Connect with us

Güncel

‘KUKLA’ MECLİS ÜYELERİ İSTEMİYORUZ!

Nevzat Çakır

En başta şunu söylemek istiyorum. Bir gazeteci ve vatandaş olarak siyasi partilerimizden isteğim, gerçek anlamda Karacabey’e fayda ve katkı sağlayacak isimleri belediye meclis üyesi olarak belirlemelidir. Yani sırf zengin diye veya babası zengin diye ya da birileri öyle istiyor diye meclis üyesi adaylarınızı belirlemeyin lütfen! Karacabey’e yazık etmeyin.

Hatta şimdiden altını çizmek istiyorum; yeni dönem meclis üyelerimizden beklentimiz, görev süreleri olan 5 yıl boyunca Karacabey’e ve ilçe halkına yarar sağlayacak en az 2-3 kalıcı proje üretmelidir. Siyasi partilerimiz buna dikkat ederlerse seviniriz. Kısacası, yalnızca meclis toplantılarındaki gündem maddelerine oy veren, ‘İndir-Kaldır’cı meclis üyeleri istemiyoruz.

Malumunuz Karacabey siyasetinin şu sıralar en birinci gündem maddesi, kimlerin belediye başkan adayı olacağı konusu. Herkes bir şeyler söylüyor. Bazı partilerimiz başkan adaylarını duyurdu. Ancak özellikle gözler iktidar ve ana muhalefet kanadında! AK Parti veya Cumhur İttifakı ile CHP’nin adayı kim olacak tartışmaları sürerken, bir taraftan da muhalefet partilerinde işbirliği olur mu söylemleri bence bir süre daha devam eder. Bekleyip göreceğiz.

Ancak!

Belediye başkan adayları kadar önemli bir konu daha var ki, bu pek ilçe gündeminde konuşulmuyor. 25 kişiden oluşacak Karacabey Belediye Meclisi’nde kimler olacak?

Bana göre bu konu çok önemli! Çünkü Karacabey Belediye Meclisi demek, bir bakıma Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi bir şey. Karacabey’e yönelik tüm kararlar işte bu mecliste alınıyor. Tabii hangi siyasi partinin meclis üyeleri fazlaysa genelde onların dediği oluyor. Ama en azından ilgili aya ait gündem maddeleri bir bir okunuyor, yapılacaklar üzerinde konuşuluyor, hatta bazen tartışmalar yaşanıyor.

Meclis toplantılarını elimden geldiğince takip eden bir gazeteci olarak şunu söyleyebilirim ki, hem bu dönem, hem de diğer dönemlerde aldığı oyun hakkını verebilen meclis üyeleri oldukça az. Hatta bir çoğunun hiç sesi çıkmadı, herhangi bir konu hakkında söz alıp da fikrini söyleyen meclis üyeleri çok azınlıkta. Meclis’teki gündem maddelerine ‘evet-hayır’ oyu vermekten başka ne yaptılar merak ediyorum.

Şimdi diyecekler; “Eeee biz grup kararı alıyoruz. Meclis Toplantısı’ndan önce bir araya gelerek gündem maddelerini tek tek ele alıyoruz ve ortak bir kararda buluşuyoruz. Ayrıca her partinin grup sözcüleri de var. Gerektiğinde onlar konuşuyorlar…”

Belki kısmen haklı olabilirsiniz ama 5 yıl boyunca bu kadar da sessiz kalınmaz. Mutlaka sizlerin de söyleyeceği 3-5 kelam olmalıydı. Ayrıca yazımın başında da vurguladığım üzere, meclis üyelerinden beklentimiz, Karacabey yararına proje üretmeleridir. Siz meclis üyesi olarak bir hizmet ya da proje ortaya koysaydınız ve bunu meclise sunsaydınız daha iyi olmaz mıydı? Bunu bu zamana kadar neden hiç yapmadınız? Yoksa proje üretecek bir bilgi, birikim ve donanıma sahip değil misiniz? Eğer böyleyse o zaman neden meclis üyesi olmak istediniz? Yoksa kendi şahsi çıkarlarınız için mi meclis üyesi oldunuz?

Direkt isim isim kimseyi zan altında bırakmak istemem, meclis üyeleri kendini biliyor, yaptığım eleştirilere üstüne alınmak isteyen alınabilir.

