Ekonomi
“ÇİFTÇİYİ ‘BOR’ KABUSUNDAN KURTARIN!”
Bursa Su Kolektifi üyeleri, yıllardır çözül(e)meyen soruna dikkat çekti:
Bursa’da tamamı gönüllülerden oluşan ve yaşanılabilir bir çevre için ses getiren eylemlerde bulunan sivil ekoloji örgütü Bursa Su Kolektifi üyeleri, hafta sonu Karacabey’in Bakırköy Mahallesi’nde sulama suyuna karışarak ürün kaybına ciddi oranda zarar veren ‘bor’ hakkında basın açıklaması yaptı.
Bakırköy Mahalle Muhtarı Kazım Önen ve köylülerin de destek verdiği eylemde konuşan Bursa Su Kolektifi üyeleri, “Mustafakemalpaşa Çayı’ndan ve bu çaydan beslenen sulama kanallarından akan borlu suyun yıllardır ürünlere verdiği zarar ortada. Bu da bu bölgede bulunan Mustafakemalpaşa ve Karacabeyli üreticileri çaresiz bırakmaktadır. Nereye başvursalar sonuç alamadıkları için kimi köylüler zararının karşılanması için dava açarken, bazıları da sudaki bor miktarını belirlemek için analizler yaptırmıştır. Bu analizlerde sudaki bor miktarı bilimsel sınırın 4,5 kat, önerilen değerin ise 13 kat üzerinde olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu soruna bir an önce ‘dur’ denmelidir.” çağrısında bulundu.
Konuyla ilgili yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Dünya bor madeni rezervlerinin büyük çoğunluğuna sahip olan bir coğrafyada yaşıyoruz. Bor yataklarının bulunduğu Eskişehir, Kütahya, Balıkesir ve Bursa’daki ocakları Etimaden adlı devlet şirketi tarafından işletilmektedir. Bor, cam ve seramik başta olmak üzere pek çok sanayi dalında kullanılıyor. Etimaden resmi internet sitesinde anlatıldığına göre, toprakta bor eksikliğinin tarımsal ürün verimliliğini düşürdüğü konusunda çok sayıda açıklamalar bulunmaktadır. Ancak aynı sitede toprakta ya da suda bor fazlalığının daha doğrusu bor kirliliğinin nasıl sonuçlar doğurduğu konusunda açıklama bulunmuyor. Ne yazık ki, suda ve toprakta bor fazlalığının ne gibi kötü sonuçlar doğurduğunu, kenarında bor madeni bulunan derelerden su kullanan üreticiler acı deneyimlerle öğrendi. Şu anda bulunduğumuz Karacabey’in Bakırköy ve çevre köyleri bu acı deneyimi yıllardır yaşamakta, dertlerine çare bulamamaktadırlar. Karacabey’de Bakırköy, Paşa Çayırı, Orta Çayır, Çakılı Kuyu mevkileri, Mustafakemalpaşa’da Yeşilova, Tepecik, Azatlı, Ormankadı köyleri bor kirliliğinden etkilenen yerler arasındadır.
Bor madeni topraktan çıkarıldıktan sonra yıkanır. Bu nedenle maden bir dere kenarında açılır. Maden yıkandıktan sonra ortaya çıkan pasa ve atık su, slam barajı da denen çamur havuzlarına alınıp çökertilmesi, sudaki bor miktarının bilimsel sınırlara düşürülmesi gerekmektedir. Mustafakemalpaşa Çayı’nın Orhaneli Çayı’ndan ayrıldığı Kestelek Köyü yakınlarında Etimaden’e ait bor madeni bulunmaktadır. Mustafakemalpaşa Çayı, menderesler çizerek Uluabat Gölü’ne boşalır. Çay göle boşalmadan önce DSİ tarafından yapılan sulama kanallarına su verilir. İşte bu kanallardan su alması gereken çiftçilerimiz bunu yapmak ya da yapmamak arasında büyük bir çaresizlik içinde kalmaktadır. Çiftçilerin daha önceki deneyimleri kanaldan su alıp topraklarını suladığında borla kirletilmiş suyun üründen alacağı verimin büyük oranda düşeceğini, masrafını bile kurtaramayacağını bilir. Bu nedenle çiftçiler, yanı başına kadar gelen kanal suyunu kullanmak yerine tarlalarında kuyu ya da artezyenden su kullanır. Kuyusu artezyeni olmayan çiftçiler çaresiz ya kanaldan su alacak ya da mahsulünü göz göre göre kurumaya bırakacaktır.
Mustafakemalpaşa Çayı’ndan ve bu çaydan beslenen sulama kanallardan borlu suyun çok uzun yıllardan bu yana ürünlere verdiği zarar Mustafakemalpaşa ve Karacabey köylülerini çileden çıkarmaktadır. Nereye başvursalar sonuç alamadıkları için kimi köylüler zararının karşılanması için dava açarken bazıları da sudaki bor miktarını belirlemek için analizler yaptırmıştır. Bu analizlerde sudaki bor miktarı bilimsel sınırın 4,5 kat, önerilen değerin ise 13 kat üzerinde olduğu ortaya çıkmaktadır.
