Yaşam
MİRAÇ OLAYI
Mustafa Arı
Hz. Peygamber’in geceleyin Mescidi-i Haramdan Mescidi-i Aksa ’ya oradan da yüce Allah’ın huzuruna yükselmesine miraç olayı denir. Bu olay sırlarla dolu kutsal bir yolculuktur. Miraç olayı Peygamber rüyada değil, bizzat uyanıkken, bedenen olmuştur. Bu olaya, İsrâ ve Miraç olayı denir. İsrâ; gece yürüyüşü demektir. Miraç ise yükselmek demektir.
Ayet-i Kerime bu kutsal yolculuğu şöyle ifade eder:“Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gönderelim diye (Muhammed) kulunu Mescidi Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa‘ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir. O gerçekten işiten, görendir. (İsra süresi:1) Allah Resulüne bazı sırların gösterilmesi, ahiret âleminin ve bazı insanların gelecekteki durumlarının bildirilmesi için, İsra ve Miraç olayı gerçekleşmiştir.
Miraç, Hz. Peygamberin amcası Ebu Talibin ve hanımı Hz. Hatice’nin vefatı ve Hz. Peygamberin sıkıntıları ve müşriklerin ağır baskıları altında olduğu bir dönemde gerçekleşmiştir.Bu yolculuk, Peygamber’in en önemli mucizelerinden biridir. Miraç olayı Kuran ayetleri ve Hz. Peygamberin ifadeleriyle sabittir. Miraç olayından şüphe eden veya inkâr eden küfre girer.
Peygamberin miraca çıkması, Allah göklerdedir anlamına gelmez. Allah, yerde, gökte değil, her yerde hazır ve nazırdır. Allah miraçta peygamberini yüceltmiştir.
Miraçta peygamberimize gizli âlemler, gizli haller ve cennet cehennem gösterilmiştir.
Süleyman Çelebi de mevlidinde peygamberimizin miraçta Allah’ı gördüğünü:“Aşikâre gördü Rabbül izzeti ahirette öyle görür ümmeti” mısraları ile cennette müminlerin Allah’ı göreceğini ifade etmiştir.
Peygamberimize: Allah’ı gördün mü? Denilmiş: “O, bir nurdur, nasıl göreyim” demiştir. Peygamberin Allah’ı baş gözü ile değil, kalp gözü ile gördüğünde ittifak vardır.
Miraç hediyeleri: Elli vakit sevaba denk 5 vakit namaz. Allah’a hiçbir şekilde hiçbir şeyle eş koşmayanlara cennet. Bakara suresinin son iki ayeti.
Ayrıca İsrâ Süresinin 22 ve 37. ayetleri vahye dildi. Bu ayetlerde şu emir ve yasaklar vardı:
Allah ile beraber başka bir tanrı edinme. Rabbinden başkasına kulluk etme.
Ana babana iyi muamele et. Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver.
İsraf edip saçıp savurma. Elini boynuna bağlayıp cimri de olma.
Evlatlarınızı fakirlik korkusuyla öldürmeyin. Zinaya yaklaşmayın. O bir hayâsızlık ve kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın. Yetimin malını yemeyin.Ölçtüğünüz zaman doğru ölçün. Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin ardına düşme. Kibir ve azametle yürüme.
Bu gece tövbe istiğfarı bol yapmalıyız. Bu gecenin hürmetine af olacağımızı umarak Rabbimize yalvarmalıyız.Bu gece Allah’ımızı bolca anmalı, tespih çekmeli ve Rabbimizi zikretmeliyiz. Biz O’nu anarsak O da bizi anar.
Duaya çok ihtiyacımız var. Kendimiz için evlatlarımız için Müslüman kardeşlerimiz için hatta insanlık için bol bol dua etmeliyiz.
Bu gece okuyabildiğimiz kadar Kuran okumalıyız. Yasin, Fetih, Mülk gibi sürelerini okuyalım.Allah Resulüne bol bol salavat getirmeli, selâm göndermeliyiz.Bu gece tebrikleşmeliyiz. Yakınlarımızı ve büyüklerimizi aramalıyız.
