Ekonomi
“AKP TARIMI ÇÖKERTMEYE DEVAM EDİYOR”
Sarıbal: “Pamuk ithalatına 28.7, şeker ithalatına ise 873 milyon dolar ödendi.”
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarımda yaşanan son gelişmeleri aktaran CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, hasadı devam eden pamuk ve şekerpancarı üreticilerinin ürünlerini maliyetlerinin altında satmak zorunda kaldığını söyledi. Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Sarıbal, AK Parti’nin 20 yıllık yanlış tarım politikalarına devam ettiğini belirterek, “AKP tarımı çökertmeye devam ediyor.” dedi.
Ülkemizde “beyaz altın” diye bilinen başta tekstil endüstrisinin olmak üzere 60’tan fazla endüstri ürününün hammaddesi olan pamuk hasadı başladığını ama alım fiyatının maliyetinin altında kaldığını aktaran Sarıbal, şunları söyledi: “AKP döneminde pamuk ekim alanları 2002 yılına göre 2020 yılında %50 azalmıştı. 2020 yılından sonra ülkemizde ve dünyada pamuk fiyatlarının yükselmesi ile ülkemizde ekim alanları arttı. 2020 yılında 3,6 milyon dekar, 2021 yılında 4,3 milyon dekar, 2022 yılında, tahmini yaklaşık 5 milyon dekar alanda pamuk üretimi yapıldı. Üretim alanlarındaki artış rekolteye de yansıdı. 2020 yılında 1,8 milyon ton olan pamuk rekoltesi 2021 yılında 2,3 milyon tona çıktı. Bu yıl da 2,5 milyon ton pamuk üretimi beklenmektedir. Artan bu üretime rağmen ülkemiz tarımsal ürünler içerisinde en fazla pamuk ithalatına para ödemektedir. 2003 yılından bugüne kadar 16,4 milyon ton pamuk ithalatına 28,7 milyar dolar para ödendi.
Bir kilo pamuk tarlada yaklaşık 15 liranın üzerinde ama açıklanan fiyat 13-14 lira. Üreticiler bu fiyatlarla nasıl tekrar ekim yapsın? Mazot fiyatı 4 kat, taban gübresi 4-5 kat ve elektrik fiyatı da artmış, niye eksin? Eğer pamuğun kilosu 20 liranın altında olursa gelecek yıl pamuk ekimi azalacaktır. 15 liraya mal olan pamuğu siz 13-14 liraya alıyorsanız onu sürdüremezseniz. Pamuk üretiminde çiftçinin zarar etmeyeceği bir fiyat olmalı. Çiftçinin cebine toplamda 20 liranın altında para girmemeli. Pamuk üretiminde kota tamamen kaldırılmalı. Çiftçi ne kadar getiriyorsa o alınmalı. Ayrıca pamuğun kilosuna 1 lira 10 kuruş olarak ödenen fark ödeme desteğinin en az 2,5 liraya çıkartılı ve pamuk alımı yapan kooperatif, birlik ve küçük tüccarlara Ziraat Bankası üzerinden sıfır faizli kredi desteği verilerek piyasayı regüle etmesi sağlanmalıdır.”
“Ülkeyi şeker krizine soktular”
Hasadı devam eden şekerpancarında da fiyatların çiftçinin beklentilerinin altında olduğunu ifade eden Sarıbal, şekerpancarı üretiminde de ciddi politik hataların yapıldığını söyledi. Geçen yıl 18 milyon ton şekerpancarı üretildiğini ve bu yıl ise 19 milyon ton olması beklendiğini belirten Sarıbal, “Geçen yıl üretimin düşük olması ülkemizi şeker krizine sokmuştu. Üstelik bu beceriksiz yönetim yüzünden ithalatçı olduğumuz şekerde içerideki 297 bin ton şekeri 129 milyon dolara sattık. Bu yıl ise onun sonucu olarak ilk 8 ayda 295 bin ton şekere 211 milyon dolar para ödedik. Biz geçen yıl 15 kasımda şeker ihracatının durdurulması gerektiğini ifade etmiş ve hükümetin tedbir alması yönünde çağrı yapmıştık. Aralık sonunda hükümet nihayet şeker ihracatını durdurdu ama geç kalındı. Son bir yılda şeker fiyatları %300 oranında arttı. Elindeki 297 ton şekeri 129 milyon dolara satan hükümet, şekerdeki fiyat artışının önüne geçmek için 400 bin ton şekerin ithal edilmesi için izin verdi. Yılbaşından bugüne kadar ithal edilen yaklaşık 300 bin ton şekere 211 milyon dolar ödendi.” diye konuştu.
