrekle de bir ömür boyu sağlıklı yaşayabilirler.” dedi.

Yanlış: “Diyabet hastası olduğum için böbrek nakli olamam”

Doğrusu: Toplumda nakil yapıldıktan sonra, bu nakil yapılan böbreğin de diyabet nedeniyle bozulacağına ve bu nedenle diyabet hastalarının böbrek nakli olamayacağına dair yanlış bir kanı var. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Ülkem Çakır, sanılanın aksine diyabetin böbrek nakli için bir engel oluşturmadığını belirterek, “Kronik böbrek yetmezliğinin en önemli sebeplerinden biri olan diyabet özellikle kalp-damar problemlerine neden oluyor. Diyabet hastaları böbrek nakli olduklarında diyalizin uzun vadede oluşturabileceği ve diyabet hastalığının da tetikleyeceği kalp-damar problemlerinden de korunmuş oluyorlar. Ayrıca böbrek naklinin beklenen yaşam süresi üzerine olan olumlu etkisi diyabetik hastalarda daha belirgin oluyor.” ifadesini kullandı.

Yanlış: “Böbrek nakli olursam çocuk sahibi olamam”

Doğrusu: Kronik böbrek hastalığında, üreme yeteneğinde azalma ve hamile kalamama gibi problemler ortaya çıkabiliyor. Böbrek nakli olan hastalarda ise üreme ile ilgili fonksiyonlar düzeliyor. Böbrek hastaları, böbrek naklinden bir yıl sonra, gerekli kontroller yapıldığında kolaylıkla hamile kalıp çocuk sahibi olabiliyor.

Yanlış: “Hepatit C hastaları böbrek nakli olamaz”

Doğrusu: Hepatit C olan hastalarda dikkat edilen en önemli konu, karaciğer sirozu olmamaları. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, sirozu olan hastalara böbrek ve karaciğer naklinin birlikte yapılması gerektiğini belirterek, “Aktif Hepatit C virüs enfeksiyonu ve sirozu olmayan hastalarda ise böbrek nakli hastanın yaşam kalitesini ve süresini olumlu yönde etkiliyor.” dedi.

Yanlış: “Organ bağışı dinen uygun değil”

Doğrusu: İslam dini de dahil olmak üzere, tüm büyük dinlerde organ bağışına aykırı bir durum yok. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu 6.3.1980 tarih ve 396 / 13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır. Ayrıca bu kararda “Organınızı vereceğiniz kişi, yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur.” deniyor.

Yanlış: “Organ bağışı benim tıbbi bakımımı etkiler”

Doğrusu: Kişi hayatta iken ister organ bağışında bulunmuş olsun, isterse bulunmamış, bu durum onun tıbbi bakımını etkilemez. Çünkü insan hakları bildirgesine göre, her bireyin yaşama hakkı vardır. Hayatta iken organ bağışlayan kişinin organlarının kullanılması, ancak o kişiye tıbben yapılacak tüm tedaviler uygulandıktan sonra, tedaviye yanıt alınamayıp beyin ölümün gerçekleşmesinin ardından gündeme geliyor. “Organ bağışından söz edilebilmesi için hastanın yoğun bakım şartlarında beyin ölümünün gerçekleşmesi gerekiyor” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, beyin ölümünü saptayan önemli ve kesin tıbbi prosedürler olduğunu vurguladı.

Yanlış: “Organ bağışlarsam sonra bağışlamaktan vazgeçemem”

Doğrusu: “Bu kararı kişinin yakınlarına söylemesi yeterlidir” diyen Prof. Dr. İbrahim Berber sözlerine şöyle devam ediyor: “Beyin ölümü gerçekleştiğinde bağışı değerlendirecek olan kişiler, aile fertleridir. Bugün ülkemizdeki uygulamaya göre bağış kartı olsa bile aile fertleri izin vermedikçe organlar alınamaz.”

Yanlış: “Beyin ölümüm gerçekleşmeden organlarımı alabilirler”

Doğrusu: Hayır, beyin ölümü gerçekleşmeden organlar alınmaz. Organ bağışından söz edilebilmesi için hastanın yoğun bakım şartlarında beyin ölümünün gerçekleşmesi gerekiyor. Bitkisel hayatta beyin sapı sağlam olduğu için kişi solunum, dolaşım gibi hayati fonksiyonlarını devam ettirebiliyor. Beyin ölümü (tıbbi ölüm) ise tüm beyin ve beyin sapı fonksiyonlarının tam ve geri dönüşümsüz olarak kaybıdır. Solunum ile dolaşım yoğun bakım koşullarında ventilatör gibi destek makineleri ve ilaçlar ile ancak geçici sürdürülebiliyor. Beyin ölümü gerçekleştiğinde, kişi tıbben ölü kabul ediliyor ve beyin ölümü tanısı almış kişilerin hayata dönmeleri mümkün olmuyor. Beyin ölümünü bitkisel hayat ile karıştırmamak gerekiyor. Bu nedenle beyin ölümü gerçekleştiğinde organ bağışı yapılıp organlar alınabiliyor.

