Connect with us

Yerel

TİRYAKİOĞLU, “30 AĞUSTOS: ZAFERDEN ALDIĞIMIZ CESARETLE TÜRKİYE’NİN YARINLARINA”

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı bir açıklama yayımlayan İYİ Parti Karacabey İlçe Başkanı Cem Tiryakioğlu, Büyük Taarruz ruhunun bugün de ekonomiden adalete, tarımdan gençlerin geleceğine kadar her alanda yol gösterici olması gerektiğini vurguladı.

Cumhuriyetin ve millet iradesinin önemine dikkat çeken, Karacabeyli üreticilerin ve esnafın yaşadığı sorunlara da değinen Tiryakioğlu, yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı:

“30 Ağustos yalnızca geçmişte kazanılmış büyük bir askerî zaferin yıl dönümü değildir.

30 Ağustos; bir milletin kendisine çizilmek istenen kaderi reddetmesinin, bağımsızlığını hiçbir güce teslim etmeyeceğini bütün dünyaya ilan etmesinin adıdır.

104 yıl önce bu topraklarda yalnızca bir ordu mücadele etmedi. Bir millet; yokluğa, yoksulluğa, işgale ve umutsuzluğa karşı ayağa kalktı. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Büyük Zafer, bize çok önemli bir hakikati miras bıraktı:

Bir milletin geleceğini, yine o milletin iradesi belirler.

Bugün 30 Ağustos’u kutlarken bize düşen, yalnızca geçmişimizin kahramanlıklarıyla gurur duymak değildir. Asıl sorumluluğumuz, onların hangi Türkiye hayali uğruna mücadele ettiğini anlamak ve o ideale sahip çıkmaktır.

Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırlarımızı korumak değildir.

Bağımsızlık; çiftçinin toprağında üretebilmesi, esnafın dükkânının ışığını söndürmemesi, emeklinin ay sonunu düşünmeden yaşayabilmesi, gencin geleceğini başka ülkelerde aramak zorunda kalmamasıdır.

Bağımsızlık; adalet karşısında herkesin eşit olmasıdır.

Bağımsızlık; millet iradesinin üzerinde hiçbir iradenin bulunmamasıdır.

Bağımsızlık; vatandaşın yarınından korkmadığı, devletine ve hukukuna güvenebildiği bir ülke kurabilmektir.

Bugün Türkiye’nin önünde ciddi meseleler bulunmaktadır. Hayat pahalılığı vatandaşımızın omuzlarındaki yükü artırırken üreticimiz yüksek maliyetlerle, esnafımız daralan piyasa şartlarıyla mücadele ediyor. Gençlerimiz eğitimlerini tamamladıktan sonra gelecek kaygısı taşıyor.

Milletimizin beklentisi aslında çok açıktır:

Adalet istiyor. Refah istiyor. Güven istiyor. Liyakat istiyor. Huzur istiyor.

Bunlar bir siyasi partinin değil, 86 milyon vatandaşımızın ortak talepleridir.

İşte tam da bu nedenle 30 Ağustos’un ruhunu bugünün Türkiye’sinde yeniden hatırlamak zorundayız.

Çünkü Büyük Taarruz bize göstermiştir ki milletimizin önüne ne kadar büyük engeller çıkarılırsa çıkarılsın; ortak bir hedef etrafında birleşildiğinde aşılmayacak hiçbir engel yoktur.

Biz siyaseti ayrıştırmanın değil, milletimizi yeniden ortak hedeflerde buluşturmanın aracı olarak görüyoruz.

Bu ülkenin hiçbir evladı diğerinden daha az değerli değildir.

Oy verdiği parti, dünya görüşü, yaşam biçimi ya da memleketi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı bu vatanın eşit ve onurlu bir ferdidir.

Bugün ihtiyacımız olan da tam olarak budur:

Kutuplaşan değil konuşan, ayrışan değil birleşen, korkan değil geleceğine güvenen bir Türkiye.

30 Ağustos’un bize bıraktığı en büyük miraslardan biri de egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu gerçeğidir.

