Genel
“LOZAN; EMPERYALİZME DİZ ÇÖKTÜRDÜĞÜMÜZÜN BELGESİDİR”
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karacabey Şubesi, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nın 100. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yayımladı. ADD adına Şube Başkanı Haluk Aka tarafından yapılan açıklamada, Lozan Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin dayandığı en güçlü, siyasi ve hukuki temel olduğu belirtildi.
ADD Karacabey Şube Başkanı Haluk Aka, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, Lozan Antlaşması’nın da 100. yıldönümünü kutluyoruz. Lozan Antlaşması, Birinci Paylaşım Savaşı sonuçlarını ilan eden Sevr paçavrasını, üzerinden 3 yıl geçmeden yırtıp atan ve tarihin çöplüğüne gönderen büyük bir diplomatik zaferdir. Ve bu anlamda tektir. Bu nedenle emperyalist güçler hiçbir zaman Lozan’ı içlerine sindirememişlerdir. Lozan’ın bitmesini bekleyenler, tartışmaya açanlar Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden Sevr’e mahkûm etmek isteyenlerdir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 24.07.1933 de ifadesiyle Lozan antlaşması; “Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış Sevr antlaşmasıyla tamamlandığı zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir belgedir. Osmanlı devrine ait tarihe eşi geçmemiş bir siyasi zafer eseridir.”
Lozan; Mustafa Kemal Atatürk’tür, İsmet İnönü’dür. Lozan, tam bağımsızlıktır. Lozan, emperyalizme diz çöktürdüğümüz en büyük siyasi zaferdir… Bugün büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının gerçekleştirdiği dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir milli mücadeleyi, kurdukları Cumhuriyeti, ilke ve devrimlerini unutan ve unutturmak isteyenlere karşı başta Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Lozan kahramanı İsmet İnönü’yü saygı ve minnetle anıyoruz.
Lozan Antlaşması; vatanımızın bağımsızlığını, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü dünyaya kabul ettirmesi yanında, 1699 Karlofça’dan 224 yıl sonra bir görüşme masasından başı dik kalktığımız ilk antlaşmadır.
Lozan Antlaşması; Anadolu insanını 400 yıl ekonomik boyunduruk altında inim inim inleten kapitülasyonları ortadan kaldırıp tam bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlıkla sağlanabileceğini mazlum milletlere göstererek tarihin akışını değiştiren çok önemli bir belgedir.
Lozan Antlaşması; Türk Ulusu’nun Milli Mücadele’yi gerçekte kimlere karşı verdiğini, kimleri yendiğini ve kimlerin işgalci emperyalistler tarafından piyon olarak savaşa sürüldüğünü belgeleyen antlaşmadır aynı zamanda. “Siz Yunanistan’ı yendiniz İngiltere’yi değil” diyen Lord Curzon’a İsmet Paşa’nın verdiği yanıt da bunun kanıtıdır: “Hayır ekselans! Yalnız Yunanistan’ı yenmedik. Güneyde müttefikiniz Fransızları yendik. Onların silahlandırdığı Ermenileri yendik. Müttefikiniz İtalyanları Anadolu’dan uzaklaştırdık. Sizin silahlandırdığınız Doğu Ermenilerini ve Pontus çetelerini yendik. Sizin İstanbul hükümeti ile birlikte azdırdığınız isyancıları yendik. Silah ve para ile desteklediğiniz Kuvayi İnzibatiye’yi yendik. En son olarak da maşanız Yunan ordusunu yenip denize döktük. Mondros’u yendik. Sevr’i yendik. Üçlü Antlaşma’yı yendik. Bunların hepsinin arkasında siz vardınız; hepsinin ipleri, dümeni, düğmesi sizin elinizdeydi. Biz asıl sizi yendik .”
Ulusal Kurtuluş Savaşının önderleri hakkında idam fermanları çıkaranlar, Paris’in Sevr kasabasında 10 Ağustos 1920 günü imzalanan Sevr Antlaşmasının hiçbir maddesine itiraz edemezken, boynunda idam fermanı olanlar, Sevr paçavrasından sadece 2 yıl 20 gün sonra 30 Ağustos 1922 günü Dumlupınar’da Türk ulusunun zaferini ilan ettiler. Zaferden kısa süre sonra imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması sonrası Lozan’da başlaması planlanan barış görüşmelerine ihanet içindeki İstanbul Hükümeti’nin çağrılmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1922 günü saltanatın kaldırıldığını ilan ederek yanıt verdi.
