Connect with us

Güncel

YASEMİN TUNA’YA GENEL MERKEZ’DEN TAM DESTEK!

Geçtiğimiz Aralık ayı başı Karacabey’in tek kadın belediye başkan adayı olarak kamuoyuna duyurulan Yasemin Tuna’ya DEVA Partisi Genel Merkezi’nden tam destek geldi. İlk olarak geçtiğimiz hafta Cuma günü DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ankara Milletvekili Sadullah Ergin ile Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Pazartesi günü de Deva Partisi Genel Başkanlık Kadın Çalışmaları Koordinatörü Bahar Kayserilioğlu, Karacabey’e çıkarma yaparak Belediye Başkan Adayı Yasemin Tuna’nın saha çalışmalarına destek verdi.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Av. Zeki Kahraman, Karacabey İlçe Başkanı Şaban Önen, İl Kadın Politikaları Başkanı Av. Berna Durgut ile il ve ilçe yöneticilerinin de hazır bulunduğu ziyaretlerde, DEVA Partisi’nin önümüzdeki yerel seçimlere damga vuracağı mesajı verildi.

İlçe Başkanı Şaban Önen’in Karacabey hakkındaki kısa sunumu sonrası DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ankara Milletvekili Sadullah Ergin ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Türkiye’nin genel siyaset gündemi ve 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere yönelik durum değerlendirmesi toplantısı gerçekleştirdi.

Karacabey’de Yasemin Tuna’ya güvendiklerini dile getiren DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadullah Ergin, “Bir yerel seçim arifesindeyiz. Kısa süre içerisinde Genel Başkanımız Ali Babacan da arkadaşlarımızın seçim kampanyalarına katılmak ve aday tespit çalışmaları için Bursa’ya gelecek. Biz kimiz? Siyasetin neresindeyiz? Bunları takdim etmek istiyorum. Biz kurulduğumuz 9 Mart 2022 tarihinden itibaren çözüm odaklı bir parti olarak kendimizi tanımlıyor ve siyasetin yeni dilini ortaya koyuyoruz. DEVA Partisi olarak bizler siyaset yaparken nazik, kapsayıcı bir üslupla hareket etmeye devam edeceğiz. Çoğulculuk, katılımcılık, siyaset yapma tarzımızın bütüncül yapısıdır. Hak ve özgürlüklerin kaynağında başta insan onuru geliyor. Vatandaşlar arasında ayrım yapmadan, Türkiye’yi kısa sürede yüksek gelir seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz. İnsan onuruna yaraşır, refah seviyesine sahip olmasını istiyoruz. Tek kişinin aldığı yanlış kararlar nedeniyle oluşan ekonomik krizde halkımızın yanında saf tutuyor, halkın yanında olduğumuzu söylüyoruz. Öte yandan gözlemlerimize göre Karacabey halkı değişim istiyor. Ve bir kadın aday olarak Yasemin Tuna’nın Karacabey’de iddialı olduğunu biliyoruz. DEVA Partisi her zaman Yasemin Tuna’nın yanında olacaktır. İnanıyorum ki Karacabey’de seçimi DEVA Partisi kazanacaktır.” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın ise, “2023 senesini tamamladık. Bayağı önemli bir seneydi. Hem Cumhuriyet’in 100. yılıydı, hem de meşhur 2023 hedefleri vardı. Sözde ekonomi büyüyor diyorlar ama vatandaşın cebinin büyüdüğü yok. Kısa ve orta vadeli adımla devam edeceğiz. 31 Mart’ta hükümete sarı kart göstermeliyiz. Vatandaş olarak elimize gelen bu büyük fırsatı değerlendirmeliyiz. DEVA Partisi’ne verilecek her oy, bu başarısız hükümete verilecek net bir mesajdır.” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanlık Kadın Çalışmaları Koordinatörü Bahar Kayserilioğlu’nun Karacabey programının ana gündem maddesi ise, yaklaşan yerel seçimlerde kadın adayların desteklenmesi ve güçlendirilmesi oldu. İlçe binasında yapılan toplantıda DEVA Partisi’nin yerel seçim sürecinde kadın adaylara yönelik özel destek ve pozitif ayrımcılık uyguladığını belirten Kayserilioğlu, “Ülke genelinde şu an için partimizin 16 kadın belediye başkan adayı var ve çok sayıda da kadın meclis üyesi adaylarımız var. En çok kadın adayımızın olduğu şehirler 4 isimle İzmir, sonra 3 isimle Bursa geliyor. Kadın belediye başkan adayımız olması sebebiyle Karacabey’e özellikle gelerek, Yasemin Tuna’yı tanımak istedim. Görüyorum ki Yasemin Tuna, bu işi Karacabey’de başaracak. Buna yürekten inanıyor, bizler de destekliyoruz. DEVA Partisi siyasette kadınlarımıza pozitif ayrımcılık sunuyor. DEVA kadınları, siyasette daha fazla yer alarak toplumun çeşitli dinamiklerini temsil etme konusunda kararlılık sergiliyor.

