Connect with us

Genel

“Cumhuriyetin birikimleri yağmalandı”

CHP’nin 97. Kuruluş yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yayınlayan CHP Bursa Milletvekili ve PM üyesi Orhan Sarıbal, Cumhuriyet birikimlerinin AKParti’nin 18 yıllık iktidarında yağmalandığını söyledi.

2000’li yılların başındaki ekonomik kriz sonrası iktidara gelen AKP’nin 18 yıllı bulan iktidarı döneminde, ülkenin her alanda geriye gittiğini kaydeden Sarıbal, “Cumhuriyetin sanayisi, ticareti, ulaşımı, limanları, petrol tesisleri, kentleri, turizmi, tersaneleri ve bankaları yerli ve yabancı sermayeye yok pahasına satışa çıkarılarak peşkeş çekildi. Yetmedi Varlık Fonu icat edildi miktarı saklı milyonlarca lira vatandaşın cebinden Saray’ın saltanatı için aktarıldı.” dedi.

Sarıbal, yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “AKP hükümeti iktidardaki 18. yılını tamamlamak üzere. Bu süreçte ülkemiz hukuk, adalet, ekonomi, tarım, eğitim, sosyal devlet alanlarında geriye gitti. 2000’li yılların başında yaşanan krizin ardından iktidara gelen AKP tarıma yönelik özelleştirme saldırısının da ivme kazandığı bir dönemi yaşattı. AKP’nin uyguladığı vahşi neoliberal program çerçevesinde tarımı destekleyen, girdi ve teknoloji sağlayan kurumlar özelleştirilmiş, tasfiye edilmiş, tarım birlikleri zayıflatılmış, işlevsizleştirilmiş oldu. Cumhuriyetimizin birikimleri ve kurumları AKP döneminde, özelleştirme adı altında, yağmalanıp talan edildi.

Cumhuriyetin sanayisi, ticareti, ulaşımı, limanları, petrol tesisleri, kentleri, turizmi, tersaneleri ve bankaları yerli ve yabancı sermayeye yok pahasına satışa çıkarılarak peşkeş çekildi. Yetmedi Varlık Fonu icat edildi miktarı saklı milyonlarca lira vatandaşın cebinden Saray’ın saltanatı için aktarıldı.

Kamunun Cumhuriyet tarihi boyunca kurduğu ve biriktirdiği her şeyi haraç mezat satan AKP ve Tek Adam Keyfi Yönetiminin sahipleri, sıkıştıkları her anda CHP’yi eleştiriyorlar. Yarattıkları yıkımın sebebi olarak Mustafa Kemal Atatürk dâhil ülkenin kurucularını ve Kurucu Partisini suçlamayı alışkanlık haline getirmişler. İftiralarla din istismarı yapıyor, toplumun değerleri üzerinden algı yaratıp o değerlere de en büyük ihaneti kendileri yapıyorlar.

Cumhuriyetin kuruluş yılları, Osmanlı’dan kalan enkazın, harabeye dönmüş yoksul bir ülkenin yeniden yapılandırılması dönemidir. Bu dönemde, kısacık bir süre içinde tüm ülke demir yolları ağıyla kuşatılmış, Köy Enstitüleri kurularak, en ücra köyün çocuklarına nitelikli eğitim olanakları sağlanmış, sanat ve bilim insanları yetiştirilmiştir. Tarım ağırlıklı üretim ile savaş sonrasında bile kendine yeter haldeki ülkeden bugün ithalata bağımlı hale getirildi.

Cumhuriyetin kurulması ile beraber üretimin daha çok insan ve hayvan gücüne dayandığı, kalkınma hamlelerinin arttırıldığı bu dönemde ulusal bankaların sayısı ve payı arttırılmıştır. Bugün ise AKP, uyguladığı siyasi ve ekonomik politikalarla 12 Eylül darbesinin ürünü ve mirasçısı olduğunu ortaya koymuştur.

