Bursa Bölge
MATLI: “KANATLI SEKTÖRÜ OLARAK, GÜÇLÜYÜZ VE GÜÇLENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) tarafından, 21-24 Kasım tarihleri arasında KKTC’de Limak Deluxe Otel’de düzenlenen VI. Yumurta Zirvesi’nde konuşan Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı, hayvancılığın bitkisel üretimle çok entegre bir sektör olduğuna dikkat çekti ve “Son 20 yıla baktığımızda, Türkiye’de, hayvancılık ve yem sektörünün çok büyük gelişim gösterdiğini görüyoruz. 2000’li yılların başında, 6 milyon ton yem üretim rakamlarını konuşurken; bugün 27-28 milyon tonluk yem üretim rakamlarını konuşuyoruz. Bu rakamlarla yem üretiminde Avrupa’da 1. ülkeyiz, dünyada da üst sıralarda yer alıyoruz.” dedi.
Dünya genelinde 8 milyar insanın ortak tükettiği nadir gıda maddelerinden biri olan yumurta, en kolay ulaşılabilen, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu yüksek kalitede protein içeren, çok değerli bir besin kaynağı. Son dönem gerçekleştirilen trend analizlerine göre; dünyada toplam yumurta üretiminin 2030 yılında 102.5 milyar tonu aşması; aynı dönemde Türkiye’nin üretiminin ise 1.5 milyon tona yaklaşması bekleniyor. Türkiye, şu an dünyanın en büyük yumurta ihracatçısı ülkesinden birisi konumunda ve yılda yaklaşık 20 milyar yumurta üretimi yapan sayılı ülkeler arasında yer alıyor. Türk yumurta üreticileri, başta Arap körfez ülkeleri olmak üzere, Uzak Doğu, Avrupa, Amerika, Afrika ve bazı Asya ülkelerine, düzenli olarak ihracat gerçekleştiriyor.
Kanatlı sektörü VI. Yumurta Zirvesi’nde bir araya geldi
Ülkemizin en büyük yumurta üreticileri, dünyada stratejik bir ürün olarak değeri her geçen gün artan yumurta sektörüne dair en son yenilikleri, sektörün potansiyelini ve geleceğini konuşmak üzere, YUM-BİR’in 21-24 Kasım tarihleri arasında, KKTC’de Limak Deluxe Otel’de “Yumurtanın Dünyası” temasıyla düzenlediği VI. Yumurta Zirvesi’nde bir araya geldi. Etkinliğe YUM-BİR Başkanı İbrahim Afyon, TOBB Tarım Meclisi Başkanı M. Ülkü Karakuş, TMO Genel Müdürü Ahmet Gürdal, Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen gibi sektörü temsil eden önemli isimler katıldı. Bakan Yardımcısı Gümen Zirve kapsamında açılan Keskinoğlu standını ziyaret etti ve incelemelerde bulundu.

“Gelecek üretimimizi organize etmek için 2026 yılını bugünden planlamak zorundayız”
Keskinoğlu’nun sponsorları arasında olduğu VI. Yumurta Zirvesi kapsamında, Tarım Editörü İrfan Donat’ın moderatörlüğünde düzenlenen “Yumurta’nın Ekonomi Politiği” başlıklı panele, Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı ile Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Önder Matlı, Türkiye’de tarım alanında en temel sorunun planlama olduğunu söyledi. Planlamanın özellikle kanatlı sektöründe belki de diğer sektörlere göre çok daha önem ifade ettiğine dikkat çeken Matlı, “Yumurtacı hayvanın ömrünün 80 hafta olduğunu düşünürsek, üretici yaklaşık 2 yıl öncesinden planlama yapmak zorunda. Kasım’ın son günlerindeyiz. Gelecek üretimimizi organize etmek için, 2026 yılını bugünden planlamak zorundayız.” dedi.
“Sektör olarak büyüyerek yolumuza devam edeceğiz”
Covid salgınının yaşandığı dönemde, Avrupa’da market raflarında yumurta bile bulunamadığını hatırlatan Önder Matlı, “Enflasyon dünyanın gündemi, Türkiye’de bu sorunla karşı karşıya. Türkiye’de, üretim altyapımızın, gücümüzün sayesinde, böyle bir sorunla karşılaşmadık. Kanatlı sektörüne baktığımız zaman, ithalatımız da var ama, sofralık yumurta ve beyaz et ürünleri ile ihracat yapıyoruz. 85 milyon nüfusa sahip, turist ve göçmenlerle birlikte, 100 milyonluk nüfusu besleyen bir ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla, en önemlisi bunları katma değere çevirebilen bir üretim altyapısının, aklın, müteşebbis ruhun olması çok önemli. Bu kişiler de burada. Büyüyerek yolumuza devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

