Connect with us

Yerel

PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.S) RAMAZAN AYINA VERDİĞİ DEĞER

Ramazan ayı, sıradan bir zaman dilimi değildir. O, takvimin içindeki bir ay olmanın ötesinde, kalbin yeniden inşa edildiği, ruhun arındığı ve insanın kendisiyle yüzleştiği bir mekteptir. Bu mektebin en güzel talebesi ve en örnek rehberi ise hiç şüphesiz Hz. Peygamber’dir. Onun Ramazan’a verdiği değer, bu ayı nasıl anlamamız gerektiğini de bize öğretir.

Resûlullah (s.a.s.), Ramazan gelmeden önce ashabını bu aya hazırlardı. Şaban ayının son günlerinde şöyle buyurduğu rivayet edilir:

“Ey insanlar! Büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerinize geldi. O ayda bin aydan daha hayırlı bir gece vardır. Allah o ayda oruç tutmayı farz, gecelerini ibadetle geçirmeyi ise nafile kılmıştır.” (Tirmizî, Savm, 6)

Bu hadis bize şunu gösterir: Ramazan, bir yük değil; bir fırsattır. Hz. Peygamber, Ramazan’ı korkulacak bir açlık ayı olarak değil, rahmet ve mağfiret mevsimi olarak tanıtmıştır. Nitekim başka bir hadisinde şöyle buyurur:

“Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Savm, 5; Müslim, Sıyâm, 1)

Bu ifade, Ramazan’ın ilahî rahmetin yoğunlaştığı bir zaman dilimi olduğunu gösterir. Ancak zincire vurulan şeytanlar kadar, insanın kendi nefsiyle mücadelesi de önemlidir. Hz. Peygamber’in oruçla ilgili şu sözü, bu mücadelenin ahlâkî boyutuna işaret eder:

“Kim yalan sözü ve onunla amel etmeyi bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini ve içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.” (Buhârî, Savm, 8)

Demek ki Ramazan, sadece mideyi değil; dili, kalbi ve davranışları da terbiye etmeyi hedefler. Oruç, insanı sabra alıştırır. Resûlullah (s.a.s.) bu yönüyle Ramazan’ı bir sabır eğitimi olarak görmüştür:

“Oruç sabrın yarısıdır.” (Tirmizî, Deavât, 86)

Sabır ise, hayatın her alanında insanı güçlü kılan bir erdemdir. Açlığa sabreden insan, öfkesine de sabredebilir; nefsinin taşkın arzularına da.

Hz. Peygamber’in Ramazan’daki ibadet hayatı da dikkat çekicidir. Normal zamanlarda da ibadetine düşkün olan Efendimiz, Ramazan geldiğinde daha da gayretli olurdu. Hz. Aişe validemiz şöyle anlatır:

“Resûlullah Ramazan’da diğer aylarda göstermediği bir gayreti gösterirdi. Ramazan’ın son on gününde ise ibadeti daha da artırırdı.” (Müslim, İ‘tikâf, 7)

Bu son on günün ayrı bir önemi vardı. Çünkü o günler, Kur’an’ın indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi’ni içinde barındırır. Hz. Peygamber, bu geceyi ihya etmeye teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur:

“Kim Kadir Gecesi’ni inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Kadir, 1; Müslim, Müsâfirîn, 173)

Ramazan, aynı zamanda paylaşma ayıdır. Resûlullah (s.a.s.) zaten cömertti; fakat Ramazan’da cömertliği zirveye çıkardı. İbn Abbas’ın ifadesiyle:

“Resûlullah insanların en cömerdiydi. Ramazan’da ise esen rüzgârdan daha cömert olurdu.” (Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, 5; Müslim, Fedâil, 50)

Bu cömertlik sadece maddî yardımla sınırlı değildi; bir tebessüm, bir dua, bir gönül alma da Ramazan’ın ruhuna dahildi.

Son olarak, Hz. Peygamber Ramazan’ın affa vesile oluşunu özellikle vurgulamıştır:

“Ramazan’a ulaşıp da günahları bağışlanmadan çıkan kimsenin burnu sürtülsün.” (Tirmizî, Deavât, 110)

Bu sert ifade, aslında büyük bir merhametin ifadesidir. Çünkü Ramazan, affedilmek için eşsiz bir fırsattır. Bu fırsatı kaçırmak, insanın kendi kendine yaptığı en büyük haksızlıktır.