“AKP 12 Eylül’ün devamıdır”

AKP, 12 Eylül’ü doğuran sağ iktidarlar ve 12 Eylül darbe yönetimi gibi IMF, Dünya Bankası patentli emek karşıtı neoliberal politikaların yılmaz savunucusu ve uygulayıcısı olan bir partidir.AKP dönemindeki özelleştirmelerin 70 milyar dolara yakın bir getirisi olduğunu görüyoruz. Türk Telekom, Telsim, Erdemir, PETKİM, SEKA, TÜPRAŞ, Türk Havayollarının kamu hisselerinin %51’i, 6 şeker fabrikası, 25 bölgenin elektrik dağıtım şirketi, 31 akarsu santrali, Et ve Balık Kurumu, ETİ bakır ve gümüş işletmeleri, Bursagaz, Finansbank, Tekfenbank, Denizbank, Şekerbank, Sümerbank, TEKEL, Sevda Tepesi, İzmir Limanı, Mersin Limanı, Bandırma Limanı, Samsun Limanı, Yarımca Limanı, Kuşadası Limanı ve İskenderun Limanı elden çıkarılmıştır.

AKP Genel Başkanı, sömürü ve rant düzenin tek adamı ne diyor; “Biz siyasette, ekonomide, savunmada, enerjide ve daha bir çok alanda geçmişte yapılan hataların bedelini ödemek zorunda kaldık. Özellikle tek parti CHP’sinin dış politikada bıraktığı kötü mirasın 83 milyon olarak halen çekiyoruz.” Bu sözlerle CHP’yi suçlayan AKP Genel Başkanı, CHP’nin bu ülke için ürettiği tüm ekonomik, politik, toplumsal ve demokratik değerleri AKP iktidarının rant piyasalarına, yandaş sermayedarlara, üretim döngüsü olmayan bir inşaat sektörüne adeta dağıttığını, peşkeş çektiğini görmezden gelmektedir.

Salt rant uğruna kontrolsüzce ve bilimi yok sayan keyfi ihalelerle JES’lere, HES’lere kurban edilen doğanın yarattığı afetlerden bile vatandaşı suçlu çıkaracak kadar pişkindir.

Üretimi bitirmiş, tüketimi ise zengini daha da zengin etmek üzere tasarlamıştır. AKP’nin tarım politikaları küçük aile işletmelerini değil tarım şirketlerini koruyor. Günümüzde girdi sağlamadan üretime, işleme ve pazarlamaya kadar tüm süreç çok uluslu şirketler veya onların taşeronları tarafından kontrol edilmektedir.

Yabancı sermayeli şirketler sözleşmeli üretim aracılığıyla tarım ve gıdayı doğrudan denetim altına almışlardır. AKP döneminde küçük üreticilik yok olurken yerini büyük ölçekli işletmelere ve tarım şirketlerine dayalı bir yapı almıştır.

Tarım gıda sistemi giderek uluslararası sermayenin çıkarları doğrultusunda biçimlendirilmekte, ülkenin gıda egemenliği ulus ötesi şirketlerin güdümüne girmiştir. AKP iktidarında köylerin tüzel kişilikleri yok edilerek mahalleye dönüştürülmüş, köyler, otlak ve meralar piyasaya açılmıştır.

“Ülke tarımı yıkıma uğradı”

Tarım toprakları betona teslim edilmiş, yağmalanmıştır.Çiftçilerin kullandığı gübre, mazot, yem gibi temel girdilerin fiyatlarındaki artışlar, ürün fiyatlarındaki artışların çok üstünde gerçekleşmiştir.Uygulanan yanlış tarım politikaları nedeniyle tarım giderek, çiftçinin geçimini sağlayacak ekonomik faaliyet olmaktan çıktığı için çiftçi tarımdan kopmuş, köyler, tarlalar, meralar boş bırakılmıştır.