Yanlış: “Bağışlamam yeterli, ailemin bilmesine gerek yok”

Doğrusu: Hayır! Ülkemizdeki kanunlar, kişi kendi organlarını hayattayken bağışlamış olsa bile, ölümü sonrasında ailesine tekrar sorarak onay alıyor. Eğer aile izin vermezse, organları alınmıyor. O nedenle bağış yapsanız da, ailenize ya da ilgili kişilere haber verip, organ bağışladığınızı ve olası bir durumda bunu yetkililere söylemelerini istemenizde yarar var.

Yanlış: “Organ nakli ameliyatında cenazenin bütünlüğü bozulur”

Doğrusu: “O bedenler, organların kıymetini çok iyi bilen hekimler için kutsaldır ve çok büyük bir saygıyı hak etmektedirler” diyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, şu bilgileri verdi: “Kadavradan organ çıkarma işlemi, yaşayan bir insanın ameliyatı kadar büyük bir dikkat ve özenle yapılıyor. Organlar çıkarıldıktan sonra kesi yerleri mümkün olduğunca estetik dikişlerle dikilerek, bedenin hiçbir şekilde zarar görmemesine büyük özen gösteriliyor.”

Türkiye’de 26 bin 442 kişi kadavradan organ bekliyor

Öte yandan 2019 yılında Türkiye’nin kadavradan organ bekleme listesinde toplam 26 bin 442 kişi yer alıyor. Buna göre; 22 bin 684 kişi böbrek, 2 bin 187 kişi karaciğer, 1.115 kişi kalp, 287 kişi pankreas, 77 kişi akciğer, 4 kişi kalp kapağı, 9 kişi böbrek+pankreas, 4 kişi ince bağırsak ve 1 kişi de yüz ve saçlı deri bekliyor.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

GELECEK ÇOCUKLARIMIZA EMANET

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yılı, tüm yurtta olduğu gibi dün Karacabey’de de büyük bir coşkuyla kutlandı. Türkiye’nin geleceğinin emin ellerde olduğuna dikkat çeken öğrenciler, “Bizlere güvenin. Atatürk çocukları olarak onun çizdiği çağdaş medeniyet yolunda hiç durmadan ilerleyeceğiz.” mesajını verdi.

23 Nisan kutlamaları ilk olarak Atatürk Anıtı’na İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir tarafından çelenk sunulmasıyla başladı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Kaymakamlık koordinesinde Atatürk İlkokulu tarafından hazırlanan resmi kutlama programı gerçekleştirildi.

23 Nisan kutlama programına Kaymakam Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Tomar, İlçe Jandarma Komutanı J. Bnb. Mahir Yağmur, siyasiler, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ile çok sayıda veli ve vatandaş katıldı.

Karacabey Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Atatürk Spor Salonu’nda devam eden coşkulu program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Programın açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir, tüm dünya çocuklarının bayramını kutladı. Erbir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün burada, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik yolunda attığı en büyük adımlardan birinin yıl dönümünü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşku ile kutlamak üzere bir araya geldik.

23 Nisan, sadece bir tarih değil; milletimizin kendi kaderine sahip çıktığı, iradesini hiçbir gücün üstünde görmediğini dünyaya ilan ettiği bir dönüm noktasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu tüm dünyaya ilan edilmiş, milletimizin bağımsızlık mücadelesi yeni bir safhaya ulaşmıştır. Bu yönüyle 23 Nisan; özgürlüğün, birlik ve beraberliğin, milli iradenin en güçlü sembollerinden biridir.

Bu anlamlı günün Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmesi ise ayrı bir derinlik taşımaktadır. Çünkü çocuklar; bir milletin yarını, umudu ve en büyük güvencesidir. Atatürk’ün bu emaneti, bizlere çocuklarımızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına da hazırlama sorumluluğunu yüklemektedir.

Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; çocuklarımızın milli ve manevi değerlerle donanmış, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, iletişim ve iş birliği becerileri gelişmiş, teknolojiyi etkin ve bilinçli kullanabilen bireyler olarak yetişmesini hedeflemekte ve 21. yüzyıl becerilerini kazandırmak üzere eğitim süreçlerimizde uygulanmaktadır. Bu kapsamda Karacabey’imizde de çocuklarımızın yalnızca akademik başarılarıyla değil; sanat, müzik, spor ve sosyal alanlarda da kendilerini geliştirerek çok yönlü bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz.

Kıymetli misafirler,

23 Nisan yalnızca ülkemiz çocukları için değil, tüm dünya çocukları için de bir umut ve barış çağrısıdır. Ancak ne yazık ki bugün dünyanın birçok yerinde, özellikle Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda çocuklar savaşın, yoksulluğun ve zulmün gölgesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Bizler burada bayram coşkusunu yaşarken, onların yaşadığı acıları yüreğimizde hissediyoruz. Dileğimiz; tüm dünya çocuklarının barış, güven ve sevgi dolu bir ortamda büyümesi, oyun oynayabilmesi ve hayaller kurabilmesidir.

Diğer yandan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen menfur saldırılar maarif camiamız başta olmak üzere aziz milletimizi derinden sarsmış, hepimizi yasa boğmuştur. Bu vesileyle yaralılarımıza acil şifalar diliyor, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Sevgili çocuklar,

Sizler bu milletin en kıymetli hazinesisiniz. Sizlerin iyi yetişmesi, değerlerine bağlı, çalışkan ve vicdanlı bireyler olarak büyümesi bizim en büyük hedefimizdir.

Sizlere düşen görev; çok çalışmak, öğrenmek, kendinizi geliştirmek ve bu güzel vatanı daha ileriye taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; siz değerli çocuklarımızın ve aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir’in konuşmasının ardından öğrencilerin hazırladığı birbirinden güzel ve renkli gösteriler izleyenleri adeta mest etti. Şiirlerle de süslenen gösteriler katılımcılardan tam not aldı. Etkinliklerde tüm samimiyetlerini ortaya koyan öğrenciler, Atatürk’ün izinde ilelebet yürüyeceklerinin sözünü verdi.

Program sonunda ödül töreni gerçekleştirildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri Kaymakam Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı ve Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç tarafından takdim edildi.

Continue Reading

Genel

PARK VE BAHÇELER’DEN GÖZ DOLDURAN ÇALIŞMALAR

Karacabey Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği kapsamlı projelerle ilçenin dört bir yanında adeta yeşil bir dönüşüm başlattı. Yeniköy sahilinden kent merkezindeki refüjlere, park alanlarından okul bahçelerine kadar birçok noktada yürütülen çalışmalar kapsamında on binlerce bitki toprakla buluşturuldu, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanları modern hale getirildi. Belediye bünyesinde gerçekleştirilen bitkisel üretimle hem maliyetler düşürüldü hem de çevre dostu bir yaklaşım benimsendi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Karacabey’i daha yeşil, daha estetik ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Karacabey Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği kapsamlı çalışmalarla ilçenin çehresini değiştirmeye devam etti. Parklardan sahil düzenlemelerine, çocuk oyun alanlarından bitkisel üretime kadar geniş bir yelpazede yürütülen hizmetler, hem estetik hem de sürdürülebilir bir kent hedefinin güçlü bir yansıması oldu.

Müdürlük, yıl boyunca parklar, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ve açık yeşil alanlarda gerçekleştirdiği peyzaj düzenlemeleriyle vatandaşların daha sağlıklı ve huzurlu ortamlarda vakit geçirmesini sağladı. Çevreye duyarlı bitki üretimiyle dikkat çeken çalışmalar, aynı zamanda belediye bütçesine de katkı sundu. Özellikle Atatürk Kültür Parkı gölet çevresinde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 2 dönümlük alanda çapalama, tesviye ve aküçgül tohumu ekimi yapılarak bölge daha canlı ve estetik bir görünüme kavuşturuldu.

Yeniköy sahli yeni yüzüyle dikkat çekiyor

Yeniköy Sahil Çevre Düzenleme Projesi, 2025 yılının en dikkat çeken yatırımları arasında yer aldı. Proje kapsamında; 700 metrekare yürüyüş yolu oluşturuldu. 12 adet beton saksı yerleştirildi. 230 metreküp beton dökümü ve 150 metreküp toprak dolgu yapıldı. 49 adet palmiye ve oya ağacı dikildi. Yaklaşık 800 adet çalı ve 44 bin adet çiçek toprakla buluşturuldu. 30 metreküp ponza taşı serimi gerçekleştirildi. Sulama sistemi kuruldu. 2 adet çocuk oyun grubu hizmete alındı.