“Fiyatlar maliyetin altında”
Pamukta olduğu gibi şekerpancarı alım fiyatının maliyetlerin altında kaldığını vurgulayan Sarıbal, “Bugün şekerin dekara maliyeti 6 bin 500 lira ile 7 bin lira arasındadır. Türkşeker, bu sezon için şeker pancarı alım fiyatına ton başına 1450 lira olarak belirledi. Ülkemizde dekara şeker verimi ortalama 6 ton olup, 6 tonun altında üretim yapan her çiftçi bu alım fiyatı ile zarar etmektedir. 6 ton üzerinde üretim yapan çiftçimiz ise ancak ayakta kalabilmektedir. Bir sonraki üretim sezonu için teşvik edici bir fiyat değildir” dedi.
AK Parti döneminde 10 şeker fabrikasının 682 milyon dolara özelleştirilerek satıldığını hatırlatan Sarıbal, şöyle devam etti: “AKP döneminde şeker ithalatına ödediğimiz para 10 tane şeker fabrikasının özelleştirmesinden elde edilen paranın iki katından fazladır. AKP iktidarları döneminde ithal edilen 1,7 milyon ton şeker ithalatına 873 milyon dolar para ödendi. Ayrıca şekerin yan ürünü olan 5,3 milyon ton melas ithalatına ise 788 milyon dolar ödendi. Sadece bu iki ürün için AKP döneminde 1 milyar 660 milyon dolar ödeme yapıldı. Paranın korkunçluğuna bakar mısınız? AKP’nin temsilcileri her ağızlarını açtığında “yerli – milli” diyor ama işte faturası bu. Bundan daha büyük ihanet mi olur? Ülkemize yetecek kadar pamuk ve şeker üretme imkanı varken ithalatı tercih ediyorlar.”
“Çiftçi borcu 242 milyar lirayı geçti”
TBMM’deki basın açıklamasında çiftçi borçlarını da gündeme getiren CHP’li Vekil Orhan Sarıbal, AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde kayıtlı 2 milyon 700 bine yakın çiftçinin bankalar olan borcunun sadece 2,4 milyar lira iken bugün 2 milyon 100 bin civarında olan çiftçilerin sadece bankalara borcunun 242 milyar lirayı geçtiğini söyledi. “AKP ve Saray İktidarı döneminde çiftçi sayısı düşerken borcu 101 kat arttı” diyen Sarıbal, “Son bir yılda çiftçinin borcu 97 milyar lira artmış. Çiftçi üretim maliyetlerinden kaynaklanan açığını borçlanarak sürdürmektedir. Tarım Kanunu 21. Maddesi’ne göre Gayrisafi Milli Hasıla’nın (GSMH) % 1’den az olmamak üzere çiftçiye destek verilmesi gerekirken, yasanın yürürlüğe girdiği 2007’den bugüne bu oranın yarısını bile çiftçiye ödemediler. Tarım Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne çiftçilere ödenmeyen destek miktarı toplamı 327 milyar liradır” ifadelerine yer verdi.