AKP’nin IMF ve Dünya Bankası programları çerçevesinde uyguladığı politikalarla tarımda istihdam azalmış, ekilen, dikilen tarım alanlarında gerileme olmuştur. Tarımda işçileşme, topraksızlaşma, mülksüzleşme süreçleriyle birlikte işletmeler ufalanmış ve belli ellerde yoğunlaştırılmıştır.

Bu dönemde tohum, damızlıklar ve diğer girdiler bakımından yabancı sermayeye bağımlılığı, tarım sektöründe Ziraat Bankası’nın egemenliği kırılarak, yabancı bankaların sağladığı tarımsal krediler aracılığıyla çiftçi üzerindeki faiz yükü arttırılmıştır.

Sonuç olarak; AKP ve Tek Adam Keyfi Yönetiminin uyguladığı tarım politikalarıyla ülke tarımı büyük bir yıkıma uğramıştır. Nüfusumuz her yıl 1 milyon artarken, tarımsal üretim ülke insanının ihtiyacını karşılayamaz duruma gelmiştir. AKP bu açığı ithalat ile kapatmaya çalışmıştır. AKP ve Tek Adam Keyfi Yönetimi döneminde dünyanın dört bir yanından tarım ürünü ithalatı yapıldı. Cumhuriyet eşitlik ve demokrasidir. Bilimdir. Üretimdir, kalkınmadır, istihdamdır. İlerleme ve büyüme demektir.

“Ekonomi uçtu(!)

Somut veriler, kayıp, gerileme ortadadır. Saltanat ile vatandaş arasında uçurum vardır. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 492 lira 5 kuruş, yoksulluk sınırı ise 6 bin 986 lira 5 kuruş olmuştur. Sarayın enflasyon oranı % 11.76 iken vatandaşın enflasyonu bunun çok çok üzerinde. İşsizlik oranı ise % 12.9 olmuştur. 15 ile 24 yaş arası genç işsizlik oranı ise % 24.9’dur.

Covid -19 etkisi ile işsizlik oranı revize edilmiş, genç tanımlı işsizlik ve iş kaybının 17.7 milyon olduğu tahmin edilirken, revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik ve iş kaybının oranı ise % 52 olarak hesaplanmıştır. Ancak, damat Albayrak ve AKP Genel Başkanı’na göre ekonomi uçtu!

“CHP’nin 97. kuruluş yıldönümü”

“Mütevazi bir millet ferdi sıfatıyla hayatımın sonuna kadar vatanın hayrına vakfeylemek emeliyle barıştan sonra halkçılık esası üzerine dayanan ve Halk Fırkası adıyla siyasi bir fırka kurmak niyetindeyim.” Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, bu sözleri sarf ettiğinde Mudanya Ateşkes Antlaşması yeni imzalanmış, saltanat yeni kaldırılmış ve Lozan Barış görüşmeleri yeni başlamıştır.

Anadolu halkı yoksul, yorgun ama bir o kadar da inançlı ve kararlıydı. Çünkü gelecek aydınlıktı. 9 Eylül 1923’te kurulan Cumhuriyet Halk Partisi, ulusal bağımsızlığı kazanan, Cumhuriyeti kuran, saltanatı kaldıran, hilafeti sona erdiren, kulluk düzenini bozan ve ulusal birliği sağlayan bir partidir. Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin öncüsüdür. Ulusal sanayinin ve kalkınmanın lokomotifidir.

Bugün korku ve açlıkla, adaletsizlikle iktidarlarını sürdürmeye çalışanlar bilmeliler ki Türkiye Cumhuriyetinin teslim alınabilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi’nin teslim alınması gerekir. Buna kimsenin gücü yetmeyecektir. Türkiye’yi, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine taşımak için daima ileriye, daima geleceğe, daima aydınlığa yürümeyi sürdüreceğiz. Bu kararlılık ve azimle mücadele eden, tüm yurtseverlere saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 97. yıl dönümünü kutluyorum.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Genel

GELECEK ÇOCUKLARIMIZA EMANET

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yılı, tüm yurtta olduğu gibi dün Karacabey’de de büyük bir coşkuyla kutlandı. Türkiye’nin geleceğinin emin ellerde olduğuna dikkat çeken öğrenciler, “Bizlere güvenin. Atatürk çocukları olarak onun çizdiği çağdaş medeniyet yolunda hiç durmadan ilerleyeceğiz.” mesajını verdi.

