Ekonomi
“TARIM ÖNCELİK OLMAZSA BİR ÜLKE VAR OLAMAZ”
CHP’li Vekiller, AK Parti’nin bilerek ve isteyerek çiftçiyi üretimden uzaklaştıran politikalar uyguladığını iddia etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, “Üretim istemeyen, adeta üretmeye karşı olan bir iktidarla karşı karşıyayız” derken, CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal da, “AKP iktidarı üretim yerine ithalatı tercih ettiği için ülke tarımımız ve hayvancılığımız bu durumda.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın ile Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, ‘Tarımın Sorunları ve Çözüm Önerileri’ konulu bir toplantı için Karacabey’de üreticilerle buluştu. CHP Karacabey İlçe Başkanlığı’nca düzenlenen toplantı, Ticaret Borsası Salonu’nda gerçekleştirildi. Tarım ve hayvancılığın detaylı bir şekilde ele alındığı toplantıda dikkat çeken mesajlar verildi.
CHP Bursa Milletvekilleri Erkan Aydın ve Prof. Dr. Yüksel Özkan’ın yanı sıra toplantıya İYİ Parti İlçe Başkanı Fatih Karabatı, DEVA Partisi İlçe Başkanı Şaban Önen, Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, siyasiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda üretici katıldı.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP İlçe Başkanı Gönül Avil, çiftçinin kazanması halinde ülkenin kalkınabileceğini vurguladı. Avil, “Annelerimiz, babalarımız, büyüklerimiz ve öğretmenlerimizden sonra eli öpülesi olanlar siz üreten çiftçilerimizsiniz. Sizler varsanız bizler de varız. Yaşasın kendi kendine yeten tam bağımsız Türkiye.” diye konuştu.

“Bunlar ‘Adalet ve Kalkınma’ diye geldiler ama ‘Adaletsiz ve Kalkınma İstemeyen Parti’ olduklarını gösterdiler”
AK Parti iktidarının yanlış tarım politikaları yüzünden her zaman çiftçiye bedel ödetildiğini ileri süren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, üretenin cezalandırıldığı bir yönetim anlayışıyla karşı karşıya olduklarını söyledi. Akın, “Bir zamanlar ülkemiz kendi kendine yeten bir ülkeydi. Ancak AKP ile birlikte bu durum yok oldu. Üstüne her bedeli de çiftçiye ödeten bir yönetim zihniyeti sayesinde tarım ve hayvancılığımız büyük tehlike içindedir. Tarım ve hayvancılıkta maliyetler her geçen gün artarken, üretim nasıl olacak? Dolar düştü ama fiyatlar düşmüyor. Bu çiftçiye hakarettir. Bu çiftçiye, ‘üretme’ demektir. Üretim istemeyen, adeta üretmeye karşı olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Aklımızla dalga geçiyorlar. Bir Tarım Bakanı var ki, sanki ülke tarımını bitirmek için göreve getirilmiş. Bu ülkenin en büyük sıkıntısı AKP’dir. Bu ülkenin en büyük sorunu AKP’dir. Her ülke tarım ve hayvancılığına ciddi destekler verirken, AKP iktidarı çiftçisini borç batağına sürükledi. Bunlar ‘Adalet ve Kalkınma’ diye geldiler ama ‘Adaletsiz ve Kalkınma İstemeyen Parti’ olduklarını gösterdiler. Ama onlar da çok iyi biliyor ki, ilk seçimde bu millet onları sandığa gömecek.
CHP iktidarında tarım ve hayvancılıktaki tüm sorunlar tek tek çözülecek. Her şeyden önce tarımsal desteklemeler arttırılacak. Yine tarımsal destekleme araçlarından vergi kesilmeyecek. Çiftçinin traktörü, tarlası haczedilmeyecek. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası çiftçi lehine yeniden yapılandırılacak. Çiftçi borçlarının faizleri silinecek. Planlı ve programlı bir tarım politikası uygulanacak. Herkes ne ekeceğini ve ne kazacağını bilecek. Ürünler devlet tarafından desteklenecek. Bize güvenin ve inanın. İktidara geldiğimizde göreceksiniz Türkiye her alanda kalkınan bir ülke konumuna gelecek.” ifadelerine yer verdi.

“Türk tarımını ve hayvancılığı yok etmek istiyorlar ancak izin vermeyeceğiz”
Karacabey ve bölge tarımının yakından tanıdığı, her daim sahada olan, sürekli vatandaşla ve üreticiyle bir arada bulunan CHP’nin Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TÜİK verileri doğrultusunda ülke tarımının ve hayvancılığının son 19 yılda geldiği durumu anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Ülke tarımının bilinçli politikalarla bitirilmek istendiğini iddia eden Sarıbal, özellikle 1980 sonrasındaki uygulamalarla bunun net bir şekilde görüldüğünü vurguladı. 1920’deki Atatürk Türkiyesi’nin kalkınmayı tarımdan başlattığına dikkat çeken Orhan Sarıbal, “Karnı aç olan, tenceresi kaynamayan bir insanın ülkesi de olmaz. 1980 sonrasında devlet, tarımdan yavaş yavaş çekilmeye başladı ve şirketler ortaya çıktı. Serbest piyasa düzeni adı altında Türkiye tarımını bitirecek hamleler yapıldı ve halen de devam ediyorlar. Bunları tek tek planladılar. Köyden kentte göç arttı, çiftçi üretmekten vazgeçer hale geldi. Kapitalizm demek, köylüyü topraktan uzaklaştırma politikası demektir.
