Connect with us

Yerel

TİRYAKİOĞLU: “ÇİFTÇİNİN SORUNU GÜNDEMİMİZİN MERKEZİNDE”

İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Karacabey çiftçisinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, üreticinin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. Tiryakioğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Bursa programında çiftçilere yönelik verdiği mesajlara dikkat çekerek, tarımda kalıcı çözüm için üreticinin borç yükünün hafifletilmesi ve emeğinin karşılığını almasının sağlanması gerektiğini vurguladı.

Karacabey’de son günlerde özellikle domates üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar yeniden gündemin önemli başlıklarından biri olurken, İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu’ndan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.

Çiftçinin artan girdi maliyetleri, ürün fiyatlarındaki düşüş ve ödeme vadeleri nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu belirten Tiryakioğlu, üreticinin yaşadığı sorunların artık yalnızca tarım sektörünün değil, doğrudan bölge ekonomisinin meselesi haline geldiğini söyledi.

Tiryakioğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun geçtiğimiz günlerde Mustafakemalpaşa Çeltikçi’de çiftçilerle bir araya geldiği programda yaptığı açıklamaları hatırlatarak, Dervişoğlu’nun “Borçlu olan çiftçi değil, devlet çiftçiye borçludur” sözlerinin tarım sektöründeki mevcut tabloyu özetlediğini ifade etti.

Dervişoğlu’nun, İYİ Parti’nin iktidarında beş yıl içerisinde bankalara borçlu çiftçi bırakmayacaklarını açıklamasının da partisinin tarım politikalarına bakışını ortaya koyduğunu belirten Tiryakioğlu, üreticinin borç sarmalından çıkarılmasının artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.

“Çiftçi üretmekten vazgeçerse, kaybeden sadece çiftçi olmaz”

Cem Tiryakioğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Karacabey’in ekonomisinin temelinde tarım var. Çiftçimizin yaşadığı her sıkıntı, tarlanın dışına taşarak esnafımıza, nakliyecimize, işçimize ve bütün bölge ekonomisine yansıyor. Bu nedenle çiftçinin meselesini yalnızca çiftçinin meselesi olarak görmemek gerekiyor.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun da ifade ettiği gibi, bugün çiftçiyi borçlandıran ve üretimden uzaklaştıran bir sistemle karşı karşıyayız. Çiftçi üretmek istiyor ancak artan maliyetler, finansman yükü ve emeğinin karşılığını zamanında alamaması üreticiyi her geçen gün daha fazla zorluyor.

Burada yapılması gereken, günü kurtaran açıklamalarla yetinmek değil, üreticinin önünü görebileceği kalıcı bir tarım politikasını ortaya koymaktır.”

“Üreticinin emeği değerini bulmalı”

Tarımda sürdürülebilirliğin yalnızca destek açıklamakla sağlanamayacağını dile getiren Tiryakioğlu, üreticinin ürününü hangi fiyata satacağını, ödemesini ne zaman alacağını ve gelecek sezon hangi maliyetlerle üretim yapacağını önceden öngörebilmesi gerektiğini söyledi.

Tiryakioğlu, “Çiftçimiz tarlasına tohum atarken önünü görebilmeli. Hasat zamanı geldiğinde de ürününün gerçek maliyetini karşılayacak bir gelir elde edeceğinden emin olmalı. Aksi halde bugün domates, yarın başka bir ürün konuşuruz ama aynı sorunları yaşamaya devam ederiz” dedi.