Bu nedenle Cumhuriyetimize, demokrasimize, hukuk devletine ve millet iradesine sahip çıkmak bizim için yalnızca siyasi bir tercih değil, tarihî bir sorumluluktur.

Aynı sorumluluğu memleketimiz Karacabey için de taşıyoruz.

Karacabey; bereketli topraklarıyla, çiftçisiyle, hayvancılığıyla, sanayicisiyle, esnafıyla ve çalışkan insanıyla Bursa’nın ve Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biridir.

Ancak üreten insanımızın emeğinin karşılığını alamadığı bir düzeni kabul edemeyiz.

Tarlasına umutla girip hasat zamanı borç hesabı yapan çiftçinin derdini görmezden gelemeyiz.

Sabah kepengini açarken elektrikten kiraya, vergiden maliyetlere kadar onlarca hesabı aynı anda yapmak zorunda kalan esnafımızın sesini duymamazlıktan gelemeyiz.

Çocuğuna iyi bir gelecek bırakmak isteyen ailelerin kaygılarını sıradanlaştıramayız.

Çünkü bizim siyaset anlayışımızın merkezinde makamlar değil, insan vardır.

Biz İYİ Parti olarak Türkiye’nin çözümsüz olmadığına inanıyoruz.

Bu ülkenin kaynakları vardır.

Bu ülkenin yetişmiş insan gücü vardır.

Bu ülkenin üretme kabiliyeti vardır.

Ve hepsinden önemlisi, bu milletin Cumhuriyetimizin kuruluşunda olduğu gibi bugün de ayağa kalkacak iradesi vardır.

Yeter ki devlet yönetiminde liyakat hâkim olsun.

Yeter ki adalet herkese eşit uygulansın.

Yeter ki üreten desteklensin, alın terinin karşılığı verilsin.

Yeter ki gençlerimizin önüne torpil değil fırsat, umutsuzluk değil gelecek konulsun.

30 Ağustos 1922’de milletimiz bütün dünyaya çok açık bir mesaj verdi:

“Bu vatan bizimdir ve geleceğimize biz karar veririz.”

104 yıl sonra bize düşen görev, aynı kararlılıkla Cumhuriyetimize ve geleceğimize sahip çıkmaktır.

Bugünün mücadelesi cephelerde değil; ekonomide, eğitimde, tarımda, bilimde, teknolojide, hukukta ve demokrasidedir.

Bugünün zaferi; hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, hiçbir gencin umudunu bavuluna koyup ülkesinden gitmek istemediği, çiftçinin ürettikçe kazandığı, emeklinin insanca yaşadığı ve vatandaşın adalete güven duyduğu bir Türkiye’yi kurabilmektir.

Bizim hedefimiz budur.

Biz geçmişimizin zaferlerinden güç alırken yüzümüzü geleceğe dönüyoruz.

Çünkü biliyoruz ki Atatürk’ün bize bıraktığı Cumhuriyet yalnızca korunacak bir miras değil, her neslin daha ileriye taşımakla sorumlu olduğu büyük bir emanettir.

Bu duygu ve düşüncelerle; Büyük Taarruz’un Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, vatanımız uğruna can veren bütün aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

Karacabeyli hemşehrilerimizin ve aziz Türk milletinin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum.

Zaferimiz kutlu, Cumhuriyetimiz daim, milletimizin yolu açık olsun.”

Continue Reading
Click to comment

Warning: Undefined variable $user_ID in /home/u2093656/public_html/wp-content/themes/zox-news/comments.php on line 49

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

Yerel

GÖKÇE ALKAN CİNAYETİNDE ZANLI TUTUKLANDI

Karacabey’de 5 Ekim’de meydana gelen ve genç Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan cinayetin ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan çıkarıldığı nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Edinilen bilgilere göre, Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın akşam saatlerinde adliyeye getirileceği yönündeki bilgi kısa sürede ilçede yayıldı. Bunun üzerine çok sayıda vatandaş adliye çevresinde toplandı.

