Basın İlan
YENİ BASIN YASASI KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ!
BİK Genel Müdürü Cavit Erkılınç, yeni Basın Yasası’nı gazetelerin geleceği açısından “köprüden önceki son çıkış” olarak gördüklerini; yazılı basının kurtuluşunun ancak dijital medyaya uyum sağlamasıyla mümkün olabileceğini söyledi.
Gazete Sahipleri ve Temsilcileri Bölge Toplantılarının on birincisi İstanbul, Edirne, Kırklareli, Kocaeli ve Tekirdağ illerinden gelen davetlilerin katılımıyla düzenlendi. Toplantıda konuşan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Cavit Erkılınç, daha önce sırasıyla Bursa, İzmir, Konya, Ankara, Samsun, Trabzon, Van, Diyarbakır, Malatya ve Adana’da düzenlenen bölge toplantılarına 720 gazete sahibi veya temsilcisinin katıldığını, İstanbul’la birlikte bu sayının 800’e ulaştığını bildirdi.
Türkiye genelinde an itibariyle 953 adet resmi ilan yayınlanan gazete bulunduğu dikkate alındığında toplantıların öneminin çok daha iyi anlaşılacağını ve bu durumun kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini ifade eden Erkılınç, “Şu ana kadar 11 şehrimizde bölge toplantısı düzenledik; bunların 8’ine şahsen katıldım. O toplantılarda ‘ellerime matbaa boyası bulaşmadan, kokusu üzerime sinmeden uyuyamam’ diyeni de gördüm, ‘vasiyetimdir; kefenim gazete kâğıdından olacak’ diyeni de. Bizim tek derdimiz var; mesleğine bu denli âşık, bu denli bağlı gazetecilerimizin haklarını korumak, gazetelerimizi yaşatmak” dedi.
“Mevzuatı sonuna kadar işletmeye kararlıyız
Genel Müdür Erkılınç, BİK’in “3D” olarak kısaltılan; düzenleme, destekleme ve denetleme görevi bulunduğunu belirterek, 195 sayılı Kanun’dan alınan yetki doğrultusunda her yıl tüm gazetelere yapılan mevzuat denetimleri ile Basın Ahlak Esaslarına ilişkin incelemelerin kasıtlı olarak birlikte değerlendirilerek konunun çarpıtılmasını üzülerek izlediklerini kaydetti.
Erkılınç, şunları kaydetti: “Mevzuatımız, kamu kaynakları ile gazeteleri resmi ilanlar yoluyla desteklerken, gazetelerden de bir takım kurallara uymalarını ve ödevleri yerine getirmelerini öngörüyor. Nedir bunlar; baskı adedi, fiili satış, abone sayıları, asgari kadro, içerik üretimi, dizgi-tertip, baskı kalitesi, dağıtım gibi teknik hususlar. Yetmiyor, bu şartlardan bazılarının yerine getirildiğinin elektronik ortamda beyan edilmesi isteniyor. Bu da yetmiyor, baskı, idari ve bayi denetimleri ile tüm bunlar doğrulanmaya çalışılıyor. Gazete 2 bin 400 satması gerekirken satmayı bırakın 250 adet basıyorsa, muhabir diye kadroda gösterilen kişi dolmuş hattı işletiyorsa, beş yıl önce yayınlanmış haber imzalı olarak yeni habermiş gibi sunuluyorsa, aynı içerikler tekrar tekrar farklı tarihlerde basılıyorsa, çalışanların maaş yatırılan banka kartlarına el konuluyorsa bizim buna sessiz kalmamız mümkün değildir. Tüm toplantılarda ifade ettim; gazetecilik yapmayanlarla derdimiz var. Gazete basmayalım, gazete dağıtmayalım, istihdam yapmayalım, vergi-sigorta ödemeyelim ama devlet bize ilan versin. Bunu kabul edemeyiz. Sıfır külfet, sınırsız nimet diyenlerle sorunumuz var. Bu mesleğin gerçek sahipleri, yani siz değerli gazeteciler, lütfen gazeteci geçinenleri aranızdan ayıklayın. Kurum olarak sonuna kadar mevzuatı işletmeye kararlıyız.”