Bir eleştirim de Belediye Başkanı Sayın Ali Özkan’a olacak. Görev süreniz boyunca meclis toplantılarında oldukça baskın bir görüntü çizdiniz. Özellikle bazı muhalefet meclis üyeleri gündem maddelerine yönelik veya icraatlarınıza yönelik herhangi bir eleştiride bulunduklarında her nedense sesinizin tonunu hemen yükseltiyorsunuz ve karşı tarafı bir nevi sindiriyorsunuz. Eğer karşı tarafta sizin gibi bir tavır takınsa hiç olmayacak yerde ciddi tartışma ya da kavga yaşanacakmış gibi bir durum oluşuyor. Bilmiyorum bunun farkında mısınız? Eğer yeni dönemde bir kez daha belediye başkanı seçilirseniz, eleştirilere karşı biraz daha sakin olmanızı tavsiye ederim. Tabii bu tavsiyem yalnızca Özkan’a değildir. Yeni dönemde Özkan dışında kim belediye başkanı olacaksa, bence bu konuya dikkat ederse Karacabey’in yararına olur.

Evet kısacası ‘Kukla’ bir meclis ve ‘Kukla’ meclis üyeleri istemiyoruz. Siyasi partilerimiz meclis üyelerini belirlerken Karacabey’i iyi bilen, iş yapacak, bilgili, donanımlı, hizmet üretecek kişileri belirlemelidir. Meclis’te herkes fikrini söylemeli, iktidar ya da muhalefet fark etmez her bir meclis üyesi proje ve hizmet üretmelidir. Meclis üyelerinin başlıca görevi budur! Sırf partisi öyle istiyor diye yanlışa onay vermek ya da doğruyu reddetmek ilk önce vicdana aykırıdır.

Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanı ve meclis üyeleri büyük sorumluluk altındadır. Belediye başkanlığı ve meclis üyeliği ‘kazanç kapısı’ değildir. Sessiz kalarak da büyük vebal altına gireceğinizi unutmayın!

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ GENÇ GAZETECİLERİN MANŞETLERİYLE HATIRLANACAK

Basın İlan Kurumu, iletişim fakültesi öğrencilerinin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi kazanmalarına katkı sağlamak amacıyla “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” programını hayata geçiriyor. Programın ilk etkinliği 29 Nisan (Bugün) Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilecek.

Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz Darbe Girişiminin 10. yıl dönümünde “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içerisinde yürütülecek olan “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, genç iletişimcilerin mesleki reflekslerini tarihsel bir olay üzerinden yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyacak.

Teori ve uygulamayı bir araya getiren gazetecilik atölyesi, iki bölümden oluşacak. Atölyenin ilk bölümünde medya etiği ve sorumlu yayıncılık, dezenformasyonla mücadele, kriz ve olağanüstü durumlarda hızlı ve doğru haber üretimi ile haber ve kaynak doğrulama başlıklarında akademisyenler ve deneyimli gazeteciler tarafından teorik eğitimler verilecek.

İkinci bölümde ise öğrenciler gerçek bir haber üretim sürecini deneyimleyerek haber yazımı, görsel kullanımı, manşet oluşturma ve gazete birinci sayfasının tasarlanması aşamalarından meydana gelen uygulamalı çalışmayı gerçekleştirecek. Her biri 5 kişiden oluşan gruplar halinde çalışacak katılımcılar; deneyimli gazeteciler ve dizgi ekiplerinin rehberliğinde “O gece sen olsan nasıl manşet atardın?” refleksiyle 15 Temmuz darbe girişimini anlatan gazete birinci sayfasını baskıya hazır hale getirecek.

Basın İlan Kurumu’nun çalışması, özellikle kriz ve olağanüstü dönemlerde medyanın üstlendiği kritik rolü genç kuşaklara aktarmayı amaçlarken; aynı zamanda doğru bilgi, etik yayıncılık ve sorumlu haberciliğin önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra genç gazeteci adaylarının demokrasi, millî birlik ve toplumsal sorumluluk temelli bir gazetecilik bilinci geliştirmesini hedefliyor.

“15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”nin ilk programı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek.

Atölye çalışması; Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültelerinde düzenlenecek etkinliklerle devam edecek.

Continue Reading

Güncel

MATLI’DAN 23 NİSAN MESAJI

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle kutlama mesajı yayımladı.