Ancak zanlı, adliyeye fiziken getirilmedi. Mustafa Bağ’ın ifadesi, adli işlemler kapsamında SEGBİS sistemi üzerinden görüntülü olarak alındı. Zanlının adliyeye getirilmediğine inanmayan kalabalığın sakinleştirilmesi amacıyla Gökçe Alkan’ın eniştesi Gökhan Akbay da duruşma salonuna alındı ve süreci SEGBİS üzerinden takip etti.

Savcılık işlemlerinin ardından Bağ, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.

Akbay, “Adliyeye hiç getirilmedi”

Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nde gerçekleştirilen işlemlerin ardından 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklama kararı verildi.

Duruşma salonunda süreci takip eden Gökhan Akbay, dava işlemlerinin ardından yaptığı açıklamada zanlının hiçbir şekilde adliye binasına getirilmediğini, işlemlerin SEGBİS üzerinden gerçekleştirildiğini ve verilen tutuklama kararının ardından Mustafa Bağ’ın cezaevine gönderildiğini ifade etti.

Bağ, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevine gönderildi.

Ne olmuştu?

Karacabey’de Gökçe Alkan ile Mustafa Bağ arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın bıçakla saldırdığı Gökçe Alkan, çenesinin altından aldığı bıçak darbesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından gözaltına alınan Mustafa Bağ’ın adli işlemleri tamamlandı. Zanlı, kasten planlayarak adam öldürme suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Continue Reading

Yerel

GENÇ KIZ CİNAYETE KURBAN GİTTİ

18 yaşındaki Gökçe Alkan, erkek arkadaşı olduğu öne sürülen 24 yaşındaki Mustafa Bağ ile birlikte gittiği ormanlık alanda hayatını kaybetti. Tartışmanın ardından yaşanan korkunç olayın şüphelisi, mahalleye giderek vatandaşlardan yardım istedi. Genç kızın ölümü Karacabey’i yasa boğdu.

Güngörmez Mahallesi’nde yaşanan cinayet ilçede büyük üzüntü ve şaşkınlığa neden oldu. Henüz 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Güngörmez Mahallesi’ndeki ormanlık alanda yaşamını yitirirken, olayın ardından gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Bağ hakkında başlatılan soruşturma sürüyor.

Ormanlık alanda korkunç son

Olay, 3 Ekim 2026 Cumartesi gecesi saat 22.00 sıralarında Güngörmez Mahallesi’ndeki ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Gökçe Alkan ile erkek arkadaşı olduğu öne sürülen Mustafa Bağ, otomobille ormanlık alana gitti.

Burada ikili arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Bağ’ın, Gökçe Alkan’a bıçakla saldırdığı ve çene altından aldığı bıçak darbesi sonucu genç kızın olay yerinde hayatını kaybettiği öğrenildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Alkan’ın yaşamını yitirdiği belirlendi.

Vücudunda darp ve kesik izleri

Öte yandan edinilen bilgilere göre Gökçe Alkan’ın vücudunda darp izlerinin yanı sıra çeşitli kesiklerin de bulunduğu öğrenildi.

Olayın ardından mahalleye giden Mustafa Bağ’ın, vatandaşlara ilk etapta yalnızca kendisinin yaralı olduğunu söylediği öğrenildi. Vatandaşların olayla ilgili soruları üzerine Bağ’ın, kız arkadaşını öldürdüğünü söylediği belirtildi. İhbar üzerine olay yerine gelen jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan Bağ’ın işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Olay yerinde güvenlik önlemleri alan ekipler, cinayetle ilgili delil ve bulguları toplarken, Gökçe Alkan’ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Genç Gökçe son yolculuğuna uğurlandı

Otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilen Gökçe Alkan’ın cenazesi Pazar günü Uluabatlı Hasan Camisi’ne getirildi.

Genç kızın cenaze namazına ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gözyaşlarının hakim olduğu cenaze töreninin ardından Gökçe Alkan, dualarla toprağa verildi.

Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı’ndan bu yıl mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Alkan’ın ölümü, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra tüm ilçede derin üzüntüye neden oldu.

