Connect with us

Yerel

BAĞIMLI MI BAĞIMSIZ MI!?

Mustafa Bozbey’in görevden alınmasıyla Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde gerçekleştirilen başkanvekilliği seçimi, yalnızca kent siyasetindeki dengeleri değil, Karacabey’de uzun süredir yakından takip edilen isimleri de yeniden gündemin merkezine taşıdı. CHP ve Yeniden Refah Partisi gruplarının oylamaya katılmadığı oturumda, bağımsız meclis üyesi Gizem Arda’nın hem sandıkta kullandığı oy hem de kürsüde yaptığı açıklamalar dikkat çekti.

Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti (50), MHP (8) ve BBP’nin (1) toplam 59 oyu bulunurken, sandıktan çıkan 61 oy, meclis aritmetiğinin nasıl şekillendiğini de ortaya koydu. Türkiye İttifakı Partisi’nden gelen 1 oyun yanı sıra, Karacabey Belediyesi Bağımsız Meclis Üyesi Gizem Arda’nın da sandığa giderek tercihini bu yönde kullanması, sonucu belirleyen kritik hamlelerden biri oldu. Muhalefet blokunun protesto kararı aldığı bir ortamda Arda’nın bu tutumu, siyasi çevrelerde farklı yorumlara neden oldu. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından söz alan Gizem Arda, yaptığı konuşmada, “Hayatımda ilk defa AK Parti’nin bir adayına oy veriyorum(!) Bu, belirsizliğin uzun sürmemesi adına verilmiş bir karardır. Aynı zamanda meslektaş(!) olmamızdan kaynaklanan bir karardır. Hayırlı olsun, Allah yardımcınız olsun.” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, meclis tutanaklarına da yansırken, Arda’nın siyasi duruşuna dair tartışmaları daha da alevlendirdi.

Karacabey kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim olan Arda, son aylarda yaşanan istifa süreciyle de gündeme gelmişti. Bu süreçte yalnızca Arda değil, Selçuk Çakır da İYİ Parti’den istifa ederek bağımsız meclis üyeleri arasına katılmıştı. Bu durum Karacabey Belediye Meclisi’ndeki siyasi dengeleri önemli ölçüde değiştirmişti. Bu gelişmeler kamuoyunda “bekleme dönemi” olarak yorumlanırken, Büyükşehir Meclisi’ndeki son oylama, söz konusu olan Arda’nın siyasi yönelimlerine dair yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

İlçe kulislerinde uzun süredir konuşulan AK Parti’ye geçiş iddiaları, bu gelişmeyle birlikte yeniden güç kazandı. Özellikle Arda’nın kürsüden dile getirdiği “ilk kez AK Parti’ye oy veriyorum” sözleri eleştirilerin odağı haline geldi. Muhalefet temsilcileri, bu tercihin “meslektaşlık” ve “belirsizliğin sona ermesi” gerekçeleriyle açıklanmasını samimi bulmadıklarını ifade ederken, oylamaya katılmama durumunda dahi Şahin Biba’nın seçileceği ve belirsizliğin zaten ortadan kalktığı yönündeki değerlendirmelerle, seçmen iradesine aykırı bir tutum sergilendiği yorumunda bulundu.

Karacabey siyasetinde son dönemde yaşanan “saf değişimleri” de bu gelişmeyle birlikte yeniden gündeme geldi. Belediye Başkanı Fatih Karabatı’nın İYİ Parti’den AK Parti’ye geçişiyle başlayan süreçte, Süleyman Yörür, İlyas Aksoy ve Ahmet Karakuş’la da devam eden yaprak dökümüyle AK Parti saflarına katılması, ayrıca Hilmi Kuru’nun bağımsız kalması, muhalefet cephesinde dengeleri sarsmıştı. Sonraki süreçte Selçuk Çakır ve Gizem Arda’nın bağımsız olarak yollarına devam etmesi ise meclisteki yeni denklemin önemli parçaları olarak öne çıkmıştı.

Muhalefet kulislerinden sızan bilgilere göre, Arda, Çakır ve Kuru’nun son dönemde kritik oylamalarda iktidar blokuyla paralel hareket ettiği öne sürülüyor. Bu durum, “bağımsızlık” sıfatının sadece geçici bir aşama olduğu yönündeki yorumları güçlendirirken, “kağıt üzerinde bağımsız, fiilen iktidar bloğunda” eleştirilerini de beraberinde getirdi.

Öte yandan siyasi kulislerde, Arda’ya geçmişte Belediye Başkan Yardımcılığı teklif edildiği ve bu teklifin yeniden gündeme gelebileceği iddiaları konuşuluyor. Özellikle Belediye Başkan Yardımcısı Bora Akın’ın Büyükşehir’e geri döneceği yönündeki beklenti güç kazanırken, bu ihtimalin gerçekleşmesine kesin gözüyle bakılıyor. Büyükşehir Meclisi’ndeki son oylama ve verilen açık destek ise söz konusu iddiaları daha da kuvvetlendiren gelişmeler arasında gösteriliyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Gizem Arda’nın önümüzdeki günlerde nasıl bir yol haritası izleyeceği ve olası bir parti geçişinin resmiyet kazanıp kazanmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. Karacabey’de seçmen iradesi, siyasi etik ve temsil tartışmalarının yeniden alevlendiği bu süreç, ilçe siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU

Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.

Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.

Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.

Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.

Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.

Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.

Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.

Continue Reading

Yerel

GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI

Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.

Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.

Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.

Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”

Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.

Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.

Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.

Ne olmuştu?

Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Continue Reading

Yerel

ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”

Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.

Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.

İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:

“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.

18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.

Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.

Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.

Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.

Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.

Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.

“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”

Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:

Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?

Hayır!

Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.

Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.

Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.

Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.

“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”

Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.

Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.

Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.

Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.

Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.

Yetkililere çağrımız açıktır:

Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.

Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.

Varsa ihmaller araştırılsın.

Sorumlular hukuk önünde hesap versin.

Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.

Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.

Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.

Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

Gökçe için adalet istiyoruz.

Kadınlarımız için güven istiyoruz.

Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.

Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.

Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.

Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”

Continue Reading

Trending