Genel
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ: TÜRK MİLLETİNİN DİRENİŞİ VE KAHRAMANLIK DESTANI
İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada, “Türk askerinin gösterdiği cesaret, fedakârlık ve vatan sevgisi, tüm dünyaya Türk milletinin gücünü ve direncini gösterdi.” dedi. Tiryakioğlu, yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
18 Mart, Türk milletinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıldönümüdür. Bu zafer, sadece bir askeri başarı olmanın ötesinde, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi haline gelmiştir. Çanakkale, vatan uğruna canını feda eden kahramanlarımızın adını tarihe altın harflerle kazıdığı bir yer; milletin birleşerek tüm yokluklara, zorluklara karşı gösterdiği eşsiz bir direniştir. Bu zafer, Türk milletinin birlikte hareket ederek imkansızlıklar içinde neler başarabileceğini gözler önüne sermiştir.
Çanakkale’nin stratejik önemi ve ittifak devletlerinin saldırısı
Birinci Dünya Savaşı’nın en kritik cephelerinden biri olan Çanakkale, yalnızca askeri açıdan değil, stratejik olarak da büyük bir öneme sahipti. Çanakkale Boğazı, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u savunabilmek için hayati bir noktadaydı. Ayrıca, İngiltere ve Fransa için Rusya’ya yardım gönderebilmek amacıyla bu boğazı ele geçirmek çok önemliydi. Bu nedenle, 1915 yılında, müttefik devletler, boğazı geçmek ve İstanbul’u almak amacıyla büyük bir deniz harekâtı başlattılar.
Ancak karşılarında Türk askerlerinin eşsiz direnişi vardı. Müttefikler, bu harekât için büyük bir donanma ve asker gücüyle Çanakkale’ye saldırmış olsalar da, Türk kuvvetlerinin gösterdiği stratejik zekâ ve cesaret, bu saldırıyı başarısız kılmayı başardı. Savaşın seyrini değiştiren bu zaferin arkasında, sadece askeri taktikler değil, aynı zamanda bir halkın bağımsızlık tutkusu ve inancı bulunuyordu.
Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Askeri’nin kahramanlığı
Çanakkale Zaferi, Türk milletinin kahramanlık destanlarından bir diğeridir. Türk askerinin gösterdiği cesaret, fedakârlık ve vatan sevgisi, tüm dünyaya Türk milletinin gücünü ve direncini gösterdi. Bu zaferde Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği ve stratejik dehası da çok önemli bir rol oynamıştır. 18 Mart 1915’te Çanakkale’de yaşanan bu zaferin arkasında, Atatürk’ün askeri dehası ve halkına duyduğu güvenin büyük etkisi vardı.
Atatürk, bu zaferin ardından “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum” diyerek, askerlerine olan inancını ve vatan sevgisini göstermiştir. Türk askerleri de bu kutsal emri yerine getirerek, Çanakkale’de büyük bir destan yazmışlardır. Çanakkale’de yaşanan bu zafer, Kurtuluş Savaşı’na giden yolda Türk milletinin özgürlük mücadelesinin ilham kaynağı olmuştur.
Çanakkale Zaferi’nin tarihi ve toplumsal anlamı
Çanakkale Zaferi, Türk milletinin tarihindeki en önemli zaferlerden biri olmanın ötesinde, toplumsal bellekte de derin bir iz bırakmıştır. Çanakkale’de kazanılan zafer, sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda bir milletin onuru, hürriyeti ve özgürlüğü için verdiği eşsiz mücadelenin simgesidir. Türk halkı, savaşın her aşamasında büyük bir dayanışma ve birlikte hareket etme gücü gösterdi. Çanakkale’de, erkekler kadar kadınlar da vatan için büyük fedakârlıklarda bulunmuş, cepheye cephane taşımış, askerlerine destek olmuşlardır.