“Elma ile armudu bilerek karıştırdılar”
Sıraladığı mevzuat ihlallerinin, Basın Ahlak İlkeleri ve bu ilkelere ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin aldığı pilot karara konu olayla bir ilgisinin bulunmadığının altını çizen Erkılınç, kararda açık bir şekilde BİK’in Basın Ahlak İlkelerine ilişkin inceleme yetkisinin bulunduğunun ifade edildiğini, ancak uygulamaya esas teşkil eden kanun maddesinin daha açık hale getirilmesinin istendiğini söyledi.
Genel Müdür Erkılınç, “Mesele gece ile gündüz kadar birbirinden ayrı iken Kurumumuzu zan altında bırakmayı marifet sananlar, mağduriyet algısından medet umanlar, ‘Anayasa Mahkemesi kararına rağmen ilan kesildi’ diyebiliyor, elma ile armudu karıştırıyorlar. Bunu, en hafif tabirle ‘bilgisizlik’ olarak değerlendiriyorum. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik oluşturulan bir diğer algı ise ‘bir karar alıyoruz, ardından kimseye hesap vermeden uyguluyoruz’ şeklinde. Aldığımız her idari karar, Yönetim Kurulu’na gelir, o da olmadı mahkemeye gider. Nihai ve son kararı mahkemelerimiz verir. Mahkeme karar vermeden de harekete geçmeyiz. Yanlış bir işlem yaptığımızda Genel Kurul’da hesap vermek zorunda kalırız. O nedenle kılı kırk yarmak zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yasa ile gazetelerin iki gelir kapısı olacak”
Yeni Basın Kanunu Teklifinin önümüzdeki hafta TBMM Genel Kurulu gündemine gelmesini beklediklerini anlatan Erkılınç, yasanın yürürlüğe girmesi halinde resmi ilan yayınlama hakkı bulunan gazetelerin gelir kapısının ikiye çıkacağına işaret etti. Gazetelerin fiziki nüshalarının yanında internet haber sitesinin de potansiyel resmi ilan alma mecraları olacağını kaydeden Erkılınç, şunları söyledi: “Bu yasa geçerse gazetelerin kazanılmış hakları var ve öncelik gazetelerin internet sitelerinde olacak. Gazetesi olmayan ve ilk defa sisteme dâhil olacak internet haber siteleri içinse çok daha farklı bir uygulama yapılacak. Açıkçası sadece internet haber sitesi olması da yetmeyecek; gazetelere benzer bir takım ödevleri olacak. Elindeki cep telefonu üzerinden sözde internet sitesi yönetip, gazeteciyim diye gezenin bizde karşılığı olmaz, olamaz.”
Gazetelerin kapatılacağı, kapatılmak istendiği şeklinde hazırlanan isimsiz bildiriler ve “gazeteme dokunma” sloganları ile gazeteler arasında bir korku havası estirmeye çalışanların bulunduğunu açıklayan Erkılınç, iddia edilenin aksine yasanın icra ilanları başta olmak üzere resmi ilanları güvence altına alacağını, internet sitelerini yasal zemine çekeceğini ve bu mecrada çalışanların özlük haklarına kavuşturalacağını ifade etti.