23 Nisan 1920’nin yalnızca bir meclisin açılışı değil, millet iradesinin devlet yönetimine doğrudan yön verdiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, mesajında şunları kaydetti:

“106 yıl önce ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle temelleri atılan Gazi Meclisimiz, bağımsızlığımıza vurulmak istenen zincirlerin kırıldığı, milli iradenin tüm dünyaya ilan edildiği en güçlü kalemizdir. 23 Nisan 1920’de yükselen o sarsılmaz irade, bugün de bizlere rehberlik etmeye, güçlü Türkiye hedefimize ışık tutmaya devam etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, Cumhuriyetimizi emanet ettiğimiz nesillere duyulan sonsuz güvenin bir nişanesidir. İnanıyorum ki; dünyanın ilk ve tek çocuk bayramına sahip olan bir milletin evlatları olarak çocuklarımız, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bilimde, teknolojide ve ekonomide bayrağımızı çok daha yükseklere taşıyacaktır. Onların vizyonu ve enerjisi, Türkiye’nin küresel rekabetteki en büyük gücü olacaktır.

Bizler de iş dünyasının temsilcileri olarak; çocuklarımıza sadece bayram kutlayacakları bir gün değil, hayallerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, ekonomik olarak bağımsız ve müreffeh bir ülke bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak, evlatlarımızın daha iyi bir geleceğe uyanması için her türlü projeyi desteklemeye, onların önünü açacak adımları atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Geleceğimizin teminatı olan tüm çocuklarımızın ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.”

Continue Reading

Güncel

TEPKİLER SANDIĞA YANSIDI 29 YIL SONRA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Bulgaristan, son 5 yılın 8. erken genel seçiminde tarihi bir sandık sonucuna imza attı. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev’in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Partisi, 29 yıl aradan sonra tek başına iktidar yetkisi alarak parlamentoda büyük bir zafer kazandı.

Usta gazeteci Okan Tuna, komşudaki bu siyasi depremi, HÖH (DPS) partisinin uğradığı büyük hezimeti ve bu sonuçların Bursa’daki “ticari ve siyasi saadet zinciri” üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Tuna, Radev’in başarısını AK Parti’nin 2002 zaferine benzetirken, Bulgaristan’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sinyallerini verdi.

İşte Okan Tuna’nın “Yeni Bulgaristan” dönemini ve Bursa bağlantılarını irdelediği o köşe yazısı:

“Pazar günü. İnanılmaz bir parlamento seçimine tanık olduk.

Komşu Bulgaristan’da; Son 5 yılda 8 kez yapılan erken genel seçimde, Bulgarlar, Türkler, Pomaklar ve Romanlar tarafından ülkede tarih bu kez adeta yeniden yazıldı.

Hem de yüksek bir katılımla. Dahası; Seçim sonucuna dair öngörümüz tuttu, beklediğimiz ve sizlere aktardığımız bir sonuç çıktı sandıktan.

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bu seçim, ülkede hüküm süren halk protestolarıyla gelmişti. Halk; Ülkenin en büyük sorunu olan mafyaya, rüşvete, kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesine, ağır vergilere ve liyakatsızlığa tepkiliydi.

İşte; Bunun için de Cumhurbaşkanı Rumen Radev çok radikal bir karar alarak Bulgaristan tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve görevinden istifa ederek aktif siyasete atıldı.

Kurduğu İlerici Bulgaristan (Progressive Bulgaria) Partisi çok kısa sürede büyük ilgi gördü.

Ülkenin eski Hava Kuvvetleri Komutanı da olan ve zamanında büyük bir halk desteğiyle iki kez Cumhurbaşkanı seçilen Radev, bu kez büyük bir oyla sandıktan Başbakan olarak çıktı.

Bulgaristan’da; Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı görevinden daha aktif bir makam.

Radev de; Ülkesini yeniden ayağa kaldırmak için böylesine riskli bir karar almıştı. Bunun için dünkü seçimler çok önemliydi. Bulgar Parlamentosu 240 sandalyeden oluşuyor.

Hükümet kurmak için ise 121 milletvekili gerekiyor ki yıllarca pamuk ipliğine bağlı koalisyonlarla yönetildi Bulgaristan.

Şimdi ise inanılmaz bir şey oldu.

Oyların;

Yüzde 44.7’sini alan Radev’in partisi İlerici Bulgaristan, en yakın rakibine 30 puandan fazla fark atarak tam 135 milletvekili çıkardı.

Yani; Koalisyonsuz olarak tek başına hükümet kurma yetkisine sahip oldu.

Artık 5 yıl boyunca seçim yok Bulgaristan’da.

Bu durum Bulgaristan’da tam 29 yıl sonra gerçekleşti.