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin’in Nisan 2022’de basında çıkan açıklamalarına göre, bir süredir işletilmediğini bildirdiği Kestelek Bor Madeni’nde var olan çamur havuzunun tamamen dolu olduğu, 2021’de başlanan yeni çamur havuzu (slam barajı) ve derivasyon kanalı inşaatının iki ay içinde tamamlanacağını bildirmektedir. Ancak eğer maden işletilmiyorsa Mustafakemalpaşa Çayı’ndan gelen suyla sulama yapan çiftçinin sudaki bor fazlalığından dolayı şikayetleri bitmesi gerekirdi.
Ancak böyle olmadı. O halde bunun tek bir anlamı vardır. Dolu olduğu bildirilen eski çamur havuzundan Mustafakemalpaşa Çayı’na geçen sızıntı ya da kaçak kanal bulunmaktadır. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Dolayısıyla Kestelek Bor Madeni’ne yapılmakta olan yeni çamur havuzu, eski çamur havuzundan dereye karışan borlu sudaki kaçağı kapatmayacaktır.
Bu nedenle derhal sızdırmazlık derecesi çok yüksek, yağmurla birlikte barajdan taşkın tehlikesi olamayan çamur havuzu yapılmalı ve eski havuzdaki çamur ve atık sular bu yeni havuza taşınmalıdır. Maden çalıştırmaya başlandığında dereye bırakılacak suda bilimsel düzeyin üzerinde bor elementine izin vermemek için her türlü önlem alınmalı ve gerekli filtrasyon sistemleri yapılmalıdır. Maden çalışacak diye köylülerin tarlaları susuz bırakılamaz. Köylülerin ürünlerinin zarar görmesi sineye çekilemez. Eğer derelere bilimsel sınırların altında su verilemeyecekse maden bir daha çalıştırılmamalıdır.
Bununla birlikte Kestelek Bor Madeni aracılığıyla devlet eliyle kirletilen Mustafakemalpaşa Çayı’ndaki borlu suyla sulama yapmak zorunda kaldığı için ürünü yanan, verimi düşen ya da kirli suyla sulama yapmaktan çekindiği için ürünü kuruyan üreticinin hasarından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Etimaden sorumludur. Bu sorumlular üreticinin zararını karşılamalıdır.”
“CİMER’e başvurduk ancak çözüm bulunamadı”
Basın açıklamasının ardından bordan olumsuz etkilenen bir tarlada incelemelerde bulunan Bursa Su Kolektifi üyeleri, bu sorun yüzünden ürün kaybı ve maddi zarar gören çiftçilere devletin destek vermesi gerektiğini vurguladı.
Bakırköy Mahalle Muhtarı Kazım Önen ise, Mustafakemalpaşa Sulama Birliği sahası içinde yer alan ve Karacabey’in Bakırköy ile Uluabat Mahalleleri’ndeki çiftçileri yıllardır olumsuz yönde etkileyen sorunu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne ilettiklerini, ancak olumlu yönde cevap alamadıklarını söyledi. Yıllardır çözülmeyen bu soruna karşı ciddi önlemler alınmasını isteyen Muhtar Önen, “Adeta zehir salan borlu suya bir an önce çare bulunması gerekiyor. Son yıllarda artarak devam eden ve Bor Madeni’nden kaynaklanan sorun, tarım arazilerimizi adeta yok ediyor. Özetle Kütahya’nın Emet ilçesindeki Eti Madencilik A.Ş.’ye ait BOR madeninin işlemesinde kullanılan su Emet Çayı’na bırakılıyor. Bu kirli su daha sonra Bursa ili Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan Kirmasti Çayı’na karışıyor. Kirmasti Çayı, ilçemizin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden olan Mustafakemalpaşa ve Karacabey’deki çiftçilerimizin tarlalarını suladığı çay. Yıllardır çiftçilerimiz bu bor atıklarının bulunduğu suyu tarlalarında kullanıyor. Sudaki bor atığı topraklarımızı zehirlediği gibi ektiğimiz ürünlerde de verim kaybına yol açıyor. Bölgemizde ekilen başta domates, biber, karpuz, kavun, mısır vb. ürünler söz konusu sudan büyük zararlar görerek biz çiftçilerin maliyetlerini dahi karşılayamayacak duruma getiriyor. Son yıllarda ülkemizde gıdanın önemi artarak devam etmekteyken bu tip problemler biz çiftçileri derinden yaralıyor ve içinden çıkılamayacak hal alarak maddi ve manevi kayba yol açıyor. Bu sebepten dolayı özellikle bu yıl aşırı bir şekilde yaşanan bu sorun karşısında konunun ivedilikle çözüme kavuşmasını yetkililerden talep ediyoruz.” dedi.