Miraç olayı bütün İslam ve insanlık âlemine hayırlara vesile olsun inşallah.
Yaşam
KARACABEY ZABITASI’NDAN RAMAZAN AYI ÖNCESİ SIKI DENETİM
Karacabey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde ilçedeki fırın, pastane ve unlu mamul üretimi yapan işletmelere yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Hijyen koşullarından gramaj ve fiyat etiketi kontrollerine kadar birçok başlıkta titiz incelemeler yapılırken, kurallara uymayan işletmelere gerekli uyarı ve cezai işlemler uygulanıyor. Denetimlerin Ramazan Bayramı’na kadar aralıksız süreceğini belirten Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Halkımızın sağlığını her şeyin üzerinde tutuyor, hemşehrilerimizin Ramazan ayında sofralarını gönül rahatlığıyla kurmaları için ekiplerimizle sahada çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.
Karacabey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla ilçede faaliyet gösteren fırın, pastane ve unlu mamul üretimi yapan işletmelere yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Vatandaşların Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı süresince güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi amacıyla gerçekleştirilen denetimlerde, hijyen koşullarından gramaj kontrollerine kadar birçok başlık titizlikle incelendi.

Denetimler, belediye bünyesindeki gıda mühendisi öncülüğünde zabıta ekiplerinin katılımıyla yürütülüyor. İşletmelerde üretim alanlarının temizliği, personelin hijyen kurallarına uyumu, kullanılan malzemelerin saklama koşulları ve son kullanma tarihleri detaylı şekilde kontrol ediliyor. Özellikle Ramazan ayında tüketimi artan pide, ekmek, tatlı ve diğer unlu mamullerin üretim süreçleri dikkatle gözden geçiriliyor.
Gramaj ve fiyat etiketi kontrolleri
Denetimlerde yalnızca hijyen şartları değil, aynı zamanda ürünlerin gramajları ve fiyat etiketleri de kontrol ediliyor. Vatandaşların eksik gramajlı ürünlerle mağdur edilmemesi için tartım işlemleri yerinde yapılırken, fiyat etiketlerinin mevzuata uygunluğu da inceleniyor. İş yeri ruhsatları kontrol edilerek faaliyetlerin yasal çerçevede sürdürülüp sürdürülmediği denetleniyor.

Kurallara uymadığı tespit edilen işletmelere öncelikle uyarıda bulunulurken, eksikliklerin giderilmesi için süre tanınıyor. Belirlenen süre içerisinde gerekli düzenlemeleri yapmayan işletmelere ise ilgili mevzuat kapsamında cezai işlem uygulanıyor.
Bayrama kadar kesintisiz sürecek
Belediye ekipleri tarafından yapılan açıklamada, şu ana kadar vatandaş sağlığını doğrudan tehdit eden ciddi bir olumsuzlukla karşılaşılmadığı bildirildi. Ancak gerekli görülen durumlarda yasal uyarıların yapıldığı ve mevzuata aykırı uygulamalara karşı cezai işlemlerin kararlılıkla uygulanacağı vurgulandı. Yetkililer, denetimlerin Ramazan Bayramı’na kadar kesintisiz şekilde devam edeceğini belirterek, vatandaşların güvenli gıdaya erişimi konusunda taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.

Karabatı: “Halkımızın sağlığı önceliğimiz”
Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, yapılan denetimlerin temel amacının halk sağlığını korumak olduğunu vurguladı. Başkan Karabatı, “Amacımız, halkımızın sağlığını korumak ve Ramazan ayında gönül rahatlığıyla sofralarını kurmalarını sağlamaktır. Bu doğrultuda ekiplerimiz gece gündüz demeden özveriyle çalışmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çeken Karabatı, bu özel dönemde sofraların daha büyük bir özenle hazırlandığını belirterek, “Ramazan ayı, sadece manevi yönüyle değil, sofralarımızın da titizlikle hazırlandığı özel bir dönemdir. Karacabey Belediyesi olarak halkımızın gıda güvenliği konusundaki hassasiyetini paylaşıyoruz. Bu nedenle denetimlerimizi artırdık. Gıda mühendisimiz ve zabıta ekiplerimizin titiz çalışmaları aralıksız sürüyor.” diye konuştu.

