Connect with us

Yerel

EKRAN BAŞINDA MAHREMİYET BİLİNCİ

Günümüz dünyasında cebimizde taşıdığımız o küçük cam levhalar, sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamandaa dış dünyaya açılan pencerelerimiz, hatta bazen evin en mahrem köşelerine kadar sızan birer misafir. Ancak bu misafirin sınırı nerede bitiyor, bizim sorumluluğumuz nerede başlıyor? İnternet ortamında mahremiyet, artık sadece teknik bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir ahlak ve inanç meselesidir.

Mahremiyet: kalbin ve evin kalesi

İslam geleneğinde mahremiyet, “harem” kökünden gelir ve dokunulmaz olanı, korunması gerekeni ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de Nur Suresi’nde evlere giriş adabından, gözlerin haramdan sakınılmasına kadar pek çok ayet, aslında bize bir “sınır bilinci” aşılar. Eskiden bu sınırlar kerpiç duvarlarla, kalın perdelerle korunurdu. Bugün ise o duvarlar “beğeni” butonlarıyla, “hikâye” paylaşımlarıyla şeffaflaştı, hatta yıkıldı.

Bir mümin için mahremiyet, sadece başkalarının görmesini istemediği kusurları gizlemek değildir. Mahremiyet, insanın izzetini ve onurunu korumasıdır. Peygamber Efendimiz (sav), birinin evine izinsiz bakmayı sert bir dille yasaklarken, aslında bugünün “stalk” kültürüne, başkalarının özel hayatını dijital bir röntgenci gibi izleme hastalığına bin yıl öncesinden adeta set çekmiştir.

“Paylaşıyorum, öyleyse varım” yanılgısı

Sosyal medyanın en büyük tuzağı, bizi her anımızı sergilemeye zorlamasıdır. Yediğimiz yemekten, eşimizle olan tartışmamıza; çocuğumuzun ilk adımından, ibadet anımıza kadar her şeyi dijital bir panayır yerine döküyoruz. Oysa dinimiz, “gizlilik” ilkesini iyilikte bile esas alır. “Sağ elin verdiğini sol el görmesin” düsturuyla büyüyen bir nesil, bugün yaptığı her hayrı, gittiği her kutsal mekânı kadraja sığdırma telaşında.

Burada asıl tehlike, mahremiyetin sıradanlaşmasıdır. Bir kez sınır ihlal edildiğinde, o sınırın tekrar inşası çok zordur. Kendi mahremiyetini korumayan, başkasının mahremiyetine de saygı duymamaya başlar. Başkalarının fotoğraflarını izinsiz paylaşmak, özel konuşmaları ifşa etmek veya insanların gıyabında dijital ortamlarda çekiştirmek, modern dünyanın “teknolojik gıybeti” haline gelmiştir. Unutmayalım ki, kağıt üzerine yazılan silinir ama dijital dünyada “sil” tuşu çoğu zaman sadece bir illüzyondur. Kiramen Kâtibin meleklerinin kaydı gibi, dijital ayak izlerimiz de bir gün karşımıza çıkacaktır.

Dijital kul hakkı ve sorumluluk

İnternette mahremiyet ihlali dendiğinde akla sadece görsel sırlar gelmemelidir. Bir insanın verisini izinsiz kullanmak, profilini rızası dışında kurcalamak veya birinin itibarını sarsacak bir içeriği yaymak doğrudan kul hakkına girer. Fiziksel dünyada birininbahçesine izinsiz girmek neyse, dijital dünyada da birinin rızası olmayan bir alana girmek aynıdır.

Ayrıca, aile mahremiyeti bu işin en hassas noktasıdır. Çocuklarımızın her anını “beğeni” uğruna paylaşırken, onların ileride sahip olacakları dijital kimliklerini ve mahremiyet haklarını ellerinden alıyoruz. Onları, henüz kendilerini koruyamayacak yaştayken küresel bir izleyici kitlesinin önüne atıyoruz. Bu, ebeveynlik sorumluluğu ve emanet bilinciyle ne kadar bağdaşır?

Sonuç: ekranda takva mümkün mü?

Müslüman, her yerde olduğu gibi klavye başında ve ekran karşısında da “Murakabe” (Allah’ın her an bizi gördüğü) bilinciyle hareket eden kişidir. Takva, sadece cami safında değil, sosyal medya akışında karşımıza çıkan o “keşfet” sayfasında da lazımdır.