2024 yılının ilk 9 ayında ürünlerinin yüzde 20’sini 26 ülkeye ihraç etti
Matlı, kanatlı sektörünün beşeri sermayelerinin, bilgi birikimlerinin, tecrübelerinin ve ‘know-how’ların çok güçlü olduğunu, ifade eden Matlı, “Kanatlı sektörü olarak, güçlüyüz ve güçlenmeye devam edeceğiz.” dedi. Keskinoğlu 2024 yılının ilk 9 ayında, ürünlerinin yüzde 20’sini, 26 ülkeye ihraç ederek yaklaşık 1.2 milyar TL ciroya ulaştı. 2025 yılında ihracat oranını daha da artırmayı planlayan şirket, Japonya gibi Uzak Doğu pazarlarını genişletmeyi hedefliyor. Keskinoğlu markası, Balkanlar’dan Uzak Doğu’ya, Güney Amerika’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Pasifik Adaları’na kadar, dünyada bir çok ülkeye hizmet veriyor.
Keskinoğlu VI. Yumurta Zirvesi’nin sponsorlarından biri oldu
Gelecek nesilleri önemseyen sürdürülebilirlik anlayışıyla, 4 farklı tam entegre yumurta işleme tesisinde, günlük 5 milyon adedin üzerinde yumurta üretim kapasitesine sahip Keskinoğlu, yumurta sektörünün büyük buluşması olan VI. Yumurta Zirvesi’ne sponsor olarak destek verdi. Şirket, fuaye alanında açtığı standında, farklı gramaj ve çeşitlerde ürettiği yumurta ve pastörize yumurtanın yanı sıra viyol ürün çeşitlerini de sergiledi.
Günlük 5 milyon adedin üzerinde yumurta üretim kapasitesine sahip
Türkiye’nin en büyük tam entegre tavukçuluk şirketlerinden biri olan Keskinoğlu, Avrupa Birliği standartlarındaki en modern üretim teknolojileriyle donatılmış 2 milyon 75 bin 375 m2 kapalı alana sahip tesislerinde, en güncel teknolojileri kullanıyor ve en yüksek hijyen standartlarını uygulayarak, üretim gerçekleştiriyor. Firma, Akhisar’daki BRC ve KASCERT Helal belgesine sahip 4 farklı tam entegre yumurta işleme tesisinde, günlük 5 milyon adedin üzerinde yumurta ve günlük 400 bin adet piliç eti işleme kapasitesine sahip konumda. Ayrıca ileri işlem tesislerinde yılda 30 bin ton üretim yaparken, yine yılda 95 milyon adet etlik piliç üretiyor ve 2.5 milyon adet de yarka yetiştiriyor.

Bursa Bölge
TOBB BURSA KGK VE TSKF’DEN KADIN GİRİŞİMCİLERE FİNANSAL REHBERLİK
Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF) Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu koordinatörlüğünde; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu iş birliği ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ev sahipliğinde düzenlenen “Kadın Girişimciler İçin Vergisel Riskler ve Fırsatlar” semineri, iş dünyasının kadın temsilcilerini bir araya getirdi.
Moderatörlüğünü TSKF Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu Koordinatörü Nurdan Koçlular’ın üstlendiği etkinlikte; vergi mevzuatı, mali yükümlülükler, teşvik mekanizmaları ve sürdürülebilir finansal yönetim başlıkları altında, kadın girişimcilerin iş yaşamında karşılaşabilecekleri riskler ve büyüme fırsatları kapsamlı şekilde ele alındı.