Bugün, Çanakkale Zaferi, sadece askeri bir zaferin kutlanması değil, aynı zamanda bu topraklar üzerinde yaşamını sürdüren herkesin ortak değerlerinin, vatan sevgisinin ve birlikteliğin bir kutlamasıdır. 18 Mart, bir milletin vatanını savunma ve özgürlük için verdiği mücadelenin taçlandığı bir gündür. Çanakkale’de, sadece askerlere değil, halkın her bir bireyine duyulan saygı, vatan için duyulan sevgiyle pekişmiştir.
18 Mart’ın anlamı ve günümüzdeki yeri
Her yıl 18 Mart’ta, Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde, bu kahramanlık destanı anılmakta, şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları yaşatılmaktadır. Çanakkale, Türk milletinin ne denli güçlü olduğunu, her türlü zorlukla karşılaştığında ne kadar dik durduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Çanakkale’de atılan her adım, verilen her şehit, bir halkın bağımsızlık için verdiği kararlı mücadelenin simgesidir. Bu zafer, Türk milletinin tarihindeki kahramanlık ve direnişin en büyük örneği olarak hafızalarda kalmaktadır.
Bugün, Çanakkale Zaferi’ni kutlarken, o dönemdeki kahramanları ve şehitlerimizi rahmetle anıyor; Türk milletinin birlik ve beraberliğinin her zaman korunması gerektiğinin bilincini taşıyoruz. Çanakkale Zaferi, sadece geçmişin bir hatırası değil, aynı zamanda geleceğe dair umutlarımızı da besleyen bir kaynaktır. Bu zaferin arkasındaki güçlü irade, bu topraklarda yaşamayı sürdüren herkes için bir ilham kaynağı olmalıdır.
18 Mart, sadece bir zaferin değil, Türk milletinin vatan sevgisinin, kahramanlığının ve direncinin simgesidir. Çanakkale, bu topraklarda yaşayan herkesin ortak değeridir. Şehitlerimizi rahmetle anıyor, Çanakkale Zaferi’nin tüm dünyada özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi için örnek teşkil etmeye devam edeceğini hatırlıyoruz.
Genel
BTSO, ARTIK YEMYEŞİL
BTSO seçimlerinde Özer Matlı’nın öncülüğündeki yeşil liste, 34 komite ve 78 meclis üyesiyle ilk sıraya yerleşti. Mavi listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde geride bırakan Matlı, “Bu başarı Bursa’nın başarısıdır. Üyelerimiz baskıya ve dayatmaya en güçlü cevabı sandıkta verdi” dedi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meslek komitesi seçimlerinde üyelerin değişim talebi sandığa yansıdı. Açıklanan sonuçlara göre yeşil liste 34 komitede 78 meclis üyeliği kazanırken, mavi liste 31 komitede 71 meclis üyeliği elde etti. Beyaz liste dört komitede sekiz meclis üyeliği kazandı. Bir komitedeki iki meclis üyeliğinin dağılımı ise sonuçlar kesinleştikten sonra yarın yapılacak kuraya bağlı kaldı.
Yeşil liste, mavi listenin üç komite ve yedi meclis üyesi önünde yer alarak seçimlerden en güçlü temsil grubuyla çıktı. Bu sonuçlara göre, mevcut yönetimin önde gelen şirketlerinden Beyçelik, Durmazlar, Ermaksan, Şanmak gibi şirketler kendi sektörlerinde yeni dönemde temsil edilemeyecek.
Sonuçları değerlendiren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının mevcut yönetim anlayışına güçlü bir tepki gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün, eşit şartlarda yapılmayan bir seçimde, Bursa’nın iş dünyası kendi iradesine sahip çıktı. Esnafımız, tüccarımız, sanayicimiz ve KOBİ’lerimiz sözünü söyledi. Üyelerimiz Oda’sında değişim istediğini, daha çok hizmet beklediğini, karar süreçlerinde söz sahibi olmak istediğini sandıkta gösterdi. Bu başarı Bursa’nın, üretenlerin, alın teri dökenlerin ve hakkını savunan üyelerimizin başarısıdır.”