Bu kararın ardından Türkiye’nin tek temsilcisi olarak Lozan’a giden İsmet Paşa başkanlığındaki Ankara heyeti hayranlık uyandırıcı bir diplomatik başarıya imza attı ve antlaşma 24 Temmuz 1923 günü imzalandı. Ancak emperyalist ülke temsilcileri hiç memnun değillerdi. İsmet İnönü bir söyleşide bunu şöyle anlatmıştır: “Lozan’da İngiliz Delegesi Lord Curzon ve Amerikan Delegesi ile oturuyorduk. Lord Curzon “Lozan’dan memnun ayrılmıyoruz. Hiçbir dediğimizi yaptıramadık. Harap bir memleket devralıyorsunuz. Bunu imar etmeyecek misiniz? Neyle, nasıl yapacaksınız? Para bir bunda bir de bende var. Geleceksiniz, para isteyeceksiniz, diz çökeceksiniz, reddettiklerinizin hepsini bir bir cebimden çıkarıp önünüze koyacağım.” demişti. Bu konuşmamızı hiçbir zaman aklımdan çıkarmadım.”
Kemalist Devrimciler bu sözleri hiç unutmadılar, kurdukları devleti namus, ahlâk ve liyakatla yöneterek, akıl ve bilim yolundan ayrılmayarak, ulusları ile birlikte çok çalışarak hem Osmanlı’nın borçlarını ödediler, hem yokluk ve yoksunlukları aştılar, hem de uçak üretip ihraç eden bir sanayi ülkesi, dünyanın kendini doyurabilen 7 ülkesinden biri olan Türkiye’yi yarattılar.
Emperyalistler 73 yıldır yaşanan her ekonomik bunalımda Lozan’da ceplerine attıkları bu maddeleri teslimiyetçi iktidarların önüne koydular. Yazık ki, istediklerinin çoğunu da aldılar.
Lozan’ın vazgeçilmezliğini anlatıp 21. yüzyılın Sevr’i olan BOP tuzağına düşülmemesi için iktidarları uyaran yurtseverler paronayaklıkla yaftalanır, birçoğu kumpas davalarıyla zindana atılırken “Keşke Yunan kazansaydı” diyen emperyalizm uşağı, Atatürk, Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı, saltanat ve hilafet özlemcisi aymazlar Lozan’ı “hezimet” olarak ilan ettiler. Bazı yetkililer tartışmaya açma gafletine düştüler. Adlarının önünde her nasılsa profesör yazan kimi çakma tarihçilerse hâlâ “Lozan’ın Gizli Maddeleri” masalları anlatıyorlar.
Ancak kim ne derse desin, Tarih hükmünü vermiştir: Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedinin emperyalistlerce tekrar tescilidir, Türk Ulusu’nun kanıyla imzalanmıştır. Sonsuza dek yaşayacak, değiştirmeye iç ve dış hiçbir bedhahın gücü yetmeyecektir. Lozan’ı tartışmaya açmak, Sevr’e, BOP’a ve benzeri emperyal planlara teslim olmaktır. Ne bugün ne de gelecekte yürürlükten kalkacak gizli maddeleri vardır. Bizler Atatürkçü Düşünce Dernekleri, 29 Ekim Kadınları Derneği ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği olarak; Lozan Antlaşması’nın 100. yılını gururla kutluyor, vatanımızın kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, tarihin en büyük devrimcisi Büyük Atatürk’ü, Lozan’ın bilge diplomatı İsmet İnönü’yü, Kuvayi Milliye kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizle gazilerimizi minnetle, saygıyla anıyoruz. Yaşasın Tam Bağımsız ve Gerçekten Demokratik Türkiye!”
Genel
KARACABEY KUZEY KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ’NDE RECEP TOSUN GÜVEN TAZELEDİ
Karacabey Kuzey Kafkas Kültür Derneği’nin olağan genel kurulu, dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Genel kurul sonucunda mevcut Başkan Recep Tosun, üyelerin güvenini yeniden kazanarak tekrar dernek başkanlığına seçildi.
Genel kurulun ardından açıklamalarda bulunan Karacabey Kuzey Kafkas Kültür Derneği Başkanı Recep Tosun, kendisine gösterilen güven için tüm dernek üyelerine teşekkür etti.
