Connect with us

Sağlık

CİLDİNİZDEKİ DEĞİŞİMLERİ HAFİFE ALMAYIN!

Dünyada en sık görülen kanser türleri arasında ilk sıralarda yer alan deri kanseri, küresel ölçekte ve ülkemizde halk sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Özellikle güneş ışınlarının etkisini iyice artırdığı yaz mevsiminde, cilt sağlığının korunması için önemli uyarılarda bulunan Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Ceren Gül, deri kanserinde tedavi başarısının erken teşhis ile büyük ölçüde arttığını vurguladı.

Deri kanserinin her bireyde görülebileceğini ancak bazı kişilerin genetik ve çevresel faktörler nedeniyle daha yüksek risk taşıdığını belirten Uzm. Dr. Gül, “Özellikle açık tenli, renkli gözlü bireylerde, vücudunda 50’den fazla beni bulunan kişilerde, uzun süre güneşe maruz kalanlarda, sık güneş yanığı öyküsü olanlarda ve ailesinde deri kanseri hikayesi bulunan bireylerde risk daha yüksektir.” dedi.

Bu belirtilere dikkat!

Deri kanserinin erken evrede yakalanabilmesi için düzenli cilt kontrolünün hayati önem taşıdığının altını çizen Uzm. Dr. Gül, “Cildimizde oluşan yeni benler, mevcut benlerde büyüme, şekil ve renk değişikliği, düzensiz kenar oluşumu, iyileşmeyen yaralar ve uzun süre geçmeyen kırmızı lekeler mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulması büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.

Düzenli kontrol yaptırın

Sağlık Bakanlığı’nın toplum sağlığını korumak amacıyla güneşten korunma, erken tanı ve düzenli deri muayenesinin önemine dikkat çektiğini dile getiren Uzm. Dr. Gül, İl Sağlık Müdürlüğü aracılığı ile belirli dönemlerde ücretsiz deri taramaları, farkındalık çalışmaları düzenlenerek vatandaşların erken tanı imkanlarından faydalanmasının desteklendiğini ifade etti.

Güneş koruyucu kullanın

Deri kanseriyle mücadelenin bireysel önlemlerle ve doğru koruma yöntemleriyle başladığını hatırlatan Dr. Ceren Gül, vatandaşlara şu şekilde önerilerde bulundu:

“Deri kanseriyle mücadele etmek bizim elimizde. Yaz, kış güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde uzun süre dışarıda kalmaktan kaçının. Solaryum kullanımından uzak durun. Ayda bir kez kendi kendinize deri muayenesi yapmayı, yılda en his bir kez dermatoloji uzmanına başvurarak cilt kontrolünden geçmeyi unutmayın. Unutmayalım, erken tanı hayat kurtarır.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Sağlık

“HER GEBEYE BİR EBE” PROJESİ MEYVELERİNİ VERİYOR

Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, anne ve bebek sağlığını korumaya yönelik yürütülen koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. İl genelinde yürütülen saha çalışmalarının meyvelerini verdiğini belirten Uzm. Dr. Çetin, Orhaneli’de bir ebenin dikkati sayesinde olası bir sağlık sorununun önüne geçildiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığının temel hedeflerinden birinin; gebelik dönemi ve doğum sürecinde anne-bebek sağlığı açısından daha verimli, etkin ve güvenli sağlık hizmeti sunulması olduğunu hatırlatan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Bakanlığımızın “Normal Doğum Eylem Planı” doğrultusunda ilimiz genelinde anne ve bebek sağlığını en üst seviyede korumayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda ilimizde başarı ile sürdürdüğümüz ‘Her Gebeye Bir Ebe’ projesi ile gebeliğinin son üç ayında olan tüm gebelerimizi yakın takibe alıyoruz. Bunun yanı sıra ‘Yüksek Riskli Gebelik Takibi’ uygulaması ile de risk faktörü saptanmış gebe ve lohusalarımızı birebir ve düzenli olarak izliyoruz. Bu nitelikli çalışmalarla koruyucu sağlık hizmetlerini her yuvaya ulaştırırken, normal doğumun önemini de gebelerimize tek tek anlatıyoruz. Temel amacımız, mevcut risk durumlarına en uygun yaklaşımla müdahale ederek gebelerimizin evlatlarına sağlıklı bir şekilde kavuşmalarını sağlamaktır.”

