Connect with us

Güncel

‘Denetim’siz ve ‘Faaliyet’siz bir Belediye yönetimi var!

CHP’li Tanrıverdi: “Sayın Başkan, son meclis toplantısında şahsımı seçim psikolojinden kurtulamamakla eleştirmişti. Ona şunu söylemek isterim ki; ben yaşamım boyunca demokratik hakkımı kullanarak bir kez belediye başkan adayı oldum. Herkes önce kendine bir baksın. Benim gelecek beklentim yok. Partimin bana yüklediği misyon ne ise onu yapmaya çalışıyorum. Kendisi gibi parti parti hiç gezmedim. 20 yıl boyunca da koltuk peşinde koşmadım. Hırsları olan biri değilim. Yani ben seçim psikolojine hiç girmedim. Bence Sayın Özkan’ın hala bu psikolojiden kurtulamadığını düşünüyorum.”

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Büyükşehir ve Karacabey Belediye Meclis Üyesi Murat Tanrıverdi, geçtiğimiz hafta yapılan ve gergin geçen Temmuz ayı Meclis Toplantısı’na damga vuran Karacabey Belediyesi’nin Denetim ve Faaliyet Raporları hakkında basın toplantısı düzenledi. Karacabey’in hak ettiği bir şekilde yönetilmediğini savunan Tanrıverdi, Belediye Başkanı Ali Özkan’ı da başarısız bulduklarını vurguladı.

CHP İlçe Binası’nda düzenlenen toplantıya CHP İlçe Başkanı Gönül Avil, Belediye Meclis Üyeleri Kemal Ziya Koşaner ve Mustafa Utku ile ilçe yöneticileri de katıldı.

Programın açılışında konuşan CHP İlçe Başkanı Gönül Avil, Aralık ayında göreve geldiklerinden bu yana yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Avil, “İlk olarak mahalle temsilcilerimizle bir araya gelerek işe başladık. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla etkinliklerimiz oldu. Şahin Mahallesi’ndeki su baskını sonrası Bursa Milletvekilimiz Erkan Aydın’la birlikte bölgeye giderek incelemelerde bulunduk. Ardından Mart ayıyla birlikte pandemi sürecine girdik. Bu nedenle çalışmalarımızda kısıtlamalar oldu. Bu dönemde başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere, güvenlik güçlerimiz ve eczane sahiplerimizle bir araya gelerek onların yanında olduk. Ayrıca, partimiz içinde başlattığımız kampanya ile korona döneminde kapanan işyerlerinden dolayı sıkıntıya düşen 400 aileye nakdi yardımlarda bulunduk. Yine bu dönemde çeşitli hastalık, afet veya hükümet politikalarından dolayı ürünü tarlada kalan çiftçilerimizi Bursa Milletvekilimiz Orhan Sarıbal’la birlikte ziyaret ederek, üreticilerimizin sıkıntılarını TBMM gündemine taşıdık. Bursa’daki CHP’li Mudanya ve Nilüfer Belediyelerimizin desteğiyle ilçemizde soğanı tarlada kalan bazı çiftçilerimizin toplamda 140 ton ürününü piyasa şartlarında satın alarak destek olmaya çalıştık. Bizler CHP olarak büyük bir aileyiz. Belediye’deki meclis üyelerimizle de gurur duyuyoruz. Onlarla sürekli istişare halindeyiz. İlçemizin belediye hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması adına eksik gördüklerimizi dile getiriyoruz. Tabii ilçemizin yararına olacağını düşündüğümüz konulara da destek veriyoruz.” dedi.

Avil’in ardından söz alan CHP Büyükşehir ve Karacabey Belediye Meclis Üyesi Murat Tanrıverdi, son meclis toplantısında tartışmalara neden olan Karacabey Belediyesi’nin Denetim ve Faaliyet Raporları hakkında açıklamalarda bulundu. Ali Özkan başkanlığındaki Belediye yönetiminin ilçeye hak ettiği hizmetleri veremediğini iddia eden Tanrıverdi, “2014 yılından bu yana mevcut belediye yönetiminin söz verdiği halde yapmadığı o kadar çok şey var ki! Ancak onların derdi hizmet etmek falan değil. Sadece hükümetleri gibi algı yaratıp göz boyama işlerle uğraşıyorlar.