İYİ Parti olarak üreticinin yanında olduklarını belirten Tiryakioğlu, “Bizim derdimiz herhangi bir kişiyle, kurumla ya da sektörle karşı karşıya gelmek değil. Bizim derdimiz üretimin devam etmesi, çiftçinin toprağında kalması ve emeğinin karşılığını almasıdır. Sanayicimiz de ayakta kalacak, çiftçimiz de kazanacak. Bunun yolu birbirini karşı karşıya getirmekten değil, doğru ve adil bir sistem kurmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

“Karacabey çiftçisinin sesi duyulmalı”

Karacabey’in tarımsal üretim açısından stratejik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Tiryakioğlu, ilçedeki üreticilerin yaşadığı sorunların ilgili kurumlar tarafından daha fazla dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Tiryakioğlu açıklamasını şöyle tamamladı:

“Bugün Karacabey’de üreticimizin yaşadığı sıkıntıları görmezden gelemeyiz. Çiftçinin sesi yükseliyorsa bunun nedeni birilerinin ses çıkarmak istemesi değil, sahada gerçekten ciddi bir sorun olmasıdır.

Biz İYİ Parti olarak üreticimizin sesinin Ankara’ya ulaşması, sorunların gündeme taşınması ve çözüm üretilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun söylediği gibi; çiftçimizi toprağına küstürmemeliyiz. Çünkü çiftçi toprağından koparsa bunun bedelini yalnızca bugün değil, gelecekte bütün Türkiye öder.

Karacabey çiftçisi üretecek, kazanacak ve toprağında kalacak. Bunun için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

ÇİFTÇİ SUDA BOĞULDU

Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, sulama ücretlerindeki artışa ve çiftçilerin ödeme sürecinde yaşadığı mağduriyete ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve hiçbir şekilde büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı değiliz” dedi.

Erdem, çeltik sulama maliyetlerinin yıllara göre arttığını belirterek, dönüm başına sulama maliyetinin 2024 yılında 1.050 TL, 2025 yılında 1.750 TL, 2026 yılında ise 2.500 TL olduğunu ifade etti. Aynı yıllarda çeltik satış fiyatlarının ise 2025 yılında 38-40 TL, 2026 yılında 35-36 TL arasında seyrettiğini kaydetti.

Sulama fiyatlarının 2 yıl içinde %138 arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının geçmiş yıllara göre düştüğünü belirten Başkan Erhan Erdem, bu durumun çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyledi.

Erhan Erdem, çiftçilerin sulama bedellerini öderken ürettikleri mahsullerin paralarını fabrika ve tüccardan geç aldıklarını, bu nedenle su paralarını ödemelerinin Ocak veya Şubat ayını bulduğunu aktardı. 31 Aralık tarihinin geçilmesiyle birlikte çiftçilerin %100 zamla karşı karşıya kaldığını dile getiren Erdem, “Bu nasıl adalet” dedi.

Sulama birliklerinin zam yetkisine ilişkin kanuni düzenlemeye de değinen Başkan Erdem, 2024 yılına kadar sulama birliklerinin kanunda %50’ye kadar zam yapma yetkisi bulunduğunu ve bu sebeple %10 uygulandığını, 2024’ten sonra çıkan kanunla bu oranın %50 olduğunu ve şu anda %50 zam uygulandığını belirtti.

Erdem, 2.500 TL olan çeltik sulama fiyatının 31 Aralık’tan sonra %50 indirimin kaybolması ve üzerine %50 zam eklenmesiyle 5.000 TL’ye çıktacağını ifade ederek, “Bunun neresinden bakarsak bakalım, bu bir zulümdür” diye konuştu.

Başkan Erdem, sistemin değişmesi, sulama paralarının Nisan ayına kadar uzatılması ve büyük faizler uygulanarak çiftçinin belinin bükülmesine razı olmadıklarını sözlerine ekledi.

Continue Reading

Yerel

GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI

Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.

Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.

Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.

Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”

Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.

Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.

Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.

Ne olmuştu?

Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Continue Reading

Yerel

ÖZKAN: “GÖKÇE’NİN ACISI KARACABEY’İN ACISIDIR”

Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Gökçe’nin ölümünün Karacabey’in vicdanında derin bir yara açtığını belirten Özkan, adli sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulundu.