Seçim sürecindeki baskı ve dayatmalara da değinen Matlı, üyelerin verdiği cevabın açık olduğunu vurguladı:
“Üyelerimiz kendi kararını verdi, kendi geleceğine sahip çıktı. Bütün baskılara rağmen yeşil listeyi hem komite sayısında hem meclis temsilinde ilk sıraya taşıdı. Bu sonuç, üyelerimizin cesaretinin ve kararlılığının eseridir.”
Matlı, elde edilen başarının büyük bir sorumluluk getirdiğini ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:
“Sandığa gelen, iradesini ortaya koyan bütün üyelerimize teşekkür ediyorum. Bize duyulan güvenin sorumluluğunu biliyoruz. Önümüzdeki hafta yapılacak seçimde de bütün seçilen meclis üyelerimizin gönlüne dokunarak, yeni bir dönem için çalışmaya başlayacağız. Daha çok hizmet, eşit temsil ve hesap veren bir oda için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün Bursa’nın sesi yükseldi. Üyenin iradesi kazandı. BTSO artık yemyeşil.”
Genel
GÖKHAN TÜYDEŞ KTSO BAŞKANLIĞINA ADAYLIĞINI AÇIKLADI
Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası’nda 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimler öncesinde kulisler hareketlenirken, iş insanı Gökhan Tüydeş KTSO Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı.
Tüydeş, adaylık kararını kamuoyuyla paylaştığı basın açıklamasında, Karacabey’in ticaret, sanayi, tarım ve üretim potansiyelinin daha ileri taşınması gerektiğine dikkat çekerek, oda yönetiminde ortak akıl, istişare ve dayanışmayı esas alan bir anlayış ortaya koyacaklarını belirtti.
KTSO seçimlerinde üyelerin oylarıyla belirlenecek yeni döneme ilişkin çalışmalar sürerken, Tüydeş açıklamasında özellikle üyelerin sorunlarının doğrudan dinlenmesi, çözüm odaklı bir oda yapısının oluşturulması, yeni yatırımların önünün açılması, istihdamın güçlendirilmesi ve genç girişimcilere yönelik projeler geliştirilmesi başlıklarına vurgu yaptı.
“Ben” yerine “biz” anlayışını öne çıkaran Tüydeş, farklı sektörlerden iş insanlarını ortak hedef etrafında buluşturmayı amaçladıklarını ifade ederken, geçmiş dönemlerde odaya hizmet veren başkan ve yöneticilere de teşekkür etti. Tüydeş ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü yapılacak seçimlerde tüm KTSO üyelerini oy kullanmaya ve Karacabey’in ekonomik geleceğine ilişkin tercihlerini sandıkta ortaya koymaya davet etti.
Tüydeş’in adaylık açıklamasının tamamı şöyle:
“Bizler; Karacabey’in ticaretine, sanayisine, tarımına, üretimine, yaşamına ve geleceğine gönül vermiş iş insanları olarak, birlik ve beraberliği esas alan, büyüyen ve gelişen bir Karacabey vizyonuyla yola çıkıyoruz.
İnanıyoruz ki artık Karacabey için yarışmak değil, Karacabey için birlikte çalışma zamanı.
Farklı sektörlerde faaliyet gösterebilir, farklı düşüncelere ve farklı bakış açılarına sahip olabiliriz. Ancak söz konusu Karacabey’in ekonomisi, esnafımızın, tüccarımızın, sanayicimizin, üreticimizin ve girişimcimizin geleceği olduğunda hepimizin ortak bir hedefi var:
Daha güçlü, daha üretken ve daha müreffeh bir Karacabey.
Biz bu anlayışla yola çıkıyoruz.