Bu çalışmalarla birlikte Yeniköy sahili, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin keyifle vakit geçirebileceği modern bir yaşam alanına dönüştü.

Kent estetiğine dokunuş

İmaret Caddesi’nde 600 metrelik refüjde gerçekleştirilen dekoratif taş uygulaması ile kentsel estetik güçlendirilirken, stadyum çevresinde ise belediye bünyesinde üretilen yaklaşık 4 bin bitkinin dikimi yapılarak bölgeye doğal bir görünüm kazandırıldı.

Kendi üretimiyle sürdürülebilir belediyecilik

Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün en önemli çalışmalarından biri de bitkisel üretim faaliyetleri oldu. 2025 yılı içerisinde toplam 26 bin 64 adet bitkinin köklendirilip saksılara dikilmesiyle, projelerde kullanılan bitkilerin büyük bir kısmı belediyenin kendi üretiminden karşılandı. Bu yaklaşım, hem maliyetleri düşürdü hem de çevre dostu bir belediyecilik anlayışını güçlendirdi.

Çocuklar için daha güvenli parklar

İlçe genelindeki çocuk oyun alanlarında bakım ve onarım çalışmaları titizlikle yürütüldü. Oyun grupları, zeminler ve park donatıları düzenli olarak kontrol edilerek yıpranan alanlar yenilendi. Böylece çocukların güvenli ortamlarda oyun oynayabilmesi sağlandı.

Yeşil alanlarda sürekli bakım

Karacabey genelinde yeşil alanların sağlıklı ve düzenli kalması amacıyla çim biçme, bitki bakımı ve çevre temizliği çalışmaları aralıksız sürdürüldü. Yapılan düzenli bakım çalışmalarıyla ilçenin doğal dokusu korunarak daha estetik bir görünüm elde edildi.

Kamu kurumlarına destek

Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik destek çalışmalarını da sürdürdü. Bu kapsamda; Dağkadı İlk ve Ortaokulu’nda oyun alanı düzenlemesi yapıldı. Cahide Kırlağaç oyun grubunda boyama ve çevre düzenlemesi gerçekleştirildi. İlçe Sağlık Müdürlüğü bahçesinde çevre düzenleme çalışmaları tamamlandı.

Başkan Karabatı: “Daha yeşil bir Karacabey için çalışıyoruz”

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek, “İlçemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz yeşil alan düzenlemeleriyle vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre sunmayı hedefliyoruz. Kendi bitkimizi üretmemiz hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım. Karacabey’i daha yeşil, daha estetik ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

2025 yılı boyunca ortaya konulan bu kapsamlı çalışmalar, Karacabey’in geleceğine yapılan güçlü bir yatırım olarak öne çıkarken, ilçenin yaşam kalitesini artırma hedefinde önemli bir kilometre taşı oldu.

Continue Reading

Genel

İKİ İSİM PARTİLERİNDEN AYRILDI

Karacabey siyasetinde son günlerde dikkat çeken gelişmeler yaşanırken, İYİ Parti cephesinde beklenen istifa süreci kesinleşti. Daha önce kamuoyuna yansıyan ve belediye meclisinde “iki istifa” iddiası olarak konuşulan süreç, geçtiğimiz hafta netlik kazandı.

İYİ Parti bünyesinde Karacabey Belediye Meclisi’nde görev yapan Selçuk Çakır ve Gizem Arda’nın, 18 Mart 2026 Çarşamba günü e-Devlet üzerinden partilerinden istifa ettikleri öğrenildi.

Dikkat çeken en önemli detay ise, iki meclis üyesinin istifa işlemlerini e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirmelerine rağmen parti teşkilatına yazılı ve gerekçeli resmi bir istifa dilekçesi sunmamış olmaları oldu. Bu durum, kulislerde farklı yorumlara neden olurken, sürecin işleyişi açısından da soru işaretleri doğurdu.

Öte yandan, istifa eden iki meclis üyesinin herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındıkları ve konuyla ilgili sorulara yanıt vermek istemedikleri kaydedildi.

Hatırlanacağı üzere, İYİ Parti içinde son dönemde yaşanan gelişmeler ve istifa iddiaları, Karacabey kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyordu.

Son istifalarla birlikte söz konusu iddialar da somut bir boyut kazanmış oldu.

Karacabey kamuoyu ise şimdi, istifa eden meclis üyelerinin bundan sonraki süreçte nasıl bir tutum sergileyeceğini yakından takip ediyor.

Continue Reading

Trending