Connect with us

Yerel

UTKU, “BUGÜN DAYANIŞMA, YARIN UMUT; ÇANAKKALE’DEN İLHAMLA”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı basın açıklamasında, hem bayram sevincini hem de toplumda derinleşen ekonomik sıkıntıları değerlendirdi. Utku, ihtiyaç sahibi aileler, dar gelirli vatandaşlar, yaşlılar, emekliler, öğrenciler ve esnaflarla Ramazan boyunca yürüttükleri dayanışma çalışmalarına değinirken, ekonomik şartların tüm toplumu etkilediğine dikkat çekti.

Açıklamasında ayrıca 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nü de hatırlatan Utku, milletin birlik ve dayanışma ruhunun önemine vurgu yaptı.

Utku’nun açıklaması şöyle;

“Dayanışmanın ve paylaşmanın ayı olan Ramazan’ı geride bırakırken; bir yandan bayram sevincini karşılamanın huzurunu, diğer yandan toplumumuzun farklı kesimlerinde derinleşen ekonomik sıkıntıları hep birlikte hissediyoruz.

Ramazan boyunca ihtiyaç sahibi ailelerimizin, dar gelirli vatandaşlarımızın, yaşlılarımızın, emeklilerimizin, gençlerimizin ve esnafımızın yanında olmaya; sofralara, gönüllere ve hanelere misafir olmaya gayret ettik. Farklı mahallelerde çok sayıda haneye ulaştık, aynı sofranın etrafında buluştuk, temel ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunmaya çalıştık. Amacımız hiçbir zaman yapılanı sayılarla anlatmak, zor durumda olan vatandaşlarımızın fotoğrafları ile sosyal medyada şov yapmak değil aksine zorluk yaşayan insanlarımızın kendilerini yalnız hissetmemesini sağlamak, dayanışmanın hâlâ güçlü bir toplumsal değer olduğunu hissettirmektir. Çünkü biliyoruz ki bu topraklarda dayanışma, sadece zor zamanların değil, aynı zamanda kardeşliğimizin ve ortak vicdanımızın da en güçlü ifadesidir.

Ancak sahada gördüğümüz tablo şunu açıkça göstermektedir ki, geçim sıkıntısı artık toplumun çok geniş kesimlerini kuşatmış durumdadır. Emeklimiz geçinememekte, yılların emeğinin karşılığını huzur içinde yaşayamamaktadır. Esnafımız ayakta kalma mücadelesi vermekte, artan maliyetler ve daralan piyasa karşısında nefes almakta zorlanmaktadır. Öğrencilerimiz için eğitim hayatı her geçen gün daha ağır bir yük haline gelmekte, barınmadan ulaşıma, beslenmeden temel ihtiyaçlara kadar pek çok alanda ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Çiftçimiz ise üretmeye devam etmek için büyük bir mücadele vermekte, yükselen girdi maliyetleri karşısında toprağını, emeğini ve umudunu korumaya çalışmaktadır.

Bugün ekonomik şartlar öyle bir noktaya gelmiştir ki, asgari ücret alan için yetersiz, ödeyen için de ağır bir yük haline gelmiştir. Çalışan, emeğinin karşılığıyla insanca yaşam kuramamaktan şikâyetçidir; işveren ise artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve daralan piyasa nedeniyle işletmesini sürdürmekte zorlanmaktadır. Yani mesele, yalnızca bir kesimin değil; emeğiyle geçinmeye çalışanla istihdam oluşturmaya çalışanı aynı anda sıkıştıran yapısal bir ekonomik daralmadır. Bugün hem işçi hem işveren, hem üretici hem tüketici, aynı tablonun farklı yüzlerinde benzer bir çıkmazın içindedir.

Bu tablo bize şunu göstermektedir: İnsanımızın beklentisi artık günü kurtaran geçici çözümler değil; adil, kalıcı ve toplumun bütün kesimlerini rahatlatacak gerçekçi politikalardır. Emeklinin onuruyla yaşayabildiği, esnafın kepenk kapatma korkusu yaşamadığı, işverenin üretimden ve istihdamdan vazgeçmediği, öğrencinin geleceğe umutla baktığı, çiftçinin toprağını terk etmek zorunda kalmadığı bir Türkiye hepimizin ortak hedefi olmalıdır.

Bu düşüncelerle, aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyor; bayramın hanelerimize huzur, ülkemize birlik, milletimize sağlık, bereket ve kardeşlik, dünyamıza da barış getirmesini temenni ediyoruz.

Öte yandan, bayram arefesinde idrak edeceğimiz 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü, milletimizin hafızasında sadece büyük bir askeri zafer değil; aynı zamanda bir dirilişin, bir inanmışlığın, bir fedakârlığın ve bir millet olma şuurunun en güçlü sembollerinden biridir. Çanakkale, imkânsızlıklar içinde dahi vatanından, bayrağından ve hürriyetinden vazgeçmeyen bir milletin destanıdır. Çanakkale, yalnızca silahla kazanılmış bir cephe değil; imanla, cesaretle, sabırla ve büyük bir adanmışlıkla yazılmış bir millet iradesidir.

O gün cepheye koşanlar; makam, mevki, hesap ve çıkar peşinde değil, vatanın selameti ve milletin istiklali için canlarını ortaya koymuşlardır. Bu yüzden Çanakkale’yi anmak, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Çanakkale’yi anmak; birlik olmanın, zor zamanlarda omuz omuza vermenin, milletçe aynı hedef etrafında kenetlenmenin ne kadar hayati olduğunu yeniden idrak etmektir. Bizlere düşen görev, ecdadımızın canı pahasına emanet ettiği bu vatanı; daha güçlü, daha adil, daha huzurlu ve daha umutlu yarınlara taşımaktır.

Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de ve vatanın her karış toprağında bağımsızlığımız uğruna can veren bütün şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sonsuz saygılarımızı sunuyoruz. Çanakkale ruhu dün olduğu gibi bugün de milletimizin en büyük gücü, en sağlam dayanağı ve en kıymetli ortak mirasıdır.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU

Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.

Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.

Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.

Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.

Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.

Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.

Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.

Continue Reading

Yerel

GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI

Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.

Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.

Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.

Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”

Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.

Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.

Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.

Ne olmuştu?

Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Continue Reading

Yerel

ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”

Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.

Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.

İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:

“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.

18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.

Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.

Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.

Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.

Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.

Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.

“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”

Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:

Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?

Hayır!

Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.

Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.

Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.

Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.

“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”

Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.

Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.

Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.

Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.

Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.

Yetkililere çağrımız açıktır:

Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.

Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.

Varsa ihmaller araştırılsın.

Sorumlular hukuk önünde hesap versin.

Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.

Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.

Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.

Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

Gökçe için adalet istiyoruz.

Kadınlarımız için güven istiyoruz.

Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.

Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.

Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.

Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”

Continue Reading

Trending