“Bu kötü gidişi düzelteceğiz”
Sarıbal, 2017’den önce her yıl şubat, mart, nisan aylarında açıklanan Tarımsal Desteklemeler Tebliği’nin hala açıklanmadığını söyledi. Tebliğin yayınlanmamasından en fazla etkilenen kesimin ise besiciler olduğunu kaydeden Sarıbal, sözlerini şöyle tamamladı: “Yani çiftçi besliyor. Belirli bir ağırlığa geldikten sonra kasaba ve Et Balık Kurumuna götürüp kestiriyor. 2011 yılında kasaplık hayvan başına 250 lira destekleme yapılmış. 2011 yılında etin kilosu 15 liraydı. Kesilen hayvanlardan %1 stopaj alınıyor. Etin kilosu 15 lira, 250 lira destekleme yapıldığında 40-45 lira stopaj çiftçiden kesiliyor. 2011 yılında çiftçinin cebine 205 lira çiftçinin cebine giriyordu. Bugün de destekleme 250 lira. Et kesimi 100 lira. Bir dana 300 kilo geldiğinde yaklaşık 30 bin lira gelir elde ediliyor. 30 bin liranın stopajı 300 lira ediyor. Ödenen destek ise 250 lira. Çiftçi neden 50 lira zarar etsin. Bu durumda ne oluyor, kesimler başka yerlere yapılıyor. Çiftçi zorlanıyor. 2011 yılından bugüne kadar hiç değişme olmamış. Kasaplık dana kesim desteğinin en az 1500 lira olması lazım ki 2011 yılının desteklemesine denk gelsin. Bu olmazsa çiftçi birliklere gitmiyor. Yasal olmayan kesimlere gidiyor.
Bir başka sorun ise süt inekleri kesime gitmeye devam ediyor. Süt inekleri kesime gitmeye devam ederse yarın bırakın kasaplık danayı ne dişi dana ne erkek dana bulabileceğiz ne de sağılacak süt ineği bulabileceğiz. Kısacası AKP ve Saray İktidarı tarımı çökertmeye devam ediyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yaşanan bu temel sorunların tümünü gidereceğiz. Bu ülkede çiftçinin zarar etmeyeceği, çiftçinin güleceği, üreticinin insanca yaşayacağı, insanca işine sahip olacağı ve tüketicinin istediği miktarda ürüne ulaşacağı yeni bir düzeni hep birlikte kuracağız.”
Ekonomi
BURSA TİCARET BORSASI’NDAN 2025 YILINDA TARİHİ REKOR
Bursa ekonomisinin lokomotif kurumlarından Bursa Ticaret Borsası, modern borsacılık vizyonuyla 2025 yılını rekor bir büyüme ile kapattı. Tescil işlem hacmini yüzde 53 artışla 71 milyar TL seviyesine taşıdıklarını belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Bugüne kadar attığımız bütüncül adımlarla 2026 yılını projelerimizin sahada karşılık bulduğu gerçek anlamda bir ustalık dönemi olarak görüyoruz” dedi.
Bursa’nın tarımsal ticaretine yön veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), yenilikçi ticaret anlayışı ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarıyla 2025 yılını rekorla kapattı. Tescil işlem hacmine ilişkin verileri açıklayan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2024 yılında 46 milyar 531 milyon TL olan tescil işlem hacminin, 2025 sonu itibarıyla yüzde 53 artışla 70 milyar 970 milyon TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Ortaya konan bu rekor büyümenin uzun vadeli, planlı ve bütüncül çalışmaların bir sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu başarı, üyelerimizin üretim azmi ile Borsamızın teknolojik dönüşüm ve dijitalleşme odaklı projelerinin sahada yarattığı güçlü sinerjiyi ortaya koymaktadır” dedi.
Zeytin 22,5 Milyar TL ile zirvedeki yerini korudu
Bursa’nın sahip olduğu güçlü tarım potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Özer Matlı, ürün bazlı tescil rakamlarının kentin üretim kabiliyetini net biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında borsa kotasyonuna sahip ürünler arasında ilk sırayı Bursa’nın en önemli tarımsal değeri olan zeytinin aldığını kaydeden Başkan Matlı, “22 milyar 592 milyon TL’lik işlem hacmiyle zeytin, tescil kalemlerimizde lokomotif rolünü sürdürdü. Onu 11 milyar 70 milyon lira ile yaş sebze-meyve, 7 milyar 873 milyon lira ile canlı hayvan grubu takip izledi. Elde edilen tescil rakamları, Bursa’nın üretim potansiyelinin Borsamızda katma değere dönüştüğünün en açık göstergesidir” diye konuştu.