İnterneti bir kaos ortamı değil, bir tebliğ ve edep meydanı olarak görmeliyiz. Parmaklarımızla yazdığımız her kelimenin, paylaştığımız her görüntünün bir “şahitlik” olduğunu unutmamalıyız. Mahremiyetimizi korumak, sadece kendimizi saklamak değil, aynı zamanda ruhumuzu dijital dünyanın kirinden ve gürültüsünden muhafaza etmektir.

Gelin, bu dijital çağda “göz hapsinden” kurtulup, gönül safiyetimizi koruyalım. Çünkü gerçek özgürlük, her şeyini herkese sergilemek değil; neyi, ne kadar ve kime göstereceğini seçebilecek iradeye sahip olmaktır.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

BAL-GÖÇ’TEN SEÇİM ÇAĞRISI

Karacabey BAL-GÖÇ Başkanı Musa Öztürk, 19 Nisan 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek olan Bulgaristan seçimleri öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. Öztürk, sandık başında yoğunluk yaşanabileceğine dikkat çekerek, önceden başvuru yapmayan vatandaşların da oy kullanabileceğini müjdeledi.

Bulgaristan genel seçimleri için heyecan dorukta. Karacabey ve Bursa genelinde yaşayan çifte vatandaşlar, 19 Nisan Pazar günü demokratik haklarını kullanmak üzere sandık başına gitmeye hazırlanıyor. BAL-GÖÇ Karacabey Şube Başkanı Musa Öztürk, seçim günü işleyişine dair kritik detayları paylaştı.

“Başvuru yapmayanlar da oy kullanabilecek”

Daha önce online beyanname doldurmayan veya başvuru süresini kaçıran vatandaşların merak ettiği konuya açıklık getiren Başkan Öztürk, “Vatandaşlarımız müsterih olsun. Seçim günü sandık alanına giderek orada dolduracakları dilekçelerle oylarını kullanabilirler. Başvuru yapmamış olmak oy kullanmaya engel değildir. Tüm hemşehrilerimizi bu önemli günde sandıklara davet ediyoruz,” dedi.

Yoğunluk uyarısı: “Erken saatlerde gelin”

Seçime katılımın yüksek olmasını beklediklerini ifade eden Öztürk, olası yoğunluklara karşı seçmenleri uyardı: “Bursa genelinde kurulacak olan sandıklarda ciddi bir yoğunluk bekliyoruz. Vatandaşlarımızın işlemlerini daha rahat halledebilmeleri ve bekleme sürelerini azaltmaları adına, oy kullanma işlemlerini günün erken saatlerine yaymaları faydalı olacaktır.”

Bursa ve Çevresinde Kurulacak Sandık Noktaları

Bursa ve yakın çevresinde seçmenlerin oy kullanabileceği merkezler şunlardır:

Osmangazi: Bulgaristan Cumhuriyeti Konsolosluk Ofisi (Adalet Mah. Aydın Sk. No:1)

Nilüfer/Görükle: Ali Durmaz Ortaokulu (Balkan Mah. Kanuni Sok. No:40)

Osmangazi/Hamitler: Ali Hadi Türkay İlkokulu (Yenibağlar Mevkii, Ay Cad. No:74)

Osmangazi/Demirtaş: Demirtaş Gevher Sönmez İlkokulu (Sakarya Mah. 26. Sok. No:2)

Yıldırım: Şehit Piyade Onbaşı Orhan Tezcan İlkokulu (Millet Mah. Cengizhan Cad.)

Kestel: Toplu Konutlar Ortaokulu (Yenimahalle Mh. Osmangazi Cd. No:1)

Yalova: Gaziosmanpaşa İlkokulu (Gaziosmanpaşa Mah. Plevne Cad. No:3)

Başkan Öztürk, tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, Bulgaristan’daki temsil gücünün artması için tüm soydaşları 19 Nisan’da sandığa sahip çıkmaya çağırdı.

Continue Reading

Yerel

OKULLAR SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Siverek’te yaşanan okul saldırılarının ardından Türkiye genelinde yükselen güvenlik endişesi, Karacabey’de de somut şekilde hissedildi. Yaşanan gelişmelerin ardından hem öğretmenlerin iş bırakma eylemi hem de velilerin bireysel kararları ilçedeki eğitim-öğretim sürecini ciddi ölçüde etkiledi.