Filiz Yayla: “Girişimci kadınlar toplumsal dönüşüme öncülük ediyor”
Seminerin açılışında konuşan Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkan Vekili Filiz Yayla, federasyonun kadınlar ve genç kızlar için eğitimden sağlığa kadar 5 ana odakta çalıştığını belirtti. Kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmanın en stratejik unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yayla, “Kadın girişimcilerimiz yalnızca kendi işlerini büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda istihdam yaratıyor, toplumsal dönüşüme öncülük ediyor ve gelecek nesillere ilham veriyor” dedi.
Vergisel süreçlerin girişimcilik yolculuğundaki önemine dikkat çeken Yayla, “Vergi mevzuatı doğru yönetildiğinde işletmeler için önemli bir fırsat sunarken, ihmal edildiğinde ciddi riskler doğurabiliyor. Bugün burada kadın girişimcilerimizin bu süreçleri daha bilinçli yönetmelerine destek olmak için bir aradayız. Bu seminerin, kadınlarımızın iş hayatında daha sağlam adımlar atmasına ve yollarının aydınlanmasına katkı sağlamasını diliyor, Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü`nün kıymetli üyeleri başta olmak üzere, tüm katılımcılarımıza teşekkür ederim” diye konuştu.

“Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını önemsiyoruz”
TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise konuşmasında, mali süreçlerin etkin yönetimine dikkat çekti. Girişimciliğin artık yalnızca üretmek ya da satış yapmakla sınırlı olmadığını belirten Şen, “Günümüzde girişimcilik; değişen ekonomik koşulları doğru okumayı, mali süreçleri etkin yönetmeyi ve sürdürülebilir bir iş yapısı oluşturmayı da gerektiriyor. Özellikle vergi mevzuatı gibi teknik alanlarda doğru bilgiye sahip olmak, işletmelerimizin büyümesi, risklerin azaltılması ve fırsatların doğru değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmadaki önemine dikkat çeken Şen, “Bizler TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu olarak kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını destekleyen, bilgiye erişimini artıran ve girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan her çalışmayı çok kıymetli buluyoruz. Kadın girişimcilerimizin üretimde, ihracatta, karar alma mekanizmalarında ve toplumsal dönüşümde daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz” diye konuştu.

“Destek ve teşviklerle finansal fotoğrafınızı güçlendirin”
Seminerde konuşan Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi ve Bilirkişi Seval Karakoç, kadın girişimcilerin finansal süreçleri günlük operasyonların ötesinde stratejik bakış açısıyla yönetmesi gerektiğini belirtti. Şirket kuruluşunun ilk günlerinden itibaren mali disiplinin önemine dikkat çeken Karakoç, “Şirketinize bir finansal lider gibi bakın. Genç girişimci teşviklerinden evde üretim vergisi muafiyetine, KOSGEB desteklerinden SGK prim avantajlarına kadar pek çok imkân mevcut. Özellikle kadın ortaklı şirketler için sunulan özel indirimler, girişimcilerimiz için birer kaldıraç görevi görüyor. Şirketinizin her ay düzenli olarak finansal fotoğrafını çekmek, bu fırsatları kaçırmamanızı sağlar” dedi. Karakoç ayrıca, KDV, stopaj, huzur hakkı ve kâr payı dağıtımı gibi teknik konularda da katılımcıları bilgilendirdi.
Mevzuata uyum, işletmeleri koruyan en güçlü kalkan
Vergi Avukatı ve Eski Vergi Müfettişi Şebnem Becce Özdemir ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dijital dönüşüm süreciyle birlikte devreye aldığı yapay zeka destekli yeni nesil denetim sistemlerine dikkat çekti. Kurgan, Meva ve Beyanname Gözetimi gibi sistemlerin harcamaları, banka hareketlerini ve mal varlığı verilerini saniyeler içinde analiz edebildiğini vurgulayan Özdemir, “Yüksek Gelir Grubu Uyum Programı ile beyan edilen gelir ile yaşam standardı arasındaki uyumsuzluklar artık anında tespit ediliyor. Mevzuata uyum, işletmeyi koruyan en güçlü kalkandır. Bu nedenle vergi idaresinden gelen bildirimleri zaman kaybetmeden değerlendirmek ve süreci şeffaf yönetmek hem mali yükleri hem de telafisi güç hukuki riskleri önemli ölçüde azaltacaktır” uyarısında bulundu. Özdemir, kadın girişimcilere hukuki süreçlerde hak arama yollarını da anlattı.
Kadın girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.