Kadın çalışmalarını canlandırmak için şehir şehir dolaşıyorum. Genel seçim değerlendirmelerimizin ardından sahaya döndük. Yerel seçimler için çalışmalara başladık. İllerimiz, ilçelerimiz, tüm teşkilatlarımız, milletvekillerimiz hepsi çalışıyor. Biz 81 ilde ve her ilçede DEVA Partisi logosu ile yerel seçimlere gireceğiz. “DEVA Partisi’nde yerel seçimde kadına yer var” sloganıyla bir kampanya yapıyoruz. Gerek teşkilatımız içinde gerekse yerel seçimlerde kadınları görev almaya davet ediyoruz. Aslen Bandırmalıyım ama Karacabey’i de yakından takip ediyorum. Karacabey’e mutlaka kadın eli değmesi gerektiğini düşünüyorum. İlçe halkından Yasemin Tuna’ya güçlü bir destek vermelerini bekliyoruz.” diye konuştu.

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Güncel

SÖZLER BU KEZ RAPORA GİRDİ, KÖYLÜNÜN ENDİŞESİ BİTMEDİ

Karasu Mahallesi’nde uzun süredir çevre, koku, atık taşımacılığı ve ulaşım sorunlarıyla gündeme gelen biyogaz tesisinin kapasite artışına ilişkin ÇED süreci kapsamında Halkın Katılım Toplantısı gerçekleştirildi. Daha önce defalarca gündeme gelen şikâyetlerin gölgesinde yapılan toplantıda bölge halkı dinlenirken, tesisle ilgili yeni döneme ilişkin taahhütlerin bu kez yazılı olarak kayıt altına alındığı belirtildi.

Karasu Mahallesi’nde faaliyet gösteren biyogaz tesisinin mevcut 234 ton/gün olan organik atık işleme kapasitesinin 545 ton/güne çıkarılmasını öngören proje kapsamında gerçekleştirilen toplantıya; şirket yöneticileri, Ankara’dan ÇED firması yetkilileri, Karacabey Belediyesi Çevre Koruma biriminden bir personel, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcisi ile Karasu Mahallesi Muhtarı Hüseyin Özsoy ve Mahalle sakinleri katıldı.

Daha önce YÖREM GAZETESİ’nin gündeme taşıdığı haberlerde Karasu halkı; ağır koku, sinek, atık sızıntıları, tarım alanları ve su kaynaklarına ilişkin endişelerin yanı sıra özellikle atık taşıyan araçların köy yolunu kullanması nedeniyle yaşanan mağduriyetleri dile getirmişti. Köylüler, geçmişte kendilerine verilen bazı sözlerin yerine getirilmediğini belirterek, mevcut sorunlar çözülmeden kapasite artışının gündeme gelmesine tepki göstermişti.