Kritik müdahalede bulunan ebeye teşekkür belgesi verildi

Projelerin sahada ne denli hayati bir rol oynadığını gösteren somut bir başarı örneğinin Orhaneli ilçesinde yaşandığını belirten Uzm. Dr. Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Orhaneli Toplum Sağlığı Merkezimizde görev yapan Ebemiz Gurbet Mistik, düzenli olarak takibini sürdürdüğü bir anne adayımızın yaşadığı sağlık sorunlarını henüz çok erken bir dönemde titizlikle tespit etmiştir. Ebemizin profesyonel dikkati ve hızlı refleksi sayesinde gebemizin vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluna ulaşması sağlanmıştır.

Yapılan bu zamanında müdahale ile anne ve bebeğinin göreceği olası büyük sorunların önüne geçilmiş ve bebeğin sağlıklı olarak doğmasına çok büyük bir katkı sunulmuştur. Gece gündüz demeden sahada insanımızın sağlığı için ter döken, bu projeleri sahiplenerek anne ve bebeklerimizin hayatına dokunan Ebemiz Gurbet Mistik başta olmak üzere, tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bursa genelinde hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamak adına koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek sürdürmeye kararlıyız.”

Continue Reading

Sağlık

YAZ AYLARINDA SIVI TÜKETİMİNE ÖZEN GÖSTERİN!

Yüksek sıcaklıklarda sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, yaz aylarında ani ölümlerin sebepleri ve risk altında olan bireylerin dikkat etmesi gerekenler hakkına açıklamalarda bulundu.

Özellikle 40 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklarla beraber, vücut ısısını 36-37 derece arası fizyolojik değerlerde tutmak için bazı mekanizmaların devreye girdiğini dile getiren Prof. Dr. Ağca, “Temel olarak iki yolla biz aslında vücut ısımızı dengede tutmaya çalışıyoruz. Bunlardan biri terleme ile yani cilt yoluyla. İkincisi de solunum sıklığını arttırarak akciğerden sıvıyı buharlaştırarak vücut ısımızı düşürmeye çalışıyoruz. Tabi bu durum kalbimizin iş yükünü arttırıyor, kalp hızımızı arttırıyor, tansiyon değerlerimizde yükselmelere yol açabiliyor.” Dedi

Bazı durumlarda ise aşırı sıvı kaybına bağlı olarak tansiyon düşmesinin görüldüğünü vurgulayan Ağca, “Dehidratasyon dediğimiz bu sıvı kaybı nedeniyle oluşan tansiyon düşmeleri, bazen aşırı seviyelere ulaşırsa kan pıhtılaşması, kan damarlarında kanın koyulaşması ve yine kalbin iş yükünün artmasına bağlı olarak kalp krizleri ve ani ölümlere kadar süreci götürebiliyor.” şeklinde konuştu.

Güneş altında uzun süre kalmayın

Özellikle 65 yaş üstü bireylerle birlikte hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalığı, beyin-damar hastalığı, kalp yetmezliği, kronik akciğer hastalığı veya böbrek yetmezliği olan hastaların da risk altında olduğunu belirten Ağca, güneş ışınlarının dik geldiği öğle vakitlerinde yarım saatten fazla güneş altında kalınmaması gerektiğinin altını çizdi. Ağca, “Sıvı alımını arttırmaları gerekiyor ki sıcaklığın bu zararlı etkilerinden korunabilsinler. Yaz aylarında günlük olarak 2.5-3 litreye kadar sıvı alımımızı, sıvı tüketimimizi arttırmamız gerekiyor. Dolayısıyla bir şapka kullanmak, şemsiye kullanmak, sıvı alımımızı arttırmak, üzerimize beyaz, ince pamuklu kıyafetler giyinmek bizim için koruyucu tedbirler olarak uygulanması gereken dikkat etmemiz gereken faktörler arasında.” diye konuştu.

Ağca, kalp yetmezliği ile tansiyon hastalarının kullandıkları idrar söktürücü ilaçlar nedeniyle dehidrasyon durumuna daha elverişli olmalarına dikkat çekerek, “Bu hastalarımızın yaz aylarında hekimleriyle görüşerek idrar söktürücü ilaçlarının doz azaltımının yapılması ve yine sıvı alımlarını arttırmaları çok büyük önem arz ediyor.” ifadelerini kullandı.