Bugün bizler de Ramazan’ı sadece sofraların zenginliğiyle değil, kalplerin zenginliğiyle karşılamalıyız. Hz. Peygamber’in Ramazan’a verdiği değer, bize şu mesajı verir: Bu ay, aç kalmak için değil; arınmak içindir. Yorulmak için değil; dirilmek içindir.

Ramazan, bir ay değil; bir diriliş çağrısıdır. Onu nasıl karşılarsak, hayatımızın geri kalanı da o istikamette şekillenir.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

OKULLAR SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Siverek’te yaşanan okul saldırılarının ardından Türkiye genelinde yükselen güvenlik endişesi, Karacabey’de de somut şekilde hissedildi. Yaşanan gelişmelerin ardından hem öğretmenlerin iş bırakma eylemi hem de velilerin bireysel kararları ilçedeki eğitim-öğretim sürecini ciddi ölçüde etkiledi.

Sınıflar boş kaldı, okullarda sessizlik hakim oldu

Dün ve bugün Karacabey genelindeki birçok okulda sınıfların büyük ölçüde boş kaldığı gözlemlendi. Sabah saatlerinde okul önlerinde alışılmış yoğunluk yaşanmazken, okullara gelen öğrenci sayısında ciddi düşüş dikkat çekti. Bazı öğrencilerin sınıflarında arkadaşlarını göremeyince geri dönmek zorunda kaldıkları öğrenildi.

Bu durumun iki temel nedeni öne çıktı: öğretmenlerin sendikal eylemi ve velilerin artan güvenlik kaygısı. Türkiye genelinde sendikaların aldığı karar doğrultusunda öğretmenlerin iş bırakma eylemine katıldığı, bu eylemin Karacabey’de de yüksek oranda karşılık bulduğu belirtildi.

Karacabey’de yaklaşık 800 öğretmen iş bıraktı

Edinilen bilgilere göre Karacabey’de görev yapan yaklaşık 800 öğretmenin iş bırakma eylemine katıldığı ve bu sayının toplam öğretmen sayısının yaklaşık %90’ına denk geldiği ifade edildi. İlçedeki neredeyse tüm okullarda eyleme geniş katılım sağlanırken, birçok sınıfta ders yapılamadı.

Türkiye genelindeki bu eyleme ilişkin detaylar da Bursada Bugün tarafından yayımlanan haberde yer aldı. Haberde, öğretmenlerin iki gün süreyle iş bırakma kararı aldığı ve eylemin ülke çapında yaygın şekilde uygulandığı bilgisi paylaşıldı.

Veliler Whatsapp gruplarında organize oldu

Öte yandan velilerin de sürece aktif şekilde dahil olduğu görüldü. Dün yaşanan olayların ardından velilerin özellikle WhatsApp grupları üzerinden yoğun iletişim kurduğu, çocuklarının güvenliğini öncelik alarak ortak bir karar doğrultusunda okula göndermeme eğiliminde birleştiği öğrenildi.

Veliler, sadece fiziksel güvenliği değil, çocukların psikolojik durumunu da göz önünde bulundurduklarını ifade ederken, net ve somut güvenlik adımları atılana kadar temkinli davranmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Eğitimde aksamalar ve psikolojik etki uyarısı

Öğretmen eylemi ve düşük öğrenci katılımının birleşmesiyle eğitimde ciddi aksamalar yaşandı. Bazı okullarda yok denecek kadar az öğrenciyle ders yapılmaya çalışılırken, birçok sınıfta eğitim tamamen durma noktasına geldi.

Eğitimciler, yaşanan sürecin yalnızca akademik değil, aynı zamanda öğrencilerin psikolojisi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Velilerin talebi: Daha fazla güvenlik önlemi

Karacabey’de velilerin ortak gündemi ise okul güvenliği oldu. En çok dile getirilen talepler arasında:

Okul giriş-çıkış kontrollerinin sıkılaştırılması

Güvenlik personeli sayısının artırılması

Kamera sistemlerinin güçlendirilmesi

Psikolojik destek mekanizmalarının devreye alınması yer alıyor.

Veliler ayrıca, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına ülke genelinde kapsamlı ve sürdürülebilir bir güvenlik politikası oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

Bakanlıktan geniş kapsamlı güvenlik toplantısı ve eylem planı

Yaşanan gelişmelerin ardından İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda; İçişleri Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı’nın katılımıyla Türkiye genelinde kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya valiler, emniyet ve jandarma yetkilileri ile il milli eğitim müdürleri de katıldı.