Sayın Başkan, son meclis toplantısında şahsımı seçim psikolojinden kurtulamamakla eleştirmişti. Ona şunu söylemek isterim ki; ben yaşamım boyunca demokratik hakkımı kullanarak bir kez belediye başkan adayı oldum. Herkes önce kendine bir baksın. Benim gelecek beklentim yok. Partimin bana yüklediği misyon ne ise onu yapmaya çalışıyorum. Kendisi gibi parti parti hiç gezmedim. 20 yıl boyunca da koltuk peşinde koşmadım. Hırsları olan biri değilim. Yani ben seçim psikolojine hiç girmedim. Bence Sayın Özkan’ın hala bu psikolojiden kurtulamadığını düşünüyorum.” diye konuştu.

Tanrıverdi, Denetim ve Faaliyet Raporları ile ilgili ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Bize verilen öncelikle Karacabey Belediyesi’nin gelir ve gider rakamları üzerinden genel bir tablo ortaya koymaya uğraşalım; 2018 yılında Belediyemizin toplam gelirleri 93 milyon 469 bin lira iken; toplam giderleri 100 milyon 991 bin liradır. Yani 2018 yılı açığı 7 milyon 500 bin lira civarındadır. 2019 yılına gelindiğinde Belediyemizin toplam gelirleri 62 milyon 606 bin; toplam giderleri 90 milyon 940 bin lira olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılı açığı 28 milyon 300 bin lira civarındadır. Bir bütçenin sürekli açık vermesinin sürdürülebilir bir durum olmadığı herkesçe malumdur ve bu tür bütçeler  borçlanma veya öz sermayenin eritilmesiyle denklenebilir. Bu yüzden Belediyemiz bir an önce elinden geldiğince tasarruf tedbirlerini gündemine almalı, bir takım harcamalarında kısıtlamaya gitmelidir.

Denetim komisyon raporunda da belirtildiği üzere Belediyemizin kiraya verdiği gayrimenkullerindeki kira tahsilat oranı % 50 civarındadır ve neredeyse 5 milyon lira birikmiş alacağı vardır. Evet; coranavirüsle mücadele kapsamında zorunlu olarak işyerini kapatmış olan kiracılarımızdan, kanunlara uygunluk çerçevesinde her türlü kira muafiyetine ve bu süreler boyunca kira alınmamasına sonuna kadar destek veriyoruz. Ama unutmamalıyız ki Belediyemizin iyi niyetini suiistimal etmiş kimselere de fazla tahammül gösterilemez çünkü ortadaki herhangi bir şahsın özel mülkiyeti değil, bütün Karacabeylinin hakkı olan kamu mülkiyeti ve gelirleri söz konusudur.

Yaklaşık 1,5 ay boyunca süren incelememiz neticesinde ‘araç bakım ve onarımlarına’ ait fazla sayıda fatura ve ödeme emrine denk gelmiş olmamız, bende bu konuyla ilgili, Belediyemizin bir an önce tedbir almaya yönelik adımlar atması gerektiği kanaatini oluşturmuştur. 100 civarında aracın toplamda yıllık 1 milyon 500 bin lira bakım giderinin düşürülmesine yönelik çabalar sarf edilmelidir.

31 Mart 2019 Yerel Seçimleri öncesi Belediye Başkanı’nın reklamını yapan birtakım ısmarlama haber ve yayınların ücretlerinin “Kamu İhale Kanunu” uyarınca yapılan ihale ilanıymış gibi Basın İlan Kurumu üzerinden ödettirilmesinin uygun olmadığı kanaati oluşmuştur. Bunların Belediye Bütçesi’nden yapılmış olması uygun değildir. Toplam 9 milyon 23 bin TL’ye ihaleye çıkılan yeni katlı otopark, 17 Eylül 2018 tarihinde sözleşmesi yapılmış ve aynı gün işe başlama tarihi olarak anılan ve 14 Temmuz 2019’da bitirilmesi öngörülmüştü. Meğer 17 Eylül 2018’de yapımına başlanan otoparkın temel atma töreni 6 ay sonra 19 Mart 2019 tarihinde tam da yerel seçimden 12 gün önce bir milletvekilinizin katılımıyla yapılmıştı.