Bu önerilere dikkat edin

Güneşin etkilerinden korunmak için yapılması gerekenleri sıralayan Ağca, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Doğrudan tedbir olarak doğrudan güneşin altında kalmayalım. İlla kalmamız gerekiyorsa yarım saatten uzun süre kalmayalım. Vücut sıcaklığımız arttıysa, vücudumuzda kızarıklık, ısı artışı, baş ağrısı, bulantı, halsizlik, tansiyon düşmesi gibi belirtiler hissediyorsak, hemen serin bir alana, klimalı bir ortama geçmeliyiz veya bir şemsiye kullanmamız, gölgeliğin altına geçmemiz, hemen sıvı alımını arttırmamız, gerekirse uzanıp ayağımızı yükseltmemiz, üzerimizdeki kıyafetleri biraz inceltmemiz tedbir olarak önemli. Bunlarla rahatlamadıysak özellikle konuşma bozukluğu, bilinç bozukluğu, göğüs ağrısı, ciddi nefes darlığı, bir yerimizde vücudumuzun herhangi bir yerinde güçsüzlük gibi belirtiler ortaya çıktıysa mutlaka 112 aracılığıyla acil servislere başvurmamız önem arz ediyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan uyarılar da yakından takip edilmeli”

Continue Reading

Sağlık

BURSA’DA DİJİTAL SAĞLIK DEVRİMİ

Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde erişmesi amacıyla başlatılan e-Doğum uygulaması hakkında güncel verileri paylaştı. Bursa’daki kamu hastanelerinde başarıyla yürütülen e-doğum sistemi sayesinde, doğum yapan ailelerin nüfus müdürlüklerine gitme zorunluluğunun ortadan kalktığını vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, uygulamanın vatandaşlar tarafından artarak kullanılmaya devam ettiğini söyledi.

Uygulamanın sahadaki kusursuz işleyişinde arka planda ciddi bir koordinasyon olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çetin, “Sağlık Bakanlığımızın dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiğimiz bu değerli hizmetin, Bursa genelinde bu denli benimsenmesi ve sorunsuz ilerlemesi tesadüf değildir. Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığımızın koordinasyonu, süreci anlık takipleri ve hastanelerimizdeki özverili çabaları sayesinde sistemimiz güzel bir şekilde işlemektedir. Doğumun gerçekleştiği andan itibaren sağlık personelimiz bilgileri hızla sisteme giriyor ve ebeveynlerin onayıyla tescil işlemleri elektronik ortamda tamamlanıyor. Bu başarıda emeği geçen tüm yöneticilerimize ve sahada ter döken sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.”

Haziran ayında rekor başarı

Bursa halkının hizmeti tanıdıkça daha çok benimsediğini ifade eden Uzm. Dr. Çetin, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“2026 yılında;  e-Doğum kapsamında nüfus tesciline uygun olan doğum raporlarının yüzde 58,55’inin tescil işlemleri, ailelerimiz daha hastaneden ayrılmadan tamamlandı ve bebeklerimizin kimlik kartları doğrudan adreslerine gönderildi. Daha da sevindirici olanı, bu kullanım oranının her geçen ay katlanarak artmasıdır. Aylık hesaplamalarda Şubat ayına özel yüzde 51,56 olan e-Doğum kullanım oranımız, Mart ayında yüzde 64,21’e, Nisan ayında yüzde 66,81’e ve nihayet Haziran ayında yüzde 77,17 seviyesine yükselmiştir. Vatandaşlarımız bu kolaylığı gördükçe sistemimizi daha çok tercih ediyor.”

“Hastaneye gelmeden önce bebeğinizin ismini netleştirin”

Hizmetten yararlanma şartlarına da değinen Uzm. Dr. Çetin, ailelere önemli bir hatırlatmada bulundu: “Bu kolaylıktan faydalanabilmek için anne-babanın T.C. vatandaşı ve evli olması, doğumu takip eden ilk 5 iş günü içinde başvurulması ve MERNİS adreslerinin güncel olması gerekiyor. Ancak en kritik nokta isim. Ailelerimizin hastaneye gelmeden önce bebeğin ismi konusunda net karar vermiş olmaları, işlemlerin kesintisiz ve hızlıca onaylanmasını sağlayan en önemli anahtardır.”

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak dijital sağlık uygulamalarını yaygınlaştırma kararlılığında olduklarını belirten Uzm. Dr. Çetin, mesajını şu duygusal sözlerle tamamladı:

“Her yıl binlerce bebeğin dünyaya gözlerini açtığı hastanelerimizde, ailelerimizin o eşsiz mutluluğuna ortak olmak bizler için gurur vesilesi. Vatandaş odaklı kamu hizmeti anlayışımızın en güzel örneklerinden biri olan e-Doğum ile dijital devlet vizyonunu Bursa’da en üst seviyeye taşımaya devam edeceğiz. Dünyaya gözlerini açan tüm yavrularımıza sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir gelecek diliyorum.

Continue Reading

Trending