Sadece resmi ilana bağlı gazeteciliğin sürdürülebilir olmadığına ve kamudan, gazetelerin tüm giderlerini karşılaması gibi bir beklentiye girilmemesi gerektiğine değinen Erkılınç, “BİK kurulurken devlet şunu diyor: Ben gazeteleri sübvanse edeceğim, bunu da bir aracı kurum vasıtasıyla yapacağım. Resmi ilan yayınlarsın, karşılığını alırsın. Alabilmek için de belli şartları taşıman gerekir. Bugün ise yasa çıkmazsa icra ilanları elimizden tamamen gitmek üzere. Korkumuz bu gidişin başka kurumlara da örnek olması. Tebligat ilanlarında, vergi borcu tebligatlarında her yıl belirgin bir düşüş yaşanıyor. Bulduğumuz her yeni kaynak, ne gazetelerin ne de bizlerin giderlerini karşılamaya yetmiyor. İlan veren ise artık gazeteye ilan vermek istemiyor veya gönüllü değil. ‘Kendi internet sitemde yayınlarım veya hiç vermem’ diyor. Bu yasa, icra ilanlarını geri getirecek, getirmekle kalmayıp adetsel olarak en az üç katına çıkaracak. Resmi ilan kavramı yeniden hayat bulacak. Gazetelerin tecrübesi ve kazanımları ile internetin avantajları bir sinerji yaratacak. İşin özeti; yasa çıkmazsa asıl o zaman gazetelerimizi zor günler bekliyor olacak. Yeni Basın Yasası, gazetelerimiz için, buralarda görev yapan gazetecilerimizin geleceği için köprüden önceki son çıkıştır. Yoksa kuru hamaset kimsenin karnını da doyurmaz, gazetelerin ömrünü de uzatmaz. Dolayısıyla dijital dönüşüm ve dijitale uyum kaçınılmaz diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Dezenformasyonla mücadelede kararlıyız”
Her ne kadar dezenformasyonla mücadeleyi öngören maddelerin doğrudan BİK’in alanını ilgilendirmese de bir kamu kurumu olarak konuya hassasiyetle eğildiklerini belirten Erkılınç, toplum sağlığını ve huzurunu bozan, ülke güvenliğini tehlikeye atan, çocuk ve kadın istismarı başta olmak üzere aile yapısını, ahlaki değerleri temelden sarsan, kişilik haklarına saldıran her türlü bilgi kirliliği ile mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle sosyal medyanın kontrolsüz oluşunun yarattığı tahribatın herkesin malumu olduğunu ve dezenformasyonun ülke güvenliği meselesi haline geldiğini anlatan Erkılınç, “Mesleki bozulma öyle bir hal aldı ki kim gazeteci, kim değil onu bile tespit etmekte zorlanıyoruz. Edward Snowden’e dünyayı dar edenler, bize özgürlük dersi veriyor. Ülkemizi medya üzerinde sansür ve baskı uygulamakla suçlayanlar, gazetecileri tutukladığımızı iddia edenler, ‘Julian Assange’ı serbest bırakın’ diyemiyor. Ama öte yandan Mersin’de polisevine düzenlenen saldırıyı gerçekleştiren teröristi, benzer suçlamalar ve kampanyalarla serbest bıraktıranlar zerre pişmanlık duymuyor. Bu vesile ile şehidimize Allah’tan rahmet, iki yaralımıza acil şifalar diliyorum. Adalet herkese lazım ama bir o kadar da eşitlik lazım. Bize ders vermeye çalışanlar, ülkelerinde çıkarlarına ters yayın yapan gazetecilere ne kadar yaşam hakkı tanımışlar? Başka ülkelerdeki gazetecileri fonlayanların hatta devşirenlerin bize söyleyecek sözü yoktur. Dezenformasyonla mücadeleyi bu yönüyle değerlendiriyor ve destekliyoruz. Kurum olarak da bu mücadeleye destek vermekte kararlıyız. Hem devletin maddi desteğini alacaksın hem de devlete küfredeceksin, küçük düşüreceksin, bir yerlere şikâyet etmeye çalışacaksın. Dünyanın neresine giderseniz gidin kimseye anlatamazsınız.” diye konuştu.
Erkılınç’ın konuşmasının ardından gazete sahipleri ve temsilcileri görüşlerini ifade etti, gelen sorular ilgili birim müdürleri tarafından cevaplandırıldı. Toplantıda Hukuk Müşaviri Bilal Kılınç, İlan Müdürü İdris Armağan Çam, Kontrol Hizmetleri Müdürü Özden Konur, İlan Müdür Yardımcısı Ümit Mert, Kontrol Hizmetleri Müdür Yardımcısı Ökkeş Buğra Atılgan, İstanbul Şube Müdürü Ömer Faruk Çakır, Kocaeli Şube Müdürü Salih Yalçıntaş ve Tekirdağ Şube Müdürü Mehmet Akif Bircan hazır bulundu.