Continue Reading

Yerel

GÖKÇE İÇİN KARACABEY TEK YÜREK

Karacabey Güngörmez Mahallesi’nde 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği cinayetin ardından siyasi parti ilçe başkanları bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Yeniden Refah Partisi Karacabey İlçe Başkanı Adem Tosun, Saadet Partisi Karacabey İlçe Başkanı Z. Abidin Koçak ve Anahtar Parti Karacabey İlçe Başkanı Özcan Özkan, Salı Pazarı mevkiinde düzenledikleri ortak açıklamada kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine dikkat çekti.

Gökçe Alkan’ın hayatını kaybetmesinin ardından bir araya gelen üç ilçe başkanı, şiddetin önlenmesi ve adalet mekanizmalarının etkin işletilmesi çağrısında bulunurken, açıklamalarında 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasından aile politikalarına, uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadeleden gençlerin eğitimine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Üç ilçe başkanı, açıklamanın ana mesajını ise “Artık söz değil, adalet istiyoruz” sözleriyle verdi.

Açıklamanın ardından siyasi parti ilçe başkanları, Gökçe Alkan’ın yaşamını yitirdiği olay ve kadın cinayetlerinin önlenmesine ilişkin değerlendirmelerini sürdürdü.

“Karacabey Güngörmez mahallesinde 18 yaşındaki Gökçe Alkan’ın hayatını kaybettiği kan donduran cinayet hepimizi derinden sarstı.

Gökçe’nin hayatı geri getirilemez. Ancak Gökçe’nin ardından “neden önlenemedi?” sorusunu sormak hepimizin sorumluluğudur.

Yıllardır kadın cinayetlerini önlemek adına kanunlar çıkarılıyor, uluslararası sözleşmeler imzalanıyor, toplantılar yapılıyor. Fakat sonuç ortada: İnsanımızın can güvenliği konusunda toplumun vicdanını tatmin edecek bir tablo oluşturulamamıştır.

Biz burada çok açık konuşuyoruz: Kadına şiddeti asla kabul etmiyoruz. Kadın cinayetlerini asla normalleştirmiyoruz. Ancak çözümü sadece kanun metinlerinde, uzak modellerde veya toplumu birbirine karşı konumlandıran anlayışlarda aramayı da yeterli görmüyoruz.

6284 sayılı Kanun’un amacı şiddeti önlemek ve mağduru korumaktır. Fakat uygulamada ortaya çıkan sorunlar, haksızlığa uğradığını düşünen vatandaşların itirazları ve koruma mekanizmalarının etkinliği konusunda yaşanan tartışmalar artık görmezden gelinemez. Bir hukuk sistemi, gerçek anlamda adaleti sağlıyor mu; mağduru zamanında koruyabiliyor mu; şiddeti ortaya çıkmadan önce engelleyebiliyor mu? Bu sorular cesaretle sorulmalıdır.

Bizim teklifimiz açıktır: Kadını koruyan, çocuğu koruyan, erkeği de peşinen suçlu ilan etmeyen; aileyi dağıtmak yerine güçlendiren; şiddetin kök sebeplerine inen bir hukuk ve sosyal politika anlayışı oluşturulmalıdır. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele güçlendirilmeli, gençlerimizin manevi ve ahlaki eğitimi desteklenmeli, aile danışmanlığı yaygınlaştırılmalı, kolluk ve adli mekanizmalar şiddet ortaya çıkmadan harekete geçebilecek şekilde güçlendirilmelidir.

Biz, İslam’ın insan hakları ve adalet anlayışını merkeze alan; insanın canını, malını, onurunu ve ailesini koruyan bir toplumsal düzenin mümkün olduğuna inanıyoruz. İslam’ın temelinde zulüm değil adalet, nefret değil merhamet, güçlünün zayıfı ezmesi değil hakkın üstün tutulması vardır.

Buradan iktidara ve bütün siyaset kurumlarına çağrımızdır:

Gökçe’nin ölümünü sadece bir günlük haber olarak görmeyin!

Kadın cinayetlerini siyasi polemik malzemesi yapmayın!

6284’ün uygulanmasındaki sorunları da, mevcut sistemin şiddeti önlemedeki yetersizliklerini de açık yüreklilikle masaya yatırın!