Karacabey Belediyesi, Ramazan ayı boyunca hem üretici hem de tüketici açısından güvenli bir alışveriş ortamı oluşturmayı hedeflerken, vatandaşların herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmaları durumunda belediyeye bildirimde bulunabileceklerini hatırlattı. Bu kapsamlı denetimlerle, Karacabey’de Ramazan sofralarının sağlık ve huzur içinde kurulması amaçlanıyor.




Yaşam
ULUSAL TATBİKAT HAZIRLIKLARI BAŞLADI
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, 26-27 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Ulusal Tatbikat öncesi hazırlık toplantısı gerçekleştirdi.
İl Ambulans Komuta Kontrol Merkezi Başhekimliğinde düzenlenen toplantıya, Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin’in yanı sıra sağlık yöneticileri ve ilgili birim sorumluları katıldı. Toplantıda tatbikatın senaryosu, görev dağılımları, saha uygulamaları, lojistik hazırlıklar ile birimler arası koordinasyon ve planlaması ayrıntılı şekilde ele alındı.
Afetlere tam hazırlık
AFAD koordinasyonunda yapılan bu yılki Ulusal Tatbikatın Bursa’nın yanı sıra İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bilecik, Tekirdağ ve Sakarya illerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirileceğini belirten İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, “Tatbikat 26 Kasım saat 11.30’da tüm sağlık tesislerinde çök-kapan-tutun uygulamasıyla başlayacak. Ardından il genelinde farklı senaryolar üzerinden saha uygulamaları yapılacak. Tatbikatla, olası bir afet durumunda sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve ekiplerin müdahale kapasitesinin arttırılmasını amaçlıyoruz.” diye konuştu.
Tatbikat günü tüm sağlık ekiplerinin görev yerlerinde hazır olacağını dile getiren Uzm. Dr. Çetin, gerçeğe en yakın senaryolarla hazırlanan bu tatbikatın, afetlere karşı hazırlıklı olmayı ve sağlık ekiplerinin organize müdahale reflekslerini ölçebilmeleri açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Yaşam
SARIBAL, “YERALTI SULARINDAKİ GERÇEKLER GİZLENİYOR”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yeraltı sularının durumuna ilişkin TBMM’ye verdiği soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelen yanıta göre, Türkiye genelinde 500 bin belgeli yeraltı suyu kuyusu bulunuyor. Ülke çapında 25 havzanın 12’sinde yeraltı suyu kütlelerinin miktar ve kalite çalışmalarının tamamlandığı belirtilirken, havzaların mevcut durumuna ilişkin açıklama yapılmadı.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, iklim krizinin Türkiye’de su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, yeraltı sularındaki tehlikeye dikkati çekti. Milletvekili Sarıbal’ın TBMM’ye verdiği soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelen yanıta göre, ülke genelinde 500 bin belgeli yeraltı suyu kuyusu bulunuyor. Bu kaynakların yüzde 66’sı sulamada, yüzde 25’i içme ve kullanmada, yüzde 9’u ise sanayide tüketiliyor. Bursa’da ise tablo daha da çarpıcı: yeraltı suyunun yüzde 50’si içme ve kullanmada, yüzde 23’ü sulamada, yüzde 27’si ise sanayide harcanıyor. Milletvekili Sarıbal, önergesinde DSİ tarafından yapılan çalışmalarda ve 1. Su Şurası Çalışmaları kapsamında hazırlanan Su Kaynaklarının Geliştirilmesi raporunu gündeme getirdi, özellikle Konya Kapalı, Meriç-Ergene, Akarçay, Büyük Menderes, Doğu Akdeniz ve Asi havzalarında su tahsislerinin “emniyetli rezervleri” aştığını, 1,6 milyon hektar arazinin yeraltı suyuyla sulandığını vurguladı. Bu durumun su seviyelerinin düşmesine ve kalitenin bozulmasına yol açtığını söyledi.
Su yönetiminde şeffaflık yok, krizin boyutu gizleniyor!