Kadına yönelik şiddetin yalnızca olayların ardından yapılan açıklamalarla çözülemeyeceğini vurgulayan Özkan, kadınların yaşam hakkının korunması için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Özkan, Gökçe’nin ailesinin acısını paylaştıklarını belirterek, “Gökçe için adalet” çağrısında bulundu.

İşte Özcan Özkan’ın açıklaması:

“Karacabey’imiz bir kez daha büyük bir acıyla sarsılmıştır.

18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesi, yalnızca bir ailenin değil, bütün Karacabey’in yüreğini yakan bir olaydır. Gencecik bir kızımızın hayatının sona ermesi karşısında duyduğumuz üzüntüyü, öfkeyi ve vicdanımızdaki yarayı kelimelerle tarif etmek mümkün değildir.

Gökçe’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.

Ancak bugün yalnızca başsağlığı dilemenin yeterli olmadığı bir noktadayız.

Gökçe’nin ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılmasını ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesini istiyoruz.

Yürütülen adli soruşturmanın titizlikle tamamlanması, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde gereken cezayı alması en temel beklentimizdir.

Karacabey halkı da bu beklentisini açıkça ortaya koymuştur.

Gökçe için sokaklara çıkan, adalet isteyen, “Gökçeler ölmesin” diyen hemşehrilerimizin sesi duyulmalıdır.

“BİR GÖKÇE DAHA KAYBETMEK İSTEMİYORUZ”

Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur:

Bir başka Gökçe’nin hayatını kaybetmesini beklemek zorunda mıyız?

Hayır!

Kadına yönelik şiddet konusunda artık günü kurtaran açıklamalardan, olay olduktan sonra gösterilen tepkilerden ve birkaç gün sonra unutulan gündemlerden vazgeçmeliyiz.

Kadınlarımızın kendilerini güvende hissedeceği bir toplum düzenini hep birlikte oluşturmak zorundayız.

Şiddetin ilk işaretinde harekete geçen, kadınlarımızı yalnız bırakmayan, gençlerimizi koruyan ve gerektiğinde devletin bütün kurumlarını etkin biçimde devreye sokan güçlü bir mekanizmaya ihtiyaç vardır.

Bir kadının yaşam hakkı, hiçbir gerekçenin gerisine bırakılamaz.

“KARACABEY’İN VİCDANI BU DOSYANIN TAKİPÇİSİ OLACAKTIR”

Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak Gökçe Alkan’ın ailesinin acısını kendi acımız olarak görüyoruz.

Bu acının siyasi malzeme yapılmasına da, birkaç gün sonra unutulmasına da izin verilmemelidir.

Bizim meselemiz siyasi hesap değil, insan hayatıdır.

Bizim talebimiz siyasi ayrıcalık değil, adalettir.

Bizim çağrımız ayrıştırmak değil, toplum olarak kadına yönelik şiddetin karşısında tek yürek olmaktır.

Yetkililere çağrımız açıktır:

Gökçe Alkan’ın ölümü bütün yönleriyle aydınlatılsın.

Adli süreç şeffaf ve titiz biçimde yürütülsün.

Varsa ihmaller araştırılsın.

Sorumlular hukuk önünde hesap versin.

Ve en önemlisi, başka Gökçeler yaşasın diye gereken bütün tedbirler alınsın.

Karacabey’in vicdanı bu olayın takipçisidir.

Biz de Anahtar Parti Karacabey İlçe Teşkilatı olarak bu sürecin takipçisi olacağız.

Gökçe’nin ailesinin acısını paylaşacak, adalet talebinin yanında duracak ve kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

Gökçe için adalet istiyoruz.

Kadınlarımız için güven istiyoruz.

Gençlerimiz için yaşanabilir bir Karacabey istiyoruz.

Bir daha hiçbir annenin evladının ardından “Neden koruyamadık?” diye feryat etmediği bir Türkiye için mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.

Gökçe’nin acısı Karacabey’in acısıdır.

Adalet yerini bulana kadar bu dosyanın takipçisi olacağız.”

Continue Reading

Trending