Aileyi güçlendiren, insanı merkeze alan, adaleti esas alan yeni bir toplumsal ve hukuki yaklaşımı hep birlikte inşa edelim!

Çünkü artık yeter!

Ne Gökçe’ler ölsün, ne kadınlarımız korkuyla yaşasın, ne çocuklarımız parçalanmış ailelerin mağduriyetiyle büyüsün, ne de herhangi bir vatandaşımız kendisini hukukun karşısında çaresiz hissetsin.

Bizim mücadelemiz kadınla erkeğin mücadelesi değildir.

Bizim mücadelemiz şiddetle, zulümle, adaletsizlikle ve insan onurunu hiçe sayan anlayışladır.

Gökçe Alkan’a Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz.

Artık söz değil, sonuç istiyoruz.

Artık bahane değil, adalet istiyoruz.

Artık korku değil, huzur istiyoruz.”

Alkan için adalet yürüyüşü

Yaşanan gelişmelerin ardından Gökçe Alkan’ın annesi, ailesi, yakınları, arkadaşları ve sevenleri, genç kız için adalet çağrısında bulunmak üzere Karacabey 2 No’lu Mezarlık çevresinde bir araya geldi. Gökçe’nin hayatını kaybetmesinin ardından duydukları üzüntüyü ve tepkilerini dile getiren kalabalık, burada bir süre toplandıktan sonra Cumhuriyet Alanı’na doğru yürüyüşe geçti.

Gökçe Alkan’ın annesinin de ön sıralarda yer aldığı yürüyüşe, genç kızın arkadaşları ve sevenlerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş boyunca Gökçe Alkan’ın ölümüne tepki gösterilirken, adalet talebi öne çıktı. Katılımcılar, genç kızın hayatına son veren kişinin hak ettiği cezayı almasını isterken, benzer olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini de dile getirdi.

Yürüyüş sırasında Gökçe Alkan’ın ailesi ve yakınlarının yaşadığı acı dikkat çekerken, vatandaşlar da aileye destek verdi. Gökçe’nin arkadaşları ve sevenleri, genç yaşta hayatını kaybeden arkadaşlarının unutulmaması gerektiğini belirterek, olayın takipçisi olacaklarını ifade etti. Kalabalığın ortak tepkisi ise “Adalet istiyoruz” ve “Hak ettiği cezayı almasını istiyoruz” sözlerinde birleşti.

Cumhuriyet Alanı’na ulaşılmasının ardından burada da Gökçe Alkan için adalet çağrısı sürdü. Yapılan açıklamalarda, Gökçe’nin ailesinin yaşadığı acının tarif edilemez olduğu vurgulanırken, olayın ardından tek beklentilerinin adaletin sağlanması olduğu ifade edildi. Aile ve yakınları, Gökçe Alkan’ın ölümüne neden olan kişinin hukuk çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini dile getirdi.

Buluşmada yalnızca Gökçe Alkan için değil, kadın cinayetlerinde hayatını kaybeden tüm kadınlar için de tepki gösterildi. Açıklamaların ardından hayatını kaybeden kadınların anısına saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşuyla birlikte alanda duygusal anlar yaşanırken, katılımcılar kadınların şiddet nedeniyle yaşamını yitirmemesi için daha etkin mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

Karacabey’de gerçekleşen adalet yürüyüşü, vatandaşların da yoğun ilgisini çekerken, yürüyüş sırasında çekilen görüntüler kısa sürede sosyal medyada paylaşılmaya başlandı. Gökçe Alkan’ın ailesi, arkadaşları ve sevenlerinin adalet çağrısını içeren görüntüler sosyal medya platformlarında da gündem olurken, çok sayıda kullanıcı Gökçe Alkan için adalet talebini paylaşımlarıyla destekledi.

Gökçe Alkan için gerçekleştirilen yürüyüşün ardından aile ve yakınlarının mesajı bir kez daha net oldu: Gökçe’nin ölümüne neden olan kişinin hak ettiği cezayı alması ve adaletin yerini bulması.

Continue Reading

Trending