Amacımız; odamızı yalnızca seçim dönemlerinde gündeme gelen bir kurum olmaktan çıkararak, üyelerinin her zaman yanında olan, sorunlarını dinleyen, çözüm üreten ve Karacabey’in ekonomik gelişimine öncülük eden güçlü ve etkin bir yapıya kavuşturmaktır.
Üyelerimizin yaşadığı sorunları ve beklentileri biliyoruz. Üreticimizin, tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve girişimcimizin ihtiyaçlarını biliyoruz.
Karacabey’in güçlü tarım ve sanayi altyapısını daha ileriye taşımak, ticaret hacmini artırmak, yeni yatırımların önünü açmak, istihdamı güçlendirmek, gençlerimizin ve girişimcilerimizin önünü açacak projeler geliştirmek ve ilçemizin Bursa ve Türkiye ekonomisindeki konumunu daha da güçlendirmek için çalışacağız.
Bizim anlayışımızda “ben” değil, “biz” vardır.
Makam değil, hizmet vardır.
Ayrışma değil, dayanışma vardır.
Çünkü biliyoruz ki birlikten güç doğar.
Bugün aynı hedef etrafında bir araya gelen arkadaşlarımızla birlikte; geçmiş kuşakların tecrübesine, kendi kuşağımızın bilgi ve deneyimine, gelecek kuşağın ise beklenti ve ihtiyaçlarına sahibiz.
Bu anlayışla hiçbir üyemizi ötekileştirmeden, hiçbir görüşü dışlamadan, herkesin fikrine değer vererek hareket edeceğiz. Ortak aklı, istişareyi ve dayanışmayı çalışma anlayışımızın merkezine koyacağız.
Buradan tüm üyelerimize çağrımızdır:
Gelin, ortak akıl etrafında buluşalım.
Gelin, Karacabey için birlikte üretelim.
Gelin, birlikte büyüyelim ve birlikte kazanalım.
Bu vesileyle bugüne kadar odamıza hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, meclis üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Geçmişin tecrübesine saygı duyuyor, geleceğe ise büyük bir inançla bakıyoruz.
Karacabey’in potansiyeline inanıyoruz.
Tüccarımıza, sanayicimize, esnafımıza, üreticimize ve girişimcimize inanıyoruz.
Ve biliyoruz ki birlik olduğumuzda Karacabey için çok daha büyük işler başarabiliriz.
Ayrıca, 2 Ekim 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek seçimlerde tüm üyelerimizi oy kullanmaya, büyüyen ve gelişen Karacabey’in geleceğine hep birlikte yön vermeye davet ediyoruz.”
Genel
AYÇİÇEĞİNDE ÖN ALIM FİYATI 37 BİN TL
Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için ön alım fiyatını ton başına 37 bin TL olarak belirledi. Birlik, yağ oranına göre uygulanacak fiyat çarpanının yanı sıra sezon sonunda oluşabilecek ilave gelirlerin üretici ortaklarına dağıtılabileceğini açıkladı.
Trakya Birlik, 2026/2027 üretim sezonunda üretici ortaklarından alınacak ayçiçeğinin ön alım fiyatını açıkladı. Uluslararası sözleşme standardı olan yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için belirlenen ön alım fiyatı ton başına 37 bin TL oldu.
Birlik tarafından yapılan açıklamada, dünyada tarımsal üretim ve gıda tedarikinin giderek daha stratejik hale geldiği belirtilerek, Türkiye’nin yağlı tohumlardaki üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Ayçiçeği başta olmak üzere yağlı tohum üretiminin sürdürülebilirliğini sağlayacak, üreticiyi korurken tüketici ve sanayinin ihtiyaçlarını da gözeten dengeli ve istikrarlı bir piyasa yapısının oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.
Yüzde 44 yağ oranı baz alınacak
Trakya Birlik’in açıkladığı 37 bin TL’lik fiyat, yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için geçerli olacak. Ham yağ oranına göre yapılacak alımlarda yüzde 44 yağ oranı baz alınırken, bu oranın üzerindeki veya altındaki her yüzde 1’lik yağ oranı değişimi için yüzde 1,5 oranında fiyat çarpanı uygulanacak.