Bulgaristan’da en son 1997 yılında yapılan seçimlerde İvan Kostov liderliğindeki Birleşik Demokratik Güçler 137 milletvekili çıkararak tek başına hükümet kurmuştu.

Şimdi aynı başarıyı Rumen Radev elde etti.

Radev’in partisi; İlerici Bulgaristan, 31 seçim bölgesinin 30’unda birinci oldu.

Seçimde; Bir dönem Türkler’in partisi olarak bilinen ama Türk partisi olmaktan çıkan HÖH (DPS) ise ilk sonuçlara göre aldığı yüzde 6.2 ile yüzde 4’lük barajı kıl payı geçti ve büyük bir hezimete uğradı.

Açıkçası. Komşuda 29 yıl sonra gelen bu büyük seçim başarısını, 2001 yılında AK Parti’yi kurup, girdiği 2002’deki ilk seçimde tek başına iktidar olan Recep Tayyip Erdoğan’a benzettik.

Hatırlanacaktır; O 3 Kasım seçimlerinde yılların ANAP’ı, DYP’si, MHP’si, DSP’si, Saadet’i yerle bir olmuş, baraj altı kalmışlardı.

Rumen Radev de; Yeni kurduğu partiyle girdiği ilk seçimden tıpkı Tayyip Erdoğan gibi büyük bir zaferle çıkmakla kalmayıp, yılların partilerini yerle yeksan etti ve ülkesinde yeni bir dönemin kapısını da açtı.

Peki; Bir dönem hükümet kurduran, bakanlıkları olan HÖH, niye böyle bir hezimete uğradı?

Cevabı basit.

Özellikle Bulgaristan’da yaşayan Türkler bile uzun zamandır sırt çevirir olmuşlardı HÖH’e.

Bir süre önce; Bulgar Parlamentosu’nda yapılan oylamada, Türkiye’deki oy sandığı kısıtlaması oylamasına HÖH Milletvekilleri de skandal bir şekilde “evet” oyu vermişlerdi.

Türkiye’de 100 küsur sandık 27’ye, Bursa’daki 45 sandık da bu kararla sadece 6’ya düşürülmüştü.

Bu da büyük bir tepkiye yol açmıştı.

Yanı sıra; Zalim Todor Jivkov dönemini hortlatan HÖH’ün Bulgar lider Peevski “Bulgaristan’da Türk yoktur, Müslüman Bulgarlar vardır” zihniyetindeydi ki bu da büyük tepkiye yol açıyordu.

Nitekim; Seçim öncesi Bursa’ya oy istemeye gelen güya bu Türk partisi HÖH’ün temsilcileri, Bal-Göç’te soğuk bir duş almışlardı.

Bal-Göç Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan bu ekibe “Sizler utanmadan buraya gelip, hangi yüzle karşımıza çıkıyorsunuz. Sizler artık bir Türk partisi değilsiniz. Size artık oy moy yok” demişti.

Seçim sonuçları; HÖH’e Türkler’den de nasıl büyük bir tepki olduğunu açıkça gösterdi.

Biraz önce söylediğimiz gibi, bir dönem hükümetler kurduran HÖH, sıradan küçük bir parti konumuna düştü Delyan Peevski yönetimiyle.

Haliyle; Artık bu durumu bir sorgulama zamanı da geldi.

Bir de. HÖH bağlantısıyla siyasi ve ticari ilişkileri olan bir nevi saadet zincirinin halkalarını da kötü günler bekliyor görünüyor.

Özellikle önümüzdeki günlerde. Bursa’da da bu zincirin halkaları var.

Şimdiden ipucu verelim, yakında bazı kararlarla birlikte bir anayasa değişikliği de gündeme gelecek ki Bulgaristan’da, geçmiş alışkanlıkların, bazı akçeli işlerin ve siyasi bağlantıların sona ereceğini aktarmış olalım.

Bursa’da da;

Bu HÖH bağlantıları ile bir takım ticari menfaatler içine girenler, bu ilişkilerle bir takım siyasi ve bürokratik yerlere gelenler, orada duracaklarını sananlar ve de nereden geldiği belli olan akçeleri dağıtanlar/kullananlar için sürenin sonuna geliniyor.

Pazar günü de sahnedeydi bu kişiler.

Şunu söyleyelim ki, komşuda eski Bulgaristan bitiyor, tıpkı yeni Türkiye gibi yeni Bulgaristan başlıyor güçlü bir Türk ve Ankara dostu lider Radev’le.”

Continue Reading

Trending