23 Nisan kutlamaları ilk olarak Atatürk Anıtı’na İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir tarafından çelenk sunulmasıyla başladı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, Kaymakamlık koordinesinde Atatürk İlkokulu tarafından hazırlanan resmi kutlama programı gerçekleştirildi.

23 Nisan kutlama programına Kaymakam Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Tomar, İlçe Jandarma Komutanı J. Bnb. Mahir Yağmur, siyasiler, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ile çok sayıda veli ve vatandaş katıldı.

Karacabey Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Atatürk Spor Salonu’nda devam eden coşkulu program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Programın açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir, tüm dünya çocuklarının bayramını kutladı. Erbir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün burada, milletimizin bağımsızlık ve egemenlik yolunda attığı en büyük adımlardan birinin yıl dönümünü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir gurur ve coşku ile kutlamak üzere bir araya geldik.

23 Nisan, sadece bir tarih değil; milletimizin kendi kaderine sahip çıktığı, iradesini hiçbir gücün üstünde görmediğini dünyaya ilan ettiği bir dönüm noktasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu tüm dünyaya ilan edilmiş, milletimizin bağımsızlık mücadelesi yeni bir safhaya ulaşmıştır. Bu yönüyle 23 Nisan; özgürlüğün, birlik ve beraberliğin, milli iradenin en güçlü sembollerinden biridir.

Bu anlamlı günün Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmesi ise ayrı bir derinlik taşımaktadır. Çünkü çocuklar; bir milletin yarını, umudu ve en büyük güvencesidir. Atatürk’ün bu emaneti, bizlere çocuklarımızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına da hazırlama sorumluluğunu yüklemektedir.

Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; çocuklarımızın milli ve manevi değerlerle donanmış, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, iletişim ve iş birliği becerileri gelişmiş, teknolojiyi etkin ve bilinçli kullanabilen bireyler olarak yetişmesini hedeflemekte ve 21. yüzyıl becerilerini kazandırmak üzere eğitim süreçlerimizde uygulanmaktadır. Bu kapsamda Karacabey’imizde de çocuklarımızın yalnızca akademik başarılarıyla değil; sanat, müzik, spor ve sosyal alanlarda da kendilerini geliştirerek çok yönlü bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz.

Kıymetli misafirler,

23 Nisan yalnızca ülkemiz çocukları için değil, tüm dünya çocukları için de bir umut ve barış çağrısıdır. Ancak ne yazık ki bugün dünyanın birçok yerinde, özellikle Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda çocuklar savaşın, yoksulluğun ve zulmün gölgesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Bizler burada bayram coşkusunu yaşarken, onların yaşadığı acıları yüreğimizde hissediyoruz. Dileğimiz; tüm dünya çocuklarının barış, güven ve sevgi dolu bir ortamda büyümesi, oyun oynayabilmesi ve hayaller kurabilmesidir.

Diğer yandan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen menfur saldırılar maarif camiamız başta olmak üzere aziz milletimizi derinden sarsmış, hepimizi yasa boğmuştur. Bu vesileyle yaralılarımıza acil şifalar diliyor, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Sevgili çocuklar,

Sizler bu milletin en kıymetli hazinesisiniz. Sizlerin iyi yetişmesi, değerlerine bağlı, çalışkan ve vicdanlı bireyler olarak büyümesi bizim en büyük hedefimizdir.