Bursa Bölge
BOZBEY KARARI HESAPLANMAYINCA OLAN BURSALI’YA OLDU
Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki BURULAŞ aracılığıyla yıllardır “BBBUS” markasıyla Bursalılara konforlu ve kesintisiz ulaşım imkanı sunan Sabiha Gökçen hattı, geçtiğimiz aylarda tartışmalı bir kararla el değiştirmişti. 2017 yılından bu yana tıkır tıkır işleyen sistemin HEAŞ üzerinden HAVAİST firmasına devredilmesinin ardından korkulan oldu: Fiyatlar yükseldi, sefer sayıları azaldı ve yolcu mağduriyeti zirve yaptı.
“Gerek bilet fiyatlarındaki ani artış gerekse terminal düzenindeki değişiklikler nedeniyle vatandaşlar tepkisini dile getirirken, sorunun çözümü için Büyükşehir cephesinden saha incelemeleri gelmeye başladı. Konuyu ilk günden bu yana titizlikle takip eden ve “uyarmıştık” diyen gazeteci Okan Tuna, son gelişmeleri ve özelleştirme sonrası ortaya çıkan tabloyu köşesine taşıdı.
Okan Tuna’nın yazısı şöyle:
“O karar alındığında uyarmış ve endişelerimizi dile getirmiştik. Maalesef ki haklı çıktık.
Konuyu hatırlatalım.
2017 yılında; Dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe çok yerinde bir karar alarak, belediye şirketi BURULAŞ aracılığıyla Sabiha Gökçen Havaalanı ile Bursa Terminali arasında BBBUS seferleri başlattı.
Bu lüks seyahatler öyle ilgi gördü ki, seferler 15 dakikaya bir düşürüldü.
Üstelik; Osmangazi Köprüsü ve ardından otoyol ile 1 saat 20 dakika gibi kısa bir zamanda gerçekleşmeye başladığı bu seyahatler.
Bursalılar için çok büyük bir kolaylıktı.
Sonrasında;
AK Partili bir diğer Başkan Alinur Aktaş döneminde de devam etti bu seferler. Merkezi hükümet ses çıkarmadı bu seferlerin sürdürülmesine.
İlginçtir…
Tam 9 yıldır aralıksız süren ve büyük ilgi gören bu seferler, Mustafa Bozbey başkanlığındaki CHP’li Büyükşehir Belediyesi döneminde nedense bir anda dikkat çekti.
Ve;
Anlaşılamayan bir şekilde özelleştirilmesine karar verildi.
Ve de;
Savunma Sanayi Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ (Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri AŞ) aracılığıyla bu ihale HAVAİST firmasına verildi.
Böylece;
Bu hat, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin elinden alındı. O zaman endişelerimizi dile getirmiştik. “Kamusal hizmet zarar görecek” diye. Beraberinde; Bilet fiyatlarının artabileceğini ve hizmet kalitesinin de düşebileceğini dile getirdik.
Ne yazık ki;
Endişelerimiz gerçek oldu.
Biz de son olarak, belediyenin elindeyken bu hattı 21 Ocak’ta kullanmış ve 565 lira bilet bedeli ödemiştik.
Şimdi bu bilet fiyatları bir anda zamlandı ve 650 lira oldu!
Dahası;
HAVAİST firması Bursa ile Sabiha Gökçen Havaalanı arasındaki sefer sayılarını düşürdü.
Bununla kalmadı;
Bursa durağı kaldırıldı.
Bu nedenle;
Havaalanından çıkan Bursalılar, uzun yürüyüşler yaparak, otobüslere nereden bineceğini, bileti nereden alacaklarını bilemez hale geldi.
Haliyle tepki büyük.
O kadar büyük ki, mevcut Belediye Başkanvekili Şahin Biba bile Sabiha Gökçen’e gidip, sorunu yerinde incelemek ve çözüm aramak durumunda kaldı.
Şimdi bu koca sorun nasıl çözülecek bilinmiyor.
Bu hat;
Dönemin CHP’li belediyesinin elinden alınırken şunu söylemiştik:
“31 Mart seçiminde Bursa Büyükşehir Belediyesi AK Parti’nin elinde kalsaydı, bakanlık bu özelleştirme kararını alıp, 9 yıllık hattın Bursa’nın elinden çıkmasına izin verir miydi”
Muhtemelen izin vermezdi.
Eminiz ki;
Bozbey’in tutuklanmasının ardından Büyükşehir Belediyesi’nin şimdiki AK Partili döneminde de böyle bir karar alınmazdı.
Temennimiz;
Başkanvekili Biba’nın girişimlerinin elbette ki olumlu sonuçlanması yönünde ama…
Belli ki;
Bu hat artık eskisi gibi olmayacak, Bursalılar tıkır tıkır işleyen eski sistemden mahrum kalacak.
Bursa Bölge
HIDIRELLEZ COŞKUSU BURSALILARI BULUŞTURDU
Kültürpark’ta düzenlenen Hıdırellez Şenliği, halk dansları gösterileri, atölye çalışmaları ve çocuklar için düzenlenen birbirinden renkli etkinliklerle dolu dolu kutlandı.
Şenliğe katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ve Büyükşehir Belediyesi yöneticileriyle birlikte alanı gezerek vatandaşlarla sohbet etti. Kadın kooperatiflerinin ürünlerinin sergilendiği alanı gezip tek tek stantlara uğrayan Başkan Vekili Biba, üreten kadınlara hayırlı işler diledi. Ardından şenlikte sahne alan Suzan Kardeş ile bir araya gelen Başkan Vekili Şahin Biba, etkinliğe katılımından dolayı teşekkür ederek çiçek ve hediye takdim etti.