Buna göre üreticilerin teslim ettiği ürünlerin nihai alım fiyatı, ayçiçeğinin yağ oranına göre hesaplanacak. Böylece yağ oranı yüksek veya düşük ürünler için yüzde 44’lük standart üzerinden farklı fiyat oluşacak.
235 bin 979 ton alım gerçekleştirildi
Ayçiçeği hasadının ağustos ayının ortalarında başladığı ve üretim bölgelerinde giderek yoğunlaştığı belirtilirken, ülke genelindeki hasadın büyük ölçüde eylül ayı sonuna kadar tamamlanmasının beklendiği bildirildi.
rakya Birlik’in hasat süreci boyunca 48 kooperatifine bağlı 109 alım merkezi ile iki fabrikasında üreticilerin ürünlerini teslim almaya devam ettiği açıklandı. Birlik, fiyatın henüz açıklanmadığı dönemde ürünlerini kooperatiflerine teslim eden üreticilere de teşekkür etti.
Açıklanan verilere göre Trakya Birlik tarafından bugüne kadar toplam 235 bin 979 ton ayçiçeği mubayaası gerçekleştirildi.
Fiyat belirlenirken çok sayıda unsur değerlendirildi
Birlik tarafından ön alım fiyatının belirlenmesi sürecinde Türkiye’deki mevcut gümrük rejiminin yanı sıra dünya ayçiçeği üretimindeki gelişmeler ve uluslararası piyasalarda beklenen fiyat seviyeleri dikkate alındı.
Değerlendirmelerde ayrıca döviz kurlarındaki seyir, finansman maliyetleri ve ayçiçeği fiyatlarının oluşumuna etki eden diğer unsurların da göz önünde bulundurulduğu bildirildi.
Trakya Birlik, yapılan değerlendirmeler ve mevcut piyasa koşulları doğrultusunda yüzde 44 yağ oranlı ayçiçeği için 37 bin TL/ton ön alım fiyatının belirlenmesine karar verildiğini açıkladı. Belirlenen fiyatla birlikte hasat döneminde piyasanın sağlıklı şekilde işlemesine ve ürün fiyatlarında istikrarlı bir seviyenin oluşmasına katkı sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.
Ödemeler teslimat tarihine göre yapılacak
Üreticiler tarafından teslim edilen ayçiçeği bedellerinin, teslimat tarihlerine göre belirlenecek ödeme programı kapsamında bağlı kooperatifler aracılığıyla ödeneceği bildirildi.
Trakya Birlik ayrıca sezonun tamamlanmasının ardından, satın alınan ürünlerin değerlendirilmesi sonucunda ilave gelir oluşması halinde söz konusu gelirin üretici ortaklarına dağıtılmasının mümkün olabileceğini açıkladı.
Birlik, 2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülke, üreticiler ve tüm çiftçiler açısından hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.
-
Bursa Bölge7 yıl agoKaracabey’de cinayet: 1 ölü
-
Genel3 yıl agoKARACABEYLİ DUAYEN SANATÇI SEVENLERİNİ ÜZDÜ
-
Bursa Bölge7 yıl agoRABBİMİZ BİZDEN NELER İSTİYOR
-
Genel2 yıl agoKARACABEY BELEDİYESİ’NDE GÖREV DEĞİŞİKLİKLERİ
-
Güncel2 yıl agoİYİ VE KÖTÜ AHLAK
-
Güncel7 yıl agoARAPÇA’DA “VAV” HARFİ
-
Güncel4 yıl agoHAKİM VE SAVCILARA ANLAMLI VEDA
-
Ekonomi3 yıl agoKAZI KAZAN’DAN 1 MİLYON TL KAZANDI



Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49
You must be logged in to post a comment Login