Sizlere düşen görev; çok çalışmak, öğrenmek, kendinizi geliştirmek ve bu güzel vatanı daha ileriye taşımaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; siz değerli çocuklarımızın ve aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir’in konuşmasının ardından öğrencilerin hazırladığı birbirinden güzel ve renkli gösteriler izleyenleri adeta mest etti. Şiirlerle de süslenen gösteriler katılımcılardan tam not aldı. Etkinliklerde tüm samimiyetlerini ortaya koyan öğrenciler, Atatürk’ün izinde ilelebet yürüyeceklerinin sözünü verdi.

Program sonunda ödül töreni gerçekleştirildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri Kaymakam Cemalettin Yılmaz, Belediye Başkanı Fatih Karabatı ve Cumhuriyet Başsavcısı Batuhan Kılınç tarafından takdim edildi.

Continue Reading

Genel

PARK VE BAHÇELER’DEN GÖZ DOLDURAN ÇALIŞMALAR

Karacabey Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği kapsamlı projelerle ilçenin dört bir yanında adeta yeşil bir dönüşüm başlattı. Yeniköy sahilinden kent merkezindeki refüjlere, park alanlarından okul bahçelerine kadar birçok noktada yürütülen çalışmalar kapsamında on binlerce bitki toprakla buluşturuldu, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanları modern hale getirildi. Belediye bünyesinde gerçekleştirilen bitkisel üretimle hem maliyetler düşürüldü hem de çevre dostu bir yaklaşım benimsendi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, “Karacabey’i daha yeşil, daha estetik ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Karacabey Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği kapsamlı çalışmalarla ilçenin çehresini değiştirmeye devam etti. Parklardan sahil düzenlemelerine, çocuk oyun alanlarından bitkisel üretime kadar geniş bir yelpazede yürütülen hizmetler, hem estetik hem de sürdürülebilir bir kent hedefinin güçlü bir yansıması oldu.

Müdürlük, yıl boyunca parklar, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları ve açık yeşil alanlarda gerçekleştirdiği peyzaj düzenlemeleriyle vatandaşların daha sağlıklı ve huzurlu ortamlarda vakit geçirmesini sağladı. Çevreye duyarlı bitki üretimiyle dikkat çeken çalışmalar, aynı zamanda belediye bütçesine de katkı sundu. Özellikle Atatürk Kültür Parkı gölet çevresinde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 2 dönümlük alanda çapalama, tesviye ve aküçgül tohumu ekimi yapılarak bölge daha canlı ve estetik bir görünüme kavuşturuldu.

Yeniköy sahli yeni yüzüyle dikkat çekiyor

Yeniköy Sahil Çevre Düzenleme Projesi, 2025 yılının en dikkat çeken yatırımları arasında yer aldı. Proje kapsamında; 700 metrekare yürüyüş yolu oluşturuldu. 12 adet beton saksı yerleştirildi. 230 metreküp beton dökümü ve 150 metreküp toprak dolgu yapıldı. 49 adet palmiye ve oya ağacı dikildi. Yaklaşık 800 adet çalı ve 44 bin adet çiçek toprakla buluşturuldu. 30 metreküp ponza taşı serimi gerçekleştirildi. Sulama sistemi kuruldu. 2 adet çocuk oyun grubu hizmete alındı.

Bu çalışmalarla birlikte Yeniköy sahili, hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin keyifle vakit geçirebileceği modern bir yaşam alanına dönüştü.

Kent estetiğine dokunuş

İmaret Caddesi’nde 600 metrelik refüjde gerçekleştirilen dekoratif taş uygulaması ile kentsel estetik güçlendirilirken, stadyum çevresinde ise belediye bünyesinde üretilen yaklaşık 4 bin bitkinin dikimi yapılarak bölgeye doğal bir görünüm kazandırıldı.