“Bursa, kültürüyle, doğasıyla, insanıyla yaşayan bir hafızadır”
Konser öncesinde Başkan Vekili Şahin Biba adına programa katılarak vatandaşlara hitap eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Hıdırellez’in coğrafyanın en köklü miraslarından biri olduğunu söyledi. Hıdırellez’in, Hazreti Hızır ile Hazreti İlyas peygamberin yeryüzünde buluştuğu özel bir zaman olduğuna inanıldığını belirten Şahin, “Hıdırellez, toprağın uyanışıyla birlikte insanın da kendini yenilediği, kırgınlıkların yerini muhabbetin aldığı, umudun yeniden filiz verdiği bir dönemdir. Ne mutlu bizlere ki, bugün bizler de şehrimizde hep birlikte baharı, Hıdırellez’i yaşıyoruz. Bursa, geçmişten bugüne taşıdığı değerlerle büyüyen ve gelişen bir şehirdir. Bursa, kültürüyle, doğasıyla, insanıyla yaşayan bir hafızadır. Bizler de bu hafızayı koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıyan bir anlayışla çalışıyor, Hıdırellez geleneğimizi yaşatıyoruz” dedi.
“Hıdırellez hepimize kutlu olsun”
Hıdırellez’in hatırlattıklarına değinen Başkan Vekili Osman Şahin, “Doğa nasıl yeniden can buluyorsa, insan da umutla yeniden başlar. Paylaştıkça çoğalan, bir arada oldukça güçlenen bir hayat mümkündür. Dileğimiz, şehrimizin ve ülkemizin her köşesinde bereketin, huzurun ve mutluluğun artmasıdır. Yarınlara daha güçlü yürümektir. Bu anlamlı buluşmaya emek veren herkese teşekkür ediyorum. Hıdırellez hepimize kutlu olsun” diye konuştu.

Konuşmaların ardından sahne alan Suzan Kardeş, sevilen şarkıları ve enerjisiyle şenliğe damga vurdu. Daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin kontrolünde yakılan Hıdırellez Ateşi’nin üzerinden atlayan vatandaşlar, Hıdırellez’in bereketini ve umudunu hep birlikte paylaştı.



-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login