Marmara ÜPAK’ta 637 Milyon TL’yi aşan performans
Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, tarım ticaretinin dijitalleşmesinde önemli bir yol üstlenen Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda (Marmara ÜPAK) da Bursa TB üyelerinin yıl boyunca etkin bir performans sergilediğini belirtti. Marmara ÜPAK genelinde 2025 yılı boyunca 32 binin üzerinde işlem gerçekleştiğini ve yaklaşık 973 bin ton ürünün piyasada işlem gördüğünü kaydeden Başkan Matlı, “Kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK’ta, Bursa TB acente kaydındaki üyelerimiz tarafından 637 milyon 705 bin TL tutarında işlem hacmi gerçekleştirildi. Bu performansla, platforma üye borsalar arasında 8. sırada yer alarak dijital tarım ticaretindeki gücümüzü bir kez daha ortaya koyduk. Özellikle mısır, arpa ve buğday gibi stratejik ürünlerdeki işlem yoğunluğu, bu başarının temelini oluşturdu” dedi.
“Finansal istikrar ile büyüme ivmemiz artacak”
2025 yılı tescil işlem hacmi rakamlarının, Borsa’nın uzun vadeli vizyonunun ve stratejik yaklaşımının bir yansıması olduğunu belirten Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “Bugün attığımız her adımı; üretim, ticaret, mekân ve insan başlıklarını birbirinden ayırmadan, bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Bursa Ticaret Borsası olarak 2026 yılını, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projelerin sahada karşılık bulduğu, gerçek manada bir ustalık dönemi olarak görüyoruz. Ekonomi yönetimimizin kararlı adımlarıyla enflasyonun yüzde 20-22 bandına gerilemesi halinde, işlem hacmimizde yüzde 35-40 oranında yeni bir artış yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.”
Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın önümüzdeki dönemde de üreticinin emeğini koruyan, üyelerin ticari faaliyetlerini kolaylaştıran ve Bursa’yı dünya tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurgulayarak, “Bu tarihi başarıda emeği geçen, tüm üyelerimize ve paydaşlarımızı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bursa TB’de en çok işlem gören 5 ürün
Zeytin: 22.592.058.602 TL
Yaş Sebze-Meyve: 11.070.268.114 TL
Canlı Hayvan (Büyükbaş-Küçükbaş): 7.873.997.096 TL
Et (Büyükbaş-Küçükbaş-Piliç): 6.073.453.718 TL
Mısır: 4.372.710.733 TL
Ekonomi
2025 YILI VE ARALIK AYI ÜRETİCİ VE MARKET FİYATLARINDA YAŞANAN DEĞİŞİMLER
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi.
“Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir”
“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz.
TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır.
TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor.
Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.”
Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı:
“Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu.
2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu.
Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi.
Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti.
2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi.
Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.”
Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi
“Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti.
Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı.
Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı.
Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.”
Market fiyatları
“Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü.
Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti.
Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.”
Üretici fiyatları
Aralık ayında üreticide 33 ürünün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı.
Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi.
Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.”
Üretici fiyat değişiminin nedenleri
“Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı.
Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu.
Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.”
Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler
“Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı.
Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı.
Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı.
Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi.
Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”
Ekonomi
MATLI: “2026 YILI MAKRO PROJELER VE YATIRIM YILI OLACAK”
Bursa Ticaret Borsası, Aralık ayı olağan Meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi 100 milyon TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, “Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız” dedi.
Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı.
Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı “2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen “yüksek faiz, düşük kur” politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı” dedi.
“Tarımda rekor daralma alarm veriyor”
Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı” diye konuştu.
“Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı”
Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, “Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik” ifadelerini kullandı.
İhracat atağında yeni rota: Asya
Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı.
Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi
Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, “Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler
Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.
Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının kaderini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, “Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız” şeklinde konuştu.
“Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak”
2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, “Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz”
Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, “Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız” dedi.
2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi
Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, “Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum” dedi.
-
Bursa Bölge6 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel1 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel6 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi6 yıl agoSütaş’tan “Tereyağı” açıklaması





Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login