Karacabey Belediyesi’nin 2014-2019 yılları arasındaki 5 yıllık çalışma döneminin sonuna gelindiğinde birdenbire hızlı bir yatırım atağına kalkmış olduğu da inceleme fırsatı bulmuş olduğumuz evrak sayesinde ortaya çıkmıştır. 2018 yılı sonları ve 2019 yılı başlarında yapılan, inşaat, tadilat, yol, kaldırım yapılması, asfalt dökülmesi, sarf malzemesi alımları, iş makinesi kiralanması, taziye evi yapımı gibi ihalelerin hız kazandığı görülmektedir.

Bir başka önemli husus; araç sigorta işlerine yönelik olarak alınan teklifler hep aynı 3 firmadan alınmış olup, en iyi teklifi bu üçünden nedense partinizde de yönetim kurullarınızda yer alan hep aynı kişi vererek sigorta alımları gerçekleşmiştir. Yine araç lastiği ve akü alımlarında ekseriyetle 3 değişik firmadan fiyat teklifi alınmış olmasına rağmen, çoğunlukla yine partinizde her dönem aktif görevler alan bir işletme sahibi mal teminini gerçekleştirmiştir.

Belediyemiz şirketinin çalıştırdığı işçilerin giderlerini tahsil etmek üzere Belediyemize her ay kestiği faturaların eklerindeki belgelerden anlaşıldığı üzere Sayın Belediye Başkanının yakın aile eşrafından bir kaç kişinin Belediyemizde önemli görevlerde çalışıyor olması da çok şık olmamıştır.

Denetim’siz-ve-‘Faaliyet’siz-2

Gelelim Faliyet Raporu’na!

2019 yılı Faaliyet Raporu, ilgili olduğu Stratejik Planı ve Performans Planı baz alınıp, hangi çalışmanın ne aşamaya gelmiş olduğunu göstermediği için bizim de neye göre değerlendirme yapacağımız belli değildir. Gönül isterdi ki Belediyemiz Faaliyet Raporu’nda hangi projelerle yola çıktığını, hangilerinin başlanılıp ne aşamaya getirildiğini göğsünü gere gere kesin rakamlarla ortaya koysun; biz de burada yapacağımız değerlendirmelerimizi sağlam bir temele oturtalım. Ne yazık ki Belediyemiz bizi bu imkandan yoksun bırakmıştır.

Bizler de 2014-2019 yılları için hazırlanan Stratejik Plan’ın sayfalarına bir göz attık. 5 yıl önce neler vaat etmişler, 5 yılda vaat ettiklerinden neleri yapmışlar diye baktık.

Arsa ve arazi satarak bütçe ve yatırım yapmaya kalkan bir Belediye’nin mali yapısını güçlendiremediğiniz ve bu gidişle de güçlendiremeyeceği ortadadır. Mevcut Belediye gelirlerinin % 90 oranında tahsilatını yapmayı hedeflenen planda, bu hedefin tutturamadığı ortadadır.

Kentlilik bilicinin oluşturulması amacıyla Kent Konseyi’nin desteklenmesini bırakın, acaba Karacabey’de Kent Konseyi’ni gören duyan oldu mu?

Önem gördüğümüz bir diğer konu Stratejik Amaç kapsamında belirttikleri; Karacabey ve çevresindeki nitelikli tarım topraklarının korunması ve tarımsal ekonominin geliştirilmesi… Peki ama o zaman TEKNOSAB da neyin nesi oluyor? TEKNOSAB’a karşı değiliz ama arkadaş bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Hani verimli tarım arazisini koruyacaktınız? Binlerce dönüm verimli tarım arazimizi sanayi alanına çevirerek mi yapacaksınız bunu?

Bol resimli 2019 Faaliyet Raporu’nun fotoğraflarını da inceledik. Raporun 40. sayfasında yer alan imar barışı başlığı altında kaçak bir yapının öncesi ve sonrasının fotoğraflarını yayınlayarak kendi yetki alanlarında yapılan kaçağa göz yumdukları da tescil edilmiş durumdadır.

Hem Denetim hem de Faaliyet Raporları hakkında meclise sunduğumuz görüşlerimizi ayrıntılı olarak sosyal medyada da paylaştık. İsteyen vatandaşlarımıza bizzat vermeye de hazırız. Amacımız, yapacakları çalışmalara bir miktar ışık tutmaktır. Hizmet etme konusunu ve bütün Karacabey halkına verdikleri sözleri mevcut Belediye yönetimine hatırlatıyoruz. Bunların takipçisi olacağımızı bir kez daha belirtiriz.