Sınıflar boş kaldı, okullarda sessizlik hakim oldu

Dün ve bugün Karacabey genelindeki birçok okulda sınıfların büyük ölçüde boş kaldığı gözlemlendi. Sabah saatlerinde okul önlerinde alışılmış yoğunluk yaşanmazken, okullara gelen öğrenci sayısında ciddi düşüş dikkat çekti. Bazı öğrencilerin sınıflarında arkadaşlarını göremeyince geri dönmek zorunda kaldıkları öğrenildi.

Bu durumun iki temel nedeni öne çıktı: öğretmenlerin sendikal eylemi ve velilerin artan güvenlik kaygısı. Türkiye genelinde sendikaların aldığı karar doğrultusunda öğretmenlerin iş bırakma eylemine katıldığı, bu eylemin Karacabey’de de yüksek oranda karşılık bulduğu belirtildi.

Karacabey’de yaklaşık 800 öğretmen iş bıraktı

Edinilen bilgilere göre Karacabey’de görev yapan yaklaşık 800 öğretmenin iş bırakma eylemine katıldığı ve bu sayının toplam öğretmen sayısının yaklaşık %90’ına denk geldiği ifade edildi. İlçedeki neredeyse tüm okullarda eyleme geniş katılım sağlanırken, birçok sınıfta ders yapılamadı.

Türkiye genelindeki bu eyleme ilişkin detaylar da Bursada Bugün tarafından yayımlanan haberde yer aldı. Haberde, öğretmenlerin iki gün süreyle iş bırakma kararı aldığı ve eylemin ülke çapında yaygın şekilde uygulandığı bilgisi paylaşıldı.

Veliler Whatsapp gruplarında organize oldu

Öte yandan velilerin de sürece aktif şekilde dahil olduğu görüldü. Dün yaşanan olayların ardından velilerin özellikle WhatsApp grupları üzerinden yoğun iletişim kurduğu, çocuklarının güvenliğini öncelik alarak ortak bir karar doğrultusunda okula göndermeme eğiliminde birleştiği öğrenildi.

Veliler, sadece fiziksel güvenliği değil, çocukların psikolojik durumunu da göz önünde bulundurduklarını ifade ederken, net ve somut güvenlik adımları atılana kadar temkinli davranmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Eğitimde aksamalar ve psikolojik etki uyarısı

Öğretmen eylemi ve düşük öğrenci katılımının birleşmesiyle eğitimde ciddi aksamalar yaşandı. Bazı okullarda yok denecek kadar az öğrenciyle ders yapılmaya çalışılırken, birçok sınıfta eğitim tamamen durma noktasına geldi.

Eğitimciler, yaşanan sürecin yalnızca akademik değil, aynı zamanda öğrencilerin psikolojisi üzerinde de olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Velilerin talebi: Daha fazla güvenlik önlemi

Karacabey’de velilerin ortak gündemi ise okul güvenliği oldu. En çok dile getirilen talepler arasında:

Okul giriş-çıkış kontrollerinin sıkılaştırılması

Güvenlik personeli sayısının artırılması

Kamera sistemlerinin güçlendirilmesi

Psikolojik destek mekanizmalarının devreye alınması yer alıyor.

Veliler ayrıca, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına ülke genelinde kapsamlı ve sürdürülebilir bir güvenlik politikası oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

Bakanlıktan geniş kapsamlı güvenlik toplantısı ve eylem planı

Yaşanan gelişmelerin ardından İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda; İçişleri Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı’nın katılımıyla Türkiye genelinde kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya valiler, emniyet ve jandarma yetkilileri ile il milli eğitim müdürleri de katıldı.

Toplantıda özellikle:

Okul içi ve çevre güvenliği

Giriş-çıkış sistemleri

Kamera ve denetim mekanizmaları

Servis güzergâhları

Erken uyarı ve müdahale sistemleri detaylı şekilde ele alındı.

Ayrıca çocukları şiddete yönlendirebilecek unsurlar da çok boyutlu olarak değerlendirildi. Sosyal medya, dijital içerikler, sanal zorbalık ve popüler kültürün etkileri üzerinde durularak, koruyucu-önleyici çalışmaların artırılması konusunda görüş birliğine varıldı.