Toplantıda özellikle:

Okul içi ve çevre güvenliği

Giriş-çıkış sistemleri

Kamera ve denetim mekanizmaları

Servis güzergâhları

Erken uyarı ve müdahale sistemleri detaylı şekilde ele alındı.

Ayrıca çocukları şiddete yönlendirebilecek unsurlar da çok boyutlu olarak değerlendirildi. Sosyal medya, dijital içerikler, sanal zorbalık ve popüler kültürün etkileri üzerinde durularak, koruyucu-önleyici çalışmaların artırılması konusunda görüş birliğine varıldı.

Toplantı sonucunda kısa, orta ve uzun vadeli çok katmanlı bir eylem planı hazırlanması kararlaştırıldı. Okul güvenliğinin daha etkin hale getirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve risk analizlerinin güncellenmesi yönünde adımlar atılacağı açıklandı.

Yetkililer, çocukların güvenliğinin devletin en temel önceliği olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun yalnızca resmi ve teyitli bilgilere itibar etmesi gerektiğini belirtti.

Karacabey’de süreç yakından takip ediliyor

Tüm bu gelişmeler ışığında Karacabey’de hem eğitim camiası hem de veliler süreci yakından izlemeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde alınacak kararların ve uygulanacak güvenlik tedbirlerinin, ilçedeki eğitim düzeninin yeniden normale dönmesinde belirleyici olması bekleniyor.

Continue Reading

Yerel

BİLGİT’İN KARACABEY KOZU KULA MI BARBAROS MU?

3 Mayıs 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek olan Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) seçimleri öncesi Karacabey cephesinde kulis kazanı kaynamaya başladı. Mevcut Başkan Fahrettin Bilgit ve adaylığını açıklayan Sadi Aydın arasındaki yarışta, yönetim listelerine girecek isimler üzerinden yürütülen kulis faaliyetleri gündemin ilk sırasına oturdu.

Bilgit’ten “Birlik” yemeği

7 Nisan 2026 akşamı Class Düğün Salonu’nda düzenlenen yemekte 8 oda başkanı ve yönetimleriyle bir araya gelen Fahrettin Bilgit, gövde gösterisi yaparak bir dönem daha “devam” dedi. uzun yıllara dayanan tecrübesini ve Esnaf Kart gibi vizyon projelerini masaya yatıran Bilgit, oda başkanlarından tam destek sözü alırken; asıl merak konusu yeni yönetim listesinde Karacabey’den hangi ismin yer alacağı oldu.

Karacabey’in temsiliyetinde “Kula” faktörü

Kulislerden sızan bilgilere göre Bilgit’in listesinde Karacabey’i temsil edecek isimler netleşmeye başladı. Üye sayılarının ağırlığı nedeniyle Demirci ve Marangoz Esnaf Odası Başkanı Altan Onuk ve Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası Başkanı Hasan Hüseyin Kula isimleri masada güçlü isimler arasında anılırken, tecrübesiyle Terziler ve Benzerleri Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şerafettin Barbaros’un bir “vefa” nişanesi olarak listeye girebileceği konuşuluyor. Kahveciler Aşçılar Köfteciler Gazozcular ve Tatlıcılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selçuk Aytaş’ın ise yoğun iş temposu nedeniyle üst yönetime mesafeli olduğu sızan bilgiler arasında. Ancak kulislerin en çok konuştuğu isim kuşkusuz Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası Başkanı Hasan Hüseyin Kula.

Sektördeki kurumsal tecrübesi ve esnafla kurduğu samimi, doğrudan diyaloglar Hasan Hüseyin Kula ismini bir adım öne çıkarıyor. Kulislerde, Kula’nın hem genç enerjisi hem de çözüm odaklı yaklaşımıyla BESOB yönetiminde Karacabey’in elini güçlendireceği ve esnafın Karacabey ile Bursa arasındaki köprüsü olacağı görüşü hakim.

Sadi Aydın cephesinde durum ne?

Muhalefet kanadında ise Sadi Aydın, Karacabey’den Nusret Orumdaş ismiyle denge kurmaya çalıştığı iddia ediliyor. Manavlar ve Pazarcılar Odası Başkanı Orumdaş’ın, Aydın’ın listesindeki en önemli kozu olarak görülüyor.

Son karar esnafın

Demirci ve Marangozlar Odası ile Berberler Odası’nın daha önceki dönemlerde temsil edilmeleri nedeniyle bu dönem “denklemin dışında” tutulabileceği söylentisi, Hasan Hüseyin Kula ve Şerafettin Barbaros isimleri üzerindeki yoğunlaşmayı öne çıkarıyor. Karacabey esnaf teşkilatı, 3 Mayıs’ta kendi içinden çıkacak bu güçlü isimlerin BESOB yönetiminde nasıl bir karşılık bulacağını merakla bekliyor.