Kendi üretimiyle sürdürülebilir belediyecilik

Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün en önemli çalışmalarından biri de bitkisel üretim faaliyetleri oldu. 2025 yılı içerisinde toplam 26 bin 64 adet bitkinin köklendirilip saksılara dikilmesiyle, projelerde kullanılan bitkilerin büyük bir kısmı belediyenin kendi üretiminden karşılandı. Bu yaklaşım, hem maliyetleri düşürdü hem de çevre dostu bir belediyecilik anlayışını güçlendirdi.

Çocuklar için daha güvenli parklar

İlçe genelindeki çocuk oyun alanlarında bakım ve onarım çalışmaları titizlikle yürütüldü. Oyun grupları, zeminler ve park donatıları düzenli olarak kontrol edilerek yıpranan alanlar yenilendi. Böylece çocukların güvenli ortamlarda oyun oynayabilmesi sağlandı.

Yeşil alanlarda sürekli bakım

Karacabey genelinde yeşil alanların sağlıklı ve düzenli kalması amacıyla çim biçme, bitki bakımı ve çevre temizliği çalışmaları aralıksız sürdürüldü. Yapılan düzenli bakım çalışmalarıyla ilçenin doğal dokusu korunarak daha estetik bir görünüm elde edildi.

Kamu kurumlarına destek

Park ve Bahçeler Müdürlüğü, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik destek çalışmalarını da sürdürdü. Bu kapsamda; Dağkadı İlk ve Ortaokulu’nda oyun alanı düzenlemesi yapıldı. Cahide Kırlağaç oyun grubunda boyama ve çevre düzenlemesi gerçekleştirildi. İlçe Sağlık Müdürlüğü bahçesinde çevre düzenleme çalışmaları tamamlandı.

Başkan Karabatı: “Daha yeşil bir Karacabey için çalışıyoruz”

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyetlerini değerlendirerek, “İlçemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz yeşil alan düzenlemeleriyle vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre sunmayı hedefliyoruz. Kendi bitkimizi üretmemiz hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım. Karacabey’i daha yeşil, daha estetik ve daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

2025 yılı boyunca ortaya konulan bu kapsamlı çalışmalar, Karacabey’in geleceğine yapılan güçlü bir yatırım olarak öne çıkarken, ilçenin yaşam kalitesini artırma hedefinde önemli bir kilometre taşı oldu.

Continue Reading

Genel

İKİ İSİM PARTİLERİNDEN AYRILDI

Karacabey siyasetinde son günlerde dikkat çeken gelişmeler yaşanırken, İYİ Parti cephesinde beklenen istifa süreci kesinleşti. Daha önce kamuoyuna yansıyan ve belediye meclisinde “iki istifa” iddiası olarak konuşulan süreç, geçtiğimiz hafta netlik kazandı.

İYİ Parti bünyesinde Karacabey Belediye Meclisi’nde görev yapan Selçuk Çakır ve Gizem Arda’nın, 18 Mart 2026 Çarşamba günü e-Devlet üzerinden partilerinden istifa ettikleri öğrenildi.

Dikkat çeken en önemli detay ise, iki meclis üyesinin istifa işlemlerini e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirmelerine rağmen parti teşkilatına yazılı ve gerekçeli resmi bir istifa dilekçesi sunmamış olmaları oldu. Bu durum, kulislerde farklı yorumlara neden olurken, sürecin işleyişi açısından da soru işaretleri doğurdu.

Öte yandan, istifa eden iki meclis üyesinin herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındıkları ve konuyla ilgili sorulara yanıt vermek istemedikleri kaydedildi.

Hatırlanacağı üzere, İYİ Parti içinde son dönemde yaşanan gelişmeler ve istifa iddiaları, Karacabey kamuoyunun gündeminde yer almaya devam ediyordu.

Son istifalarla birlikte söz konusu iddialar da somut bir boyut kazanmış oldu.

Karacabey kamuoyu ise şimdi, istifa eden meclis üyelerinin bundan sonraki süreçte nasıl bir tutum sergileyeceğini yakından takip ediyor.

Continue Reading

Trending