Ekonomi
BURSA TİCARET BORSASI’NDAN 2025 YILINDA TARİHİ REKOR
Bursa ekonomisinin lokomotif kurumlarından Bursa Ticaret Borsası, modern borsacılık vizyonuyla 2025 yılını rekor bir büyüme ile kapattı. Tescil işlem hacmini yüzde 53 artışla 71 milyar TL seviyesine taşıdıklarını belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Bugüne kadar attığımız bütüncül adımlarla 2026 yılını projelerimizin sahada karşılık bulduğu gerçek anlamda bir ustalık dönemi olarak görüyoruz” dedi.
Bursa’nın tarımsal ticaretine yön veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), yenilikçi ticaret anlayışı ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarıyla 2025 yılını rekorla kapattı. Tescil işlem hacmine ilişkin verileri açıklayan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2024 yılında 46 milyar 531 milyon TL olan tescil işlem hacminin, 2025 sonu itibarıyla yüzde 53 artışla 70 milyar 970 milyon TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ortaya konan bu rekor büyümenin uzun vadeli, planlı ve bütüncül çalışmaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu başarı, üyelerimizin üretim azmi ile Borsamızın teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme odaklı projelerinin sahada yarattığı güçlü sinerjiyi ortaya koymaktadır” dedi.
Zeytin 22,5 Milyar TL ile zirvedeki yerini korudu
Bursa’nın sahip olduğu güçlü tarım potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özer Matlı, ürün bazlı tescil rakamlarının kentin üretim kabiliyetini net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında borsa kotasyonuna sahip ürünler arasında ilk sırayı Bursa’nın en önemli tarımsal değeri olan zeytinin aldığını kaydeden Başkan Matlı, “22 milyar 592 milyon TL’lik işlem hacmiyle zeytin, tescil kalemlerimizde lokomotif rolünü sürdürdü. Onu 11 milyar 70 milyon lira ile yaş sebze-meyve, 7 milyar 873 milyon lira ile canlı hayvan grubu takip izledi. Elde edilen tescil rakamları, Bursa’nın üretim potansiyelinin Borsamızda katma değere dönüştüğünün en açık göstergesidir” diye konuştu.
Marmara ÜPAK’ta 637 Milyon TL’yi aşan performans
Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, tarım ticaretinin dijitalleşmesinde önemli bir yol üstlenen Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda (Marmara ÜPAK) da Bursa TB üyelerinin yıl boyunca etkin bir performans sergilediğini belirtti. Marmara ÜPAK genelinde 2025 yılı boyunca 32 binin üzerinde işlem gerçekleştiğini ve yaklaşık 973 bin ton ürünün piyasada işlem gördüğünü kaydeden Başkan Matlı, “Kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK’ta, Bursa TB acente kaydındaki üyelerimiz tarafından 637 milyon 705 bin TL tutarında işlem hacmi gerçekleştirildi. Bu performansla, platforma üye borsalar arasında 8. sırada yer alarak dijital tarım ticaretindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Özellikle mısır, arpa ve buğday gibi stratejik ürünlerdeki işlem yoğunluğu, bu başarının temelini oluşturdu” dedi.
“Finansal istikrar ile büyüme ivmemiz artacak”
2025 yılı tescil işlem hacmi rakamlarının, Borsa’nın uzun vadeli vizyonunun ve stratejik yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirten Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Bugün attığımız her adımı; üretim, ticaret, mekân ve insan başlıklarını birbirinden ayırmadan, bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak 2026 yılını, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sahada karşılık bulduğu, gerçek manada bir ustalık dönemi olarak görüyoruz. Ekonomi yönetimimizin kararlı adımlarıyla enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi halinde, işlem hacmimizde yüzde 35-40 oranında yeni bir artış yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.”
Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemde de üreticinin emeğini koruyan, üyelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran ve Bursa’yı dünya tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, “Bu tarihi başarıda emeği geçen, tüm üyelerimize ve paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bursa TB’de en çok işlem gören 5 ürün
Zeytin: 22.592.058.602 TL
Yaş Sebze-Meyve: 11.070.268.114 TL
Canlı Hayvan (Büyükbaş-Küçükbaş): 7.873.997.096 TL
Et (Büyükbaş-Küçükbaş-Piliç): 6.073.453.718 TL
Mısır: 4.372.710.733 TL
Ekonomi
2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.
“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.
TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.
TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.
Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”
Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.
2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.
Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.
Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.
2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”
Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi
“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.
Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.
Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.
Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”
Market fiyatları
“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.
Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.
Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”
Üretici fiyatları
Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”
Üretici fiyat değişiminin nedenleri
“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.
Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.
Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”
Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler
“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.
Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.
Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.
Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.
Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”
Ekonomi
MATLI: “2026 YILI MAKRO PROJELER VE YATIRIM YILI OLACAK”
Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, “Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı.
Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı “2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen “yüksek faiz, düşük kur” politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı” dedi.
“Tarımda rekor daralma alarm veriyor”
Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı” diye konuştu.
“Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı”
Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik” ifadelerini kullandı.
İhracat atağında yeni rota: Asya
Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi
Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler
Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.
Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının kaderini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, “Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız” şeklinde konuştu.
“Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak”
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, “Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz”
Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, “Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız” dedi.
2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi
Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, “Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum” dedi.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login