Basın İlan
ÇAY: “SOMUT SONUÇLAR ÜRETEN İŞ BİRLİKLERİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum olarak sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay’ın konuşmasıyla başladı.
Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını aktaran Çay, basın camiasının temsilcileriyle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti.
Genel Müdür Çay, “Her fikri, talebi ve eleştiriyi, sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda, yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.
Mesleki standartlar, çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı
Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını, doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi.
Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:
“Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda, basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz ‘Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler’ paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın katılımlarıyla gerçekleşen panel yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi; tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır.”

Akademik camianın birikimi ile basının sahadaki tecrübesini buluşturmalıyız
Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığının altını çizerek, bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi.
Genel Müdür Çay, “Özellikle İletişim Fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri sektörde karşılık buluyor
Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşümü sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.
Genel Müdür Çay, “Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki, yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri, sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor” ifadelerini kullandı.
Basın işletmeleri, yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilecek
Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çay, bu doğrultuda basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol, bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği; basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken, bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla, 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlendi. Böylelikle, basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu.”
Konuşmasında, Basın İlan Kurumu ile Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliği hakkında da bilgiler veren Çay, “Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini; basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum” dedi.
Faaliyetlerimizi, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz
“Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz” diyen Çay, attıkları her adımı, yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını ifade etti.
Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını kaydeden Genel Müdür Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz.”
Genel Müdür Çay’ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.
Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu’nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.
Basın İlan
BASIN İLAN KURUMU İLE KREDİ GARANTİ FONU ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde, basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına erişiminin kolaylaştırılması amacıyla Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Basın İlan Kurumu (BİK) ile Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF), basın işletmelerinin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla iş birliğine gitti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın da katıldığı iş birliği protokolü imza töreni, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda gerçekleştirildi.
İletişim Başkanı Duran, törende yaptığı konuşmada, Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasında imzalanan kredi işbirliği protokolünün, basın sektörü açısından finansa erişimi kolaylaştıracağını söyledi.
İletişim Başkanı Duran, protokol kapsamındaki desteklerden, resmi ilan ve reklam yayımlayan 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve internet haber sitesinin faydalanacağını, süreli yayınların finansman ihtiyacını karşılamayı amaçlayan bu protokolün, 7,5 milyar lira tutarında kefalet programını kapsadığını bildirdi.
Basın kuruluşlarının nakdi krediler için 6 ay geri ödemesiz olmak üzere 36 aya kadar, gayri nakdi krediler için ise 48 aya kadar bu imkândan yararlanabileceğini belirten Duran, “Bu finansal kolaylığın temel amacı basın özgürlüğünün güçlendirilmesi, yerel ve ulusal medyamızın sürdürülebilirliği ve gazeteciliğin nitelikli icrasıdır. Bunun finansla yakından alakalı olduğu açıktır” diye konuştu.
İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda Türkiye’de demokrasinin güçlenmesi ve basının önemli bir aktör olarak etkin rol üstlenmesi amacıyla bu kredinin basın kuruluşlarına sunulduğunu ifade etti.
Bu protokolle sağlanan kredi ve teminat imkânlarının, basın kuruluşlarının hem mevcut mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmelerine hem de orta ve uzun vadeli plan yapmalarına imkân tanıyacağını belirten Duran, “İş birliğinin basın kuruluşlarını kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapılarını yenilemelerine, insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bugünkü protokol, basınımızın uzun vadede ayakta durması ve kendisini gerçekleştirmesiyle ilgili bu yapısal finansman yaklaşımının somut bir adımıdır” ifadelerine yer verdi.
İletişim Başkanı Duran, Basın İlan Kurumunun, 1961’den bu yana basın kurumları için adeta can simidi olduğunu, özellikle yerel ve bölgesel basın kuruluşlarının varlığını sürdürebilmesinde resmi ilan ve reklamların büyük önem taşıdığını söyledi.
Basın İlan Kurumunun yalnızca bu destekle sınırlı kalmadığını aktaran Duran, bunun yanı sıra gazetecilik alanındaki eğitim faaliyetleriyle de sektöre önemli katkılar sunduğunu kaydetti.
İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İletişim ekosisteminin geliştirilmesi; daha sağlıklı ve dinamik olması açısından da çok önemli bir konu var. O da dijitalizm meselesi. Dijital iletişim düzenin imkânları ve sınamaları hakkında gazetecilerin bilgilerinin, bilinçlerinin diri tutulması, tabi ki bütün kamuoyunun bilincinin diri tutulması, biz İletişim Başkanlığı başta olmak üzere Basın İlan Kurumunun da aynı hedefleri doğrultusundadır. Bu açıdan baktığımızda iletişimde yaşanan gelişmelere paralel olarak haber sitelerindeki bu resmi ilan yayınlama hakkının tanıdığını ve bunun da basınımıza çok önemli katkıda bulunduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Böylece dijitalleşmeye bir öncülük yapılmış oldu. Tabi basınımızın desteklenmesi basının önündeki yeni sınamalarla uğraşırken devletimizden bir desteğin verilmiş olmasına ayrıca önemlidir.”
İletişim Başkanı Duran, Basın İlan Kurumu ile Kredi Garanti Fonu arasındaki kredi işbirliği protokolünün tüm basın camiasına ve basın mensuplarına hayırlı olmasını diledi.
İmza töreninde söz alan Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen, basın için son derece önemli olan bir adımı kamuoyuyla paylaşmak üzere bir araya geldiklerini ifade ederek, “İletişim Başkanımız Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın ülkemizin iletişim vizyonuna yön veren güçlü liderliği, stratejik bakış açısı ve Basın İlan Kurumu Genel Müdürümüz Abdulkadir Çay’ın sahayla bütünleşen yaklaşımıyla tematik bir programı hayata geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
Protokolün; kamu iletişiminde ortak aklın ve kurumlar arası güçlü uyumun somut bir örneği olduğunu kaydeden Özegen, “Basın, yalnızca haber aktaran bir mecra değildir. Basın kamuoyunun sesi, toplumun vicdanı ve demokrasinin en temel dayanaklarından biridir. Güçlü bir basın olmadan, güçlü bir demokrasiden söz edemeyiz” şeklinde konuştu.
İletişim biçimlerinin hızla değiştiği, dijitalleşmenin ve yapay zekâ uygulamalarının hayatın merkezine yerleştiği bir dönemi yaşadıklarını belirten Özegen, “Bu dönüşüm sürecinde basınımızın teknolojiye erişimini artırması, rekabet gücünü koruması ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yerel basınımız açısından finansmana erişim konusu hayati bir ihtiyaç hâline gelmiştir. İşte bugün hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, tam da bu ihtiyaca cevap vermektedir” açıklamasında bulundu.
Bugün ilk kez, yalnızca basın sektörüne özel bir programa kefalet sağladıklarını vurgulayan Özegen, iş birliğinin, basın sektörünün ayakta kalmasına, güçlenmesine ve geleceğe güvenle bakmasına verilen somut ve güçlü bir teminat olduğunu belirterek, kredi sürecindeki iş birliği için VakıfBank’a ve protokolün hayata geçirilmesinde katkısı olanlara teşekkür etti.
Törende, konuşmaların ardından Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay ve Kredi Garanti Fonu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Basri Kurt, protokole imza attı.
İmza törenine, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş, Başkan Vekili İlhami Giray Şahin, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün, Prof. Dr. Muharrem Özen, Yusuf Şimşek, Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen ve Kurumsal İletişim Müdür Yardımcısı Uğur Çelik de katıldı.
2026 yılı için 7,5 milyarlık kefalet limiti
BİK görev alanındaki resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip 2 binin üzerinde süreli yayını ilgilendiren ve 5 yıllık bir süreyi kapsayan protokole göre, basın işletmeleri tarafından BİK ve bankalardan talep edilecek kredilerde kefaleti KGF üstlenecek. Bu kapsamda, 2026 yılı için süreli yayınlara toplam 7,5 milyar TL kefalet limiti belirlendi.