İyi ve olumlu bulduğumuz konulara bakacak olursak; atıl kalan arsa ve ada içlerinde otopark yapma girişimlerini takdirle karşılıyoruz. İlçe halkına kazandırmaya çalıştıkları bütün park-bahçe ve çocuklarımız için oyun alanları için teşekkürlerimi sunuyorum. İlçe merkezindeki mezarlıklar konusunda ekiplerimizin özverili çalışmaları dikkatimizden kaçmıyor. Aynı özveriyi kırsal mahallelerdeki mezarlıklarımızda da görmek istiyoruz. Tarımsal ürün festivalleri istenilen düzeye gelmemiş olabilir ancak, yıllar önce başlatılan Karacabey Tarım Fuarı şu anda bütün güney Marmara’da ilçemizin yükselen değeri hali gelmiştir. İlçe içinde çöp toplama hizmetimiz gayet güzel yürümekte, ancak çöpler alındıktan sonra birazcık da konteynırların çevresine dikkat edilse çok daha iyi olacaktır. Karacabey Belediyespor’un 2. Ligde ilçemizi temsil edecek olması son derece sevindiricidir. Yaren Leylek Belgeseli’nin kazanmış olduğu uluslararası başarı ile hepimiz gurur duyduk. Longoz’u tanıtım çabalarını da dikkate değer buluyoruz, inşallah doğal yapısı bozulmadan ülke turizmine kazandırılır ve ilçemize daha da artı değer katar.

Son bir noktayı hatırlatmak istiyorum. Belediye Meclisi’ndeki gündem maddelerimiz neredeyse % 90 oranında oybirliğiyle karara bağlanmaktadır. Ayrıştığımız noktalar çok az. Bu da yaptığınız iyi şeylerde ilçemizin refahı için hep beraber çalışma gayreti içinde olduğumuzu ortaya koymaktadır.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

MATLI’DAN 23 NİSAN MESAJI

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle kutlama mesajı yayımladı.

23 Nisan 1920’nin yalnızca bir meclisin açılışı değil, millet iradesinin devlet yönetimine doğrudan yön verdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, mesajında şunları kaydetti:

“106 yıl önce ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle temelleri atılan Gazi Meclisimiz, bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirlerin kırıldığı, milli iradenin tüm dünyaya ilan edildiği en güçlü kalemizdir. 23 Nisan 1920’de yükselen o sarsılmaz irade, bugün de bizlere rehberlik etmeye, güçlü Türkiye hedefimize ışık tutmaya devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, Cumhuriyetimizi emanet ettiğimiz nesillere duyulan sonsuz güvenin bir nişanesidir. İnanıyorum ki; dünyanın ilk ve tek çocuk bayramına sahip olan bir milletin evlatları olarak çocuklarımız, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bilimde, teknolojide ve ekonomide bayrağımızı çok daha yükseklere taşıyacaktır. Onların vizyonu ve enerjisi, Türkiye’nin küresel rekabetteki en büyük gücü olacaktır.

Bizler de iş dünyasının temsilcileri olarak; çocuklarımıza sadece bayram kutlayacakları bir gün değil, hayallerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, ekonomik olarak bağımsız ve müreffeh bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak, evlatlarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için her türlü projeyi desteklemeye, onların önünü açacak adımları atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızın ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.”

Continue Reading

Güncel

TEPKİLER SANDIĞA YANSIDI 29 YIL SONRA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulgaristan, son 5 yılın 8. erken genel seçiminde tarihi bir sandık sonucuna imza attı. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Partisi, 29 yıl aradan sonra tek başına iktidar yetkisi alarak parlamentoda büyük bir zafer kazandı.

Usta gazeteci Okan Tuna, komşudaki bu siyasi depremi, HÖH (DPS) partisinin uğradığı büyük hezimeti ve bu sonuçların Bursa’daki “ticari ve siyasi saadet zinciri” üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Tuna, Radev’in başarısını AK Parti’nin 2002 zaferine benzetirken, Bulgaristan’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sinyallerini verdi.