Sözler bu kez yazılı olarak kayıt altında

Toplantıda mahalle halkının soruları ve şikâyetleri dinlenirken, daha önce sözlü olarak ifade edilen bazı taahhütlerin bu kez ÇED raporunda yazılı şekilde yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

Karasu Mahalle Muhtarı Hüseyin Özsoy’un aktardığı bilgilere göre; tesis çevresinde açılan kuyuların üzerlerinin kapatılması, taşımacılıkta firmaya ait araçların kullanılması ve taşımanın firma şoförleri tarafından gerçekleştirilmesi yönünde düzenlemeler gündeme geldi. Ayrıca kış döneminde depolama, yaz döneminde ise üretim yapılacağı yönünde bilgi verildi.

Bu gelişme, daha önce verilen ancak hayata geçirilmediği belirtilen sözlerin yeniden ve bu kez yazılı biçimde gündeme gelmesi açısından dikkat çekti.

Köylünün en büyük sorunu: köy yolu

Karasu halkının toplantıda dile getirdiği sorunların başında ise tesisin faaliyetlerinden kaynaklandığı belirtilen çevresel sıkıntıların yanı sıra ulaşım meselesi geldi.

Mahalle Muhtarı Hüseyin Özsoy, köy yolunun tesis araçları tarafından kullanılması nedeniyle yıllardır ciddi mağduriyet yaşandığını ifade ederken, bölgede Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait bir set ve baraj yolu bulunduğuna dikkat çekti.

Özsoy’a göre çözüm aslında oldukça basit. DSİ’nin söz konusu yolun kullanımına izin vermesi ve yolun asfaltlanması halinde tesis araçlarının köy içerisinden geçmesine gerek kalmayacak. Böylece hem mahalle sakinlerinin ulaşım kaynaklı mağduriyetinin hem de araç trafiğinden kaynaklanan çevresel sorunların önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor.

Ancak bu noktada DSİ’nin yetkisi ve gerekli izinlerin alınması gündeme geliyor. Muhtar Özsoy, siyasi aktörlerin ve ilgili kurumların devreye girerek bu konuda çözüm üretmesi gerektiğini savunuyor.

Karabatı’dan “Yetkimiz dahilinde ne varsa yaparız” mesajı

Toplantının ardından Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı ile görüştüğünü belirten Muhtar Hüseyin Özsoy, Karabatı’nın konuya ilişkin destek sözü verdiğini aktardı.

Özsoy’un verdiği bilgiye göre Başkan Karabatı, belediyenin uhdesinde ve yetkisi içerisinde yapılabilecek ne varsa yapılacağını ifade ederken, şirket yetkilileriyle de görüşülerek tarafların ortak bir paydada buluşturulması yönünde bir yaklaşım ortaya koydu.

Karasu Muhtarı, özellikle köy yolunun alternatif bir güzergâha taşınması konusunda kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, çözüm için somut adımlar atılmasını beklediklerini belirtti.

“Ne kadar kayıt altına alınırsa alınsın…”

Karasu halkı açısından toplantının en önemli noktalarından biri, geçmişte sözlü olarak ifade edilen bazı hususların bu kez ÇED raporunda yazılı olarak yer alması oldu.

Ancak mahalle sakinlerinin geçmiş tecrübeler nedeniyle temkinli olduğu görülüyor.

Köylüler, daha önce de çevre temizliği, denetim, araçların köy içerisinden geçirilmemesi ve alternatif yol gibi konularda çeşitli sözler verildiğini, ancak bunların tamamının hayata geçirilmediğini savunuyor.

Bu nedenle bölge halkında, “Ne kadar kayıt altına alınırsa alınsın, uygulamada karşılığını görmedikten sonra bunun ne anlamı var?” şeklindeki endişe devam ediyor.

Karasu halkı, yıllardır yaşadıklarını belirttiği kötü koku, sinek, çevre ve sağlık sorunlarının yanı sıra özellikle köy yolunun kullanılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerin artık kalıcı şekilde çözülmesini istiyor.