Çiftçi perişansa bir ülkedeki tüm insanlar perişandır. Çiftçi kazanamazsa kimse kazanamaz. Ama maalesef ülkemiz tarımı, son 19 yılda yüzde 50 oranında değer kaybetti. Şuan Türkiye, dünyada en yüksek enflasyona sahip ilk 10 ülke arasındadır. 19 yılda 2 milyon 780 bin çiftçiden, 780 bini tarımı ve üretimi bıraktı. 2002’den bu yana bu ülkede 34 milyon dönüm arazi tarımdan çıktı, yani artık ekilmiyor. Hayvancılığın özü ottur, yemdir. 2002’de 146 milyon dönüm olan mera arazisi, son 19 yılda hep aynı kalmış. TÜİK verilerine bakar mısınız! Sanki hiç mera kaybı olmamış! Ama sadece Karacabey’de binlerce dönüm mera arazisi bu Büyükşehir Yasası nedeniyle tek tek satılmadı mı? Yüzde 91 oranında meramız verimsiz. Mera ıslah çalışmaları çok yetersiz. Tarım ve hayvancılığın tek kurtuluşu küçük çiftçilerdir.
2002 yılında çiftçinin bankalara olan toplam borcu 2.4 milyar TL’ydi. Şimdi bu borç, 780 bin çiftçinin tarımı bırakmasına rağmen 155 milyar TL’ye yükseldi. Ülke çiftçisi tam 65 kat borçlandı. Tabii bunlara Tarım Kredi, elektrik, mazot vs gibi borçlar daha eklenmedi. Yaklaşık şuan çiftçinin borcu 200 milyar TL civarındadır.
Bir kanun çıkardılar ve tarıma verilen destekler gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 1’nin altında olamaz dediler. Ancak kendi çıkardıkları kanunu bile uygulamıyorlar. Çiftçinin devletten 276 milyar TL alacağı var. Bu hükümet tamamen zengini korumak ve kurtarmak için kararlar alıyor. Çiftçiyi ve esnafı kesinlikle düşündükleri yok.
Tarımsal girdilerdeki yüksek artışlara ‘dur’ demiyorlar. Bunu bilerek ve isteyerek yapıyorlar. Çiftçinin tek derdi ürettiğinden kazanmaktır. Ama AKP iktidarı üretim yerine ithalatı tercih ettiği için ülke tarımımız ve hayvancılığımız bu durumda. Ben her şeye rağmen, bu vahşi düzende rekabet gücünü hala gösteren siz çiftçilerimize yürekten teşekkür ediyorum.
CHP iktidara geldiğinde; üretim planlaması yapılarak kaynakları en iyi şekilde kullanacağız. CHP iktidarında çiftçi çok kazanacak. Topraklarımızı koruyacağız, tarım arazileri başka alanlara kesinlikle feda edilmeyecek. Tarımsal girdiler desteklenecek. Tarım politikalarına devletçi model uygulayacağız ve her daim çiftçiyi ve üreticiyi koruyacağız. Su kaynaklarımız çok önemli. Su kaynaklarımızı heba etmeyeceğiz. Tüm meralar ıslah edilecek ve yem kaynaklarını bu topraklarda üreteceğiz. Yerel tohumlar ıslah edilecek, tohumu yabancı şirketler değil biz üreteceğiz. Büyük şirketlere çalışma devri kapanacak. Tarımda kooperatifleşme anlayışını güçlendireceğiz. Küçük çiftçi mutlaka tarımın içinde olacak ve desteklenecek. Son 19 yılda bu ülke tam 123 milyar TL ithalata para harcamış. Bu parayı kendi çiftçisine vermiş olsa ne olurdu hiç düşündünüz mü? Bizim ülkemiz kendi kendine çok rahat yetebilecek bir ülkedir. Devletin görevi de aslında budur. Bir ülkede tarım öncelikli olmazsa, o ülke var olamaz. İşte CHP iktidar olduğunda tercihini çiftçiden ve üretimden yana kullanacaktır. Onlar Türk tarımını ve hayvancılığını yok etmek istiyorlar ancak buna izin vermeyeceğiz” şeklinde sözlerini noktaladı.