Öte yandan 3 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek BESOB seçimlerinde Karacabey’den 56 üye oy kullanacak.

Continue Reading

Yerel

KARACABEY’İN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN POTANSİYELİ MASAYA YATIRILDI

Karacabey’in zengin tarımsal ürün çeşitliliğinin coğrafi işaretle tescillenerek ekonomik değere dönüştürülmesi için düğmeye basıldı. Karacabey Belediyesi öncülüğünde kurumlar, üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesiyle başlatılacak envanter çalışmasıyla, Karacabey’in birçok yerel ürününün marka haline getirilmesi hedefleniyor. Toplantıda konuşan Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Karacabey’in sahip olduğu tarımsal zenginliği hak ettiği değere kavuşturmak için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlı ve planlı bir şekilde çalışacağız. Bu hedefe öncülük etmeye hazırız.” dedi.

Karacabey Belediyesi Kent Konseyi Tarım Meclisi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen “Karacabey Potansiyel Coğrafi İşaretli Ürünler Bilgilendirme Toplantısı”, Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Toplantıya Karacabey Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Belediye Başkan Yardımcısı Bora Akın, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek ve ilçede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Tarım ve kırsal kalkınma alanında önemli başlıkların ele alındığı toplantıda, Karacabey’in yalnızca soğanıyla değil, sahip olduğu geniş tarımsal ve yerel ürün çeşitliliğiyle de öne çıkarılması gerektiği vurgulandı.

Program kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Müdürlüğü tarafından yapılan sunumlarda, coğrafi işaretin önemi, başvuru süreçleri ve üreticiye sağlayacağı ekonomik katkılar detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılar, coğrafi işaret tescilinin hem ürünlerin katma değerini artıracağı hem de Karacabey’in marka değerine önemli katkılar sunacağı konusunda görüş birliğine vardı.

Toplantıda özellikle Karacabey soğanının yanı sıra ilçeye özgü diğer tarımsal ve yerel ürünlerin de tespit edilerek coğrafi işaret kapsamına alınması için kapsamlı bir çalışma başlatılması kararlaştırıldı. Bu doğrultuda ilgili kurumlar, yerel üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içerisinde hareket etmesi gerektiği ifade edildi.

Karabatı: “Öncülük etmeye hazırız”

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı yaptığı değerlendirmede, Karacabey’in bereketli topraklarının yalnızca bugünün değil, geçmişten bugüne taşınan güçlü bir üretim kültürünün de temsilcisi olduğunu vurguladı. İlçenin sahip olduğu tarımsal çeşitliliğin henüz tam anlamıyla gün yüzüne çıkarılamadığını ifade eden Karabatı, bu sürecin doğru planlama ve iş birliğiyle büyük bir fırsata dönüşeceğini belirtti.

Karabatı, bu sürecin yalnızca kurumların değil, tüm paydaşların ortak hareket etmesiyle başarıya ulaşabileceğini belirterek, “Kaymakamlığımız, ilgili bakanlık birimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, üreticilerimiz ve tüm hemşehrilerimizle birlikte hareket ederek güçlü bir yol haritası oluşturacağız. Bilimsel verilerle desteklenen, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir çalışma yürüteceğiz.” dedi.

Karacabey Belediyesi olarak bu çalışmaya öncülük etmeye hazır olduklarını vurgulayan Başkan Karabatı, “Yerel değerlerimizi koruyan, üreticimizi destekleyen ve ilçemizi hak ettiği noktaya taşıyan her adımın yanında olacağız. Karacabey’in zenginliğini birlikte keşfedecek, birlikte büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı.

İlçe Kaymakamı Cemalettin Yılmaz ise, coğrafi işaretli ürünlerin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çekerek, kamu kurumları ve yerel paydaşların uyum içerisinde hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.

Toplantı sonunda, Karacabey’in coğrafi işaret potansiyelinin ortaya çıkarılması için envanter çalışması yapılması, öncelikli ürünlerin belirlenmesi ve başvuru süreçlerinin hızlandırılması yönünde ortak karar alındı.

Karacabey’de başlatılan bu girişimin, ilçenin tarımsal mirasını koruyarak geleceğe taşıması ve yerel ekonomiye yeni bir ivme kazandırması bekleniyor.

Continue Reading

Trending