İşte Okan Tuna’nın “Yeni Bulgaristan” dönemini ve Bursa bağlantılarını irdelediği o köşe yazısı:

“Pazar günü. İnanılmaz bir parlamento seçimine tanık olduk.

Komşu Bulgaristan’da; Son 5 yılda 8 kez yapılan erken genel seçimde, Bulgarlar, Türkler, Pomaklar ve Romanlar tarafından ülkede tarih bu kez adeta yeniden yazıldı.

Hem de yüksek bir katılımla. Dahası; Seçim sonucuna dair öngörümüz tuttu, beklediğimiz ve sizlere aktardığımız bir sonuç çıktı sandıktan.

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu seçim, ülkede hüküm süren halk protestolarıyla gelmişti. Halk; Ülkenin en büyük sorunu olan mafyaya, rüşvete, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesine, ağır vergilere ve liyakatsızlığa tepkiliydi.

İşte; Bunun için de Cumhurbaşkanı Rumen Radev çok radikal bir karar alarak Bulgaristan tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve görevinden istifa ederek aktif siyasete atıldı.

Kurduğu İlerici Bulgaristan (Progressive Bulgaria) Partisi çok kısa sürede büyük ilgi gördü.

Ülkenin eski Hava Kuvvetleri Komutanı da olan ve zamanında büyük bir halk desteğiyle iki kez Cumhurbaşkanı seçilen Radev, bu kez büyük bir oyla sandıktan Başbakan olarak çıktı.

Bulgaristan’da; Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevinden daha aktif bir makam.

Radev de; Ülkesini yeniden ayağa kaldırmak için böylesine riskli bir karar almıştı. Bunun için dünkü seçimler çok önemliydi. Bulgar Parlamentosu 240 sandalyeden oluşuyor.

Hükümet kurmak için ise 121 milletvekili gerekiyor ki yıllarca pamuk ipliğine bağlı koalisyonlarla yönetildi Bulgaristan.

Şimdi ise inanılmaz bir şey oldu.

Oyların;

Yüzde 44.7’sini alan Radev’in partisi İlerici Bulgaristan, en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak tam 135 milletvekili çıkardı.

Yani; Koalisyonsuz olarak tek başına hükümet kurma yetkisine sahip oldu.

Artık 5 yıl boyunca seçim yok Bulgaristan’da.

Bu durum Bulgaristan’da tam 29 yıl sonra gerçekleşti.

Bulgaristan’da en son 1997 yılında yapılan seçimlerde İvan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurmuştu.

Şimdi aynı başarıyı Rumen Radev elde etti.

Radev’in partisi; İlerici Bulgaristan, 31 seçim bölgesinin 30’unda birinci oldu.

Seçimde; Bir dönem Türkler’in partisi olarak bilinen ama Türk partisi olmaktan çıkan HÖH (DPS) ise ilk sonuçlara göre aldığı yüzde 6.2 ile yüzde 4’lük barajı kıl payı geçti ve büyük bir hezimete uğradı.

Açıkçası. Komşuda 29 yıl sonra gelen bu büyük seçim başarısını, 2001 yılında AK Parti’yi kurup, girdiği 2002’deki ilk seçimde tek başına iktidar olan Recep Tayyip Erdoğan’a benzettik.

Hatırlanacaktır; O 3 Kasım seçimlerinde yılların ANAP’ı, DYP’si, MHP’si, DSP’si, Saadet’i yerle bir olmuş, baraj altı kalmışlardı.

Rumen Radev de; Yeni kurduğu partiyle girdiği ilk seçimden tıpkı Tayyip Erdoğan gibi büyük bir zaferle çıkmakla kalmayıp, yılların partilerini yerle yeksan etti ve ülkesinde yeni bir dönemin kapısını da açtı.

Peki; Bir dönem hükümet kurduran, bakanlıkları olan HÖH, niye böyle bir hezimete uğradı?

Cevabı basit.

Özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türkler bile uzun zamandır sırt çevirir olmuşlardı HÖH’e.

Bir süre önce; Bulgar Parlamentosu’nda yapılan oylamada, Türkiye’deki oy sandığı kısıtlaması oylamasına HÖH Milletvekilleri de skandal bir şekilde “evet” oyu vermişlerdi.

Türkiye’de 100 küsur sandık 27’ye, Bursa’daki 45 sandık da bu kararla sadece 6’ya düşürülmüştü.