Toplantı sonucunda kısa, orta ve uzun vadeli çok katmanlı bir eylem planı hazırlanması kararlaştırıldı. Okul güvenliğinin daha etkin hale getirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve risk analizlerinin güncellenmesi yönünde adımlar atılacağı açıklandı.

Yetkililer, çocukların güvenliğinin devletin en temel önceliği olduğunu vurgulayarak, kamuoyunun yalnızca resmi ve teyitli bilgilere itibar etmesi gerektiğini belirtti.

Karacabey’de süreç yakından takip ediliyor

Tüm bu gelişmeler ışığında Karacabey’de hem eğitim camiası hem de veliler süreci yakından izlemeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde alınacak kararların ve uygulanacak güvenlik tedbirlerinin, ilçedeki eğitim düzeninin yeniden normale dönmesinde belirleyici olması bekleniyor.

Continue Reading

Yerel

BİLGİT’İN KARACABEY KOZU KULA MI BARBAROS MU?

3 Mayıs 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek olan Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) seçimleri öncesi Karacabey cephesinde kulis kazanı kaynamaya başladı. Mevcut Başkan Fahrettin Bilgit ve adaylığını açıklayan Sadi Aydın arasındaki yarışta, yönetim listelerine girecek isimler üzerinden yürütülen kulis faaliyetleri gündemin ilk sırasına oturdu.

Bilgit’ten “Birlik” yemeği

7 Nisan 2026 akşamı Class Düğün Salonu’nda düzenlenen yemekte 8 oda başkanı ve yönetimleriyle bir araya gelen Fahrettin Bilgit, gövde gösterisi yaparak bir dönem daha “devam” dedi. uzun yıllara dayanan tecrübesini ve Esnaf Kart gibi vizyon projelerini masaya yatıran Bilgit, oda başkanlarından tam destek sözü alırken; asıl merak konusu yeni yönetim listesinde Karacabey’den hangi ismin yer alacağı oldu.

Karacabey’in temsiliyetinde “Kula” faktörü

Kulislerden sızan bilgilere göre Bilgit’in listesinde Karacabey’i temsil edecek isimler netleşmeye başladı. Üye sayılarının ağırlığı nedeniyle Demirci ve Marangoz Esnaf Odası Başkanı Altan Onuk ve Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası Başkanı Hasan Hüseyin Kula isimleri masada güçlü isimler arasında anılırken, tecrübesiyle Terziler ve Benzerleri Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şerafettin Barbaros’un bir “vefa” nişanesi olarak listeye girebileceği konuşuluyor. Kahveciler Aşçılar Köfteciler Gazozcular ve Tatlıcılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selçuk Aytaş’ın ise yoğun iş temposu nedeniyle üst yönetime mesafeli olduğu sızan bilgiler arasında. Ancak kulislerin en çok konuştuğu isim kuşkusuz Ulaştırma Hizmetleri Esnaf Odası Başkanı Hasan Hüseyin Kula.

Sektördeki kurumsal tecrübesi ve esnafla kurduğu samimi, doğrudan diyaloglar Hasan Hüseyin Kula ismini bir adım öne çıkarıyor. Kulislerde, Kula’nın hem genç enerjisi hem de çözüm odaklı yaklaşımıyla BESOB yönetiminde Karacabey’in elini güçlendireceği ve esnafın Karacabey ile Bursa arasındaki köprüsü olacağı görüşü hakim.

Sadi Aydın cephesinde durum ne?

Muhalefet kanadında ise Sadi Aydın, Karacabey’den Nusret Orumdaş ismiyle denge kurmaya çalıştığı iddia ediliyor. Manavlar ve Pazarcılar Odası Başkanı Orumdaş’ın, Aydın’ın listesindeki en önemli kozu olarak görülüyor.

Son karar esnafın

Demirci ve Marangozlar Odası ile Berberler Odası’nın daha önceki dönemlerde temsil edilmeleri nedeniyle bu dönem “denklemin dışında” tutulabileceği söylentisi, Hasan Hüseyin Kula ve Şerafettin Barbaros isimleri üzerindeki yoğunlaşmayı öne çıkarıyor. Karacabey esnaf teşkilatı, 3 Mayıs’ta kendi içinden çıkacak bu güçlü isimlerin BESOB yönetiminde nasıl bir karşılık bulacağını merakla bekliyor.

Öte yandan 3 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek BESOB seçimlerinde Karacabey’den 56 üye oy kullanacak.

Continue Reading

Trending