Tosun açıklamasında, “Bugün burada bizlere yeniden görev ve sorumluluk veren tüm üyelerimize teşekkür ediyorum. Bu görevi yalnızca bir başkanlık görevi olarak değil, büyüklerimizden bizlere emanet edilen kültürümüzü, dilimizi, geleneklerimizi ve kardeşlik bağımızı gelecek nesillere aktarma sorumluluğu olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Derneğin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarını sürdüreceğini belirten Tosun, “Bizleri biz yapan değerlerimizi korumak, gençlerimizi ve çocuklarımızı kültürümüzle buluşturmak, derneğimizi daha aktif ve daha güçlü bir yapıya kavuşturmak öncelikli hedeflerimiz arasında olacak. Karacabey’de yaşayan Kuzey Kafkas kökenli hemşehrilerimizin tamamını kucaklayan, kapısı herkese açık bir anlayışla çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.
Genel kurulda emeği geçen tüm üyelere ve dernek büyüklerine teşekkür eden Tosun, yeni dönemin Karacabey Kuzey Kafkas Kültür Derneği adına hayırlı olmasını dileyerek, “Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe hep birlikte yürüyeceğiz.” mesajını verdi.
Karacabey Kuzey Kafkas Kültür Derneği’nde yeni dönemde de Başkan Recep Tosun ve yönetimi, kültürün yaşatılması, genç nesillere aktarılması ve dernek üyeleri arasındaki dayanışmanın daha da güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürecek.
Genel
BAŞKAN VEKİLİ BİBA, BURSA’NIN GURURU GÜREŞÇİLERİ AĞIRLADI
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Balkan Güreş Şampiyonası’nda gösterdikleri mücadele ve kazandıkları madalyalarla Bursa’nın göğsünü kabartan Belediyespor güreşçilerini makamında ağırladı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Büyükşehir Belediyespor Başkanı Sezer Sezgin ve Hırvatistan’ın Koprivnica kentinde düzenlenen Balkan Güreş Şampiyonası’nda başarılara imza atan Belediyespor güreşçileri ile bir araya geldi. U17 kategorisi 80 kiloda Balkan şampiyonu Rüstem Öztürk, gümüş madalya kazanan Taha Öztürk ve Hamza Yakup Oran ile U20 kategorisinde gümüş madalya kazanan Beytullah Burak Bilgen görüşmede yer aldı.
“Sporcu gençlerimizle gurur duyuyoruz”
Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, sporcuları kazandıkları madalyalardan ve sergiledikleri mücadeleden dolayı tebrik ederek “Gençliğin ‘nereye gidiyor’ diye sorgulandığı bir dönemde sizin sporla uğraşmanız çok güzel. Gençlerimizin böyle sporlarla uğraşmasından gurur duyuyoruz. Sizlerin yukarılara doğru başarılarınızı görmek inşallah bizlere de nasip olur” ifadelerini kullandı.
“Filistinli masumlar aklımıza geldi”
Balkan Güreş Şampiyonası’nda İsrailli rakiplerine karşı giriştikleri mücadeleleri kazanan sporcular, “İsrailli rakiplerimizi yenerken Filistinli masum insanlar ve çocuklar aklımıza geldi. Onları düşünerek mücadele ettik” derken Başkan Vekili Biba, “Onlara karşı galibiyetiniz hepimizin gururunu okşuyor.
Bu başarının Bursa’dan olması ise bizim için ayrı bir gurur oldu” dedi. İsrailli rakiplere karşı gösterdikleri başarılı performanstan dolayı güreşçileri kutlayan Biba, “Mücadeleniz ve başarılarınızla Filistinli kardeşlerimize yapılan zulmün bir nevi acısını çıkarmış gibi oluyorsunuz” şeklinde konuştu.
“Başkanın güreşe ilgisi büyük şans”
Büyükşehir Belediyespor Başkanı Sezer Sezgin, Başkan Vekili Şahin Biba’ya spora ve sporcuya verdiği desteklerden ötürü teşekkür ederek “Başkanımızın güreş sporuna özel ilgi göstermesi çok büyük bir şans. Ben arkadaşlar adına sizlere tekrar teşekkür ediyorum. Bizlere müthiş imkanlar sağlıyorsunuz.
Sporcularımız da bu imkanları bu başarılar ile taçlandırıyor. İnşallah göğsümüzü kabartmaya devam ederler” değerlendirmesinde bulundu.
Genel
BTSO, ARTIK YEMYEŞİL
BTSO seçimlerinde Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste, 34 komite ve 78 meclis üyesiyle ilk sıraya yerleşti. Mavi listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde geride bırakan Matlı, “Bu başarı Bursa’nın başarısıdır. Üyelerimiz baskıya ve dayatmaya en güçlü cevabı sandıkta verdi” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı.
Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek.
Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.”
Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı:
“Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.”
Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login