Bu da büyük bir tepkiye yol açmıştı.

Yanı sıra; Zalim Todor Jivkov dönemini hortlatan HÖH’ün Bulgar lider Peevski “Bulgaristan’da Türk yoktur, Müslüman Bulgarlar vardır” zihniyetindeydi ki bu da büyük tepkiye yol açıyordu.

Nitekim; Seçim öncesi Bursa’ya oy istemeye gelen güya bu Türk partisi HÖH’ün temsilcileri, Bal-Göç’te soğuk bir duş almışlardı.

Bal-Göç Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan bu ekibe “Sizler utanmadan buraya gelip, hangi yüzle karşımıza çıkıyorsunuz. Sizler artık bir Türk partisi değilsiniz. Size artık oy moy yok” demişti.

Seçim sonuçları; HÖH’e Türkler’den de nasıl büyük bir tepki olduğunu açıkça gösterdi.

Biraz önce söylediğimiz gibi, bir dönem hükümetler kurduran HÖH, sıradan küçük bir parti konumuna düştü Delyan Peevski yönetimiyle.

Haliyle; Artık bu durumu bir sorgulama zamanı da geldi.

Bir de. HÖH bağlantısıyla siyasi ve ticari ilişkileri olan bir nevi saadet zincirinin halkalarını da kötü günler bekliyor görünüyor.

Özellikle önümüzdeki günlerde. Bursa’da da bu zincirin halkaları var.

Şimdiden ipucu verelim, yakında bazı kararlarla birlikte bir anayasa değişikliği de gündeme gelecek ki Bulgaristan’da, geçmiş alışkanlıkların, bazı akçeli işlerin ve siyasi bağlantıların sona ereceğini aktarmış olalım.

Bursa’da da;

Bu HÖH bağlantıları ile bir takım ticari menfaatler içine girenler, bu ilişkilerle bir takım siyasi ve bürokratik yerlere gelenler, orada duracaklarını sananlar ve de nereden geldiği belli olan akçeleri dağıtanlar/kullananlar için sürenin sonuna geliniyor.

Pazar günü de sahnedeydi bu kişiler.

Şunu söyleyelim ki, komşuda eski Bulgaristan bitiyor, tıpkı yeni Türkiye gibi yeni Bulgaristan başlıyor güçlü bir Türk ve Ankara dostu lider Radev’le.”

Continue Reading

Güncel

ORFEY SAVUNMA SANAYİ A.Ş.’DE ÜST DÜZEY ATAMA

Türkiye savunma sanayisinin yükselen firmalarından Orfey Savunma Sanayi A.Ş.’de üst düzey bir atama gerçekleştirildi. Şirketin Genel Müdürlük görevine, savunma sanayi sektöründe bilgi birikimi ve tecrübesiyle tanınan Fatih Nurlu atandı.

Orfey Savunma Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Karacabeyli iş insanı Vedat Uğur ile yeni Genel Müdür Fatih Nurlu arasında gerçekleştirilen anlaşma imza töreni sonrası yapılan açıklamada, şirketin büyüme hedefleri, yerli ve milli savunma sanayi projeleri ile uluslararası pazardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların daha da hız kazanacağı ifade edildi.

Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Uğur, imza töreninde yaptığı açıklamada, “Savunma sanayi, stratejik öneme sahip bir alandır. Bu alanda güçlü kadrolarla çalışmak büyük önem taşıyor. Sayın Fatih Nurlu’nun sektör tecrübesi, vizyonu ve liderlik birikimi ile şirketimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu atamanın hem şirketimiz hem de ülkemiz savunma sanayi için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Genel Müdürlük görevine atanan Fatih Nurlu ise yaptığı değerlendirmede, Orfey Savunma Sanayi A.Ş.’nin yerli üretim, yüksek teknoloji ve ihracat odaklı büyüme vizyonuna katkı sağlamak için çalışacaklarını belirterek, “Orfey Savunma Sanayi güçlü hedefleri olan, dinamik ve milli projelere odaklanan bir firma. Bu yapının parçası olmaktan büyük onur duyuyorum. Önümüzdeki süreçte hem yurt içi hem yurt dışı projelerde önemli adımlar atmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gerçekleştirilen imza töreni, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Continue Reading

Trending