Kapasite artıyor, gözler uygulamada

Karasu’daki tesis için gerçekleştirilen ÇED toplantısıyla birlikte kapasite artışına ilişkin süreçte önemli bir aşama daha geride bırakılmış oldu. Daha önce gündeme gelen projede günlük 234 ton olan organik atık işleme kapasitesinin 545 tona çıkarılması, ayrıca kompost ile organik ve organomineral gübre üretimine yönelik yatırımlar planlanıyordu.

ÇED raporunun alınması ve halkın bilgilendirilmesinin ardından şimdi gözler, raporda yer aldığı belirtilen taahhütlerin sahada nasıl uygulanacağına çevrildi.

Karasu halkının beklentisi ise açık: Yeni kapasite artışıyla birlikte mevcut sorunların büyümesi değil, yıllardır yaşandığı belirtilen mağduriyetlerin sona ermesi.

Mahalle sakinleri, bu kez verilen sözlerin yalnızca raporlarda kalmamasını, özellikle ulaşım, koku, çevre ve denetim başlıklarında somut sonuç görmek istiyor.

Karasu’da yıllardır devam eden tartışmanın bundan sonraki seyri ise ÇED raporunda yer aldığı belirtilen taahhütlerin ne ölçüde hayata geçirileceğiyle şekillenecek.

Continue Reading

Güncel

TURİZMCİLERDEN ÖZER MATLI’YA YOĞUN İLGİ

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi.

         BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü.

         Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı.

“Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır”

         Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi:

         “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.”

“Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği”

         Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti.

         Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu.

         Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı.

“BTSO kendi üyesine rakip olmayacak”

         BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi.

         Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi.

         Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti:

         “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.”

Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem

         Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı.

         Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi.

         Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti.

         Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi.

“Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir”

         Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti.

         “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı.

“Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz”

         Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi.

         Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı:

         “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Continue Reading

Güncel

DEMİRŞAN VE AKKUŞ AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ

Karacabey’in seçkin ailelerinden Filiz ve Tamer Demirşan çiftinin kızları Damla Demirşan ile ilçenin köklü ailelerinden Muhterem ve Özdemir Akkuş çiftinin oğulları Alper Akkuş, düzenlenen görkemli törenle dünya evine girdi.

Karacabey Belediyesi’nde anaokulu öğretmeni olarak görev yapan Damla Demirşan ile genç girişimci Alper Akkuş’un nikâh töreni, 23 Ağustos 2026 Pazar günü Ramada Otel’de gerçekleştirildi. Demirşan ve Akkuş ailelerini bir araya getiren törende genç çiftin mutluluğu, aileleri ve davetliler tarafından paylaşıldı.

 Genç çiftin nikâhını Nikâh Memuru Semih Türkkan kayıt altına alırken, gelin Damla’nın nikâh şahitliklerini enişteleri Bülent Çalıbaşı ve Adem Akın, damat Alper’in şahitliklerini ise arkadaşları Murat Şimşek ve Enver Yıldız üstlendi.

Nikâh töreninin ardından aileler ve davetliler, genç çiftin mutluluğuna ortak oldu.

Filiz ve Tamer Demirşan ile Muhterem ve Özdemir Akkuş, evlatlarının hayatlarındaki bu anlamlı günde büyük gurur ve mutluluk yaşarken, davetliler de gece boyunca Damla ve Alper’i yalnız bırakmadı.

Karacabey’in tanınmış iki ailesini buluşturan törende, genç çiftin mutluluğu davetlilerin güzel dilekleriyle taçlandı. Aile büyükleri, yakınları ve dostlarıyla birlikte bu özel günü paylaşan Damla ve Alper, hayatlarının en anlamlı günlerinden birini geride bıraktı.

Yörem Gazetesi olarak Damla ve Alper Akkuş çiftine bir ömür boyu mutluluk, Demirşan ve Akkuş ailelerine ise hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz.

Continue Reading

Trending