Yerel
NAMAZIN DİNİMİZDEKİ ÖNEMİ VE ÇOCUKLARI NAMAZA ALIŞTIRMANIN GEREKLİLİĞİ
Namaz, İslam’ın en temel ibadetlerinden biridir. Kelime-i şehadetten sonra dinin direği olarak kabul edilir. Müminin Rabbine en yakın olduğu an namaz anıdır. Bu yüzden namaz, sadece belli hareketlerden ibaret bir ibadet değil; kul ile Allah arasında kurulan canlı ve sürekli bir bağdır.
Kur’an-ı Kerim’de namazın önemi pek çok ayette vurgulanır. “Namazı dosdoğru kılın” emri birçok yerde tekrar edilir (Bakara, 2/43). Bu tekrar, namazın sıradan bir ibadet olmadığını; dinî hayatın merkezinde yer aldığını gösterir. Bir başka ayette ise “Şüphesiz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar” (Ankebut, 29/45) buyrularak namazın ahlâkî yönüne dikkat çekilir. Demek ki namaz sadece bireysel bir görev değil, aynı zamanda insanı kötülüklerden koruyan bir kalkandır.
Peygamber Efendimiz de namazın din içindeki konumunu “Namaz dinin direğidir” (Tirmizî, Îman, 8) sözüyle ifade etmiştir. Bir bina direksiz ayakta duramayacağı gibi, namazsız bir dinî hayat da sağlam kalamaz. Yine kıyamet gününde kulun ilk hesaba çekileceği amelin namaz olduğu bildirilmiştir (Tirmizî, Salât, 188). Bu da namazın ahiretteki belirleyici rolünü gösterir.
Namaz, insanın gün içinde defalarca Rabbine yönelmesini sağlar. Sabah namazıyla güne Allah’ın adıyla başlanır; öğle ve ikindi namazlarıyla dünya meşgalesi içinde denge korunur; akşam ve yatsı ile gün muhasebesi yapılır. Böylece mümin, hayatını ilahî bir disiplin içinde yaşar. Namaz vakitleri, zaman bilinci kazandırır; abdest, temizlik alışkanlığı oluşturur; cemaatle kılınan namaz ise birlik ve kardeşlik ruhunu pekiştirir.
Bu kadar merkezi bir ibadetin çocuklara erken yaşta öğretilmesi son derece önemlidir. Peygamber Efendimiz, “Çocuklarınıza yedi yaşında namazı emredin…” (Ebû Dâvûd, Salât, 26) buyurarak ailelere açık bir sorumluluk yüklemiştir. Bu hadis, namaz eğitimine küçük yaşta başlanması gerektiğini göstermektedir. Çünkü çocukluk dönemi, alışkanlıkların en kolay kazanıldığı dönemdir.
Çocuğu namaza alıştırmak, sadece ona bir ibadet öğretmek değildir; aynı zamanda disiplin, sorumluluk ve kulluk bilinci kazandırmaktır. Düzenli namaz kılan bir çocuk, zamanını planlamayı öğrenir. Rabbine yönelmenin huzurunu tadar. Bu bilinç ilerleyen yaşlarda onu birçok yanlış davranıştan koruyabilir.
Ancak burada önemli bir denge vardır: Namaz eğitimi sevgi ve teşvik temelli olmalıdır. Sürekli azarlanan, korkutulan ya da başkalarıyla kıyaslanan bir çocuk namazdan soğuyabilir. Oysa Peygamberimizin eğitim yöntemi yumuşaklık ve merhamet üzerine kuruluydu. Çocuklara örnek olarak, onlarla birlikte namaz kılarak, güzel sözlerle teşvik ederek kalıcı bir alışkanlık kazandırmak mümkündür.
Aile ortamı bu noktada belirleyicidir. Evde namaz kılınmıyorsa çocuktan namaz hassasiyeti beklemek gerçekçi değildir. Çocuk en güçlü eğitimi gözlem yoluyla alır. Anne- babasını namaza özen gösterirken gören bir çocuk, bunu hayatın doğal bir parçası olarak benimser.
Ayrıca namazın sadece bir görev değil, bir ihtiyaç olduğu da çocuklara anlatılmalıdır. İnsan nasıl bedenini beslemek için yemeğe ihtiyaç duyuyorsa, ruhunu beslemek için de namaza ihtiyaç duyar. Namaz, kalbi arındırır, insana huzur verir, yalnız olmadığını hissettirir.
Günümüzde çocuklar yoğun bir dijital ve sosyal uyarana maruz kalmaktadır. Bu ortamda namaz, onlara iç disiplin ve ruhsal denge kazandıran güçlü bir eğitim aracıdır. Düzenli ibadet bilinci, kimlik oluşumunda sağlam bir temel oluşturur.
Sonuç olarak namaz, dinimizin merkezinde yer alan vazgeçilmez bir ibadettir. Bireyi arındırır, toplumu düzenler, ahireti inşa eder. Çocukları namaza alıştırmak ise sadece bir ibadet öğretmek değil; onları Allah bilinciyle, sorumluluk duygusuyla ve sağlam bir karakterle yetiştirmektir. Erken yaşta sevgiyle atılan bu tohumlar, ileride güçlü bir iman ve istikrarlı bir hayat olarak meyve verecektir.
Yerel
ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU
Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.
Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.
Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.
Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.
Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.
Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.
Yerel
GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI
Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.
Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.
Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.
Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”
Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.
Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.
Ne olmuştu?
Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yerel
ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.
Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.
İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:
“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.
18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.
Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.
Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.
Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.
Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.
Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.
“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”
Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:
Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?
Hayır!
Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.
Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.
Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.
Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.
“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”
Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.
Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.
Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.
Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.
Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.
Yetkililere çağrımız açıktır:
Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.
Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.
Varsa ihmaller araştırılsın.
Sorumlular hukuk önünde hesap versin.
Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.
Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.
Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.
Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Gökçe için adalet istiyoruz.
Kadınlarımız için güven istiyoruz.
Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.
Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.
Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.
Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login