İş birliğiyle, basın işletmelerinin KGF kefaletiyle bankalardan doğrudan nakdi kredi kullanım imkânı sunuldu. Basın işletmelerinin bankalardan kullanacağı 3,75 milyon TL’ye kadar nakdi krediye KGF tarafından 3 milyon TL’ye kadar kefalet sağlanacak. Krediler azami 6 ay geri ödemesiz, 36 ay vadeye kadar kullanılabilecek.
Teminata erişimde kolaylık
Bunun yanı sıra, BİK tarafından verilecek krediler için bankalardan alınması gereken teminat mektupları (7,5 milyon TL’ye kadar), KGF’nin kefaleti (6 milyon TL’ye kadar) sayesinde daha hızlı ve kolay şekilde temin edilebilecek. Kullanılacak kredi, 12 veya 24 eşit taksitte BİK’e geri ödenecek.
Protokol kapsamında, bir süreli yayının kullanabileceği toplam kredi limiti 11,25 milyon TL, KGF tarafından sağlanacak toplam kefalet tutarı ise 9 milyon TL olarak belirlendi.
Basının yatırım kapasitesi artıyor
Düzenleme; basının kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı engellerini azaltırken, bankaların sağlayacağı finansmanı sektör için daha erişilebilir hale getirecek.
Sağlanan kolaylıklar, basın işletmelerinin hem güncel mali sorumluluklarını sağlıklı şekilde yönetmesine hem de orta ve uzun vadeli yatırımlarını planlı bir şekilde gerçekleştirmesine imkân tanıyacak. Bunun yanı sıra kurumsal kapasitelerini güçlendirmelerine, teknolojik altyapılarını yenilemelerine, insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşmasına katkı sağlayacak.
Basın İlan
İNTERNET HABER SİTELERİ İÇİN RESMİ İLAN KILAVUZU YAYIMLANDI
İnternet haber sitelerinin resmi ilan ve reklam yayımlayabilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen “İnternet Haber Siteleri İçin Resmi İlan ve Reklam Yayımına Dair Kılavuz” yayımlandı. Kılavuzda, mevzuat kapsamında resmi ilan ve reklam yayımlama hakkının kazanılması için izlenmesi gereken süreç ayrıntılı şekilde açıklandı.
Basın Kanunu uyarınca süreli yayın statüsü kazanan internet haber sitelerinin; Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair 195 sayılı Kanun, Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği ile Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Tebliğleri doğrultusunda yerine getirmesi gereken yükümlülükler kılavuzda yer aldı. Süreç, süreli yayın statüsünün elde edilmesinden başlayarak başvuru, denetim ve hak kazanımına kadar uzanan 5 adımlık bir yol haritası ile özetlendi.
Kılavuza göre internet haber sitelerinin, Cumhuriyet Başsavcılığı’na süreli yayın beyannamesi vermesi, künye ve Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) bilgilerini oluşturması gerekiyor.
Ayrıca haber içeriklerinde tarih belirtilmesi ve erişilebilir arşiv oluşturulması zorunlu tutuluyor.
Yönetmelik kapsamında, haber sitelerinin bulundukları kategoriye göre Basın İlan Kurumu tarafından belirlenen kadro, içerik, trafik ve teknik şartları eksiksiz şekilde sağlaması şart koşuluyor.
Başvuru süreci; dilekçe, süreli yayın beyannamesi, imtiyaz sahibi ve yer sağlayıcı bilgileri ile UETS kayıtları ve tüm personele ait belgelerin hazırlanmasını kapsıyor. Hazırlanan belgelerle birlikte Basın İlan Kurumu Bölge Müdürlüğü’ne yazılı başvuru yapılması, belgelerin İLANBİS üzerinden sisteme yüklenmesi ve ilk 3 ay içinde denetim talebinde bulunulması öngörülüyor.
Başvurunun ardından, 24 aylık bekleme süresinin tamamlanması ya da iki katı kadro, içerik ve trafik şartlarının sağlanması hâlinde 6 ay sonunda yapılacak nihai denetim ile internet haber siteleri resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını elde edebilecek.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login