Ekonomi
BURSA TİCARET BORSASI’NDAN 2025 YILINDA TARİHİ REKOR
Bursa ekonomisinin lokomotif kurumlarından Bursa Ticaret Borsası, modern borsacılık vizyonuyla 2025 yılını rekor bir büyüme ile kapattı. Tescil işlem hacmini yüzde 53 artışla 71 milyar TL seviyesine taşıdıklarını belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Bugüne kadar attığımız bütüncül adımlarla 2026 yılını projelerimizin sahada karşılık bulduğu gerçek anlamda bir ustalık dönemi olarak görüyoruz” dedi.
Bursa’nın tarımsal ticaretine yön veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), yenilikçi ticaret anlayışı ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarıyla 2025 yılını rekorla kapattı. Tescil işlem hacmine ilişkin verileri açıklayan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2024 yılında 46 milyar 531 milyon TL olan tescil işlem hacminin, 2025 sonu itibarıyla yüzde 53 artışla 70 milyar 970 milyon TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ortaya konan bu rekor büyümenin uzun vadeli, planlı ve bütüncül çalışmaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu başarı, üyelerimizin üretim azmi ile Borsamızın teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme odaklı projelerinin sahada yarattığı güçlü sinerjiyi ortaya koymaktadır” dedi.
Zeytin 22,5 Milyar TL ile zirvedeki yerini korudu
Bursa’nın sahip olduğu güçlü tarım potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özer Matlı, ürün bazlı tescil rakamlarının kentin üretim kabiliyetini net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında borsa kotasyonuna sahip ürünler arasında ilk sırayı Bursa’nın en önemli tarımsal değeri olan zeytinin aldığını kaydeden Başkan Matlı, “22 milyar 592 milyon TL’lik işlem hacmiyle zeytin, tescil kalemlerimizde lokomotif rolünü sürdürdü. Onu 11 milyar 70 milyon lira ile yaş sebze-meyve, 7 milyar 873 milyon lira ile canlı hayvan grubu takip izledi. Elde edilen tescil rakamları, Bursa’nın üretim potansiyelinin Borsamızda katma değere dönüştüğünün en açık göstergesidir” diye konuştu.
Marmara ÜPAK’ta 637 Milyon TL’yi aşan performans
Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, tarım ticaretinin dijitalleşmesinde önemli bir yol üstlenen Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda (Marmara ÜPAK) da Bursa TB üyelerinin yıl boyunca etkin bir performans sergilediğini belirtti. Marmara ÜPAK genelinde 2025 yılı boyunca 32 binin üzerinde işlem gerçekleştiğini ve yaklaşık 973 bin ton ürünün piyasada işlem gördüğünü kaydeden Başkan Matlı, “Kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK’ta, Bursa TB acente kaydındaki üyelerimiz tarafından 637 milyon 705 bin TL tutarında işlem hacmi gerçekleştirildi. Bu performansla, platforma üye borsalar arasında 8. sırada yer alarak dijital tarım ticaretindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Özellikle mısır, arpa ve buğday gibi stratejik ürünlerdeki işlem yoğunluğu, bu başarının temelini oluşturdu” dedi.
“Finansal istikrar ile büyüme ivmemiz artacak”
2025 yılı tescil işlem hacmi rakamlarının, Borsa’nın uzun vadeli vizyonunun ve stratejik yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirten Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Bugün attığımız her adımı; üretim, ticaret, mekân ve insan başlıklarını birbirinden ayırmadan, bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak 2026 yılını, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sahada karşılık bulduğu, gerçek manada bir ustalık dönemi olarak görüyoruz. Ekonomi yönetimimizin kararlı adımlarıyla enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi halinde, işlem hacmimizde yüzde 35-40 oranında yeni bir artış yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.”
Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemde de üreticinin emeğini koruyan, üyelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran ve Bursa’yı dünya tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, “Bu tarihi başarıda emeği geçen, tüm üyelerimize ve paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bursa TB’de en çok işlem gören 5 ürün
Zeytin: 22.592.058.602 TL
Yaş Sebze-Meyve: 11.070.268.114 TL
Canlı Hayvan (Büyükbaş-Küçükbaş): 7.873.997.096 TL
Et (Büyükbaş-Küçükbaş-Piliç): 6.073.453.718 TL
Mısır: 4.372.710.733 TL
Ekonomi
2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.
“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.
TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.
TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.
Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”
Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.
2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.
Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.
Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.
2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”
Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi
“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.
Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.
Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.
Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”
Market fiyatları
“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.
Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.
Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”
Üretici fiyatları
Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”
Üretici fiyat değişiminin nedenleri
“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.
Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.
Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”
Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler
“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.
Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.
Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.
Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.
Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”
Ekonomi
MATLI: “2026 YILI MAKRO PROJELER VE YATIRIM YILI OLACAK”
Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, “Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı.
Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı “2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen “yüksek faiz, düşük kur” politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı” dedi.
“Tarımda rekor daralma alarm veriyor”
Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı” diye konuştu.
“Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı”
Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik” ifadelerini kullandı.
İhracat atağında yeni rota: Asya
Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi
Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler
Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.
Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının kaderini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, “Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız” şeklinde konuştu.
“Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak”
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, “Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz”
Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, “Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız” dedi.
2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi
Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, “Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum” dedi.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login