Milletvekili Sarıbal, Türkiye genelinde toplam kaç kuyu bulunduğu ve kaçak kuyuların sayısı, son 10 yıldaki yeraltı suyu seviyelerindeki değişimi, yeraltı suyunun sanayi, tarım ve içme-kullanma amaçlı tüketim oranlarını ve yeraltı su rezervlerinin korunmasına yönelik önlem ve denetimleri sordu. Yanıtta; yer altı sularına ilişkin olarak 25 havzanın 12’sinde; Gediz, Akarçay, Sakarya, Burdur, Batı Akdeniz, Yeşilırmak, Kuzey Ege, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Susurluk, Konya ve Ergene havzalarında yer altı suyu kütlelerinin miktar ve kalite durumlarının belirlenmesi çalışmalarının tamamlandığı, Marmara, Doğu Karadeniz, Batı Akdeniz, Antalya, Doğu Akdeniz ve Kızılırmak havzalarının çalışmalarının ise Nehir Havza Yönetim Planları altında yürütüldüğü belirtilirken, mevcut durumla ilgili bilgi verilmedi. Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes olmak üzere 9 havzada Sektörel Su Tahsis Planları’nın tamamlandığını belirten Bakanlık, “SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlaması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı yürütülen bu ve 4 farklı kuraklık senaryosu ile geleceğe yönelik havzadaki taleplerin, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörler ve havza bazındaki su talepleriyle uyumlu olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir” dedi.
Denetim kağıt üzerinde
Sanayi ve tarım sektörlerindeki yer altı suyu kullanımının; talep sahibinin kullanacağı yer altı suyu miktarının, “faydalı ihtiyaç” adı altında ilgili Bakanlıklardan alınan ihtiyaç belgesi dahilinde belirlendiği açıklanırken Milletvekili Sarıbal, “Kağıt üzerinde denetim var, gerçekte ise suyumuz hoyratça tüketilmeye devam ediyor. Avrupa Birliği’ne uyum denilerek hazırlanan yönetmelikler, yıllardır kağıt üzerinde kalıyor. Henüz yasalaşmayan Su Kanunu taslağına sığınıp, ‘kirlenme önlenecek, deşarjlar engellenecek’ diyorlar. On yıllardır açılan kaçak kuyulara neden göz yumuldu? Yeraltı su seviyeleri hızla düşerken, hangi önlemler alındı? 27 Aralık 2024’te yürürlüğe girdiği söylenen Su Verimliliği Yönetmeliği ile sözde orantısız su tüketimi azaltılacakmış. Yani iktidar, bugüne kadar suyun nasıl hoyratça kullanıldığını itiraf etmiş oluyor. Su tahsis sicilini yenilemekten, ölçüm sistemleri kurmaktan bahsediyorlar; oysa tarımın göbeğinde üretici hala suya ulaşamıyor, yeraltı rezervleri ise tükeniyor” ifadelerini kullandı.
Kağıt üstünde plan, sahada kuraklık
Bakanlığın, strateji belgelerini ve yönetmelikleri sıralarken asıl tabloyu görmezden geldiğini kaydeden Sarıbal, “Türkiye’de sorunlar sayılarla ve yönetmeliklerle örtülüyor. Oysa suyun tükenmesi, sadece tarımı değil, tüm yaşamı tehdit ediyor. 500 bin kuyudan çekilen suyun hesabı yapılmıyor, kaçak kuyuların adı dahi anılmıyor. Mevzuata göre, yeraltı suları ‘167 sayılı Kanun’ kapsamında korunuyor; emniyetli rezervlerin aşıldığı havzalar kapatılıyor. İktidar, ‘strateji belgesi’ diyerek günü kurtarmaya çalışıyor. Oysa sorulması gereken soru çok basit: Türkiye, suyu bu hızla tüketmeye devam ederse, yarın hangi havza, hangi göl, hangi tarla ayakta kalacak? Yasa metinleriyle süslenen yanıtların ardında, gerçekte kuruyan havzalar, çekilen göller ve tarımsal üretimde büyüyen su krizi var” ifadelerini kullandı.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login